<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ELTCafe.Net - Approaches]]></title>
		<link>http://www.eltcafe.net/</link>
		<description><![CDATA[ELTCafe.Net - http://www.eltcafe.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 15:02:30 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Similarities and Differences Between Language Teaching Methods]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5669</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 22:00:05 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5669</guid>
			<description><![CDATA[Metodolojik Değişim Dinamikleri<br />
İngilizce Öğretim Metotları tüm dünyada günümüzde de kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde Grammar-Translation Method gibi eski dil öğretim metotları varlığını sürdürmektedir. Benze rşekilde Direct Method da çeşitli ticari dil öğretim kurumlarında kullanılmaktadır. <br />
Dünyanın diğer bölgelerimde, belirlibir süre boyunca bu metotların bazıları daha çok etkiliolmuştur. Örneğin, Amerika&#8217; da 1950-60 larda diğer metotlar da kullanılmasına rağmen Audio-Lingual Method oldukça baskındı. Noam Chomsky dilin alışkanlık oluşumuyla elde edilen yapılar dizisi olduğunu iddia edince, bu etki azamaya başlamıştır. Etkinin azalmasını takiben, alan, 1970 ve 1980 başlarında, Silent Way (1972), Community Language Learning (1976) Total Physical Response (1977), Suggestopeadia (1978) ve Natural Approach gibi &#8216;yenilikçi metotlar&#8217; ın ortaya çıktığı bir yöntemsel çeşitlilik sürecine girmiştir.<br />
1980&#8217;lerde, öğrencilerin iletişimsel (konuşma) yeterliliklerinin (communicative competence) geliştirilmesine duyulan ilgi, alanı tekrar bölmüştür. Elbette ki Communicative Approach dünya çapında kullanılmasa da, belirli içeriklerde, özellikle hedef dilin çevrede konuşulduğu alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, tabi ki, uygulama şekli içerikten içeriğe değişmektedir. <br />
Dil öğretim sürecinde özel bir ilgi 1980-90 larda dil öğretimi alanında yeniliği teşvik etmiştir. Ağır basan görüş, dil öğreniminin, bir dil yapısına odaklanmanın dışında,  en iyi öğrencilerin birbirleri ile etkileşim içinde olduklarında (bir görevi birlikte yapma veya içeri çalışma ya da gerçek hayattan bir şeyler çözümleme yani dikkatlerinin dile odaklanmadığı yerlerde), gerçekleştiği yönündedir. <br />
Yeni yüzyılda ya da milenyum çağında olduğumuzdan,  öğretim sürecinin etrafında dolaşan daha çok metodolojik yenilikler görmemiz mümkün. Teknolojik ilerlemeler, yeni pedogojik stratejilerde bilgisayar destekli öğrenme ve Internet kullanımı olarak yol gösterici olmuşlardır. Öğretmenlerin rolü de tekrar tanımlanmaktadır. Bilgisayarlar çeşitli açılardan öğretmenleri rahatlatsa da, diğer yandan sorumluluklarını artmıştır. Örneğin, bize öğrencilerimizin ve dünyanın politik doğasını hatırlatan bazı katılımcı yaklaşım (participatory approach) savunucuları olduklarında, bazı öğretmenler avukat rolünü üstlenmişlerdir-yalnızca susturulan öğrencilerinin değil çevresel sorunlar, küreselleşme, etnik konular, AIDS gibi sosyal konular ve uluslararası eğitim meseleleri gibi bazı konu alanlarının da savunucuları olmuşlardır. <br />
Dil Öğretim Metotları Arasındaki Benzerlikler<br />
Dil öğretim metotları kendi ararlında değişiklik göstermekle beraber önemli ölçüde birbirleriyle örtüşürler. İletişimin neyi gerektirdiğin ilişkin devam eden tartışmaların varlığına rağmen, bu metotların pek çoğu arasındaki en önemli benzerlik, hepsinin öğrencilere hedef dilde iletişim kurabilmeyi öğretmeyi amaçlamasıdır. <br />
Bir başka benzerlik ise kullanılan dil öğretim metotlarının tümünün sınıflarda uygulanmasıdır. Teknolojinin gittikçe artan etkisi ile beraber belki bu uygulamalar gelecekte olmayabilir. Sınıfta öğretim, ses ve bilgisayar laboratuarlarında öğretime dönüşmeye başlamıştır. Bazı durumlarda ise, uzaktan öğretim, dersleri, sabit ders programlarını ve yüz yüze öğrenmeyi geride bırakacaktır. <br />
Son olarak, bu metotların pek çoğunun kültüre ve kültürün öğretisine açık bir şekilde değinmediği de görülmektedir. Desuggestopedia gibi bazı yöntemler güzel sanatlardan yararlanmaktadır ancak sanatın kendisi bir çalışmanın nesnesi değildir ve hedef dilin edinimini kolaylaştırmak amacıyla kullanılmaktadır. Kültürün olduğu yerde, kültür, okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerinin yanında beşinci beceri olarak görülebilir. Ya da, İngilizcenin uluslararası bir dil olarak öğretildiği durumlarda, kültürel değerlerin dil ve dil öğretim metotları ile aktarıldığını bilmemize rağmen, kültürün açık bir şekilde öğretimini ortadan kaldırmak için bilinçli çabalar olabilir.     <br />
Dil Öğretim Metotları Arasındaki Farklılıklar<br />
Metotlar arasında farklılıklar da bulunmaktadır. Özellikle iki tür farklılık bulunmaktadır. Birincisi, tamamlayıcı farklılıklar (complementary differences) diyebileceğimiz farklılıklardır. Her bir metot, öğrenici, öğrenci, öğrenme v.s üzerinde farklı bir perspektifi vurgulasa da, aslında birbirlerinin aksini iddia etmezler, ancak daha iyi bir bakış açısı oluşturmada bize yardımcı olurlar. Örneğin, bir dil öğrenicisi yalnızca taklitçi değil aynı zamanda bir bilişsel, duyuşsal, sosyal ve politik bir varlıktır. Aynı şey öğretmen için de geçerlidir, öğretmen yalnızca bir model değil aynı zamanda bir alıştırma yöneticisi, dilci, danışman, kolaylaştırıcı, tekniker, işbirlikçi, öğrenci eğitmeni ve avukattır. <br />
Bir başka tür farklılık ise birbiri ile çelişen farklılıklardır. (contradictory differences). Örneğin, öğrencinin ana dilini kullanması Direct Method ve Comprehension Approach&#8217; ta yasak iken, Grammar-Translation Method ve Community Language Learning&#8217; te tavsiye edilmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Metodolojik Değişim Dinamikleri<br />
İngilizce Öğretim Metotları tüm dünyada günümüzde de kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde Grammar-Translation Method gibi eski dil öğretim metotları varlığını sürdürmektedir. Benze rşekilde Direct Method da çeşitli ticari dil öğretim kurumlarında kullanılmaktadır. <br />
Dünyanın diğer bölgelerimde, belirlibir süre boyunca bu metotların bazıları daha çok etkiliolmuştur. Örneğin, Amerika&#8217; da 1950-60 larda diğer metotlar da kullanılmasına rağmen Audio-Lingual Method oldukça baskındı. Noam Chomsky dilin alışkanlık oluşumuyla elde edilen yapılar dizisi olduğunu iddia edince, bu etki azamaya başlamıştır. Etkinin azalmasını takiben, alan, 1970 ve 1980 başlarında, Silent Way (1972), Community Language Learning (1976) Total Physical Response (1977), Suggestopeadia (1978) ve Natural Approach gibi &#8216;yenilikçi metotlar&#8217; ın ortaya çıktığı bir yöntemsel çeşitlilik sürecine girmiştir.<br />
1980&#8217;lerde, öğrencilerin iletişimsel (konuşma) yeterliliklerinin (communicative competence) geliştirilmesine duyulan ilgi, alanı tekrar bölmüştür. Elbette ki Communicative Approach dünya çapında kullanılmasa da, belirli içeriklerde, özellikle hedef dilin çevrede konuşulduğu alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, tabi ki, uygulama şekli içerikten içeriğe değişmektedir. <br />
Dil öğretim sürecinde özel bir ilgi 1980-90 larda dil öğretimi alanında yeniliği teşvik etmiştir. Ağır basan görüş, dil öğreniminin, bir dil yapısına odaklanmanın dışında,  en iyi öğrencilerin birbirleri ile etkileşim içinde olduklarında (bir görevi birlikte yapma veya içeri çalışma ya da gerçek hayattan bir şeyler çözümleme yani dikkatlerinin dile odaklanmadığı yerlerde), gerçekleştiği yönündedir. <br />
Yeni yüzyılda ya da milenyum çağında olduğumuzdan,  öğretim sürecinin etrafında dolaşan daha çok metodolojik yenilikler görmemiz mümkün. Teknolojik ilerlemeler, yeni pedogojik stratejilerde bilgisayar destekli öğrenme ve Internet kullanımı olarak yol gösterici olmuşlardır. Öğretmenlerin rolü de tekrar tanımlanmaktadır. Bilgisayarlar çeşitli açılardan öğretmenleri rahatlatsa da, diğer yandan sorumluluklarını artmıştır. Örneğin, bize öğrencilerimizin ve dünyanın politik doğasını hatırlatan bazı katılımcı yaklaşım (participatory approach) savunucuları olduklarında, bazı öğretmenler avukat rolünü üstlenmişlerdir-yalnızca susturulan öğrencilerinin değil çevresel sorunlar, küreselleşme, etnik konular, AIDS gibi sosyal konular ve uluslararası eğitim meseleleri gibi bazı konu alanlarının da savunucuları olmuşlardır. <br />
Dil Öğretim Metotları Arasındaki Benzerlikler<br />
Dil öğretim metotları kendi ararlında değişiklik göstermekle beraber önemli ölçüde birbirleriyle örtüşürler. İletişimin neyi gerektirdiğin ilişkin devam eden tartışmaların varlığına rağmen, bu metotların pek çoğu arasındaki en önemli benzerlik, hepsinin öğrencilere hedef dilde iletişim kurabilmeyi öğretmeyi amaçlamasıdır. <br />
Bir başka benzerlik ise kullanılan dil öğretim metotlarının tümünün sınıflarda uygulanmasıdır. Teknolojinin gittikçe artan etkisi ile beraber belki bu uygulamalar gelecekte olmayabilir. Sınıfta öğretim, ses ve bilgisayar laboratuarlarında öğretime dönüşmeye başlamıştır. Bazı durumlarda ise, uzaktan öğretim, dersleri, sabit ders programlarını ve yüz yüze öğrenmeyi geride bırakacaktır. <br />
Son olarak, bu metotların pek çoğunun kültüre ve kültürün öğretisine açık bir şekilde değinmediği de görülmektedir. Desuggestopedia gibi bazı yöntemler güzel sanatlardan yararlanmaktadır ancak sanatın kendisi bir çalışmanın nesnesi değildir ve hedef dilin edinimini kolaylaştırmak amacıyla kullanılmaktadır. Kültürün olduğu yerde, kültür, okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerinin yanında beşinci beceri olarak görülebilir. Ya da, İngilizcenin uluslararası bir dil olarak öğretildiği durumlarda, kültürel değerlerin dil ve dil öğretim metotları ile aktarıldığını bilmemize rağmen, kültürün açık bir şekilde öğretimini ortadan kaldırmak için bilinçli çabalar olabilir.     <br />
Dil Öğretim Metotları Arasındaki Farklılıklar<br />
Metotlar arasında farklılıklar da bulunmaktadır. Özellikle iki tür farklılık bulunmaktadır. Birincisi, tamamlayıcı farklılıklar (complementary differences) diyebileceğimiz farklılıklardır. Her bir metot, öğrenici, öğrenci, öğrenme v.s üzerinde farklı bir perspektifi vurgulasa da, aslında birbirlerinin aksini iddia etmezler, ancak daha iyi bir bakış açısı oluşturmada bize yardımcı olurlar. Örneğin, bir dil öğrenicisi yalnızca taklitçi değil aynı zamanda bir bilişsel, duyuşsal, sosyal ve politik bir varlıktır. Aynı şey öğretmen için de geçerlidir, öğretmen yalnızca bir model değil aynı zamanda bir alıştırma yöneticisi, dilci, danışman, kolaylaştırıcı, tekniker, işbirlikçi, öğrenci eğitmeni ve avukattır. <br />
Bir başka tür farklılık ise birbiri ile çelişen farklılıklardır. (contradictory differences). Örneğin, öğrencinin ana dilini kullanması Direct Method ve Comprehension Approach&#8217; ta yasak iken, Grammar-Translation Method ve Community Language Learning&#8217; te tavsiye edilmektedir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Audio-Lingual Method Techniques Ppt]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=995</link>
			<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 19:27:03 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=995</guid>
			<description><![CDATA[Geçen dönem kendi sunumum için hazırlamıştım. Umarım işinize yarar. :)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Geçen dönem kendi sunumum için hazırlamıştım. Umarım işinize yarar. :)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[community language learning]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=994</link>
			<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 18:27:19 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=994</guid>
			<description><![CDATA[[attachment=246]<br />
<br />
:)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[attachment=246]<br />
<br />
:)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Competency-Based Language Teaching]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=710</link>
			<pubDate>Mon, 05 May 2008 18:36:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=710</guid>
			<description><![CDATA[merhabalar, ben powerpointte bu konuyu özetleyen bir sunum yapmıştım ve bu siteye eklemek istiyorum ancak eklenti eklenemiyor diyor. Nasıl yükleyebilirim biliyormusunuz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[merhabalar, ben powerpointte bu konuyu özetleyen bir sunum yapmıştım ve bu siteye eklemek istiyorum ancak eklenti eklenemiyor diyor. Nasıl yükleyebilirim biliyormusunuz?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cooperative Learning (Türkçe Anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=132</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jun 2007 15:19:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=132</guid>
			<description><![CDATA[COOPERATİVE LEARNİNG <br />
<br />
Cooperative veya collaborative learning temel olarak öğrencilerin grup içinde birbirlerinden öğrenmelerine dayanır. Fakat cooperative learningi farklı kılan grubun şekli değildir, öğretmen ve öğrencilerin birlikte çalıştıkları yol önemlidir. Learning strateje training de gördük; öğretmen öğrenciye etkili öğrenmeyi öğretiyordu. Cooperative learningde öğrencilerin birlikte daha etkili çalışabilmeleri için collaborative ve sosyal becerileri öğretiyor. Gerçekten cooperation sadece bir öğrenme yolu değil aynı zamanda iletişim kurmak ve çalışmak için bir konudur. Şimdi bunun nasıl uygulandığına bakalım. <br />
<br />
EXPERIENCE <br />
<br />
USA de 24 kişilik bir beşinci sınıf. Ders öğle yemeğinden sonra oluyor.. öğretmen öğrencilerine dikkat etmelerini söyler ve bugünkü vocabulary dersini işbirlikçi gruplar halinde yapacaklarını duyurur. Bazı öğrenciler hangi gruplar öğretmenim diye sorar. <br />
<br />
Öğretmen bu hafta olduğu gbii altılı gruplar halinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Her gruba bir hikayenin farklı bir kısmını verceğim. 4 bölüm var, grupların görevi vereceğim parçaları okuyup bilinmeyen kelimelerin anlamı üzerinde tartışmak. Eğir bi kelimenin anlamını bulamazsanız ya sözlüğünüze bakın vaye gelip bana sorun. On dakika sonra yeni gruplar oluşacak.üçünüz başka bir gruba geçeceksiniz.. üçünüz kalacak ve gelen üç tanesi kalanlara katılacak. Her yeni grubunuza hikayenin kendinize ait olan kısmını okuyacaksınız. Grup üyelerine bilmedikleri kelimelerin anlamlarını öğreteceksiniz. Hakiyenin onlara ait kısmını dinleyin, içindeki yeni kelimeleri öğrenin, sonra grubunuzu tekrar değiştireceğiz ve aynı şeyleri yine yapacaksınız. Üçüncü değişmede kendi gruplarınıza döneceksiniz ve hikayeyi baştan sona anlatacaksınız. Yeni kelimeleri öğrenmek için birlikte çalışacaksınız. On dakikalık pratikten sonra size verdiğim worksheetteki açıklamalrla yeni öğrendiğiniz kelimeleri eşleştirmenizi isteyeceğim. Grubunuz pratik süresince size yardım edecek. Test süresince kendi kendinize çalışacaksınız. grup puanınız sizin sonuçlarınıza bağlı, çünkü sizin sonuçlarınız toplamıyla olacak&#8230; <br />
<br />
Daha sonra öğretmen açıkladığı gibi kriterleri tahtaya yazdı. <br />
90-100: kimse bu testi tekrar yapmak zorunda değil. <br />
89-altı: gruptaki herkes testi tekrar yapacak. <br />
<br />
Eğer score 90 veya üstü olursa yarın herkes extra 5 dakika tenefüs kazanacak,,bunun heyecanı sınıfta uğultuya sebep oldu: ) <br />
<br />
Bir öğrenci sosyal beceriler ne demek öğretmenim diye sorunca öğretmen: bugün grup çalışmasında yeni kelimeleri öğrenirken hepiniz birbirinizi teşvik ettiniz der ve ekler &#8220; birbirinizi teşvik etmek nasıl söylenir?&#8221; bir öğrenci &#8220;nice job&#8221; diye cevap verdi.diğerleri &#8220; way to go&#8221; ,bi kısmı da &#8220; calpping and cheering&#8221; dedi. Evet dedi öğretmen &#8220; diğerlerini teşvik etmek nasıl gösterilir?&#8221; a smile, a nod, a pat on the back dediler.. aferin dedi öğrtemen. Bugün her bir grubu gözlemliycem ve sosyal becerileri uygulamanızı izliyor olacağım. Hadi şimdi gruplara gidin. <br />
Öğretmen gruplara sınıfın neresinde oturacaklarını gösterdi. Bir grup yerde bir daireye oturdu. İkisi iki sıranın etrafına sandalyeler koydu. Biride arka tarafta bir masaya oturdu. <br />
<br />
Öğretmen hikayenin farklı parçalarını gruplara dağıtır. Daha sonra her grupta 2 &#8211; 3 dakika duracak şekilde grupları gezdi. <br />
<br />
Öğrenciler işleriyle meşgul gözüküyorlardı. 10 dakika sonra durmalarını ve üç öğrencinini başka gruba geçmelerini söyledi. On dakika sonra bunu tekrar yapıyorlar. Sonra öğrenciler kendi gruplarına dönüyor ve hikayenin parçalarını birleştirmeye ve yeni kelimeleri birbirlerine öğretmeye çalışıyorlar. Şimdi sıra bireysel kelime testinde. Testten sonra öğrenciler çalışmalarını düzeltecekler. Gruplar sonra puanlarını hesaplamak ve toplamak için bir araya gelecekler. Öğrenci gruplarının puanları her birinin kağıdına yazacaklar. <br />
<br />
Öğretmen her birinin kağıdını toplar ve sınıfın scorunu çabucak hesaplar. Her biri için extra beş dakika vereceğini söylediğinde sınıfta coşku ve alkışlama olur. Sonra öğretmen birbirlerini teşvik etmede nasıl olduklarına bakmalarını ve onlar kelime testi yaparken tahtaya yazdığı şu 2 durumu tammalamalarını söyler. <br />
<br />
one group did best on encouraging others by&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. , &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. And&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;( 3 specific behaviours). <br />
Goal setting: the social skill we will practice more often tomorrow is &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. <br />
Daha sonra bir öğrenciye grubu cümleleri tamamlama işine yoğunlaştırmak için başkan( taskmaster) olmasını, birini cevapları yazması için yazıcı (recorder) olmasını, birini zamanı kontrol etmesi için (time keper) , birini işin yapılıp yapılmadığını kontrol etmesi için kontrolcü (checker) , birinede reporter olmasını söylüyor. ( ama arkadaşlar bu gruplar 6 kişilikti bi çocuk boşta kalıyor anlamadım ben: ( ) <br />
Öğretmen gruplar arasında dolaşıyor ama bir şey söylemiyor. On dakika sonra reporterlara gruplarını cevaplarını paylaşmalarını söylüyor. Gözlemleri sırasında aldığı notları v yorumlarını söylüyor: ) <br />
<br />
<br />
THINKING ABOUT THE EXPERIENCE <br />
<br />
O bservation Principle <br />
<br />
1- Kelime dersi cooperative gruplarla yapılacak. Her bir öğrenci yeni kelimeleri öğrenmede diğer öğrencilere yardım etmek zorunda. =öğrenciler yarışmacı veya bireysel olarak düşünmedikleri , cooperative düşündükleri anlamına gelen &#8220;positive interdependence &#8220; düşünmeye teşvik ediliyor. <br />
2- Öğrenciler hangi grupta yer alacaklarını soruyor , öğretmende bu haftaki aynı gruplarında kalmalarını söylüyor. = cooperative learning de öğrenciler eblirli bir süre aynı grupta kalır ve böylece birlikte daha iyi nasıl çalışabileceklerini öğrenirler. Öğretmen grupları cinsiyet, farklı dini grup ve dil seviyelerini karıştıracak şekilde ayırır. Bu öğrencilere kendilerinden farklı insanlarla nasıl birlikte olacaklarını deneme ve birbirlerinden öğrenme imkanı verir. <br />
3- öğretmen öğrencilere verilen taskı ne kadar iyi uyguladıklarını değerlendirmek için kriterler verir.= bireysel çabalarla sadece bireysel ödüllendirme değil sınıftakileri ödüllendirme olur. <br />
4- öğrenciler diğerlerini teşvik edici sosyal beceriler üzerinde çalışmalıdırlar. = başkalarının katılımını onaylamak , onlara katılmalarını söylemek ve diyaloğu huzur içinde sürdürmek gbi sosyal beceriler açıkça öğretilmelidir. <br />
5- öğrenciler gruplarında çalışırken meşgul görünüyorlar. Sınıfta çok ses oluyor.= dil edinimi öğrencilerin hedef dilde etkileşimleriyle sağlanıyor. <br />
6- öğrenciler testi bireysel yapıyor.= öğrenciler birlikte çalışmalarına rağmen her öğrenci kendinden sorumlu. <br />
7- grup scoru hesaplamak ve birleştirmek için tekrar bir araya geliyor. Öğrenciler gruplarının puanını kağıtlara yazıyor = her öğrenci öğrenme sorumluulğnuu paylaşıyor. <br />
8- gruplar hedef olan sosyal becerilerin nasıl pratik edileceğini tartışıyorlar ve her öğrenciye bir rol veriliyor. = her bir grup üyesi katılmak ve öğrenmek için sorumluluk hissetmeye teşvik edilmeli. Liderlik dağıtılıyor. <br />
9- öğretmen öğrencilere hedef sosyal becerilerle nasıl çalıştıkları konusunda feedback veriyor.= öğretmenler sadece hedef dili öğretmiyor. Birlikte çalışmayı öğretiyor. Elbette sosyal beceriler hedef dil kullanmayı içerdiğinden , işbirlikçi öğrenme dili hem akademik hem de sosyal amaçlar için öğretiyor. <br />
<br />
Cooperative learning grubundaki öğrenciler task baseddeki bir konu üzerinde kolayca çalışabilirler. Cooherative learningin learner strategy traininge benzer yönü her ikisininde dil öğrenmeninyanında diğer becerileride öğretmeyi gerektirmesidir.  <br />
  <br />
 <br />
<br />
_________________]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[COOPERATİVE LEARNİNG <br />
<br />
Cooperative veya collaborative learning temel olarak öğrencilerin grup içinde birbirlerinden öğrenmelerine dayanır. Fakat cooperative learningi farklı kılan grubun şekli değildir, öğretmen ve öğrencilerin birlikte çalıştıkları yol önemlidir. Learning strateje training de gördük; öğretmen öğrenciye etkili öğrenmeyi öğretiyordu. Cooperative learningde öğrencilerin birlikte daha etkili çalışabilmeleri için collaborative ve sosyal becerileri öğretiyor. Gerçekten cooperation sadece bir öğrenme yolu değil aynı zamanda iletişim kurmak ve çalışmak için bir konudur. Şimdi bunun nasıl uygulandığına bakalım. <br />
<br />
EXPERIENCE <br />
<br />
USA de 24 kişilik bir beşinci sınıf. Ders öğle yemeğinden sonra oluyor.. öğretmen öğrencilerine dikkat etmelerini söyler ve bugünkü vocabulary dersini işbirlikçi gruplar halinde yapacaklarını duyurur. Bazı öğrenciler hangi gruplar öğretmenim diye sorar. <br />
<br />
Öğretmen bu hafta olduğu gbii altılı gruplar halinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Her gruba bir hikayenin farklı bir kısmını verceğim. 4 bölüm var, grupların görevi vereceğim parçaları okuyup bilinmeyen kelimelerin anlamı üzerinde tartışmak. Eğir bi kelimenin anlamını bulamazsanız ya sözlüğünüze bakın vaye gelip bana sorun. On dakika sonra yeni gruplar oluşacak.üçünüz başka bir gruba geçeceksiniz.. üçünüz kalacak ve gelen üç tanesi kalanlara katılacak. Her yeni grubunuza hikayenin kendinize ait olan kısmını okuyacaksınız. Grup üyelerine bilmedikleri kelimelerin anlamlarını öğreteceksiniz. Hakiyenin onlara ait kısmını dinleyin, içindeki yeni kelimeleri öğrenin, sonra grubunuzu tekrar değiştireceğiz ve aynı şeyleri yine yapacaksınız. Üçüncü değişmede kendi gruplarınıza döneceksiniz ve hikayeyi baştan sona anlatacaksınız. Yeni kelimeleri öğrenmek için birlikte çalışacaksınız. On dakikalık pratikten sonra size verdiğim worksheetteki açıklamalrla yeni öğrendiğiniz kelimeleri eşleştirmenizi isteyeceğim. Grubunuz pratik süresince size yardım edecek. Test süresince kendi kendinize çalışacaksınız. grup puanınız sizin sonuçlarınıza bağlı, çünkü sizin sonuçlarınız toplamıyla olacak&#8230; <br />
<br />
Daha sonra öğretmen açıkladığı gibi kriterleri tahtaya yazdı. <br />
90-100: kimse bu testi tekrar yapmak zorunda değil. <br />
89-altı: gruptaki herkes testi tekrar yapacak. <br />
<br />
Eğer score 90 veya üstü olursa yarın herkes extra 5 dakika tenefüs kazanacak,,bunun heyecanı sınıfta uğultuya sebep oldu: ) <br />
<br />
Bir öğrenci sosyal beceriler ne demek öğretmenim diye sorunca öğretmen: bugün grup çalışmasında yeni kelimeleri öğrenirken hepiniz birbirinizi teşvik ettiniz der ve ekler &#8220; birbirinizi teşvik etmek nasıl söylenir?&#8221; bir öğrenci &#8220;nice job&#8221; diye cevap verdi.diğerleri &#8220; way to go&#8221; ,bi kısmı da &#8220; calpping and cheering&#8221; dedi. Evet dedi öğretmen &#8220; diğerlerini teşvik etmek nasıl gösterilir?&#8221; a smile, a nod, a pat on the back dediler.. aferin dedi öğrtemen. Bugün her bir grubu gözlemliycem ve sosyal becerileri uygulamanızı izliyor olacağım. Hadi şimdi gruplara gidin. <br />
Öğretmen gruplara sınıfın neresinde oturacaklarını gösterdi. Bir grup yerde bir daireye oturdu. İkisi iki sıranın etrafına sandalyeler koydu. Biride arka tarafta bir masaya oturdu. <br />
<br />
Öğretmen hikayenin farklı parçalarını gruplara dağıtır. Daha sonra her grupta 2 &#8211; 3 dakika duracak şekilde grupları gezdi. <br />
<br />
Öğrenciler işleriyle meşgul gözüküyorlardı. 10 dakika sonra durmalarını ve üç öğrencinini başka gruba geçmelerini söyledi. On dakika sonra bunu tekrar yapıyorlar. Sonra öğrenciler kendi gruplarına dönüyor ve hikayenin parçalarını birleştirmeye ve yeni kelimeleri birbirlerine öğretmeye çalışıyorlar. Şimdi sıra bireysel kelime testinde. Testten sonra öğrenciler çalışmalarını düzeltecekler. Gruplar sonra puanlarını hesaplamak ve toplamak için bir araya gelecekler. Öğrenci gruplarının puanları her birinin kağıdına yazacaklar. <br />
<br />
Öğretmen her birinin kağıdını toplar ve sınıfın scorunu çabucak hesaplar. Her biri için extra beş dakika vereceğini söylediğinde sınıfta coşku ve alkışlama olur. Sonra öğretmen birbirlerini teşvik etmede nasıl olduklarına bakmalarını ve onlar kelime testi yaparken tahtaya yazdığı şu 2 durumu tammalamalarını söyler. <br />
<br />
one group did best on encouraging others by&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. , &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. And&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;( 3 specific behaviours). <br />
Goal setting: the social skill we will practice more often tomorrow is &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. <br />
Daha sonra bir öğrenciye grubu cümleleri tamamlama işine yoğunlaştırmak için başkan( taskmaster) olmasını, birini cevapları yazması için yazıcı (recorder) olmasını, birini zamanı kontrol etmesi için (time keper) , birini işin yapılıp yapılmadığını kontrol etmesi için kontrolcü (checker) , birinede reporter olmasını söylüyor. ( ama arkadaşlar bu gruplar 6 kişilikti bi çocuk boşta kalıyor anlamadım ben: ( ) <br />
Öğretmen gruplar arasında dolaşıyor ama bir şey söylemiyor. On dakika sonra reporterlara gruplarını cevaplarını paylaşmalarını söylüyor. Gözlemleri sırasında aldığı notları v yorumlarını söylüyor: ) <br />
<br />
<br />
THINKING ABOUT THE EXPERIENCE <br />
<br />
O bservation Principle <br />
<br />
1- Kelime dersi cooperative gruplarla yapılacak. Her bir öğrenci yeni kelimeleri öğrenmede diğer öğrencilere yardım etmek zorunda. =öğrenciler yarışmacı veya bireysel olarak düşünmedikleri , cooperative düşündükleri anlamına gelen &#8220;positive interdependence &#8220; düşünmeye teşvik ediliyor. <br />
2- Öğrenciler hangi grupta yer alacaklarını soruyor , öğretmende bu haftaki aynı gruplarında kalmalarını söylüyor. = cooperative learning de öğrenciler eblirli bir süre aynı grupta kalır ve böylece birlikte daha iyi nasıl çalışabileceklerini öğrenirler. Öğretmen grupları cinsiyet, farklı dini grup ve dil seviyelerini karıştıracak şekilde ayırır. Bu öğrencilere kendilerinden farklı insanlarla nasıl birlikte olacaklarını deneme ve birbirlerinden öğrenme imkanı verir. <br />
3- öğretmen öğrencilere verilen taskı ne kadar iyi uyguladıklarını değerlendirmek için kriterler verir.= bireysel çabalarla sadece bireysel ödüllendirme değil sınıftakileri ödüllendirme olur. <br />
4- öğrenciler diğerlerini teşvik edici sosyal beceriler üzerinde çalışmalıdırlar. = başkalarının katılımını onaylamak , onlara katılmalarını söylemek ve diyaloğu huzur içinde sürdürmek gbi sosyal beceriler açıkça öğretilmelidir. <br />
5- öğrenciler gruplarında çalışırken meşgul görünüyorlar. Sınıfta çok ses oluyor.= dil edinimi öğrencilerin hedef dilde etkileşimleriyle sağlanıyor. <br />
6- öğrenciler testi bireysel yapıyor.= öğrenciler birlikte çalışmalarına rağmen her öğrenci kendinden sorumlu. <br />
7- grup scoru hesaplamak ve birleştirmek için tekrar bir araya geliyor. Öğrenciler gruplarının puanını kağıtlara yazıyor = her öğrenci öğrenme sorumluulğnuu paylaşıyor. <br />
8- gruplar hedef olan sosyal becerilerin nasıl pratik edileceğini tartışıyorlar ve her öğrenciye bir rol veriliyor. = her bir grup üyesi katılmak ve öğrenmek için sorumluluk hissetmeye teşvik edilmeli. Liderlik dağıtılıyor. <br />
9- öğretmen öğrencilere hedef sosyal becerilerle nasıl çalıştıkları konusunda feedback veriyor.= öğretmenler sadece hedef dili öğretmiyor. Birlikte çalışmayı öğretiyor. Elbette sosyal beceriler hedef dil kullanmayı içerdiğinden , işbirlikçi öğrenme dili hem akademik hem de sosyal amaçlar için öğretiyor. <br />
<br />
Cooperative learning grubundaki öğrenciler task baseddeki bir konu üzerinde kolayca çalışabilirler. Cooherative learningin learner strategy traininge benzer yönü her ikisininde dil öğrenmeninyanında diğer becerileride öğretmeyi gerektirmesidir.  <br />
  <br />
 <br />
<br />
_________________]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Community Language Learning]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=131</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jun 2007 15:16:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=131</guid>
			<description><![CDATA[COMMUNITY LANGUAGE LEARNING <br />
TANIM <br />
Bu metotta öğrenciler bütün olarak görülür. Yani sadece zeka yapılarıyla değil, duyguları, fiziksel tepkileri, içgüdüsel savunmaları, öğrenme arzuları ile ele alınırlar. Bu metodun prensipleri Counselling-Learning Charles Curan) ile aynıdır. Yetişkinler yeni bir şey öğrenirlerken budala görünme korkusuna kapılırlar. Bu korkuları yenmeleri için öğretmen danışman (counselor) rolündedir. Öğretmen öğrencilerin korkularını yenmelerini ve bu korkuları pozitif enerjiye çevirmelerini sağlayabilir. <br />
<br />
GÖZLEM VE PRENSIPLER : <br />
<br />
1. Öğretmen öğrencileri selamlar, onlarla tanışır, kendilerini tanıtmalarını ister. Öğrenciler arasında bir yakınlık kurmak çok önemlidir. <br />
<br />
2. Öğretmen derste yapacaklarını anlatır. Aktivitelerden ve zaman sınırından bahseder. Yeni bir öğrenim deneyimi korkutucu olabilir. Eğer öğrenciler bir sonraki adımı bilirlerse daha rahat, emin hissederler. <br />
<br />
3. Öğrenciler sohbet ederler. Dil sohbet etmek içindir. <br />
<br />
4. Öğretmen öğrencilerin söylemek istediklerini İngilizce&#8217;ye çevirir. Öğretmen güven ortamını sağlamalıdır, başarılı olmaları için sadece ihtiyaç duyduklarını vermelidir. <br />
<br />
5. Öğretmen sohbetin ne zaman biteceğini söyler. Öğrenciler bir aktivitenin limitlerini bildiklerinde daha emin hissederler. <br />
<br />
6. Öğretmen öğrencilerin arkasında durur. Öğretmenin bilgisi ve gücü korkutucu olabilir. Bu korkuyu azaltmak için öğretmen çok fazla ön planda olmaz. Ayrıca öğrenciler arasındaki etkileşim böylelikle artar. <br />
<br />
7. Öğrencilerden sohbet sonrası ne hissettikleri sorulur. Öğretmen ve öğrenciler bütün bireylerdir. Deneyimler hakkında fikirlerini paylaşmak iletişimin bir parçasıdır. <br />
<br />
8. Öğretmen her fikre saygı duyar. Böylelikle öğrenciler daha az çekingen olurlar, savunma duygularını ön planda tutmazlar, öğretmen her fikrin kabul edildiği bir ortam sağlamalıdır. <br />
<br />
9. Öğretmen söylenenleri anlar. Öğretmen öğüt değil fikir verir. Öğrencilere onları dinlediğini gösterir. Öğrencilerin nasıl hissettiklerini anlarsa öğrenim gelişimleri için yapması gerekenleri planlayabilir. <br />
<br />
10. Öğrenciler konuşmaları dinlerler ve ana dillerine çevirirler. Ana dil bilinmeyen ile bilinen arasında köprü kurar. Öğrenciler her şeyi anladıkları sürece emin hissederler. <br />
<br />
11. Öğrencilerden tahtayı görebilecekleri şekilde yarı-daire kurmaları istenir. Öğretmen aktiviteleri en uygun şekilde hazırlamalıdır. <br />
<br />
12. Öğretmen öğrencilere not tutma işlemini sonraya bırakmalarını söyler. Öğrenme bir seferde bir davranış yapılırsa kolaylaşır. <br />
<br />
13. Öğretmen cümleleri okuyarak öğrencilerden çevirisini ister. Kimse gönüllü olmazsa kendisi söyler. Öğrencilerin teşvik edilmesi ve bağımsız hissetmeleri sağlanır. Sessizlik içinde çabalamalarına da izin verilmez. <br />
<br />
14. Öğretmen diyalogu üç defa okur. Öğrenciler rahatlar ve dinlerler. Öğrenciler öğrenmek için bazen tekrara ihtiyaç duyarlar. <br />
<br />
15. Bilgisayar İnsan aktivitesinde öğrenciler telaffuzunu çalışmak istedikleri kelimeyi söylerler, öğretmen tekrarlar. Öğrenciler pratikte tercihleri olduklarında daha iyi öğrenirler. Öğrencilerin ihtiyaç duydukları konu üzerine bilgi geliştirirler. Öğrenciler ayrıca kendi öğrenmelerinin sorumluluklarını da alırlar. <br />
<br />
16. Öğrencini, telaffuzunun gerçeğiyle uyup uymadığını görür. Öğrenciler hedef dilde formlardaki benzerlik ve farklılıkları öğrenirler. <br />
<br />
17. Öğrenciler üçerli gruplarla çalışırlar.Grup çalışmasında öğrenciler birbirlerinden de öğrenirler. Ayrıca sosyallik duygusunu geliştirirler. Yarışma ortamı değil iş-birliği desteklenmelidir. <br />
<br />
18. Öğrencinin yarattığı cümleyi öğretmen düzelterek tekrar eder. Öğrencinin üretimi üzerinde öğretmen korkutmadan çalışmalıdır. <br />
<br />
19. Öğrenciler cümlelerini sınıfta okurlar. Öğrenciler arasındaki güven artar ve çekingenlik azalır. <br />
<br />
20. Öğretmen teybi iki kez daha çalıştırır. Hatırlama yenilik ve alışkanlık arasında yer alır. <br />
<br />
21. Öğrenciler ders hakkında yorum yaparlar. Öğrenciler deneyimleri hakkında fikirlerini paylaşırlar. Böylece dil hakkında, öğrenimleri hakkında, toplum arasında başkasından bilgi almayı öğrenirler. <br />
<br />
22. İlk sohbet hakkında diğer aktiviteler yapılır, ardından yeni konunun sohbetine geçilir. Öğrenciler öğrenmeleri gerekeni kendileri yaratırlar, böylelikle istekleri artar. Yeni konunun özeti öncelikle öğrenciler tarafından seçilir. <br />
<br />
<br />
<br />
1.&#8221;Community Language Learning&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir? <br />
Öğrencilerin hedef dili toplum içinde nasıl kullanacaklarını öğrenmeleri amaçtır. Ayrıca öğrencilerin kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu almaları, başkasından nasıl öğrenebileceklerini de amaçlar. Bütün bunlar öğrencinin duygularını ve fikirlerini eğitiminde kullanıp yeni bir şeyler öğrenmeye karşı iç-savunma oluşturmamasıyla gerçekleşir. <br />
<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir? <br />
Öğretmen danışman rolündedir. Bu onun öğretmediği anlamına gelmez. Öğretmen yetişkin öğrencilere yeni bir şeyler öğretmenin zorluğunu bilip ona göre davranır. Başlangıçta öğretmene bağımlı olan öğrenciler, öğrendikçe bağımsız olurlar. Bu durum 5 bölümden açıklanır. İlk 3 bölümde öğretmen sadece dile yoğunlaşmaz ayrıca öğrencilere öğrenimleri süresince destekte bulunur. 4.bölümde öğrenciler kendilerine güveni aldıklarında öğretmen doğruluğa daha çok yoğunlaşır. İlk 3 bölümde doğruluk, akıcılıktan sonra gelirdi. Başa dönüşte 5.bölümde gerçekleşir. <br />
<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir? <br />
Curran&#8217;a göre savunmasız öğrenimin 6 parçası vardır. Birincisi güvenlik. İkincisi hedef dile saldırı (aggression) yani öğrenciler aktif olmalı, kendilerini ispat etmek için çaba harcamalılar. 3.parça ise dikkat. Kolay öğrenme sağlamak için öğretmenin dikkat gerektiren sahaları daraltması gerekir. 4.parça yansımadır. 5.parça hatırlama yeteneğidir. Son parça ise ayırma yeteneğidir (discrimination), yani hedef dilin yapıları arasındaki farklılıkları kavrayabilme. <br />
<br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır? <br />
Öğrenci-öğretmen etkileşimi derse ve zamana göre değişir. Bazı söyleşilerde öğrenciler iddialı olabilir. Öğretmen onların kendilerini hedef dilde ifade etmelerini kolaylaştırır. Öğrencilerin dairesinden çıkar ve birbirlerini etkilemelerini sağlar. Diğer zamanlarda öğretmen görevini ve yönlendirmeyi yapar. İlk zamanlar sınıfı öğretmen planlar ama daha sonralar bunun sorumluluğunu öğrenciler almaya başlar. Bu metot öğretmen-öğrenci merkezlidir. <br />
Öğrenciler arasında sosyal ilişki geliştirmek çok önemlidir. Birbirlerinden öğrenebilir ve duygularını geliştirebilirler. Yatış ortamı değil işbirliği ortamı yaratılmalıdır. <br />
<br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür? <br />
Dili öğrenme sürecinde hem öğretmen hem öğrenci çalışır. Önceleri dilin görevleri kişiler arasında paylaşılır ama sonradan dil gruptaki her bireyin kendi sorumluluğu olur. Bu şekildeki destekleyici öğrenme yönteminde dil ayrıca yaratıcılığın ve eleştirinin gelişmesini de sağlar. Kültür de dilin ayrılmaz bir parçasıdır. <br />
<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır? <br />
Önceleri öğrenciler neyi söylemeye ihtiyaç duyarlarsa onu öğrenirler, daha sonra öğrencilerin öz güveni sağlandığında öğretmen yazılı materyal veya test kitapları hazırlar. Öğrenilecek kelime ve dilbilgisi yapılarını ve telaffuz çalışmalarını öğrenci temin eder. En önemli yetenek hedef dili anlama ve konuşmadır daha sonra okuma ve yazma gelir. <br />
<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir? <br />
Ana dil bilinenden bilinmeyene köprü olur. Öz-güven yeni bilgi öğrenilebildiği sürece güçlenir, bunu da ana dil sağlar. Zaman geçtikçe hedef dile yaklaşılır. <br />
<br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır? <br />
Değerlendirme metodun prensipleriyle paralel olmalıdır. Test yapılabilir ve öğrencilere doğal olarak kendilerini hazır hissetmeleri için yeterli zaman verilmelidir. Soru ru-cevap yerine paragraf yazma veya sohbet istenebilir. <br />
<br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır? <br />
Öğretmen hatanın ardından doğrusunu tekrarlar ama hataya fazla odaklanmaz, dikkat toplamaz. <br />
<br />
TEKNIKLER : <br />
<br />
Tape Recording Student Conversation : Öğrencilere ne ve ne zaman konuşacaklarının fırsatı verilirse öğrenmeleri kolaylaşır. Kayıt bittikten sonra hedef dilde seslerinin nasıl olacağını dinlerler. Söylemek istedikleri şeyi kayıt ettirdikleri için dinlemelerindeki dikkat artacaktır. 12 öğrenciden az olmalıdır. Konuşma boyunca mümkün olduğu kadar söz hakkı gelmelidir. <br />
Transcription (kopyasını çıkarma) : Öğretmen tahtaya kayıtın kopyasını çıkarır. Öğrenciler bunu büyük sayfalara kaydederek sınıfın duvarlarına asılabilir. <br />
Reflective Listening :Öğrenciler kaydı dinler. Veya öğretmen okuyabilir ve öğrenciler sessizce eşlik edebilirler. <br />
<br />
SONUÇ : <br />
Community Language Learning Metodu iki cümleyle özetleyecek olursak : <br />
Learning is persons : Öğrenme insan gibidir, gelişimi için güven, destek, duygular ve işbirliği gerekir. <br />
Learning is dynamic and creative : Öğrenme yaşanılan ve gelişen bir olgudur. <br />
<br />
By Seçkin Öztürk]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[COMMUNITY LANGUAGE LEARNING <br />
TANIM <br />
Bu metotta öğrenciler bütün olarak görülür. Yani sadece zeka yapılarıyla değil, duyguları, fiziksel tepkileri, içgüdüsel savunmaları, öğrenme arzuları ile ele alınırlar. Bu metodun prensipleri Counselling-Learning Charles Curan) ile aynıdır. Yetişkinler yeni bir şey öğrenirlerken budala görünme korkusuna kapılırlar. Bu korkuları yenmeleri için öğretmen danışman (counselor) rolündedir. Öğretmen öğrencilerin korkularını yenmelerini ve bu korkuları pozitif enerjiye çevirmelerini sağlayabilir. <br />
<br />
GÖZLEM VE PRENSIPLER : <br />
<br />
1. Öğretmen öğrencileri selamlar, onlarla tanışır, kendilerini tanıtmalarını ister. Öğrenciler arasında bir yakınlık kurmak çok önemlidir. <br />
<br />
2. Öğretmen derste yapacaklarını anlatır. Aktivitelerden ve zaman sınırından bahseder. Yeni bir öğrenim deneyimi korkutucu olabilir. Eğer öğrenciler bir sonraki adımı bilirlerse daha rahat, emin hissederler. <br />
<br />
3. Öğrenciler sohbet ederler. Dil sohbet etmek içindir. <br />
<br />
4. Öğretmen öğrencilerin söylemek istediklerini İngilizce&#8217;ye çevirir. Öğretmen güven ortamını sağlamalıdır, başarılı olmaları için sadece ihtiyaç duyduklarını vermelidir. <br />
<br />
5. Öğretmen sohbetin ne zaman biteceğini söyler. Öğrenciler bir aktivitenin limitlerini bildiklerinde daha emin hissederler. <br />
<br />
6. Öğretmen öğrencilerin arkasında durur. Öğretmenin bilgisi ve gücü korkutucu olabilir. Bu korkuyu azaltmak için öğretmen çok fazla ön planda olmaz. Ayrıca öğrenciler arasındaki etkileşim böylelikle artar. <br />
<br />
7. Öğrencilerden sohbet sonrası ne hissettikleri sorulur. Öğretmen ve öğrenciler bütün bireylerdir. Deneyimler hakkında fikirlerini paylaşmak iletişimin bir parçasıdır. <br />
<br />
8. Öğretmen her fikre saygı duyar. Böylelikle öğrenciler daha az çekingen olurlar, savunma duygularını ön planda tutmazlar, öğretmen her fikrin kabul edildiği bir ortam sağlamalıdır. <br />
<br />
9. Öğretmen söylenenleri anlar. Öğretmen öğüt değil fikir verir. Öğrencilere onları dinlediğini gösterir. Öğrencilerin nasıl hissettiklerini anlarsa öğrenim gelişimleri için yapması gerekenleri planlayabilir. <br />
<br />
10. Öğrenciler konuşmaları dinlerler ve ana dillerine çevirirler. Ana dil bilinmeyen ile bilinen arasında köprü kurar. Öğrenciler her şeyi anladıkları sürece emin hissederler. <br />
<br />
11. Öğrencilerden tahtayı görebilecekleri şekilde yarı-daire kurmaları istenir. Öğretmen aktiviteleri en uygun şekilde hazırlamalıdır. <br />
<br />
12. Öğretmen öğrencilere not tutma işlemini sonraya bırakmalarını söyler. Öğrenme bir seferde bir davranış yapılırsa kolaylaşır. <br />
<br />
13. Öğretmen cümleleri okuyarak öğrencilerden çevirisini ister. Kimse gönüllü olmazsa kendisi söyler. Öğrencilerin teşvik edilmesi ve bağımsız hissetmeleri sağlanır. Sessizlik içinde çabalamalarına da izin verilmez. <br />
<br />
14. Öğretmen diyalogu üç defa okur. Öğrenciler rahatlar ve dinlerler. Öğrenciler öğrenmek için bazen tekrara ihtiyaç duyarlar. <br />
<br />
15. Bilgisayar İnsan aktivitesinde öğrenciler telaffuzunu çalışmak istedikleri kelimeyi söylerler, öğretmen tekrarlar. Öğrenciler pratikte tercihleri olduklarında daha iyi öğrenirler. Öğrencilerin ihtiyaç duydukları konu üzerine bilgi geliştirirler. Öğrenciler ayrıca kendi öğrenmelerinin sorumluluklarını da alırlar. <br />
<br />
16. Öğrencini, telaffuzunun gerçeğiyle uyup uymadığını görür. Öğrenciler hedef dilde formlardaki benzerlik ve farklılıkları öğrenirler. <br />
<br />
17. Öğrenciler üçerli gruplarla çalışırlar.Grup çalışmasında öğrenciler birbirlerinden de öğrenirler. Ayrıca sosyallik duygusunu geliştirirler. Yarışma ortamı değil iş-birliği desteklenmelidir. <br />
<br />
18. Öğrencinin yarattığı cümleyi öğretmen düzelterek tekrar eder. Öğrencinin üretimi üzerinde öğretmen korkutmadan çalışmalıdır. <br />
<br />
19. Öğrenciler cümlelerini sınıfta okurlar. Öğrenciler arasındaki güven artar ve çekingenlik azalır. <br />
<br />
20. Öğretmen teybi iki kez daha çalıştırır. Hatırlama yenilik ve alışkanlık arasında yer alır. <br />
<br />
21. Öğrenciler ders hakkında yorum yaparlar. Öğrenciler deneyimleri hakkında fikirlerini paylaşırlar. Böylece dil hakkında, öğrenimleri hakkında, toplum arasında başkasından bilgi almayı öğrenirler. <br />
<br />
22. İlk sohbet hakkında diğer aktiviteler yapılır, ardından yeni konunun sohbetine geçilir. Öğrenciler öğrenmeleri gerekeni kendileri yaratırlar, böylelikle istekleri artar. Yeni konunun özeti öncelikle öğrenciler tarafından seçilir. <br />
<br />
<br />
<br />
1.&#8221;Community Language Learning&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir? <br />
Öğrencilerin hedef dili toplum içinde nasıl kullanacaklarını öğrenmeleri amaçtır. Ayrıca öğrencilerin kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu almaları, başkasından nasıl öğrenebileceklerini de amaçlar. Bütün bunlar öğrencinin duygularını ve fikirlerini eğitiminde kullanıp yeni bir şeyler öğrenmeye karşı iç-savunma oluşturmamasıyla gerçekleşir. <br />
<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir? <br />
Öğretmen danışman rolündedir. Bu onun öğretmediği anlamına gelmez. Öğretmen yetişkin öğrencilere yeni bir şeyler öğretmenin zorluğunu bilip ona göre davranır. Başlangıçta öğretmene bağımlı olan öğrenciler, öğrendikçe bağımsız olurlar. Bu durum 5 bölümden açıklanır. İlk 3 bölümde öğretmen sadece dile yoğunlaşmaz ayrıca öğrencilere öğrenimleri süresince destekte bulunur. 4.bölümde öğrenciler kendilerine güveni aldıklarında öğretmen doğruluğa daha çok yoğunlaşır. İlk 3 bölümde doğruluk, akıcılıktan sonra gelirdi. Başa dönüşte 5.bölümde gerçekleşir. <br />
<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir? <br />
Curran&#8217;a göre savunmasız öğrenimin 6 parçası vardır. Birincisi güvenlik. İkincisi hedef dile saldırı (aggression) yani öğrenciler aktif olmalı, kendilerini ispat etmek için çaba harcamalılar. 3.parça ise dikkat. Kolay öğrenme sağlamak için öğretmenin dikkat gerektiren sahaları daraltması gerekir. 4.parça yansımadır. 5.parça hatırlama yeteneğidir. Son parça ise ayırma yeteneğidir (discrimination), yani hedef dilin yapıları arasındaki farklılıkları kavrayabilme. <br />
<br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır? <br />
Öğrenci-öğretmen etkileşimi derse ve zamana göre değişir. Bazı söyleşilerde öğrenciler iddialı olabilir. Öğretmen onların kendilerini hedef dilde ifade etmelerini kolaylaştırır. Öğrencilerin dairesinden çıkar ve birbirlerini etkilemelerini sağlar. Diğer zamanlarda öğretmen görevini ve yönlendirmeyi yapar. İlk zamanlar sınıfı öğretmen planlar ama daha sonralar bunun sorumluluğunu öğrenciler almaya başlar. Bu metot öğretmen-öğrenci merkezlidir. <br />
Öğrenciler arasında sosyal ilişki geliştirmek çok önemlidir. Birbirlerinden öğrenebilir ve duygularını geliştirebilirler. Yatış ortamı değil işbirliği ortamı yaratılmalıdır. <br />
<br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür? <br />
Dili öğrenme sürecinde hem öğretmen hem öğrenci çalışır. Önceleri dilin görevleri kişiler arasında paylaşılır ama sonradan dil gruptaki her bireyin kendi sorumluluğu olur. Bu şekildeki destekleyici öğrenme yönteminde dil ayrıca yaratıcılığın ve eleştirinin gelişmesini de sağlar. Kültür de dilin ayrılmaz bir parçasıdır. <br />
<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır? <br />
Önceleri öğrenciler neyi söylemeye ihtiyaç duyarlarsa onu öğrenirler, daha sonra öğrencilerin öz güveni sağlandığında öğretmen yazılı materyal veya test kitapları hazırlar. Öğrenilecek kelime ve dilbilgisi yapılarını ve telaffuz çalışmalarını öğrenci temin eder. En önemli yetenek hedef dili anlama ve konuşmadır daha sonra okuma ve yazma gelir. <br />
<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir? <br />
Ana dil bilinenden bilinmeyene köprü olur. Öz-güven yeni bilgi öğrenilebildiği sürece güçlenir, bunu da ana dil sağlar. Zaman geçtikçe hedef dile yaklaşılır. <br />
<br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır? <br />
Değerlendirme metodun prensipleriyle paralel olmalıdır. Test yapılabilir ve öğrencilere doğal olarak kendilerini hazır hissetmeleri için yeterli zaman verilmelidir. Soru ru-cevap yerine paragraf yazma veya sohbet istenebilir. <br />
<br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır? <br />
Öğretmen hatanın ardından doğrusunu tekrarlar ama hataya fazla odaklanmaz, dikkat toplamaz. <br />
<br />
TEKNIKLER : <br />
<br />
Tape Recording Student Conversation : Öğrencilere ne ve ne zaman konuşacaklarının fırsatı verilirse öğrenmeleri kolaylaşır. Kayıt bittikten sonra hedef dilde seslerinin nasıl olacağını dinlerler. Söylemek istedikleri şeyi kayıt ettirdikleri için dinlemelerindeki dikkat artacaktır. 12 öğrenciden az olmalıdır. Konuşma boyunca mümkün olduğu kadar söz hakkı gelmelidir. <br />
Transcription (kopyasını çıkarma) : Öğretmen tahtaya kayıtın kopyasını çıkarır. Öğrenciler bunu büyük sayfalara kaydederek sınıfın duvarlarına asılabilir. <br />
Reflective Listening :Öğrenciler kaydı dinler. Veya öğretmen okuyabilir ve öğrenciler sessizce eşlik edebilirler. <br />
<br />
SONUÇ : <br />
Community Language Learning Metodu iki cümleyle özetleyecek olursak : <br />
Learning is persons : Öğrenme insan gibidir, gelişimi için güven, destek, duygular ve işbirliği gerekir. <br />
Learning is dynamic and creative : Öğrenme yaşanılan ve gelişen bir olgudur. <br />
<br />
By Seçkin Öztürk]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TPR -Total Physical Response (Türkçe anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=52</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:47:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=52</guid>
			<description><![CDATA[Tanım: Comprehension (Kavrama) Yaklaşım, dinlemeye verdiği önem açısından Total Physical Response yaklaşıma yakındır. Diğer metotlar ilk günden itibaren öğrencilerin hedef dilde konuşmasını savunur. 1960larda yapılan araştırmalar eğitimde önce anlamaya daha sonra üretime önem verilmesini güçlendirdi. Öğrenci hedef dilin nasıl çalıştığını öğrendikten sonra konuşma kendiliğinden (spontaneously) gerçekleşecektir. Konuşma kusursuz olmayacaktır ama ana dil gibi öğrenilecektir. Bebeklerin konuşmasını kimse bekleyemez ama duyduklarını algılamaya çalışırlar, çocuk hazır olduğunda konuşmaya başlar.<br />
<br />
Bu gözlemleri hedef dilde uygulamaya çalışan bazı metotlar vardır :<br />
1)	Krashen and Terrell&#8217;s Natural Approach : Direct Metot ile ortak yönleri vardır. Çocukların basit kelime ve iletişim yeteneklerini geliştirmeleri vurgulanır. Öğrenciler başlarda konuşmazlar, öğretmen ise resimler ve bazen açıklayıcı olmak için ana dilde kelimeler kullanır. Eğer öğretmen hedef dili, öğrencilerin ustalık düzeyinde kullanıyorsa dil edinimi doğal olarak gerçekleşir. &#8220;Low affective fitler&#8221; yaratılarak iyi sınıf ortamı oluşturulur. Endişe azaltılırsa çocukların kendine güveni artar (boost). Öğrenciler hedef dilde konuşmayı başbelası olarak görmek yerine hazır olduklarında konuşma kendiliğinden gerçekleştirilir. <br />
2)	Winitz and Reed&#8217;s Self-Instructional Program : Bu metotta öğrenciler bir taraftan resimlere bakarken diğer taraftan teyp kaydından kelime, deyim, cümleler dinlerler. Resimlerin sağladığı içerik ile ifadelere verilen anlam bağlantılıdır. Öğrenciler konuşmadan, dinleyerek, anlatılan sözlerden resimleri seçerler. <br />
3)	New Lexical Approach : Michael Lewis tarafından geliştirilen bu metot, öğrencinin üretimi ile daha az, öğrencinin daha fazla bilgiyi algılayabilmesini ise daha çok önemser. Başlangıçlarda genelde öğretmen konuşur ve öğrencilerden neredeyse hiç sözel görev istemez. Bunun yerine öğrencilere hedef dilin sözcüksel (lexical) bilgilerini yükseltici alıştırmalar ve aktiviteler yaptırılır. Ayrıca çocukların multi-words lexical kalıpları öğrenmeleri de sağlanır. <br />
4)	James Asher&#8217;s Total Physical Pesponse (TPR) : Comprehension Yaklaşımının prensiplerinin uygulamaya konmuş halidir. Asher&#8217;a göre hedef dili anlamanın en hızlı ve en az stresli yolu öğretmen tarafından verilen komutları uygulayarak (ana dile çeviri olmadan) oluşturulur.<br />
Deneyim ve Prensipler :<br />
1)	Öğretmen hedef dilde bir emir verir ve öğrenciler ile birlikte gerçekleştirir. Hedef dilde verilen anlam hareketler ile ifade edilir (convey). Öğrencilerin hafızası cevap şeklinde harekete geçer. Beynin sözlü olmayan davranışlarını sağ yarı küresi kontrol ettiğinden dil eğitimi yapıları buraya yönlendirilmelidir. Hedef dil kelime kelime değil büyük parçalar halinde (chunk) sunulmalıdır. <br />
2)	Öğrenciler konuşmaz. Öğrencilerin hedef dili anlaması, onların konuşmasından önce gelişmelidir.<br />
3)	Öğretmen komutları çabukça verir. Öğrenciler bedenlerini hareket ettirerek başlangıçta dilin bir bölümünü hızlıca (rapidly) öğrenebilir. <br />
4)	Öğretmen oturur ve gönüllülere komut verir. Emirler (imperative) öğretmenin öğrenci davranışlarını yönlendirebileceği güçlü bir araçtır. <br />
5)	Öğretmen gönüllülerden sonra diğer öğrencilere komutlar verir. Öğrenciler hareketleri kendileri yaparken olduğu gibi başkalarının hareketlerini gözlemleyerek de öğrenebilir. <br />
6)	Öğretmen ilk 6 komutun öğrenildiğinden emin olduktan sonra yeni komutlar verir. Öğrencilerin başardıklarını hissetmeleri çok önemlidir. Başarı hissi ve az endişe öğrenmeyi kolaylaştırır (facilitate).<br />
7)	Öğretmen komutların sırasını değiştirir. Öğrenciler sabit şekilde ezberlememelidir. <br />
8)	Öğrenci bir hata yaptığında, öğretmen komutu tekrarlar ve davranışı kendisi yapar. Düzeltme göze çarpmayan (unobsrusive) bir şekilde gerçekleştirilmeli.<br />
9)	Öğretmen çocukların daha önce duymadığı komutlar verir. Öğrenciler hedef dilde öğelerin birleşmelerinde esneklik geliştirmelidir. Onlar alıştırmalarda kullanılan cümleleri anlamaktan daha fazlasını öğrenmelidirler. Yenilikler (novelty) ayrıca motive edicidir. <br />
10)	Öğretmen &#8220;sıraya atla&#8221; der herkes güler. Öğrenme komik olduğunda daha etkili olur.<br />
11)	Öğretmen yeni komutları tahtaya yazar. Konuşma dili yazma dilinin üzerine vurgulanmalıdır. <br />
12)	Bir iki hafta sonra konuşmayan öğrenciler komut verirler. Öğrenciler hazır olduklarında konuşmaya başlarlar. <br />
13)	Bir öğrenci söyle der : &#8220;Shake hand with your neighbor&#8221;. Öğrencilerin ilk başladıklarında konuşmalarında hata yapmaları normaldir. Öğretmen onlara karşı toleranslı olmalıdır. Dilin ayrıntıları öğrenci usta (proficient) olana kadar sonraya bırakılmalıdır.<br />
<br />
PRENSIPLER HAKKINDA:<br />
1.&#8221;TPR&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
Öğretmen, öğrencilerin yabancı dilde iletişim öğreniminden zevk (enjoy) almalarını ister. Gerçekte TPR yöntemi stresi azaltmak ve bununla birlikte öğrencilerin çalışmalarına usta oldukları düzeyin ötesinde devam etmelerini desteklemek amacıyla geliştirilmiştir. <br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Başlangıçta (initially) öğretmen bütün öğrenci davranışlarını yönetendir. Başta öğrenciler öğretmenin sözel olmayan modelliğinin taklitçileridir (imitator). Genel olarak 10-20 ders saati sonrasında bazı öğrenciler konuşmaya hazır olacaklardır. Bu noktada öğretmen ile öğrenciler arasında rol değişimi (role reversal) olur. <br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
İlk olarak modellik yapılır. Öğretmen birkaç öğrenciye komut verir ve davranışı onlarla birlikte kendisi de yapar. Daha sonra öğrenci komut verir ve öğrenciler yalnız davranışı gerçekleştirir. Bu noktada öğrenciler anladıklarını gösterme fırsatı bulur. <br />
Daha sonra öğretmen komut öğelerini tekrar düzenler. Böylelikle öğrenciler daha önce görmedikleri yapılar için esneklik geliştirirler. Bu komutlar genelde gülünç (humorous) olur.<br />
Bazı sözel komutlar öğrenildikten sonra öğrenciler okumayı ve yazmayı öğrenir. Öğrenciler konuşmaya hazır olduklarında öğretmen yerine birbirlerine komut verirler. Bu aşamada aktiviteler oyunlar ve şakalar (skit) içerir. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Öğretmen bütün bir grupla ve öğrencilerle teker teker etkileşim kurar. Başlangıçta bu öğretmenin konuşması ve öğrencilerin konuşmadan cevap vermesi halindedir. İleriki seviyelerde öğrenciler daha fazla konuşacaklarıdır. <br />
Öğrenciler birbirlerini izleyerek de öğrenebilirler. Yinede Asher, öğrendiklerini yitirmemesi için gözlemcilerin komutları anladıklarını sunmaları gerekir. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Ana dilin edinimi gibi sözel modellik önce gelir. Kültür ise insanların dili doğal olarak kullanacaklar bir yaşam biçimidir. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Dilin bölümlerinden kemle bilgisi ve grammar yapıları önemsenir. Bunlar emirler halinde verilir. Emirler basit kelimeler veya bileşik kelimler halinde verilebilir. Emir kalıplarının kullanılmasının nedeni ana dil öğreniminde aynı durumun sık sık (frequency) oluşmasıdır. <br />
Söyleneni anlamak, söylemekten önce gelmelidir. Konuşma dili yazılı dilden daha çok vurgulanır. Öğrenciler ilk 10 saatte davranışını yaptıkları komutları okumayı öğrenemezler. <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
TPR yöntemi öğrencilerin ana dilinde tanıtılır. Tanıtımdan sonra ana dil nadiren kullanılır. Anlam vücut hareketleriyle bağlantılı olarak doğrulanır. <br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Öğretmenler öğrenci davranışlarını inceleyerek anlayıp anlamadıklarını hemen fark edeceklerdir. Resmi değerlendirme öğretmenin öğrencilere komutlar vermesiyle gerçekleştirilebilir. Öğrenciler öğrendikçe skeç performansları ile de değerlendirme yapılabilir. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğrencilerin ilk konuşmaya başlamalarıyla hatalar yapmaları doğaldır. Öğretmen tolerans göstermeli ve sadece ana hataları düzeltmelidir. Bu hatalar göze batmadan düzeltilir. Çocukların yeteneği arttıkça daha küçük hatalara dikkat gösterilir. <br />
<br />
TEKNIKLER:<br />
Using Commands to Direct Behavior :<br />
Komutların kullanılması TPR metodunda ana yöntemdir. Öğretmen derste zaman kaybetmemek amacıyla dersten önce hangi komutları vereceğini hazırlamalıdır. Öğrencilerin komutlara davranışla karşılık vermeleri öğrenip öğrenmediklerini gösterir. <br />
Öğretmen daha sonra komutların sırasını değiştirmelidir. Böylelikle öğrenciler komut sırasını ezberlememiş olur. Öğrencilere başaracakları hissettirilmelidir. Bu nedenle öğretmen yeni komutları hemen vermemelidir. Öğretmenin bir seferde üç komut vermesi önerilir. <br />
Dilin ne kadarlık kısmı bu şekilde komutlarla öğretilebilir? sorusuna Asher, bütün grammar türleri komutlar yardımıyla öğretilebilir cevabını verir (Class, if Ingrid walked to the blackboard, stand up).<br />
Role Reversal :<br />
Öğrenciler diğer arkadaşlarına ve öğretmene komutlar verebilir. Asher&#8217;a göre öğrenciler 10-20 dersin ardından konuşmak isteyeceklerdir. Öğrenciler hazır olmadan konuşmaları için cesaretlendirilmemelidir. <br />
Action Sequence :<br />
Öğretmen birbiriyle alakalı birçok sıralı komut verebilir. Öğrenci öğrendikçe bu tür komutlar arttırılır. Bu tür birbirini izleyen komutlar &#8220;action sequence/operation&#8221; olarak adlandırılır. Örneğin :<br />
Take out a pen.			Seal the envelope.<br />
Take out a piece of paper.		Write the address on the envelope.<br />
Write a letter.				Put a stamp on the envelope.<br />
Fold the letter.			Mail the letter.<br />
Put it in an envelope.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tanım: Comprehension (Kavrama) Yaklaşım, dinlemeye verdiği önem açısından Total Physical Response yaklaşıma yakındır. Diğer metotlar ilk günden itibaren öğrencilerin hedef dilde konuşmasını savunur. 1960larda yapılan araştırmalar eğitimde önce anlamaya daha sonra üretime önem verilmesini güçlendirdi. Öğrenci hedef dilin nasıl çalıştığını öğrendikten sonra konuşma kendiliğinden (spontaneously) gerçekleşecektir. Konuşma kusursuz olmayacaktır ama ana dil gibi öğrenilecektir. Bebeklerin konuşmasını kimse bekleyemez ama duyduklarını algılamaya çalışırlar, çocuk hazır olduğunda konuşmaya başlar.<br />
<br />
Bu gözlemleri hedef dilde uygulamaya çalışan bazı metotlar vardır :<br />
1)	Krashen and Terrell&#8217;s Natural Approach : Direct Metot ile ortak yönleri vardır. Çocukların basit kelime ve iletişim yeteneklerini geliştirmeleri vurgulanır. Öğrenciler başlarda konuşmazlar, öğretmen ise resimler ve bazen açıklayıcı olmak için ana dilde kelimeler kullanır. Eğer öğretmen hedef dili, öğrencilerin ustalık düzeyinde kullanıyorsa dil edinimi doğal olarak gerçekleşir. &#8220;Low affective fitler&#8221; yaratılarak iyi sınıf ortamı oluşturulur. Endişe azaltılırsa çocukların kendine güveni artar (boost). Öğrenciler hedef dilde konuşmayı başbelası olarak görmek yerine hazır olduklarında konuşma kendiliğinden gerçekleştirilir. <br />
2)	Winitz and Reed&#8217;s Self-Instructional Program : Bu metotta öğrenciler bir taraftan resimlere bakarken diğer taraftan teyp kaydından kelime, deyim, cümleler dinlerler. Resimlerin sağladığı içerik ile ifadelere verilen anlam bağlantılıdır. Öğrenciler konuşmadan, dinleyerek, anlatılan sözlerden resimleri seçerler. <br />
3)	New Lexical Approach : Michael Lewis tarafından geliştirilen bu metot, öğrencinin üretimi ile daha az, öğrencinin daha fazla bilgiyi algılayabilmesini ise daha çok önemser. Başlangıçlarda genelde öğretmen konuşur ve öğrencilerden neredeyse hiç sözel görev istemez. Bunun yerine öğrencilere hedef dilin sözcüksel (lexical) bilgilerini yükseltici alıştırmalar ve aktiviteler yaptırılır. Ayrıca çocukların multi-words lexical kalıpları öğrenmeleri de sağlanır. <br />
4)	James Asher&#8217;s Total Physical Pesponse (TPR) : Comprehension Yaklaşımının prensiplerinin uygulamaya konmuş halidir. Asher&#8217;a göre hedef dili anlamanın en hızlı ve en az stresli yolu öğretmen tarafından verilen komutları uygulayarak (ana dile çeviri olmadan) oluşturulur.<br />
Deneyim ve Prensipler :<br />
1)	Öğretmen hedef dilde bir emir verir ve öğrenciler ile birlikte gerçekleştirir. Hedef dilde verilen anlam hareketler ile ifade edilir (convey). Öğrencilerin hafızası cevap şeklinde harekete geçer. Beynin sözlü olmayan davranışlarını sağ yarı küresi kontrol ettiğinden dil eğitimi yapıları buraya yönlendirilmelidir. Hedef dil kelime kelime değil büyük parçalar halinde (chunk) sunulmalıdır. <br />
2)	Öğrenciler konuşmaz. Öğrencilerin hedef dili anlaması, onların konuşmasından önce gelişmelidir.<br />
3)	Öğretmen komutları çabukça verir. Öğrenciler bedenlerini hareket ettirerek başlangıçta dilin bir bölümünü hızlıca (rapidly) öğrenebilir. <br />
4)	Öğretmen oturur ve gönüllülere komut verir. Emirler (imperative) öğretmenin öğrenci davranışlarını yönlendirebileceği güçlü bir araçtır. <br />
5)	Öğretmen gönüllülerden sonra diğer öğrencilere komutlar verir. Öğrenciler hareketleri kendileri yaparken olduğu gibi başkalarının hareketlerini gözlemleyerek de öğrenebilir. <br />
6)	Öğretmen ilk 6 komutun öğrenildiğinden emin olduktan sonra yeni komutlar verir. Öğrencilerin başardıklarını hissetmeleri çok önemlidir. Başarı hissi ve az endişe öğrenmeyi kolaylaştırır (facilitate).<br />
7)	Öğretmen komutların sırasını değiştirir. Öğrenciler sabit şekilde ezberlememelidir. <br />
8)	Öğrenci bir hata yaptığında, öğretmen komutu tekrarlar ve davranışı kendisi yapar. Düzeltme göze çarpmayan (unobsrusive) bir şekilde gerçekleştirilmeli.<br />
9)	Öğretmen çocukların daha önce duymadığı komutlar verir. Öğrenciler hedef dilde öğelerin birleşmelerinde esneklik geliştirmelidir. Onlar alıştırmalarda kullanılan cümleleri anlamaktan daha fazlasını öğrenmelidirler. Yenilikler (novelty) ayrıca motive edicidir. <br />
10)	Öğretmen &#8220;sıraya atla&#8221; der herkes güler. Öğrenme komik olduğunda daha etkili olur.<br />
11)	Öğretmen yeni komutları tahtaya yazar. Konuşma dili yazma dilinin üzerine vurgulanmalıdır. <br />
12)	Bir iki hafta sonra konuşmayan öğrenciler komut verirler. Öğrenciler hazır olduklarında konuşmaya başlarlar. <br />
13)	Bir öğrenci söyle der : &#8220;Shake hand with your neighbor&#8221;. Öğrencilerin ilk başladıklarında konuşmalarında hata yapmaları normaldir. Öğretmen onlara karşı toleranslı olmalıdır. Dilin ayrıntıları öğrenci usta (proficient) olana kadar sonraya bırakılmalıdır.<br />
<br />
PRENSIPLER HAKKINDA:<br />
1.&#8221;TPR&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
Öğretmen, öğrencilerin yabancı dilde iletişim öğreniminden zevk (enjoy) almalarını ister. Gerçekte TPR yöntemi stresi azaltmak ve bununla birlikte öğrencilerin çalışmalarına usta oldukları düzeyin ötesinde devam etmelerini desteklemek amacıyla geliştirilmiştir. <br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Başlangıçta (initially) öğretmen bütün öğrenci davranışlarını yönetendir. Başta öğrenciler öğretmenin sözel olmayan modelliğinin taklitçileridir (imitator). Genel olarak 10-20 ders saati sonrasında bazı öğrenciler konuşmaya hazır olacaklardır. Bu noktada öğretmen ile öğrenciler arasında rol değişimi (role reversal) olur. <br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
İlk olarak modellik yapılır. Öğretmen birkaç öğrenciye komut verir ve davranışı onlarla birlikte kendisi de yapar. Daha sonra öğrenci komut verir ve öğrenciler yalnız davranışı gerçekleştirir. Bu noktada öğrenciler anladıklarını gösterme fırsatı bulur. <br />
Daha sonra öğretmen komut öğelerini tekrar düzenler. Böylelikle öğrenciler daha önce görmedikleri yapılar için esneklik geliştirirler. Bu komutlar genelde gülünç (humorous) olur.<br />
Bazı sözel komutlar öğrenildikten sonra öğrenciler okumayı ve yazmayı öğrenir. Öğrenciler konuşmaya hazır olduklarında öğretmen yerine birbirlerine komut verirler. Bu aşamada aktiviteler oyunlar ve şakalar (skit) içerir. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Öğretmen bütün bir grupla ve öğrencilerle teker teker etkileşim kurar. Başlangıçta bu öğretmenin konuşması ve öğrencilerin konuşmadan cevap vermesi halindedir. İleriki seviyelerde öğrenciler daha fazla konuşacaklarıdır. <br />
Öğrenciler birbirlerini izleyerek de öğrenebilirler. Yinede Asher, öğrendiklerini yitirmemesi için gözlemcilerin komutları anladıklarını sunmaları gerekir. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Ana dilin edinimi gibi sözel modellik önce gelir. Kültür ise insanların dili doğal olarak kullanacaklar bir yaşam biçimidir. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Dilin bölümlerinden kemle bilgisi ve grammar yapıları önemsenir. Bunlar emirler halinde verilir. Emirler basit kelimeler veya bileşik kelimler halinde verilebilir. Emir kalıplarının kullanılmasının nedeni ana dil öğreniminde aynı durumun sık sık (frequency) oluşmasıdır. <br />
Söyleneni anlamak, söylemekten önce gelmelidir. Konuşma dili yazılı dilden daha çok vurgulanır. Öğrenciler ilk 10 saatte davranışını yaptıkları komutları okumayı öğrenemezler. <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
TPR yöntemi öğrencilerin ana dilinde tanıtılır. Tanıtımdan sonra ana dil nadiren kullanılır. Anlam vücut hareketleriyle bağlantılı olarak doğrulanır. <br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Öğretmenler öğrenci davranışlarını inceleyerek anlayıp anlamadıklarını hemen fark edeceklerdir. Resmi değerlendirme öğretmenin öğrencilere komutlar vermesiyle gerçekleştirilebilir. Öğrenciler öğrendikçe skeç performansları ile de değerlendirme yapılabilir. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğrencilerin ilk konuşmaya başlamalarıyla hatalar yapmaları doğaldır. Öğretmen tolerans göstermeli ve sadece ana hataları düzeltmelidir. Bu hatalar göze batmadan düzeltilir. Çocukların yeteneği arttıkça daha küçük hatalara dikkat gösterilir. <br />
<br />
TEKNIKLER:<br />
Using Commands to Direct Behavior :<br />
Komutların kullanılması TPR metodunda ana yöntemdir. Öğretmen derste zaman kaybetmemek amacıyla dersten önce hangi komutları vereceğini hazırlamalıdır. Öğrencilerin komutlara davranışla karşılık vermeleri öğrenip öğrenmediklerini gösterir. <br />
Öğretmen daha sonra komutların sırasını değiştirmelidir. Böylelikle öğrenciler komut sırasını ezberlememiş olur. Öğrencilere başaracakları hissettirilmelidir. Bu nedenle öğretmen yeni komutları hemen vermemelidir. Öğretmenin bir seferde üç komut vermesi önerilir. <br />
Dilin ne kadarlık kısmı bu şekilde komutlarla öğretilebilir? sorusuna Asher, bütün grammar türleri komutlar yardımıyla öğretilebilir cevabını verir (Class, if Ingrid walked to the blackboard, stand up).<br />
Role Reversal :<br />
Öğrenciler diğer arkadaşlarına ve öğretmene komutlar verebilir. Asher&#8217;a göre öğrenciler 10-20 dersin ardından konuşmak isteyeceklerdir. Öğrenciler hazır olmadan konuşmaları için cesaretlendirilmemelidir. <br />
Action Sequence :<br />
Öğretmen birbiriyle alakalı birçok sıralı komut verebilir. Öğrenci öğrendikçe bu tür komutlar arttırılır. Bu tür birbirini izleyen komutlar &#8220;action sequence/operation&#8221; olarak adlandırılır. Örneğin :<br />
Take out a pen.			Seal the envelope.<br />
Take out a piece of paper.		Write the address on the envelope.<br />
Write a letter.				Put a stamp on the envelope.<br />
Fold the letter.			Mail the letter.<br />
Put it in an envelope.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Desuggestopedia (Türkçe anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=51</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:46:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=51</guid>
			<description><![CDATA[TANIM<br />
Bu metot (Celce &#8211; Murcia&#8217;nın isimlendirmesiyle Affective-Humanistic Approach)öğrenci duygularını ön planda tutar. Metodun yaratıcısı Georgi Lozanov&#8217;dur. Öğrenmeyi psikolojik durumumuz etkiler. Başarısızlık korkumuz bize sınır yaratır. Zihinsel yeteneklerimizin sadece 5-10 % kullandığımız için sınırları tekrar tekrar ilerletmeye çaba göstermeliyiz. Bu metodun amacı öğrenci duygularını iyileştirerek korkudan uzaklaştırmak ve öğrenmenin önündeki engelleri azaltmaktır. Mesela zihni sanat çalışmalarıyla uyarmak bu konuda işe yarayabilir.<br />
<br />
GÖZLEM VE PRENSIPLER<br />
1.	Sınıf rengarenk ve aydınlıktır. Hoş bir ortamda eğitim kolaylaşır.<br />
2.	Posterler arasında bazı dilbilgisi yapıları bulunmaktadır. Öğrenciler dikkatleri dolaylı yoldan olsa da çevrelerinde sunulan her şeyden öğrenebilirler. (Peripheral &#8211; Çevresel Learning).<br />
3.	 Öğretmen kendinden emin, tereddüt etmeden konuşur. Öğrenciler öğretmenin otoritesine güvenir ve saygı duyarlarsa daha kolay öğrenirler.<br />
4.	Öğretmen öğrencilere hedef dili öğrenmenin kolay ve zevkli olacağı izlenimini verir. Öğretmen öğrenmenin önündeki psikolojik engelleri kaldırmaya uğraşmalıdır. Bu çabaya &#8220;desuggest&#8221; denir.<br />
5.	 Öğrenciler yeni ad ve kimlik seçerler. Bu şekilde öğrenciler daha güvende ve kendilerini ifadede açık hissederler. Farklı bir insanın performansını yansıttıkları zaman daha az çekingen olurlar.<br />
6.	Öğrenciler kendilerini öğretmene tanıştırırlar. Öğrencilerin öğrendiği diyalog hemen kullanabilecekleri dili içerir.<br />
7.	Melodi çalarken şarkı söylerler. Şarkılar konuşma kaslarını serbest bırakmada ve olumlu duygular hissettirmede kullanışlıdır.<br />
8.	Öğretmen uzun bir bildiri dağıtır. Yazının başlığı &#8220;to want to is to be able to&#8221;dur. Öğretmen öğrenme durumuna dolaylı pozitif fikirler sunmalıdır. Yapılabileceklerin sınırı yoktur.<br />
9.	Öğretmen kısaca bildiride anlatılan İngiliz dilbilgisi ve kelime bilgisinden bahseder. Öğretmen dilbilgisi ve kelime bilgisini üzerinde çok fazla durmadan açıklamalıdır. Bu açıklamalar bildiride öğrencilerin kolayca bulması için farklı yazı şeklinde olur. Yazının bütünü ve parçaları arasındaki etkileşim önemlidir.<br />
10.	Pasajın her yerinde klasik resimler yer almaktadır. Güzel sanatlar öğrenciler için olumlu fikirler üretir.<br />
11.	Sayfaların sol kısmı hedef dilde, sağ kısmı ana dilde hazırlanmıştır. Anlamı çeviri yaparak en açık şekilde ifade edebiliriz.<br />
12.	Öğretmen bir melodi eşliğinde yazıyı okur. Sesini müziğin ritmine ve konuşma şekline uydurur. İletişim 2 safhada yer alır. Birinde dilsel mesaj şifrelenir. Diğerleri ise dilsel mesajı etkileyen faktörlerdir. Müzik bu faktörlerden biridir ve öğrenciye öğrenmenin kolaylığını ve hoşluğunu ifade eder. Bilinç hali ve bilinç altında olan bütünlük ile öğrenme sınırı artar.<br />
13.	Ayı pasajı öğretmen farklı bir müzik ile tekrar okur. Bu psikolojik engelleri yıkmanın ve öğrenme potansiyelini açığa vurmanın bir yoludur. <br />
14.	Ödev olarak öğrenciler pasajı gece ve sabah tekrar okurlar. Bu zamanlarda (yatarken ve kalkarken) bilinçaltı ve bilinç hali arasındaki uzaklığın en azaldığı anlar olduğundan öğrenme daha kolay gerçekleşir.<br />
15.	Öğretmen, öğrencilere farklı karakterleri canlandırmaları için şapkalar verir. Öğrenciler diyalogu canlandırırlar. Rolü canlandırma öğrenmede eğlenceli bir yol sağlar. Hayaller öğrenme engellerini azaltır.<br />
16.	Öğretmen rolün seslendirilmesine duygularında katılmasını ister. Güzel sanatlar bilinç altına hitap eder bu nedenle mümkün olduğu kadar öğrenim sürecine katılmalıdır.<br />
17.	Öğretmen bazı soru-cevap, tekrarlama, çeviri gibi aktiviteler gösterir. Öğretmen, öğrencilerin aldıkları bilgileri aktif olarak kullanmalarına yardımcı olmalıdır. Bu aktiviteler tekrarlamayı mümkün olduğu kadar azaltacak şekilde çeşitli olmalıdır. Yenilikler kazanmayı kolaylaştırır. <br />
18.	Bir çocuk şarkısı öğretilir. Dilsel bilgiyi müzik ve hareketler destekler. Çocukça bir ortam öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğretmene güvenleri bu ortamı daha kolay oluşturmalarını sağlar. <br />
19.	Öğretmen ve öğrenciler soru-cevap oyunu oynarlar. Böylelikle öğrencinin dikkati direk dilbilgisi formlarına değil, dilin kullanımına yönelir. Öğrenme eğlenceli olmalıdır. <br />
20.	Öğrenci hatalarını öğretmen yumuşak bir sesle düzeltir. Hatalar direk olarak veya yüzleştirme biçiminde değil nazikçe düzeltilmelidir. <br />
<br />
<br />
PRENSIPLER<br />
 1.&#8221;Desuggestopedia&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
Öğretmenin amacı öğrencilerin hedef dilde günlük konuşma kullanımını öğrenmeleridir. Bunun için öğrencilerin zihinsel güçleri açığa vurulmalıdır. Bu da öğrenmenin önündeki psikolojik engellerin kalkmasıyla ve beynin yakın-bilinç bölümünü çalıştırıcı aktivitelerle mümkün olur. <br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen sınıftaki otoritedir. Öğrenciler ona saygı duymalı ve güvenmelidir. Güven duyulan kaynaktan bilgi daha kolay alınır. Öğrenciler kendilerini daha emin hissederler, daha az çekingen olur ve öğrenimi kendiliğinden çabaya gerek kalmadan gerçekleştirirler. <br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Öğrencilerin çevresel (peripheral) öğrenmelerinden yararlanmak için posterler hoş renkli ortamlar hazırlanır. Çevrede yenilik hissini yaratmak için posterler her hafta değiştirilir.<br />
Öğrenciler yeni isim ve meslek seçerler ve kurs boyunca bu yeni kişiliğe bir özgeçmiş yaratırlar. <br />
Öğrencilere verilen bildiri uzun diyaloglar (800 kelime) içerir. Diyalogların yanında ana dilde çevirisi vardır. Ayrıca dilbilgisi ve kelime bilgisi üzerine farklı yazım şekillerinde notlar vardır.<br />
Öğretmen diyalogu, birinci ana ibareyi içeren (receptive phrase) iki farklı dinleti halinde sunar. Birinci dinletide (active concert), öğretmen sesini müziğin ritim ve tonuna uydurarak diyalogu okur. Bu yolla öğrencilerin beyinlerin tamamı aktif olur. Öğrenciler bildiriden takip ederler ve çevirisini incelerler. İkinci dinletide (passive concert) ise öğretmen normal sesle diyalogu okur. Ödev olarak da öğrenciler yatmadan önce ve sabah kalktıklarında diyalogu okuyacaklardır. <br />
İkinci ana ibare ise (activation phrase) yeni konuda öğrencilere kolaylık kazandıracak rol oynama, oyunlar, şarkılar, soru-cevap gibi alıştırma çalışmalarıdır. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Öğretmen etkileşimi onlarla bir bütün olarak ve bireysel olarak başlatır. İlk zamanlar sessizce veya öğrendikleri birkaç ifadeyle karşılık veren öğrenciler daha sonra hedef dili kontrol etmeye başlarlar. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Dil iletişimdeki gelişmenin birinci safhasıdır. İkinci safha ise dilsel mesajı etkileyen faktörlerdir. Örneğin; Birinin kıyafeti veya davranışları diğerinin dilsel mesajının nasıl olacağını etkileyebilir. Hedef dili kullanan insanların günlük yaşamı ile ilişkili hedef dil öğrenilir. Güzel Sanatların kullanımı da etkilidir. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Kelime bilgisinin üzerinde durulur. Metodun başarısı hakkındaki talepler verilen kelime bilgisinin çokluğuna odaklıdır. Dilbilgisi de apaçık fakat az düzeyde verilir. Öğrencinin bilinci dilin yapısına değil de kullanımına odaklanırsa başarı artar. Daha sonra beynin yarı-bilinç hali dilbilgisi kurallarını kendiliğinden içine alacaktır. Konuşma da vurgulanır. Ayrıca öğrenciler hedef dilde okur ve yazarlar.  <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Diyalogların anlamlarını açıklamada ve gerekli görülen yerlerde ana dil kullanılır. Kurs ilerledikçe öğretmen ana dil kullanımını azaltır. <br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Değerlendirme test ile değil de öğrencinin sınıf içindeki performansı gözlenerek yapılır. Test öğrenmeyi hızlandırıcı rahat sınıf atmosferini bozar.<br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Hatalar tatlı, yumuşak bir sesle düzeltilir. <br />
<br />
TEKNIKLER :<br />
Positive Suggestion :Fikir verici faktörler yaratmak öğretmenin sorumluluğundadır. Böylece öğrenmenin önündeki engeller azalacaktır. Bu direk yolla olabilir, örneğin öğretmen öğrencilere başarılı olacaklarına dair destek verebilir. Ama öğrencinin alt-bilincine hitap eden faktör daha etkilidir. <br />
First Concert (active concert) :Öğretmen diyalogun hikayesini ve dilbilgisini tanıttıktan sonra okur. Öğretmen müzik eşliğinde diyalogu okur. Klasik &#8211; Romantik periyot tavsiye edilir. Öğretmenin ses tonu müziğe göre artar veya azalır. <br />
Second Concert (passive concert) : Öğretmen normal hızda melodi eşliğinde okur. Ama müzik tonu ile değil. Öğrenciler neşeli bir ortamda yüksek sesle diyalogu canlandırır. Neşeli, üzgün, sinirli duyguları kullanılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TANIM<br />
Bu metot (Celce &#8211; Murcia&#8217;nın isimlendirmesiyle Affective-Humanistic Approach)öğrenci duygularını ön planda tutar. Metodun yaratıcısı Georgi Lozanov&#8217;dur. Öğrenmeyi psikolojik durumumuz etkiler. Başarısızlık korkumuz bize sınır yaratır. Zihinsel yeteneklerimizin sadece 5-10 % kullandığımız için sınırları tekrar tekrar ilerletmeye çaba göstermeliyiz. Bu metodun amacı öğrenci duygularını iyileştirerek korkudan uzaklaştırmak ve öğrenmenin önündeki engelleri azaltmaktır. Mesela zihni sanat çalışmalarıyla uyarmak bu konuda işe yarayabilir.<br />
<br />
GÖZLEM VE PRENSIPLER<br />
1.	Sınıf rengarenk ve aydınlıktır. Hoş bir ortamda eğitim kolaylaşır.<br />
2.	Posterler arasında bazı dilbilgisi yapıları bulunmaktadır. Öğrenciler dikkatleri dolaylı yoldan olsa da çevrelerinde sunulan her şeyden öğrenebilirler. (Peripheral &#8211; Çevresel Learning).<br />
3.	 Öğretmen kendinden emin, tereddüt etmeden konuşur. Öğrenciler öğretmenin otoritesine güvenir ve saygı duyarlarsa daha kolay öğrenirler.<br />
4.	Öğretmen öğrencilere hedef dili öğrenmenin kolay ve zevkli olacağı izlenimini verir. Öğretmen öğrenmenin önündeki psikolojik engelleri kaldırmaya uğraşmalıdır. Bu çabaya &#8220;desuggest&#8221; denir.<br />
5.	 Öğrenciler yeni ad ve kimlik seçerler. Bu şekilde öğrenciler daha güvende ve kendilerini ifadede açık hissederler. Farklı bir insanın performansını yansıttıkları zaman daha az çekingen olurlar.<br />
6.	Öğrenciler kendilerini öğretmene tanıştırırlar. Öğrencilerin öğrendiği diyalog hemen kullanabilecekleri dili içerir.<br />
7.	Melodi çalarken şarkı söylerler. Şarkılar konuşma kaslarını serbest bırakmada ve olumlu duygular hissettirmede kullanışlıdır.<br />
8.	Öğretmen uzun bir bildiri dağıtır. Yazının başlığı &#8220;to want to is to be able to&#8221;dur. Öğretmen öğrenme durumuna dolaylı pozitif fikirler sunmalıdır. Yapılabileceklerin sınırı yoktur.<br />
9.	Öğretmen kısaca bildiride anlatılan İngiliz dilbilgisi ve kelime bilgisinden bahseder. Öğretmen dilbilgisi ve kelime bilgisini üzerinde çok fazla durmadan açıklamalıdır. Bu açıklamalar bildiride öğrencilerin kolayca bulması için farklı yazı şeklinde olur. Yazının bütünü ve parçaları arasındaki etkileşim önemlidir.<br />
10.	Pasajın her yerinde klasik resimler yer almaktadır. Güzel sanatlar öğrenciler için olumlu fikirler üretir.<br />
11.	Sayfaların sol kısmı hedef dilde, sağ kısmı ana dilde hazırlanmıştır. Anlamı çeviri yaparak en açık şekilde ifade edebiliriz.<br />
12.	Öğretmen bir melodi eşliğinde yazıyı okur. Sesini müziğin ritmine ve konuşma şekline uydurur. İletişim 2 safhada yer alır. Birinde dilsel mesaj şifrelenir. Diğerleri ise dilsel mesajı etkileyen faktörlerdir. Müzik bu faktörlerden biridir ve öğrenciye öğrenmenin kolaylığını ve hoşluğunu ifade eder. Bilinç hali ve bilinç altında olan bütünlük ile öğrenme sınırı artar.<br />
13.	Ayı pasajı öğretmen farklı bir müzik ile tekrar okur. Bu psikolojik engelleri yıkmanın ve öğrenme potansiyelini açığa vurmanın bir yoludur. <br />
14.	Ödev olarak öğrenciler pasajı gece ve sabah tekrar okurlar. Bu zamanlarda (yatarken ve kalkarken) bilinçaltı ve bilinç hali arasındaki uzaklığın en azaldığı anlar olduğundan öğrenme daha kolay gerçekleşir.<br />
15.	Öğretmen, öğrencilere farklı karakterleri canlandırmaları için şapkalar verir. Öğrenciler diyalogu canlandırırlar. Rolü canlandırma öğrenmede eğlenceli bir yol sağlar. Hayaller öğrenme engellerini azaltır.<br />
16.	Öğretmen rolün seslendirilmesine duygularında katılmasını ister. Güzel sanatlar bilinç altına hitap eder bu nedenle mümkün olduğu kadar öğrenim sürecine katılmalıdır.<br />
17.	Öğretmen bazı soru-cevap, tekrarlama, çeviri gibi aktiviteler gösterir. Öğretmen, öğrencilerin aldıkları bilgileri aktif olarak kullanmalarına yardımcı olmalıdır. Bu aktiviteler tekrarlamayı mümkün olduğu kadar azaltacak şekilde çeşitli olmalıdır. Yenilikler kazanmayı kolaylaştırır. <br />
18.	Bir çocuk şarkısı öğretilir. Dilsel bilgiyi müzik ve hareketler destekler. Çocukça bir ortam öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğretmene güvenleri bu ortamı daha kolay oluşturmalarını sağlar. <br />
19.	Öğretmen ve öğrenciler soru-cevap oyunu oynarlar. Böylelikle öğrencinin dikkati direk dilbilgisi formlarına değil, dilin kullanımına yönelir. Öğrenme eğlenceli olmalıdır. <br />
20.	Öğrenci hatalarını öğretmen yumuşak bir sesle düzeltir. Hatalar direk olarak veya yüzleştirme biçiminde değil nazikçe düzeltilmelidir. <br />
<br />
<br />
PRENSIPLER<br />
 1.&#8221;Desuggestopedia&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
Öğretmenin amacı öğrencilerin hedef dilde günlük konuşma kullanımını öğrenmeleridir. Bunun için öğrencilerin zihinsel güçleri açığa vurulmalıdır. Bu da öğrenmenin önündeki psikolojik engellerin kalkmasıyla ve beynin yakın-bilinç bölümünü çalıştırıcı aktivitelerle mümkün olur. <br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen sınıftaki otoritedir. Öğrenciler ona saygı duymalı ve güvenmelidir. Güven duyulan kaynaktan bilgi daha kolay alınır. Öğrenciler kendilerini daha emin hissederler, daha az çekingen olur ve öğrenimi kendiliğinden çabaya gerek kalmadan gerçekleştirirler. <br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Öğrencilerin çevresel (peripheral) öğrenmelerinden yararlanmak için posterler hoş renkli ortamlar hazırlanır. Çevrede yenilik hissini yaratmak için posterler her hafta değiştirilir.<br />
Öğrenciler yeni isim ve meslek seçerler ve kurs boyunca bu yeni kişiliğe bir özgeçmiş yaratırlar. <br />
Öğrencilere verilen bildiri uzun diyaloglar (800 kelime) içerir. Diyalogların yanında ana dilde çevirisi vardır. Ayrıca dilbilgisi ve kelime bilgisi üzerine farklı yazım şekillerinde notlar vardır.<br />
Öğretmen diyalogu, birinci ana ibareyi içeren (receptive phrase) iki farklı dinleti halinde sunar. Birinci dinletide (active concert), öğretmen sesini müziğin ritim ve tonuna uydurarak diyalogu okur. Bu yolla öğrencilerin beyinlerin tamamı aktif olur. Öğrenciler bildiriden takip ederler ve çevirisini incelerler. İkinci dinletide (passive concert) ise öğretmen normal sesle diyalogu okur. Ödev olarak da öğrenciler yatmadan önce ve sabah kalktıklarında diyalogu okuyacaklardır. <br />
İkinci ana ibare ise (activation phrase) yeni konuda öğrencilere kolaylık kazandıracak rol oynama, oyunlar, şarkılar, soru-cevap gibi alıştırma çalışmalarıdır. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Öğretmen etkileşimi onlarla bir bütün olarak ve bireysel olarak başlatır. İlk zamanlar sessizce veya öğrendikleri birkaç ifadeyle karşılık veren öğrenciler daha sonra hedef dili kontrol etmeye başlarlar. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Dil iletişimdeki gelişmenin birinci safhasıdır. İkinci safha ise dilsel mesajı etkileyen faktörlerdir. Örneğin; Birinin kıyafeti veya davranışları diğerinin dilsel mesajının nasıl olacağını etkileyebilir. Hedef dili kullanan insanların günlük yaşamı ile ilişkili hedef dil öğrenilir. Güzel Sanatların kullanımı da etkilidir. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Kelime bilgisinin üzerinde durulur. Metodun başarısı hakkındaki talepler verilen kelime bilgisinin çokluğuna odaklıdır. Dilbilgisi de apaçık fakat az düzeyde verilir. Öğrencinin bilinci dilin yapısına değil de kullanımına odaklanırsa başarı artar. Daha sonra beynin yarı-bilinç hali dilbilgisi kurallarını kendiliğinden içine alacaktır. Konuşma da vurgulanır. Ayrıca öğrenciler hedef dilde okur ve yazarlar.  <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Diyalogların anlamlarını açıklamada ve gerekli görülen yerlerde ana dil kullanılır. Kurs ilerledikçe öğretmen ana dil kullanımını azaltır. <br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Değerlendirme test ile değil de öğrencinin sınıf içindeki performansı gözlenerek yapılır. Test öğrenmeyi hızlandırıcı rahat sınıf atmosferini bozar.<br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Hatalar tatlı, yumuşak bir sesle düzeltilir. <br />
<br />
TEKNIKLER :<br />
Positive Suggestion :Fikir verici faktörler yaratmak öğretmenin sorumluluğundadır. Böylece öğrenmenin önündeki engeller azalacaktır. Bu direk yolla olabilir, örneğin öğretmen öğrencilere başarılı olacaklarına dair destek verebilir. Ama öğrencinin alt-bilincine hitap eden faktör daha etkilidir. <br />
First Concert (active concert) :Öğretmen diyalogun hikayesini ve dilbilgisini tanıttıktan sonra okur. Öğretmen müzik eşliğinde diyalogu okur. Klasik &#8211; Romantik periyot tavsiye edilir. Öğretmenin ses tonu müziğe göre artar veya azalır. <br />
Second Concert (passive concert) : Öğretmen normal hızda melodi eşliğinde okur. Ama müzik tonu ile değil. Öğrenciler neşeli bir ortamda yüksek sesle diyalogu canlandırır. Neşeli, üzgün, sinirli duyguları kullanılır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Content and Task-Based Approaches]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=50</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:45:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=50</guid>
			<description><![CDATA[CONTENT-BASED APPROACH<br />
<br />
 <br />
<br />
*     The goals of teachers: give priority to process over predetermined linguistic content.<br />
<br />
*     The roles of the teachers: assist learners in understanding subject matter.<br />
<br />
*     The roles of the students: both study academic subject matters and learn a foreign language.<br />
<br />
*     The characteristics of the teaching/learning process: integrates the learning of language with the learning of some content, that is, academic subject matter. Language objectives are dictated by the texts. Students are engaged in purposeful use of language. <br />
<br />
*     The nature of student-teacher/student-student interaction: while completing the academic tasks in the foreign language, all interaction types are possible.<br />
<br />
*     The feelings of the students dealt with: no principles about feelings.<br />
<br />
*     The views of language and culture: since students have a purpose that is content, it is easier for them to master the target language.<br />
<br />
*     The language areas: language areas are dictated by the texts that are used for content.<br />
<br />
*     The language skills: all four skills<br />
<br />
*     The role of the students&#8217; native language: there is no role of the native language.<br />
<br />
*     Evaluation: students are evaluated for the content they are learning.<br />
<br />
 <br />
<br />
TASK-BASED APPROACH<br />
<br />
The goals of teachers: Provide learners with a natural context for language use. <br />
The roles of the teachers: The teacher acts as counselor and consultant. <br />
The roles of the students: Learning language, both functionally and linguistically, by solving problems with the help of the knowledge that students hold and the new knowledge. <br />
The characteristics of the teaching/learning process: The tasks practiced in the classroom have perceived purpose and a clear outcome. <br />
The nature of student-teacher/student-student interaction: Though heavily there is student-student interaction, student-teacher interaction is also inevitable for counseling and consultation. <br />
The feelings of the students dealt with: Low anxiety and high motivation are of vital significance. <br />
The views of language and culture: Both linguistic and cultural knowledge are of great importance. <br />
The language areas: Functional properties of the language are stressed. <br />
The language skills: All skills are considered important. <br />
The role of the students&#8217; native language: Without simplifying the target language, only foreign language is used. <br />
Evaluation: No formal tests are given but evaluation is achieved through observing in-class activities and feed backing. <br />
Error correction: Correction is done by reformulating or recasting what the students have said. <br />
The techniques: information, opinion and reasoning gap activities. <br />
 <br />
<br />
PARTICIPATORY APPROACH<br />
<br />
 <br />
<br />
The goals of teachers: to exposure language learners the target language through issues of concern to students. <br />
The roles of the teachers: the teacher conducts the flow of the lesson. <br />
The roles of the students: the expression &#8220;participatory&#8221; is self-explanatory. Students are active participants. <br />
The characteristics of the teaching/learning process: The content of the lesson is determined by the learners&#8217; social, cultural and historical background. <br />
The nature of student-teacher/student-student interaction: All types of interaction can be observed. <br />
The feelings of the students dealt with: Students are motivated by their personal involvement. <br />
The views of language and culture: Both of the aspects of language go hand in hand. <br />
The language areas: in consideration with the outside world everything that happens in the classroom should be connected. <br />
The language skills: All skills are emphasized. <br />
The role of the students&#8217; native language: There is no need to use learners&#8217; mother tongue. <br />
Evaluation: No formal tests but the teacher evaluates students in ongoing way in the classroom. <br />
Error correction: Often self-correction is preferred. <br />
The techniques: discussions, debates, and problems posed by the teacher are primary techniques.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[CONTENT-BASED APPROACH<br />
<br />
 <br />
<br />
*     The goals of teachers: give priority to process over predetermined linguistic content.<br />
<br />
*     The roles of the teachers: assist learners in understanding subject matter.<br />
<br />
*     The roles of the students: both study academic subject matters and learn a foreign language.<br />
<br />
*     The characteristics of the teaching/learning process: integrates the learning of language with the learning of some content, that is, academic subject matter. Language objectives are dictated by the texts. Students are engaged in purposeful use of language. <br />
<br />
*     The nature of student-teacher/student-student interaction: while completing the academic tasks in the foreign language, all interaction types are possible.<br />
<br />
*     The feelings of the students dealt with: no principles about feelings.<br />
<br />
*     The views of language and culture: since students have a purpose that is content, it is easier for them to master the target language.<br />
<br />
*     The language areas: language areas are dictated by the texts that are used for content.<br />
<br />
*     The language skills: all four skills<br />
<br />
*     The role of the students&#8217; native language: there is no role of the native language.<br />
<br />
*     Evaluation: students are evaluated for the content they are learning.<br />
<br />
 <br />
<br />
TASK-BASED APPROACH<br />
<br />
The goals of teachers: Provide learners with a natural context for language use. <br />
The roles of the teachers: The teacher acts as counselor and consultant. <br />
The roles of the students: Learning language, both functionally and linguistically, by solving problems with the help of the knowledge that students hold and the new knowledge. <br />
The characteristics of the teaching/learning process: The tasks practiced in the classroom have perceived purpose and a clear outcome. <br />
The nature of student-teacher/student-student interaction: Though heavily there is student-student interaction, student-teacher interaction is also inevitable for counseling and consultation. <br />
The feelings of the students dealt with: Low anxiety and high motivation are of vital significance. <br />
The views of language and culture: Both linguistic and cultural knowledge are of great importance. <br />
The language areas: Functional properties of the language are stressed. <br />
The language skills: All skills are considered important. <br />
The role of the students&#8217; native language: Without simplifying the target language, only foreign language is used. <br />
Evaluation: No formal tests are given but evaluation is achieved through observing in-class activities and feed backing. <br />
Error correction: Correction is done by reformulating or recasting what the students have said. <br />
The techniques: information, opinion and reasoning gap activities. <br />
 <br />
<br />
PARTICIPATORY APPROACH<br />
<br />
 <br />
<br />
The goals of teachers: to exposure language learners the target language through issues of concern to students. <br />
The roles of the teachers: the teacher conducts the flow of the lesson. <br />
The roles of the students: the expression &#8220;participatory&#8221; is self-explanatory. Students are active participants. <br />
The characteristics of the teaching/learning process: The content of the lesson is determined by the learners&#8217; social, cultural and historical background. <br />
The nature of student-teacher/student-student interaction: All types of interaction can be observed. <br />
The feelings of the students dealt with: Students are motivated by their personal involvement. <br />
The views of language and culture: Both of the aspects of language go hand in hand. <br />
The language areas: in consideration with the outside world everything that happens in the classroom should be connected. <br />
The language skills: All skills are emphasized. <br />
The role of the students&#8217; native language: There is no need to use learners&#8217; mother tongue. <br />
Evaluation: No formal tests but the teacher evaluates students in ongoing way in the classroom. <br />
Error correction: Often self-correction is preferred. <br />
The techniques: discussions, debates, and problems posed by the teacher are primary techniques.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Communicative Language Teaching (Türkçe anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=49</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:44:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=49</guid>
			<description><![CDATA[Tanım:<br />
<br />
Şu ana kadar öğrenilen metotların çoğunda öğrenciler için amaç, hedef dilde duygularını serbestçe ifade edebilmekti. 1970lerde bazı eğitimciler şu soruya cevap aramıştır : Derste öğrenci doğru olarak cümle üretebiliyorsa sınıf dışındaki hedef dilde iletişim kurması gerektiğinde aynı başarıyı gösterebilecek midir? Buna göre dil öğrenmek sadece dilsel yapıları öğrenmek değildir. Öğrenciler kuralları biliyor olabilir ama uygulayamazlar (Widdowson-1978). Sosyal bir içerikle karşımıza çıkan söz verme, davet etme, daveti reddetme gibi durumları iletişim kurabilmek için öğrenci yaratabilmeli ve cevaplandırabilmelidir (Wilkins-1976). Kısaca dilsel yeterlilik (linguistic competence) kadar konuşma yeterliliği de (communicative competence) gereklidir. Yani ne zaman kime nasıl sözleneceği bilinmelidir (Hymes-1971). Communicative Language Teaching yaklaşımı iletişim yeterliliğini dil öğreniminde amaç yapar ve dil ve iletişimde özgür hissetmenin bilgisini verir. <br />
<br />
Gözlem ve Prensipler:<br />
<br />
1.	 Öğretmen güncel bir gazetenin spor haberinin kopyasını öğrencilere dağıtır (distribute). Mümkün olduğu zaman güvenilir dil (authentic language)yani gerçek durumları anlatan dil kullanılmalıdır. <br />
2.	Öğretmen, öğrencilerden spor yazarının tahminlerinin altlarını çizmelerini ister. Ayrıca hangi tahminlerinde yazar daha emin olup olmadığı da söylenir. Konuşmacının veya yazarın niyetini düşünebilmek iletişim için yeterli olmanın bir parçasıdır. <br />
3.	Öğretmen öğrencilere hedef dilde aktivitenin talimatlarını verir. Hedef dil sadece çalışma nesneleri için değil sınıf içersindeki iletişim içinde araç olmalıdır.<br />
4.	Öğrenciler farklı kelimeler kullanarak yazarın tahminlerini ifade etmeye çalışır (state). Bir fonksiyonun birden fazla dilsel formu olabilir. Dilin kullanımı vurgulanırken birçok dilsel form birlikte sunulur. Vurgulama dil formlarında değil iletişimin gelişimindedir. <br />
5.	Öğrenciler gazete haberindeki cümleleri düzene sokarlar (unscramble). Karşılıklı konuşma halinde veya &#8220;suprasentential&#8221; cümle üzerinde konuşarak öğrenciler dil üzerinde çalışır. Öğrenciler cümleleri birbirine bağlayan nitelikleri anlamak için uygunluk (coherence) ve birleşme (cohesion) hakkında öğrenmelidirler.<br />
6.	Öğrenciler bir dil oyunu oynarlar. Oyunlar önemlidir çünkü gerçek iletişim durumları ile ortak nitelikler taşırlar. Dahası, iletişimi iyi kurup kuramasa bile konuşmacı dinleyiciden geri bildirim (feedback) alır. Böylece anlamı müzakere edebilirler. Çocukların küçük gruplarda çalışmaları sağlanırsa müzakere süresince daha fazla söz alırlar.<br />
7.	Öğrencilere tahminler hakkında neler hissettikleri sorulur. Öğrencilere fikirlerini sunmaları için fırsat verilmelidir.<br />
8.	Bir öğrenci hata yapar, Öğretmen ve diğer öğrenciler bunu önemsemez. Hatalara tolerans gösterilir ve iletişim yeteneklerinin gelişiminin doğal sonucu olarak görülür. Öğretmen hatayı düzeltmez ama not eder, daha sonra o konuya deyinecektir. <br />
9.	Öğretmen öğrenci gruplarını bir hikaye verir ve rolünü oynamalarını ister. Öğretmenin ana sorumluluklarından biri ise iletişimi ilerletmeye yönelik uygun durumlar hazırlamaktır.  <br />
10.	Öğrenciler bir partnerle çalışarak bir sonraki resmin neye benzeyeceğini tahmin etmeye çalışırlar. Konuşarak iletişim öğrenciler arasındaki iş birliğini destekler. Öğrenciye anlamı tartışma fırsatı verir. <br />
11.	Öğrenciler bir oyunda rol alırlar. Aynı şirketin işçileri olduklarını hayal ederler. &#8220;Communicative&#8221; durumun sosyal içeriği, ifadelere anlam vermek açısından önemlidir. <br />
12.	Öğretmen öğrencilere, onlardan birinin patron rolünde olduğunu hatırlatır. Ve işçi öğrenciler onunla konuşurken onun patron olduğunu hatırlamalıdır. Dil formlarını uygun bir şekilde (appropriately) kullanmak iletişimdeki yeterliliğin önemli bir bölümüdür. <br />
13.	Öğretmen grupları dolaşır, öğütler verir ve soruları cevaplar. Öğretmen iletişim aktiviteleri yaratır ve bu süreç boyunca öğüt veren olur.<br />
14.	Öğrenciler meslektaşlarına, tahmini ifade edecek alternatif formlar önerir. İletişimde konuşmacı sadece ne söyleyeceğini değil ayrıca nasıl söyleyeceğini de seçmelidir. <br />
15.	Rol oynama bittikten sonra öğrenciler uygun kelime bilgisini sağlar. Öğrenciler, başkasıyla konuşma (interlocutor) rollerinden, durumsal içerikten sonra grammar ve kelime bilgisini alırlar.<br />
16.	Ödev olarak, öğrenciler bir radyo veya televizyondan müzakere (debate) dinleyeceklerdir. Öğrencilere hakiki (authentic) iletişimde kullanılan dili dinleme fırsatı verilmelidir. Böylelikle anlayış düzeylerini geliştirici stratejileri kendiliğinden yetiştireceklerdir. <br />
<br />
PRENSIPLER HAKKINDA:<br />
<br />
1.&#8221;CLT&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
Hedef dilde iletişimi sağlamak amaçtır. Bunu yapması için öğrencinin dilsel formlara, anlamlara ve fonksiyonlara ihtiyacı vardır. Bir vazifeyi oluşturabilmek için farklı birçok form kullanmayı ve basit bir formu ise birçok vazifede kullanmayı bilmeliler. Role ve sosyal içeriğe göre bu formlardan uygun olanı seçebilmeliler. Ayrıca öğrenciler anlamları birbirleriyle müzakere edebilmeyi başarmalılar. İletişim bir gelişim sürecidir. Sadece dil formlarının bilgisi yeterli olmaz. <br />
<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen sınıfta iletişimi düzenler. Bu süreçte öğretmenin ana sorumluluklarından biri iletişimi destekleyen aktiviteler yaratmaktır. Bu aktiviteler sürecinde öğrencilere öğüt verir, sorularını cevaplar ve performanslarını gözlemler. Hataları not eder ve sonra daha doğruluğun esas alındığı aktivitelerde bunlara değinir. Diğer zamanlarda ise öğrenciler arasında söyleşi ortamları yaratır.<br />
<br />
Öğrenciler iletişim kuranlardır. Anlamı müzakere etmekle meşgul olurlar (negotiate meaning). Bunu yaparken hedef dildeki bilgileri yeterli olmasa bile kendisini ifade etmeyi ve diğerlerini anlamayı denerler. <br />
Ayrıca öğretmen CLT metodunda, öğretmen merkezli metotlara göre daha az yöneten konumundadır. Öğrenciler kendi öğrenmeleri için daha sorumlu durumdadır.<br />
<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
<br />
CLT yönteminin en belirgin özelliği yapılan her şey söyleşi (communicative) maksatlı yapılır. Öğrenciler oyunlar, roller, problem-çözme görevleri şeklinde çeşitli aktiviteler ile dili iletişim halinde kullanılırlar. <br />
<br />
Morrow&#8217;a göre iletişimi sağlayıcı aktiviteler 3 özelliği paylaşır : information gap, choice, feedback.<br />
<br />
Information Gap (bilgi ayrılığı): İki kişiden birinin bildiği bir bilgiyi diğerinin farklı bilmesidir. Aynı şekilde bilinen veri üzerine fikir mücadelesi yapılamaz.<br />
<br />
İletişimde konuşmacı neyi nasıl söyleyeceğini seçer. Eğer konu dar çaptaysa öğrenci bir yolla tercih yapmadan konuşuyorsa bu değişim (Exchange) içermez ve bu nedenle &#8220;communicative&#8221; özellik taşımaz. <br />
Amaç edilen iletişime göre, konuşmacı dinleyiciden aldığı bilgiye bağlı olarak maksadına ulaşıp ulaşmadığını değerlendirir. Eğer dinleyici bir çeşit geri bildirim (feedbeck) ile konuşmayıcıyı beslemez ise gerçek münakaşa yaratılamaz. CLT yönteminin diğer bir özelliği gerçek (authentic) materyal kullanılmasıdır. Böylece öğrenciler kullanıldığı gibi dili anlama stratejileri geliştirirler. Son olarak ta bu yöntem küçük gruplarda uygulanır. Böylelikle kıza zamanda öğrencilere daha çok söz hakkı doğar. <br />
<br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
<br />
Dilsel doğruluk ile ilgili bir konuda çalışırken öğretmen dersin bir bölümünde anlatım yapabilir. Diğer zamanlar öğretmen sadece aktivitelerin düzenleyicisidir. Her zaman öğretmen öğrencilerle etkileşim kurmaz. Öğretmen daha çok öğrenciler arasında etkileşim sağlayıcı aktiviteler düzenler ve etkileşime yardımcı olandır. <br />
Ana etkileşim öğrenci-öğrenci merkezlidir. Bunu aktivitelerde çift, üçlü, küçük gruplar ve tüm sınıf olarak sağlayabilirler. <br />
<br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
<br />
Dil iletişim içindir. Dilsel yeterlilik yani formların ve anlamlarının bilgisi bu iletişim yeterliliğinin sadece bir bölümüdür. Diğer bir bölümü ise dilin ulaşmak için kullanıldığı fonksiyonlar bilgisidir. Birçok form basit bir görevi sunmak için kullanılabilir :<br />
<br />
It may rain. &#8211; Perhaps it will rain.<br />
Diğer yönden, basit bir form birçok görev içinde kullanılabilir. (may : permission, prediction).<br />
Öğrenicler form ve anlamlarının bilgisine ve fonksiyonların bilgisine sahip olmalıdır. Anlamı uygun olarak verebilmeleri için de sosyal duruma uyum sağlayacak şekilde bu bilgiyi kullanabilmelilerdir. Örneğin &#8220;May I have a piece of fruit?&#8221; ifadesi eğer dinleyici ile konuşmacı aynı sosyal eşitlikteyse veya resmi olmayan bir durumda &#8220;Can I have a piece of fruit?&#8221; şeklinde kullanılabilir. <br />
<br />
Kültür ise dili kullanan insanların günlük yaşam tarzlarıdır. Örneğin sözel olmayan davranışların kullanımı iletişimde önemli özelliklere sahiptir. <br />
<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
<br />
Dilin görevleri formlarından önce gelir. Genel olarak &#8220;functional syllabus&#8221; kullanılır. Her görevde birçok form tanıtılır. Formlar öğrenciler tecrübe kazandıkça karmaşık hale gelir. <br />
<br />
Öğrenciler dil ile karşılıklı konuşma (discourse) veya &#8220;suprasentential (anlamınötesinde)&#8221; şeklinde çalışır. Dahası formlardaki birleşme ve uygunluk hakkında da öğrenirler. Okuma, yazma, konuşma, dinleme olmak üzere dilin dört yeteneği de başlangıçta öğrenilir. <br />
<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
<br />
Ana dilin kullanımına tedbirli bir şekilde izin verilir. Eğer mümkünse hedef dil aktivitelerde olduğu gibi açıklamalarda da kullanılmalıdır. Öğrenciler sınıf yönetimi değişimlerinden de öğrenir. Ayrıca hedef dilin sadece çalışılacak bir şey olmadığını iletişim için bir araç olduğunu fark ederler. <br />
<br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
<br />
Öğretmen sadece öğrenci ifadelerinin doğruluğunu değil akıcılığını da değerlendirir. Kelime bilgisi ve grammar yapılarını kontrolü kusursuz olan öğrenci her zaman çok iyi iletişim kuramayabilir. Öğrencilerin aktivitelerdeki rollerinden değerlendirme yapılabilir. Gerçek iletişim görevinin verildiği bir &#8220;integrative&#8221; test kullanılabilir. Örneğin yazma yeteneklerinin testi için öğrencilerden arkadaşlarına mektup yazmaları istenebilir. <br />
<br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
<br />
İletişimdeki akıcılık ile ilgili aktivitelerde hatalar öğretmen tarafından not edilip sonraya bırakılır. Hatalar iletişimdeki gelişmenin doğal sonuçları olarak görülür. Öğrencilerin dilsel bilgisi sınırlı olsa bile başarılı iletişim kurabilirler. <br />
<br />
TEKNIKLER:<br />
<br />
Authentic Materials:<br />
Öğrenci bazen sınıfta öğrendiklerini dış dünyada uygulayamaz. Bunu yenmek için öğrenciler, hedef dilin ana dil kullanıcıları gibi dilin kullanımını sağlayan aktivitelerde gerçek konular kullanırlar. Bu güncel bir gazete yazısı olabilir. Bu birinci sınıflarda hava durumu tahmini, mönüler veya zaman tabloları gibi materyaller konuyu basitleştirerek uygulanabilir. <br />
<br />
Scrambled Sentences:<br />
Öğrencilere cümleleri karıştırılmış bir pasaj verilir. Bu daha önce çalıştıkları bir pasaj olabilir. Cümleleri orijinal sırasına sokmaları istenir. Bu deneyim öğrencilere dilin özelliklerinde uyumu ve birleştirmeyi öğretir. <br />
<br />
Language Games:<br />
Oyunlar CLT yaklaşımında sık sık (frequently) kullanılır. Öğrenciler oyunları eğlenceli bulur. İyi organize edildiklerinde değerli müzakere pratiği oluştururlar. Morrow&#8217;un iletişim aktivitelerinin üç özelliği bir çeşit kart oyununda bulunmaktadır : Information gap bulunmaktadır çünkü konuşmacı partnerinin gelecek hafta ne yapacağını bilemez. Konuşmacı bir tercih yapacak ve bu tercihin nasıl (hangi forma) olacağını seçecek. Konuşmacı grubun üyelerinden feedback alır. Eğer tahmin anlaşılmaz ise grupta kimse cevap vermeyecektir. Eğer cevap alınırsa konuşmacı tahmininin anlaşıldığını düşünebilir. <br />
<br />
Picture Strip Story:<br />
Resim kartlı hikayelerle birçok aktivite yapılabilir. Öğrencilerden birine kartlar verilir ve öğrenci kartlardan ilkini arkadaşlarına gösterir. Onlara ikinci resmin neye benzeyeceğini sorar. Burada &#8220;information gap&#8221; vardır çünkü gruptaki öğrenciler resmin içeriğini bilmezler. Tahminlerinin ne olacağını ve nasıl olacağını seçerler. Daha sonra resmi görerek öğrenciler, tahminleriyle resmi karşılaştırarak tahminin formundan değil ama içeriğinden feedback alırlar. <br />
Sorun-Çözme ödevleri CLT ile güzel çalışır çünkü iletişimin üç özelliğini taşırlar. Öğrenciler bilgilerini kullanarak birlikte bir çözüme ulaşırlar. Öğrenciler anlamı müzakere etme (negotiate) fırsatı bulurlar. <br />
<br />
Role Play:<br />
Rol alma aktiviteleri Desuggestopedia yaklaşımında da vardır. CLT yönteminde roller önemlidir çünkü öğrenciye farklı sosyal içeriklerde farklı sosyal rollerde bulunma fırsatı verir. Rol alma aktivitesi iki türde düzenlenebilir. Very Structured : Öğretmen öğrencilere kim olduklarını ve ne söyleyeceklerini anlatır. Less Structured : Öğretmen öğrencilere kim olduklarını, durumu, ne hakkında konuşacaklarını söyler ama ne söyleyeceğini öğrenci seçer. Öğrenciye tercih fırsatları verilir. Rol aktiviteleri ayrıca &#8220;information gaps ve feedback&#8221; sağlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tanım:<br />
<br />
Şu ana kadar öğrenilen metotların çoğunda öğrenciler için amaç, hedef dilde duygularını serbestçe ifade edebilmekti. 1970lerde bazı eğitimciler şu soruya cevap aramıştır : Derste öğrenci doğru olarak cümle üretebiliyorsa sınıf dışındaki hedef dilde iletişim kurması gerektiğinde aynı başarıyı gösterebilecek midir? Buna göre dil öğrenmek sadece dilsel yapıları öğrenmek değildir. Öğrenciler kuralları biliyor olabilir ama uygulayamazlar (Widdowson-1978). Sosyal bir içerikle karşımıza çıkan söz verme, davet etme, daveti reddetme gibi durumları iletişim kurabilmek için öğrenci yaratabilmeli ve cevaplandırabilmelidir (Wilkins-1976). Kısaca dilsel yeterlilik (linguistic competence) kadar konuşma yeterliliği de (communicative competence) gereklidir. Yani ne zaman kime nasıl sözleneceği bilinmelidir (Hymes-1971). Communicative Language Teaching yaklaşımı iletişim yeterliliğini dil öğreniminde amaç yapar ve dil ve iletişimde özgür hissetmenin bilgisini verir. <br />
<br />
Gözlem ve Prensipler:<br />
<br />
1.	 Öğretmen güncel bir gazetenin spor haberinin kopyasını öğrencilere dağıtır (distribute). Mümkün olduğu zaman güvenilir dil (authentic language)yani gerçek durumları anlatan dil kullanılmalıdır. <br />
2.	Öğretmen, öğrencilerden spor yazarının tahminlerinin altlarını çizmelerini ister. Ayrıca hangi tahminlerinde yazar daha emin olup olmadığı da söylenir. Konuşmacının veya yazarın niyetini düşünebilmek iletişim için yeterli olmanın bir parçasıdır. <br />
3.	Öğretmen öğrencilere hedef dilde aktivitenin talimatlarını verir. Hedef dil sadece çalışma nesneleri için değil sınıf içersindeki iletişim içinde araç olmalıdır.<br />
4.	Öğrenciler farklı kelimeler kullanarak yazarın tahminlerini ifade etmeye çalışır (state). Bir fonksiyonun birden fazla dilsel formu olabilir. Dilin kullanımı vurgulanırken birçok dilsel form birlikte sunulur. Vurgulama dil formlarında değil iletişimin gelişimindedir. <br />
5.	Öğrenciler gazete haberindeki cümleleri düzene sokarlar (unscramble). Karşılıklı konuşma halinde veya &#8220;suprasentential&#8221; cümle üzerinde konuşarak öğrenciler dil üzerinde çalışır. Öğrenciler cümleleri birbirine bağlayan nitelikleri anlamak için uygunluk (coherence) ve birleşme (cohesion) hakkında öğrenmelidirler.<br />
6.	Öğrenciler bir dil oyunu oynarlar. Oyunlar önemlidir çünkü gerçek iletişim durumları ile ortak nitelikler taşırlar. Dahası, iletişimi iyi kurup kuramasa bile konuşmacı dinleyiciden geri bildirim (feedback) alır. Böylece anlamı müzakere edebilirler. Çocukların küçük gruplarda çalışmaları sağlanırsa müzakere süresince daha fazla söz alırlar.<br />
7.	Öğrencilere tahminler hakkında neler hissettikleri sorulur. Öğrencilere fikirlerini sunmaları için fırsat verilmelidir.<br />
8.	Bir öğrenci hata yapar, Öğretmen ve diğer öğrenciler bunu önemsemez. Hatalara tolerans gösterilir ve iletişim yeteneklerinin gelişiminin doğal sonucu olarak görülür. Öğretmen hatayı düzeltmez ama not eder, daha sonra o konuya deyinecektir. <br />
9.	Öğretmen öğrenci gruplarını bir hikaye verir ve rolünü oynamalarını ister. Öğretmenin ana sorumluluklarından biri ise iletişimi ilerletmeye yönelik uygun durumlar hazırlamaktır.  <br />
10.	Öğrenciler bir partnerle çalışarak bir sonraki resmin neye benzeyeceğini tahmin etmeye çalışırlar. Konuşarak iletişim öğrenciler arasındaki iş birliğini destekler. Öğrenciye anlamı tartışma fırsatı verir. <br />
11.	Öğrenciler bir oyunda rol alırlar. Aynı şirketin işçileri olduklarını hayal ederler. &#8220;Communicative&#8221; durumun sosyal içeriği, ifadelere anlam vermek açısından önemlidir. <br />
12.	Öğretmen öğrencilere, onlardan birinin patron rolünde olduğunu hatırlatır. Ve işçi öğrenciler onunla konuşurken onun patron olduğunu hatırlamalıdır. Dil formlarını uygun bir şekilde (appropriately) kullanmak iletişimdeki yeterliliğin önemli bir bölümüdür. <br />
13.	Öğretmen grupları dolaşır, öğütler verir ve soruları cevaplar. Öğretmen iletişim aktiviteleri yaratır ve bu süreç boyunca öğüt veren olur.<br />
14.	Öğrenciler meslektaşlarına, tahmini ifade edecek alternatif formlar önerir. İletişimde konuşmacı sadece ne söyleyeceğini değil ayrıca nasıl söyleyeceğini de seçmelidir. <br />
15.	Rol oynama bittikten sonra öğrenciler uygun kelime bilgisini sağlar. Öğrenciler, başkasıyla konuşma (interlocutor) rollerinden, durumsal içerikten sonra grammar ve kelime bilgisini alırlar.<br />
16.	Ödev olarak, öğrenciler bir radyo veya televizyondan müzakere (debate) dinleyeceklerdir. Öğrencilere hakiki (authentic) iletişimde kullanılan dili dinleme fırsatı verilmelidir. Böylelikle anlayış düzeylerini geliştirici stratejileri kendiliğinden yetiştireceklerdir. <br />
<br />
PRENSIPLER HAKKINDA:<br />
<br />
1.&#8221;CLT&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
Hedef dilde iletişimi sağlamak amaçtır. Bunu yapması için öğrencinin dilsel formlara, anlamlara ve fonksiyonlara ihtiyacı vardır. Bir vazifeyi oluşturabilmek için farklı birçok form kullanmayı ve basit bir formu ise birçok vazifede kullanmayı bilmeliler. Role ve sosyal içeriğe göre bu formlardan uygun olanı seçebilmeliler. Ayrıca öğrenciler anlamları birbirleriyle müzakere edebilmeyi başarmalılar. İletişim bir gelişim sürecidir. Sadece dil formlarının bilgisi yeterli olmaz. <br />
<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen sınıfta iletişimi düzenler. Bu süreçte öğretmenin ana sorumluluklarından biri iletişimi destekleyen aktiviteler yaratmaktır. Bu aktiviteler sürecinde öğrencilere öğüt verir, sorularını cevaplar ve performanslarını gözlemler. Hataları not eder ve sonra daha doğruluğun esas alındığı aktivitelerde bunlara değinir. Diğer zamanlarda ise öğrenciler arasında söyleşi ortamları yaratır.<br />
<br />
Öğrenciler iletişim kuranlardır. Anlamı müzakere etmekle meşgul olurlar (negotiate meaning). Bunu yaparken hedef dildeki bilgileri yeterli olmasa bile kendisini ifade etmeyi ve diğerlerini anlamayı denerler. <br />
Ayrıca öğretmen CLT metodunda, öğretmen merkezli metotlara göre daha az yöneten konumundadır. Öğrenciler kendi öğrenmeleri için daha sorumlu durumdadır.<br />
<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
<br />
CLT yönteminin en belirgin özelliği yapılan her şey söyleşi (communicative) maksatlı yapılır. Öğrenciler oyunlar, roller, problem-çözme görevleri şeklinde çeşitli aktiviteler ile dili iletişim halinde kullanılırlar. <br />
<br />
Morrow&#8217;a göre iletişimi sağlayıcı aktiviteler 3 özelliği paylaşır : information gap, choice, feedback.<br />
<br />
Information Gap (bilgi ayrılığı): İki kişiden birinin bildiği bir bilgiyi diğerinin farklı bilmesidir. Aynı şekilde bilinen veri üzerine fikir mücadelesi yapılamaz.<br />
<br />
İletişimde konuşmacı neyi nasıl söyleyeceğini seçer. Eğer konu dar çaptaysa öğrenci bir yolla tercih yapmadan konuşuyorsa bu değişim (Exchange) içermez ve bu nedenle &#8220;communicative&#8221; özellik taşımaz. <br />
Amaç edilen iletişime göre, konuşmacı dinleyiciden aldığı bilgiye bağlı olarak maksadına ulaşıp ulaşmadığını değerlendirir. Eğer dinleyici bir çeşit geri bildirim (feedbeck) ile konuşmayıcıyı beslemez ise gerçek münakaşa yaratılamaz. CLT yönteminin diğer bir özelliği gerçek (authentic) materyal kullanılmasıdır. Böylece öğrenciler kullanıldığı gibi dili anlama stratejileri geliştirirler. Son olarak ta bu yöntem küçük gruplarda uygulanır. Böylelikle kıza zamanda öğrencilere daha çok söz hakkı doğar. <br />
<br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
<br />
Dilsel doğruluk ile ilgili bir konuda çalışırken öğretmen dersin bir bölümünde anlatım yapabilir. Diğer zamanlar öğretmen sadece aktivitelerin düzenleyicisidir. Her zaman öğretmen öğrencilerle etkileşim kurmaz. Öğretmen daha çok öğrenciler arasında etkileşim sağlayıcı aktiviteler düzenler ve etkileşime yardımcı olandır. <br />
Ana etkileşim öğrenci-öğrenci merkezlidir. Bunu aktivitelerde çift, üçlü, küçük gruplar ve tüm sınıf olarak sağlayabilirler. <br />
<br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
<br />
Dil iletişim içindir. Dilsel yeterlilik yani formların ve anlamlarının bilgisi bu iletişim yeterliliğinin sadece bir bölümüdür. Diğer bir bölümü ise dilin ulaşmak için kullanıldığı fonksiyonlar bilgisidir. Birçok form basit bir görevi sunmak için kullanılabilir :<br />
<br />
It may rain. &#8211; Perhaps it will rain.<br />
Diğer yönden, basit bir form birçok görev içinde kullanılabilir. (may : permission, prediction).<br />
Öğrenicler form ve anlamlarının bilgisine ve fonksiyonların bilgisine sahip olmalıdır. Anlamı uygun olarak verebilmeleri için de sosyal duruma uyum sağlayacak şekilde bu bilgiyi kullanabilmelilerdir. Örneğin &#8220;May I have a piece of fruit?&#8221; ifadesi eğer dinleyici ile konuşmacı aynı sosyal eşitlikteyse veya resmi olmayan bir durumda &#8220;Can I have a piece of fruit?&#8221; şeklinde kullanılabilir. <br />
<br />
Kültür ise dili kullanan insanların günlük yaşam tarzlarıdır. Örneğin sözel olmayan davranışların kullanımı iletişimde önemli özelliklere sahiptir. <br />
<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
<br />
Dilin görevleri formlarından önce gelir. Genel olarak &#8220;functional syllabus&#8221; kullanılır. Her görevde birçok form tanıtılır. Formlar öğrenciler tecrübe kazandıkça karmaşık hale gelir. <br />
<br />
Öğrenciler dil ile karşılıklı konuşma (discourse) veya &#8220;suprasentential (anlamınötesinde)&#8221; şeklinde çalışır. Dahası formlardaki birleşme ve uygunluk hakkında da öğrenirler. Okuma, yazma, konuşma, dinleme olmak üzere dilin dört yeteneği de başlangıçta öğrenilir. <br />
<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
<br />
Ana dilin kullanımına tedbirli bir şekilde izin verilir. Eğer mümkünse hedef dil aktivitelerde olduğu gibi açıklamalarda da kullanılmalıdır. Öğrenciler sınıf yönetimi değişimlerinden de öğrenir. Ayrıca hedef dilin sadece çalışılacak bir şey olmadığını iletişim için bir araç olduğunu fark ederler. <br />
<br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
<br />
Öğretmen sadece öğrenci ifadelerinin doğruluğunu değil akıcılığını da değerlendirir. Kelime bilgisi ve grammar yapılarını kontrolü kusursuz olan öğrenci her zaman çok iyi iletişim kuramayabilir. Öğrencilerin aktivitelerdeki rollerinden değerlendirme yapılabilir. Gerçek iletişim görevinin verildiği bir &#8220;integrative&#8221; test kullanılabilir. Örneğin yazma yeteneklerinin testi için öğrencilerden arkadaşlarına mektup yazmaları istenebilir. <br />
<br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
<br />
İletişimdeki akıcılık ile ilgili aktivitelerde hatalar öğretmen tarafından not edilip sonraya bırakılır. Hatalar iletişimdeki gelişmenin doğal sonuçları olarak görülür. Öğrencilerin dilsel bilgisi sınırlı olsa bile başarılı iletişim kurabilirler. <br />
<br />
TEKNIKLER:<br />
<br />
Authentic Materials:<br />
Öğrenci bazen sınıfta öğrendiklerini dış dünyada uygulayamaz. Bunu yenmek için öğrenciler, hedef dilin ana dil kullanıcıları gibi dilin kullanımını sağlayan aktivitelerde gerçek konular kullanırlar. Bu güncel bir gazete yazısı olabilir. Bu birinci sınıflarda hava durumu tahmini, mönüler veya zaman tabloları gibi materyaller konuyu basitleştirerek uygulanabilir. <br />
<br />
Scrambled Sentences:<br />
Öğrencilere cümleleri karıştırılmış bir pasaj verilir. Bu daha önce çalıştıkları bir pasaj olabilir. Cümleleri orijinal sırasına sokmaları istenir. Bu deneyim öğrencilere dilin özelliklerinde uyumu ve birleştirmeyi öğretir. <br />
<br />
Language Games:<br />
Oyunlar CLT yaklaşımında sık sık (frequently) kullanılır. Öğrenciler oyunları eğlenceli bulur. İyi organize edildiklerinde değerli müzakere pratiği oluştururlar. Morrow&#8217;un iletişim aktivitelerinin üç özelliği bir çeşit kart oyununda bulunmaktadır : Information gap bulunmaktadır çünkü konuşmacı partnerinin gelecek hafta ne yapacağını bilemez. Konuşmacı bir tercih yapacak ve bu tercihin nasıl (hangi forma) olacağını seçecek. Konuşmacı grubun üyelerinden feedback alır. Eğer tahmin anlaşılmaz ise grupta kimse cevap vermeyecektir. Eğer cevap alınırsa konuşmacı tahmininin anlaşıldığını düşünebilir. <br />
<br />
Picture Strip Story:<br />
Resim kartlı hikayelerle birçok aktivite yapılabilir. Öğrencilerden birine kartlar verilir ve öğrenci kartlardan ilkini arkadaşlarına gösterir. Onlara ikinci resmin neye benzeyeceğini sorar. Burada &#8220;information gap&#8221; vardır çünkü gruptaki öğrenciler resmin içeriğini bilmezler. Tahminlerinin ne olacağını ve nasıl olacağını seçerler. Daha sonra resmi görerek öğrenciler, tahminleriyle resmi karşılaştırarak tahminin formundan değil ama içeriğinden feedback alırlar. <br />
Sorun-Çözme ödevleri CLT ile güzel çalışır çünkü iletişimin üç özelliğini taşırlar. Öğrenciler bilgilerini kullanarak birlikte bir çözüme ulaşırlar. Öğrenciler anlamı müzakere etme (negotiate) fırsatı bulurlar. <br />
<br />
Role Play:<br />
Rol alma aktiviteleri Desuggestopedia yaklaşımında da vardır. CLT yönteminde roller önemlidir çünkü öğrenciye farklı sosyal içeriklerde farklı sosyal rollerde bulunma fırsatı verir. Rol alma aktivitesi iki türde düzenlenebilir. Very Structured : Öğretmen öğrencilere kim olduklarını ve ne söyleyeceklerini anlatır. Less Structured : Öğretmen öğrencilere kim olduklarını, durumu, ne hakkında konuşacaklarını söyler ama ne söyleyeceğini öğrenci seçer. Öğrenciye tercih fırsatları verilir. Rol aktiviteleri ayrıca &#8220;information gaps ve feedback&#8221; sağlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Silent Way (Türkçe anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=48</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:41:45 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=48</guid>
			<description><![CDATA[Tanım:<br />
Audio-Lingual Metodu ile öğrenciler dilleri öğrenseler bile sınıfta oluşturdukları alışkanlıkları asıl iletişim ortamı olan dış dünyaya taşıyamayabilirler. Dahası, bir dil öğrenmenin bir seri alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olacağı fikrine 1960larda karşı çıkıldı. Noam Chomsky&#8217;a göre dil kazanma alışkanlıklar yaratılarak oluşmaz çünklü insanlar daha önce hiç duymadıkları ifadeleri de anlayabilirler ve yaratabilirler. Dil bir alışkanlık ürünü olarak değil de bir dilin kurallarını kendi kendine düşünerek keşfedecekleri şekilde öğrencilere verilmelidir. <br />
İnsan kavramının (human cognition) önemi Kavramsal Yaklaşımı (Cognitive Approach) oluşturdu. Bu yaklaşıma göre öğrenciler kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu alarak daha aktif olmalı, hedef dilin kurallarını kendileri keşfetmeliydiler. Hatalar kaçınılmaz (inevitable) görülür ve öğrencinin kuralları keşfetme sürecinde olduğunun işaretidir. 1970lerin başlarında bu yeni Kavramsal Yaklaşımı dil öğretme ve materyal geliştirme sürecine uygulamada çalışmalar oldu. Bu çalışmalar hem deductive (öğrencilere kurallar verilir ve uymaları istenir) hem de inductive (öğrenciler kuralları örneklerden keşfederler) dil bilgisi uygulamalarında olmuştur. Yinede bu yaklaşımı tam anlamıyla baz alan bir metot oluşturulamamıştır. <br />
Caleb Gattegno&#8217;nun Silent Way Metodu doğrudan Kavramsal Yaklaşımdan gelmemekle (stem) beraber onunla ortak prensipleri vardır. Örneğin Silent Way Metodunun en temel prensibi &#8220;Öğretme, öğrenmenin emri altına girmelidir&#8221; (Teaching should be subordinated to learning). Yani Gattegno&#8217;ya göre öğretme süreci öğrenme sürecine hizmet etmeli, onu yönetmemelidir. Gattegno dil öğrenme sürecini bebeklerin ve çocukların öğreniminden çıkarımlar yaparak ele almıştır. Ona göre öğrenme kendi içsel kaynaklarımızı harekete geçirerek kendi kendimize başlattığımız (initiate) bir gelişimdir. Öğrenme sürecimiz boyunca yeni olarak ne yaratırsak yaratalım onu daha ileriki öğrenmelerimiz için bir basamak olarak kullanırız.<br />
Bu metodu daha iyi anlamak için Brezilya&#8217;daki bir lisede 24 öğrencilik sınıfı gözlemleyelim. Sınıf günde iki saat, haftada 3 gün bir araya gelmektedir.<br />
<br />
Gözlem ve Prensipler :<br />
1.	Öğretmen bir şey söylemeden 5 renk bloğunu işaret eder. Bu renkler Portekizce&#8217;deki 5 sesli harfe en yakın sesleri ima eder. <br />
Öğretmen, öğrencilerin zaten bildikleri şeylerle başlamalıdır. Öğrenciler öğrendikçe bilinmeyene ilerlerler. Diller bazı ses ve yapıları paylaşabilirler.<br />
2.	 Öğretmen tekrar renk bloklarını işaret eder. Kimse ses çıkarmayınca ilk rengi gösterip /a/ sesini çıkarır. Sonra diğer sesleri işaret etmesiyle öğrenciler /e/, /i/, /o/, /u/ seslerini çıkartırlar. <br />
Öğretmen sadece gerekli olduğunda yardım etmelidir. Öğrenciler zekalarını kullanarak dil öğrenme deneyimlerini kendileri bulabilirler. <br />
3.	Öğretmen yeni sesleri örnek olarak seslendirmez. Bazen öğrencilere Portekizce sesleri nasıl değiştireceklerini mimikleriyle veya el işaretleriyle gösterir. <br />
Öğrenme bir modelden sonra tekrarlama değildir. Öğrenciler kendi doğrular değerlerini (iner criteria) geliştirmeli, hedef dilde kendi üretimlerine güvenmeli ve sorumluluğunu almalıdırlar. <br />
4.	Öğrenciler sırayla sesleri okurlar. <br />
Öğrencilerin öğrenip öğrenmedikleri bu yolla anlaşılır.<br />
5.	Bir öğrenci diğerine Portekizce yardım eder. <br />
Öğrenciler kendilerine ve birbirlerine güvenmelidirler.<br />
6.	Öğretmen işaretlerle, bazense anadillerinde, hedef dildeki sesi hatasız çıkarmaları için yardımcı olur. <br />
Öğrenciler hedef dil ile çalışırken öğretmende öğrenciler ile çalışır.<br />
7.	Öğrenciler yeni sesleri birbirlerinin adlarının telaffuzundan yardım alarak öğrenirler. <br />
Öğrenme için zaten bilinenler kullanılır. Öğretmen ne kadar az aktif olursa, öğrenciler kendileri için o kadar çok çalışacaklardır.<br />
8.	Öğretmen &#8220;rod&#8221; kelimesini işaret eder sonra 3 renk-ses bloğunu gösterir ve öğrenciler telaffuzu yaparlar : &#8220;rod&#8221;. <br />
Öğrenme bilinen bir şeyi yeni içeriğe uygulamak şeklinde alınabilir.<br />
9.	Öğretmen &#8220;a&#8221; ve &#8220;rod&#8221; kelimelerini işaret eder. <br />
Okuma en başta ele alınır ama öğrenciler ne söyleyeceklerini öğrenmiş olmalıdırlar. <br />
10.	Öğretmen sessizce oturmaktadır. Bir dakika sonra kız öğrencilerden biri kelimelerden birini gösterip telaffuzunu yapar &#8220;a rod&#8221;. <br />
Burada sessizlik bir araçtır. Sessizlik öğrencilerin teşebbüslerini ve kendi kendine idarelerini (autonomy) besler Öğretmen dikkatin merkezi olmaktan çıkar böylelikle öğrencileri dinleyebilir ve onların üzerinde çalışabilir. Öğretme sadece zorunda kaldığında konuşur çünkü hedef dili kullanması gerekenler öğrencilerdir. Sessizlik öğrencilerin kendi kendilerini idarelerini ve kişisel teşebbüslerini sağlar.<br />
11.	Öğretmen belirli bir kelimeyi işaret ederek ve ardından ses-renk panosundan alakalı sesleri göstererek telaffuzu yapar : &#8220;a blue rod&#8221;. <br />
Anlam bilgisi çeviri ile değil öğrencilerin algısına yoğunlaşarak sağlanır.<br />
12.	Bir öğrenci &#8220; a pink rod&#8221; telaffuzunu yanlış yapar. Öğretmene bakar fakat öğretmen sessizdir, sonra diğer öğrencilere bakar. <br />
Öğrenciler birbirlerinden öğrenebilirler, öğretmenin sessizliği grup çalışmasını destekler. <br />
13.	Öğrenci telaffuzu tekrar dener ve öğretmen bu sefer telaffuzu doğru olarak kabul eder.<br />
 Öğretmenin övgü veya eleştirileri öğrencilerin kendine güvenlerini azaltabilir. Öğretmenin hareketleri öğrencilerin kendi kendilerine gelişimini etkiler.<br />
14.	Bir öğrenci &#8220;a pink rod&#8221; telaffuzunda hata yapar. Hatalı bölümü öğretmen parmaklarını göstererek belirtir.<br />
Hatalar öğrenmede gerekli ve önemlidirler. Hatalı kısım konunun anlaşılmadığı noktaları belli eder. <br />
15.	Hatalı kısmı belli ettikten sonra öğretmen, öğrencilerin bütün doğrulama çabası bitmeden doğru telaffuzu söylemez. <br />
Öğrencilere kendi çabaları olmadan basit ve doğrudan cevap verilirse bunlar kalıcı olmaz.<br />
16.	Öğretmen ağzıyla doğru sesi gösterir ama seslendirmez. <br />
Öğrenciler kendilerini dinlemeyi öğrenmelidirler.<br />
17.	Öğrencilerin telaffuzları aynı değil, bazıları daha başarılı ve İngilizce&#8217;ye daha yakın. Öğretmen ders ilerlemeden biraz daha ihtiyaç duyan öğrencilerle telaffuz çalışır. <br />
Öğrencilerden mükemmellik değil gelişim beklenir. Öğrenme zaman alır ve öğrenciler faklı zamanlarda öğrenirler. <br />
18.	Öğretmen dikkatle dinler (attentively).<br />
Öğretmenin sessizliği onu öğrenci davranışlarını gözlemeye daha da yaklaştırır. <br />
19.	Öğretmen bir kez &#8220;Take the green rod&#8221; der. <br />
Öğretmenin sözlerini kaçırmamak için öğrenciler dikkatlerini öğretmende yoğunlaştırırlar. Dikkat öğrenmenin anahtarıdır.<br />
20.	Öğrenciler sırayla öğretmenin komutlarına uyarlar ve belirli renklerde çubukları alırlar. <br />
Öğrencilere tekrar olmadan pratik yaptırılmalıdır. <br />
21.	Öğrenciler birleşik nesneler ile komutları çalışır.  <br />
Dilin elemanları mantığa göre öğrencilerin zaten bildiklerini genişleterek  tanıtılır.<br />
22.	Öğrenciler sırayla kelime tablosundaki seçeneklerle cümleler oluştururlar. <br />
Öğrenciler tercihler yaparak ve keşfederek kendi kendilerini idareyi öğrenirler. <br />
23.	Bazı öğrenciler basit, bazıları ise karmaşık komutları oluşturmayı tercih ederler. <br />
Dil kendini ifade etmek içindir. <br />
24.	Öğretmen öğrencilere dersi nasıl bulduklarını sorar. <br />
Öğretmen bu şekilde değerli bilgiler alabilir, bir sonra ne üzerinde çalışması gerektiğini anlayabilir. Öğrenciler kendi öğrenmelerinin sorumluluklarını nasıl kabul edeceklerini anlayabilir.<br />
25.	Ev ödevi verilmez. <br />
Bazı öğrenimler uyku gibi doğaldır. Öğrenciler derste de doğal yolla öğrenirler.<br />
26.	İleriki derslerde öğrenciler farklı dil yapılarını öğrenecekler. <br />
Dil biliminin özeti dil yapılarını kavramaktır. <br />
27.	Öğrenciler bu farklı yapıları kullanarak cümleler oluşturacaklar. <br />
Yapılar çizgisel bir kalıpla düzenlenmez, yeniden ele alınır.<br />
28.	Öğrenciler öğrendikleri cümleleri yazma pratikleri yaparlar.<br />
Okuma, Konuşma ve Yazma birbirini destekler<br />
<br />
<br />
<br />
Prensipler:<br />
1.&#8221;Silent Way&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
-Öğrenciler dili kendilerini (hislerini, düşüncelerini, anlayışlarını) ifade edebilmek için kullanabilmelidirler.<br />
-Bunu sağlamak için öğretmenden ayrı bağımsızlıklarını geliştirmeliler.<br />
-Kendi doğrularını oluşturmak için içsel  kaynaklarını (inner criteria) geliştirmelidirler.<br />
-Öğrenciler kendilerine güvenerek bağımsız olurlar. Bu nedenle öğretmen onlara sadece öğrenmeleri için ihtiyaç duydukları şeyi vermelidir. <br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen bir mühendis veya teknisyendir. Öğrenmeyi sadece öğrenci sağlayabilir. Ama öğretmen, öğrencinin zaten bildiği bilgilere güvenerek gerektiğinde yardım etmeli, öğrencilerin algılarına yoğunlaşmalı, bilgiyi kalıcı kılmak için onlara pratik yaptırmalı ve onların farkında olmalarını sağlamalıdır. Öğretmen öğrencilerin yeni konularla bağlantılı kendi kendilerine öğrenme çabalarına saygı göstermelidir. <br />
Öğrencinin rolü bilgilerini kullanarak yeni bilgilere ulaşmaktır, dili kendi kendine keşfetmelidir. Öğrenmek bizim kendi sorumluluğumuzdur. <br />
Gattegno der ki &#8220;Öğretmen öğrenciler üzerine çalışır, öğrenciler ise dil üzerine çalışırlar.<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Öğrenciler hedef dile sesleri öğrenerek başlarlar. Bunun için ses-renk tabloları kullanılır. Ana dillerinde zaten bildikleri seslerden başlanır ve renkler ile hedef dilin sesleri arasında bağlantı kurulur. Öğretmen, öğrencilerin dikkatini hedef dilin yapılarına yoğunlaştırıcı durumlar yaratır. Bu durumlardan öğrenci anlamlar çıkarır.Bu durumlar çubukların (rods) kullanımı olarak adlandırılabilir. Bir durumda bir yapı öğrenilir. Öğretmenin en az sesli yardımıyla, yapı örneklendirilir. Öğretmen öğrenci hatalarını kullanarak zayıflıkları ve çalışma alanlarını belirler. <br />
Öğrenciler tekrar etmeden bir çok kez pratik yaparlar. Keşfederek ve tercih ederek kendi kendilerine güveni ve hedef dili öğrenirler. Öğrencilere ders hakkındaki fikirleri sorulur. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Öğrenci-öğretmen etkileşiminde öğretmen sessizdir. Konuşacağı zamanlarda ise model olmaz, ip uçları verir. Öğrenci-öğrenci etkileşimi ise arzu edilen, cesaret vericidir. Zaten öğretmenin sessiz oluşu bunu sağlar. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Dil ve kelimeler yapılara ayrılır. Kültür dilden ayrılmaz Her dilin kendine özel nitelikleri vardır.<br />
<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Doğru telaffuz üzerine başlanır. İlk olarak dilin melodisi öğretilir. Kesin dil kuralları verilmeden yapılar üzerinde durulur. Kelime bilgisi sınırlıdır. <br />
Sabit, çizgisel, kalıplaşmış öğretim yoktur. Öğretmen öğrencilerin bildiklerinden başlar ve yenilikleri o bilgi üzerine kurar. Öğretim öğrenci ihtiyaçlarına göre değişebilir. <br />
4 yetenek de baştan alınır. Öğrenciler konuştukları şeyi yazmayı ve okumayı aynı anda alırlar. <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Ana dil çeviri amaçlı değil, yardımcı veya ip uçları verici olarak kullanılabilir. Mesela telaffuz benzerliklerinde.. Ayrıca ana dil fikir paylaşımlarında kullanılabilir. Ana dildeki bilinen sesler ile hedef dildeki yeni seslerin öğrenilmesi sağlanabilir. <br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Öğretmen test vermez ama öğrencileri her an gözlemleyip değerlendirmektedir. Öğretmenin sesiz oluşu gözlemi ve öğrenci ihtiyaçlarını bulmayı kolaylaştırır. Öğrenip öğrenmedikleri eski konuyu yeni konuya uygularken anlaşılabilir. Öğretmen övgü veya eleştiri yapmaz, öğrenciler kendi değerler sistemini kurmalıdırlar. Öğretmen farklı zamanlarda öğrencilerden gelişim bekler mükemmellik değil. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Hatalar doğal ve öğrenimin ayrılmaz parçası olarak görülür. Öğrenciler dili kendileri keşfettiği için hatalar kaçınılmazdır. Öğretmen bu hataları bir sonraki çalışmalar için kullanır. <br />
Öğrenciler kendi-doğrulama sistemlerini kurarlar. Doğrulamaları öğretmen yaparsa bu dili öğrenmek değil ezberlemek olur. Öğrenciler kendilerini dinlemeyi öğrenirler. Son çare olarak öğretmen doğru cevabı verebilir.<br />
<br />
TEKNİKLER<br />
Sound-color Chart<br />
Tablolar her biri bir sesi ima eden renk blokları içerir. Bu bloklar daha sonraları yapılar, kelimeler hatta cümleler için kullanılabilir. Böylelikle öğretmen kelimenin parçalarını tanıtır. Bu işlem tekrarlamayı engeller. Ayrıca renk blokları öğrencinin dikkatini öğretmenden çok seslere çeker. Hedef dildeki bütün sesleri gösteren renkler yardımıyla öğrenciler neyi öğrendiklerini ve neye ihtiyaç duyduklarını anlayabilir.<br />
Peer Correction<br />
Öğrencilerin birbirine yardım etmesi grup çalışmasını ve destek sağlar ama yarışma ortamı yaratılmasına izin verilmemelidir. <br />
Rods<br />
Çubuklar somut örneklerle çalışma olanağı sağlar. Dil böylelikle anlama bağlanır. Başlangıçta renkler ve sayılar için kullanılabilir. Daha sonra daha karmaşık yapılar, bağlaçlar için kullanılabilirler. <br />
Çubuklar daha birçok yerde kullanılabilir. Diğer nesneleri ima eder anlamda da kullanılabilirler. Bu öğrencilerin yaratıcıklarına ve hayal güçlerine daha sonra ise hedef dile uygulamaya seslenir.<br />
Self-correction Gestures:<br />
Direct Metod&#8217;ta da kendi doğrulama teknikleri vardı. Mesela öğretmen avuç içlerini birbirine dokundurup ayırarak o an üzerinde çalıştıkları sesin uzatılması gerektiğini ima edebilir. Parmaklarını bir kelimenin hatalı kısmını işaret etmekte kullanabilir.<br />
Word Chart<br />
Önce öğretmen sonra öğrenciler kelime panosundan çalıştıkları kelimeleri okuyabilirler. Telaffuz yardımı da ses-renk panosundan alınabilir. Toplam 500 kelime içeren 12 belli kelime panosu vardır. İngilizce kelimelerdeki ana fonksiyonu olanları içerirler. Ayrıca Silent Way yönteminde resim ve kitaplar yardımıyla da çalışılabilir. <br />
Fidel Chards<br />
Öğrencilerin ses telaffuzlarını ayırt etmeleri için kullanılır. Mesela /ey/ sesi faklı kelimeler için ay, ea, ei, eigh gibi seslendirilebilir. <br />
Structured Feedback<br />
Öğrenciler öğrendikleri ve ders hakkında fikir verirler. Öğretmen bunları kendini savunmadan ve tarafsız kabul eder. Ayrıca öğretmen bu fikirlerden bir sonraki dersin planını çıkarır. Öğrenciler kendi öğrenimleri için sorumluluk alırlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tanım:<br />
Audio-Lingual Metodu ile öğrenciler dilleri öğrenseler bile sınıfta oluşturdukları alışkanlıkları asıl iletişim ortamı olan dış dünyaya taşıyamayabilirler. Dahası, bir dil öğrenmenin bir seri alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olacağı fikrine 1960larda karşı çıkıldı. Noam Chomsky&#8217;a göre dil kazanma alışkanlıklar yaratılarak oluşmaz çünklü insanlar daha önce hiç duymadıkları ifadeleri de anlayabilirler ve yaratabilirler. Dil bir alışkanlık ürünü olarak değil de bir dilin kurallarını kendi kendine düşünerek keşfedecekleri şekilde öğrencilere verilmelidir. <br />
İnsan kavramının (human cognition) önemi Kavramsal Yaklaşımı (Cognitive Approach) oluşturdu. Bu yaklaşıma göre öğrenciler kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu alarak daha aktif olmalı, hedef dilin kurallarını kendileri keşfetmeliydiler. Hatalar kaçınılmaz (inevitable) görülür ve öğrencinin kuralları keşfetme sürecinde olduğunun işaretidir. 1970lerin başlarında bu yeni Kavramsal Yaklaşımı dil öğretme ve materyal geliştirme sürecine uygulamada çalışmalar oldu. Bu çalışmalar hem deductive (öğrencilere kurallar verilir ve uymaları istenir) hem de inductive (öğrenciler kuralları örneklerden keşfederler) dil bilgisi uygulamalarında olmuştur. Yinede bu yaklaşımı tam anlamıyla baz alan bir metot oluşturulamamıştır. <br />
Caleb Gattegno&#8217;nun Silent Way Metodu doğrudan Kavramsal Yaklaşımdan gelmemekle (stem) beraber onunla ortak prensipleri vardır. Örneğin Silent Way Metodunun en temel prensibi &#8220;Öğretme, öğrenmenin emri altına girmelidir&#8221; (Teaching should be subordinated to learning). Yani Gattegno&#8217;ya göre öğretme süreci öğrenme sürecine hizmet etmeli, onu yönetmemelidir. Gattegno dil öğrenme sürecini bebeklerin ve çocukların öğreniminden çıkarımlar yaparak ele almıştır. Ona göre öğrenme kendi içsel kaynaklarımızı harekete geçirerek kendi kendimize başlattığımız (initiate) bir gelişimdir. Öğrenme sürecimiz boyunca yeni olarak ne yaratırsak yaratalım onu daha ileriki öğrenmelerimiz için bir basamak olarak kullanırız.<br />
Bu metodu daha iyi anlamak için Brezilya&#8217;daki bir lisede 24 öğrencilik sınıfı gözlemleyelim. Sınıf günde iki saat, haftada 3 gün bir araya gelmektedir.<br />
<br />
Gözlem ve Prensipler :<br />
1.	Öğretmen bir şey söylemeden 5 renk bloğunu işaret eder. Bu renkler Portekizce&#8217;deki 5 sesli harfe en yakın sesleri ima eder. <br />
Öğretmen, öğrencilerin zaten bildikleri şeylerle başlamalıdır. Öğrenciler öğrendikçe bilinmeyene ilerlerler. Diller bazı ses ve yapıları paylaşabilirler.<br />
2.	 Öğretmen tekrar renk bloklarını işaret eder. Kimse ses çıkarmayınca ilk rengi gösterip /a/ sesini çıkarır. Sonra diğer sesleri işaret etmesiyle öğrenciler /e/, /i/, /o/, /u/ seslerini çıkartırlar. <br />
Öğretmen sadece gerekli olduğunda yardım etmelidir. Öğrenciler zekalarını kullanarak dil öğrenme deneyimlerini kendileri bulabilirler. <br />
3.	Öğretmen yeni sesleri örnek olarak seslendirmez. Bazen öğrencilere Portekizce sesleri nasıl değiştireceklerini mimikleriyle veya el işaretleriyle gösterir. <br />
Öğrenme bir modelden sonra tekrarlama değildir. Öğrenciler kendi doğrular değerlerini (iner criteria) geliştirmeli, hedef dilde kendi üretimlerine güvenmeli ve sorumluluğunu almalıdırlar. <br />
4.	Öğrenciler sırayla sesleri okurlar. <br />
Öğrencilerin öğrenip öğrenmedikleri bu yolla anlaşılır.<br />
5.	Bir öğrenci diğerine Portekizce yardım eder. <br />
Öğrenciler kendilerine ve birbirlerine güvenmelidirler.<br />
6.	Öğretmen işaretlerle, bazense anadillerinde, hedef dildeki sesi hatasız çıkarmaları için yardımcı olur. <br />
Öğrenciler hedef dil ile çalışırken öğretmende öğrenciler ile çalışır.<br />
7.	Öğrenciler yeni sesleri birbirlerinin adlarının telaffuzundan yardım alarak öğrenirler. <br />
Öğrenme için zaten bilinenler kullanılır. Öğretmen ne kadar az aktif olursa, öğrenciler kendileri için o kadar çok çalışacaklardır.<br />
8.	Öğretmen &#8220;rod&#8221; kelimesini işaret eder sonra 3 renk-ses bloğunu gösterir ve öğrenciler telaffuzu yaparlar : &#8220;rod&#8221;. <br />
Öğrenme bilinen bir şeyi yeni içeriğe uygulamak şeklinde alınabilir.<br />
9.	Öğretmen &#8220;a&#8221; ve &#8220;rod&#8221; kelimelerini işaret eder. <br />
Okuma en başta ele alınır ama öğrenciler ne söyleyeceklerini öğrenmiş olmalıdırlar. <br />
10.	Öğretmen sessizce oturmaktadır. Bir dakika sonra kız öğrencilerden biri kelimelerden birini gösterip telaffuzunu yapar &#8220;a rod&#8221;. <br />
Burada sessizlik bir araçtır. Sessizlik öğrencilerin teşebbüslerini ve kendi kendine idarelerini (autonomy) besler Öğretmen dikkatin merkezi olmaktan çıkar böylelikle öğrencileri dinleyebilir ve onların üzerinde çalışabilir. Öğretme sadece zorunda kaldığında konuşur çünkü hedef dili kullanması gerekenler öğrencilerdir. Sessizlik öğrencilerin kendi kendilerini idarelerini ve kişisel teşebbüslerini sağlar.<br />
11.	Öğretmen belirli bir kelimeyi işaret ederek ve ardından ses-renk panosundan alakalı sesleri göstererek telaffuzu yapar : &#8220;a blue rod&#8221;. <br />
Anlam bilgisi çeviri ile değil öğrencilerin algısına yoğunlaşarak sağlanır.<br />
12.	Bir öğrenci &#8220; a pink rod&#8221; telaffuzunu yanlış yapar. Öğretmene bakar fakat öğretmen sessizdir, sonra diğer öğrencilere bakar. <br />
Öğrenciler birbirlerinden öğrenebilirler, öğretmenin sessizliği grup çalışmasını destekler. <br />
13.	Öğrenci telaffuzu tekrar dener ve öğretmen bu sefer telaffuzu doğru olarak kabul eder.<br />
 Öğretmenin övgü veya eleştirileri öğrencilerin kendine güvenlerini azaltabilir. Öğretmenin hareketleri öğrencilerin kendi kendilerine gelişimini etkiler.<br />
14.	Bir öğrenci &#8220;a pink rod&#8221; telaffuzunda hata yapar. Hatalı bölümü öğretmen parmaklarını göstererek belirtir.<br />
Hatalar öğrenmede gerekli ve önemlidirler. Hatalı kısım konunun anlaşılmadığı noktaları belli eder. <br />
15.	Hatalı kısmı belli ettikten sonra öğretmen, öğrencilerin bütün doğrulama çabası bitmeden doğru telaffuzu söylemez. <br />
Öğrencilere kendi çabaları olmadan basit ve doğrudan cevap verilirse bunlar kalıcı olmaz.<br />
16.	Öğretmen ağzıyla doğru sesi gösterir ama seslendirmez. <br />
Öğrenciler kendilerini dinlemeyi öğrenmelidirler.<br />
17.	Öğrencilerin telaffuzları aynı değil, bazıları daha başarılı ve İngilizce&#8217;ye daha yakın. Öğretmen ders ilerlemeden biraz daha ihtiyaç duyan öğrencilerle telaffuz çalışır. <br />
Öğrencilerden mükemmellik değil gelişim beklenir. Öğrenme zaman alır ve öğrenciler faklı zamanlarda öğrenirler. <br />
18.	Öğretmen dikkatle dinler (attentively).<br />
Öğretmenin sessizliği onu öğrenci davranışlarını gözlemeye daha da yaklaştırır. <br />
19.	Öğretmen bir kez &#8220;Take the green rod&#8221; der. <br />
Öğretmenin sözlerini kaçırmamak için öğrenciler dikkatlerini öğretmende yoğunlaştırırlar. Dikkat öğrenmenin anahtarıdır.<br />
20.	Öğrenciler sırayla öğretmenin komutlarına uyarlar ve belirli renklerde çubukları alırlar. <br />
Öğrencilere tekrar olmadan pratik yaptırılmalıdır. <br />
21.	Öğrenciler birleşik nesneler ile komutları çalışır.  <br />
Dilin elemanları mantığa göre öğrencilerin zaten bildiklerini genişleterek  tanıtılır.<br />
22.	Öğrenciler sırayla kelime tablosundaki seçeneklerle cümleler oluştururlar. <br />
Öğrenciler tercihler yaparak ve keşfederek kendi kendilerini idareyi öğrenirler. <br />
23.	Bazı öğrenciler basit, bazıları ise karmaşık komutları oluşturmayı tercih ederler. <br />
Dil kendini ifade etmek içindir. <br />
24.	Öğretmen öğrencilere dersi nasıl bulduklarını sorar. <br />
Öğretmen bu şekilde değerli bilgiler alabilir, bir sonra ne üzerinde çalışması gerektiğini anlayabilir. Öğrenciler kendi öğrenmelerinin sorumluluklarını nasıl kabul edeceklerini anlayabilir.<br />
25.	Ev ödevi verilmez. <br />
Bazı öğrenimler uyku gibi doğaldır. Öğrenciler derste de doğal yolla öğrenirler.<br />
26.	İleriki derslerde öğrenciler farklı dil yapılarını öğrenecekler. <br />
Dil biliminin özeti dil yapılarını kavramaktır. <br />
27.	Öğrenciler bu farklı yapıları kullanarak cümleler oluşturacaklar. <br />
Yapılar çizgisel bir kalıpla düzenlenmez, yeniden ele alınır.<br />
28.	Öğrenciler öğrendikleri cümleleri yazma pratikleri yaparlar.<br />
Okuma, Konuşma ve Yazma birbirini destekler<br />
<br />
<br />
<br />
Prensipler:<br />
1.&#8221;Silent Way&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
-Öğrenciler dili kendilerini (hislerini, düşüncelerini, anlayışlarını) ifade edebilmek için kullanabilmelidirler.<br />
-Bunu sağlamak için öğretmenden ayrı bağımsızlıklarını geliştirmeliler.<br />
-Kendi doğrularını oluşturmak için içsel  kaynaklarını (inner criteria) geliştirmelidirler.<br />
-Öğrenciler kendilerine güvenerek bağımsız olurlar. Bu nedenle öğretmen onlara sadece öğrenmeleri için ihtiyaç duydukları şeyi vermelidir. <br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen bir mühendis veya teknisyendir. Öğrenmeyi sadece öğrenci sağlayabilir. Ama öğretmen, öğrencinin zaten bildiği bilgilere güvenerek gerektiğinde yardım etmeli, öğrencilerin algılarına yoğunlaşmalı, bilgiyi kalıcı kılmak için onlara pratik yaptırmalı ve onların farkında olmalarını sağlamalıdır. Öğretmen öğrencilerin yeni konularla bağlantılı kendi kendilerine öğrenme çabalarına saygı göstermelidir. <br />
Öğrencinin rolü bilgilerini kullanarak yeni bilgilere ulaşmaktır, dili kendi kendine keşfetmelidir. Öğrenmek bizim kendi sorumluluğumuzdur. <br />
Gattegno der ki &#8220;Öğretmen öğrenciler üzerine çalışır, öğrenciler ise dil üzerine çalışırlar.<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Öğrenciler hedef dile sesleri öğrenerek başlarlar. Bunun için ses-renk tabloları kullanılır. Ana dillerinde zaten bildikleri seslerden başlanır ve renkler ile hedef dilin sesleri arasında bağlantı kurulur. Öğretmen, öğrencilerin dikkatini hedef dilin yapılarına yoğunlaştırıcı durumlar yaratır. Bu durumlardan öğrenci anlamlar çıkarır.Bu durumlar çubukların (rods) kullanımı olarak adlandırılabilir. Bir durumda bir yapı öğrenilir. Öğretmenin en az sesli yardımıyla, yapı örneklendirilir. Öğretmen öğrenci hatalarını kullanarak zayıflıkları ve çalışma alanlarını belirler. <br />
Öğrenciler tekrar etmeden bir çok kez pratik yaparlar. Keşfederek ve tercih ederek kendi kendilerine güveni ve hedef dili öğrenirler. Öğrencilere ders hakkındaki fikirleri sorulur. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Öğrenci-öğretmen etkileşiminde öğretmen sessizdir. Konuşacağı zamanlarda ise model olmaz, ip uçları verir. Öğrenci-öğrenci etkileşimi ise arzu edilen, cesaret vericidir. Zaten öğretmenin sessiz oluşu bunu sağlar. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Dil ve kelimeler yapılara ayrılır. Kültür dilden ayrılmaz Her dilin kendine özel nitelikleri vardır.<br />
<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Doğru telaffuz üzerine başlanır. İlk olarak dilin melodisi öğretilir. Kesin dil kuralları verilmeden yapılar üzerinde durulur. Kelime bilgisi sınırlıdır. <br />
Sabit, çizgisel, kalıplaşmış öğretim yoktur. Öğretmen öğrencilerin bildiklerinden başlar ve yenilikleri o bilgi üzerine kurar. Öğretim öğrenci ihtiyaçlarına göre değişebilir. <br />
4 yetenek de baştan alınır. Öğrenciler konuştukları şeyi yazmayı ve okumayı aynı anda alırlar. <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Ana dil çeviri amaçlı değil, yardımcı veya ip uçları verici olarak kullanılabilir. Mesela telaffuz benzerliklerinde.. Ayrıca ana dil fikir paylaşımlarında kullanılabilir. Ana dildeki bilinen sesler ile hedef dildeki yeni seslerin öğrenilmesi sağlanabilir. <br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Öğretmen test vermez ama öğrencileri her an gözlemleyip değerlendirmektedir. Öğretmenin sesiz oluşu gözlemi ve öğrenci ihtiyaçlarını bulmayı kolaylaştırır. Öğrenip öğrenmedikleri eski konuyu yeni konuya uygularken anlaşılabilir. Öğretmen övgü veya eleştiri yapmaz, öğrenciler kendi değerler sistemini kurmalıdırlar. Öğretmen farklı zamanlarda öğrencilerden gelişim bekler mükemmellik değil. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Hatalar doğal ve öğrenimin ayrılmaz parçası olarak görülür. Öğrenciler dili kendileri keşfettiği için hatalar kaçınılmazdır. Öğretmen bu hataları bir sonraki çalışmalar için kullanır. <br />
Öğrenciler kendi-doğrulama sistemlerini kurarlar. Doğrulamaları öğretmen yaparsa bu dili öğrenmek değil ezberlemek olur. Öğrenciler kendilerini dinlemeyi öğrenirler. Son çare olarak öğretmen doğru cevabı verebilir.<br />
<br />
TEKNİKLER<br />
Sound-color Chart<br />
Tablolar her biri bir sesi ima eden renk blokları içerir. Bu bloklar daha sonraları yapılar, kelimeler hatta cümleler için kullanılabilir. Böylelikle öğretmen kelimenin parçalarını tanıtır. Bu işlem tekrarlamayı engeller. Ayrıca renk blokları öğrencinin dikkatini öğretmenden çok seslere çeker. Hedef dildeki bütün sesleri gösteren renkler yardımıyla öğrenciler neyi öğrendiklerini ve neye ihtiyaç duyduklarını anlayabilir.<br />
Peer Correction<br />
Öğrencilerin birbirine yardım etmesi grup çalışmasını ve destek sağlar ama yarışma ortamı yaratılmasına izin verilmemelidir. <br />
Rods<br />
Çubuklar somut örneklerle çalışma olanağı sağlar. Dil böylelikle anlama bağlanır. Başlangıçta renkler ve sayılar için kullanılabilir. Daha sonra daha karmaşık yapılar, bağlaçlar için kullanılabilirler. <br />
Çubuklar daha birçok yerde kullanılabilir. Diğer nesneleri ima eder anlamda da kullanılabilirler. Bu öğrencilerin yaratıcıklarına ve hayal güçlerine daha sonra ise hedef dile uygulamaya seslenir.<br />
Self-correction Gestures:<br />
Direct Metod&#8217;ta da kendi doğrulama teknikleri vardı. Mesela öğretmen avuç içlerini birbirine dokundurup ayırarak o an üzerinde çalıştıkları sesin uzatılması gerektiğini ima edebilir. Parmaklarını bir kelimenin hatalı kısmını işaret etmekte kullanabilir.<br />
Word Chart<br />
Önce öğretmen sonra öğrenciler kelime panosundan çalıştıkları kelimeleri okuyabilirler. Telaffuz yardımı da ses-renk panosundan alınabilir. Toplam 500 kelime içeren 12 belli kelime panosu vardır. İngilizce kelimelerdeki ana fonksiyonu olanları içerirler. Ayrıca Silent Way yönteminde resim ve kitaplar yardımıyla da çalışılabilir. <br />
Fidel Chards<br />
Öğrencilerin ses telaffuzlarını ayırt etmeleri için kullanılır. Mesela /ey/ sesi faklı kelimeler için ay, ea, ei, eigh gibi seslendirilebilir. <br />
Structured Feedback<br />
Öğrenciler öğrendikleri ve ders hakkında fikir verirler. Öğretmen bunları kendini savunmadan ve tarafsız kabul eder. Ayrıca öğretmen bu fikirlerden bir sonraki dersin planını çıkarır. Öğrenciler kendi öğrenimleri için sorumluluk alırlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Audio-Lingual Method (Türkçe Anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=47</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:40:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=47</guid>
			<description><![CDATA[Tanım:<br />
Audio-Lingual metot ta Direct Metot gibi konuşmanın temel alındığı yaklaşımdır. Yinede kelime bilgisini vurgulayan gerçek durum örnekleri ile çalışmak yerine Audio-Lingual Metot ta öğrencilere gramatik cümle yapıları öğretilir. Dilbilimi ve psikoloji üzerinde teorik bir temeli vardır. Michigan metodu da denir. Öncelikle öğrencileri uyarıcılara doğru cevap verebilecekleri şekilde uygun duruma getirmek ve yardım etmek gerekir. Böylelikle öğrenciler kendi ana dillerinin alışkanlıklarını yenebilirler ve hedef dil için yeni alışkanlıklar düzenleyebilirler. Bu metodu gözlemlemek için Mali&#8217;deki birinci sınıftaki 13-15 yaşlarında 35 öğrenciyi gözlemleyelim. Sınıf günde bir saat ve haftada 5 gün toplanmaktadır.<br />
<br />
Gözlem ve Prensipler :<br />
1.Öğretmen yeni bir diyalogu tanıtır. <br />
Dil formları kendiliğinden oluşmaz, doğal bir içerik ile öğrencilere verilir.<br />
2.Öğretmen sadece hedef dilde konuşur. Resimler ve el hareketleri anlatıma yardımcı olur.<br />
Hedef dil ve ana dil farklı dil sistemlerine sahiptirler. Bu ikisi birbirinden uzak tutulursa öğrenci hedef dili öğrenirken ana dilinin özelliklerinden mümkün olduğunca az etkilenir.<br />
3.Öğretmen diyalogu iki defa örnekleyerek tanıtır. Doğru cevapları vererek modellik yapar, yanlış telaffuzları anında düzeltir. <br />
Öğretmenin amaçlarından biride hedef dilin modeli olmaktır. Öğrenciler öğretmeni örnek alacaklardır. <br />
4.Öğrenciler diyalogun her cümlesini birkaç defa tekrarlarlar.<br />
Dil öğrenme bir çeşit alışkanlık gibidir. Tekrarlandıkça alışkanlık artar ve öğrenme güçlenir.<br />
5.Öğrenciler diyalogun bir bölümünde telaffuzda zorlanırlar. Öğretmen bu bölümü birkaç parçaya ayırarak öğrencilere öğretir. <br />
Hata olduğu zaman o anda düzeltilmelidir. Yoksa yanlış öğrenme oluşur ve kalıcı olur.<br />
6.Bütün öğrencilerin sırayla birbirlerini selamlayacağı bir zincir çalışması düzenlenir. <br />
Buradaki amaç dili iletişim için nasıl kullanılacağı üzerine alıştırma yapmaktır.<br />
7.Öğretmen &#8220;single-slot ve multiple-slot&#8221; tekniklerini kullanır.<br />
Konuşmanın belirli bölümleri cümledeki belirli yerleri işgal eder. Yeni cümleler yaratabilmek için öğrenci konuşmanın hangi bölümü cümledeki hangi yerle alakalı bilmelidir.  <br />
8.Öğrencilerin doğru cevaplarında öğretmen &#8220;çok iyi&#8221; der.<br />
Pozitif destek vermek öğretmenlerin doğru alışkanlıklar geliştirmelerine yardımcı olur.<br />
9.Öğretmen resimlerle ve konuşarak öğrencilerden istediği cümle üzerine küçük ipuçları (cue) verir.<br />
Öğrenciler sözlü (verbal) veya görsel (nonverbal) uyarıcılara cevap verebilecek şekilde öğrenmelidir.<br />
10.Öğretmen çeviri (olumlu &olumsuz, aktif & pasif) ve soru-cevap öğretim tekniklerini kullanır.<br />
Her dil sınırlı örneklere sahiptir. Bu tür yapısal pratikler öğrencilerin bu yapıları kullanma alışkanlıkları edinmelerine yardımcı olur.<br />
11.Çocuklar eğer baş edebiliyorlarsa öğretmen soruları hızlı hızlı sorar.<br />
Burada amaç çocukların düşünmeye fazla zaman ayırmadan hedef dilde cevap verebilmeleridir. <br />
12.Öğretmen onlara ipucu verir, cesaretlendirmek için gülümser, resimleri kullanır, bireysel çalışır.<br />
Öğretmen bir orkestra lideri gibi olmalıdır. Hedef dilde öğrenci davranışlarını yönlendirmeli, idare etmeli (conduct)ve kontrol edebilmelidir.<br />
13.Yeni kelimeler diyalog içinde öğretilir. Kelime kapasitesi sınırlıdır.<br />
İlk önce yapısal örneklemeler (structural patterns) kullanılmalıdır. Kelime bilgisi daha sonra gelir.<br />
14.Dilbilgisi kuralları ve örnekleri öğretilmez. Dilbilgisi örneklerle ve çeşitli tekrarlamalarla öğretilir.<br />
İkinci dilin öğrenimi ana dil gibi doğaçlama olmalıdır. Ana dili öğrenirken kuralları ezberlemeyiz. Hedef dili kullanmak için gerekli kurallar örneklerden çıkarılabilir (induced from).<br />
15.Öğretmen telaffuzlar için iki dili karşılaştırır. Öğrencilerin nerelerde problem yaşayabileceğini bulur.<br />
Bir hedef dil öğrenirken ana dilin alışkanlıklarından kurtulmak önemlidir. İki dil karşılaştırılarak öğrencilerin nerelerde zorluk yaşayacakları anlaşılır.<br />
16.Öğretmen diyalogu hafta sonunu tahtaya yazar. Öğrenciler bazı sınırlı işlemleri defterlerinde yaparlar. <br />
Konuşma yazmadan daha önce gelir. Bir çocuğun ana dili öğrenirken takip ettiği sıra dinleme, konuşma, okuma ve yazmadır. Hedef dil de böyle öğrenilmelidir.<br />
17.Alfabe oyunu oynanır ve Amerikan marketleri ile futbolu tartışılır.<br />
Dil kültürden ayrılamaz. Kültür sadece edebiyat ve güzel sanatlar değil aynı zamanda hedef dilini ana dili olarak kullanan insanların günlük yaşantılarını da içerir. Öğretmenin bir sorumluluğu da hedef dili kullananların kültürünü de öğretmektir.<br />
<br />
<br />
<br />
METOD HAKKINDA SORULAR:<br />
1.&#8220;Audio-Lingual&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
- Hedef dili iletişim kurabilmek amacıyla kullanmayı öğrenmelerini sağlamak.<br />
- Öğrenciler düşünmek için zaman harcamadan otomatik olarak hedef dili kullanabilecek düzeye erişmeliler.<br />
- Öğrenciler hedef dilde yeni alışkanlıklar geliştirip ana dillerinin eski alışkanlıklarından da kurtulmalıdırlar. <br />
2.Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen bir orkestra lideri gibidir, öğrencilerin dili kullanmasını yönetir ve kontrol eder. Öğrencilerinin taklit (imitation) edeceği iyi bir örnek olmalıdır. Öğrenciler, öğretmenin yönlendirmesini izlerler ve mümkün oldukça çabuk ve doğru cevap verirler.<br />
3.Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Yeni kelimeler ve yapısal örnekler diyaloglarla verilir. Diyaloglar tekrarlama ve taklit etme yoluyla öğrenilir. Öğretme teknikleri diyaloglardaki örneklere bağlı olarak verilir. Öğrencilerin başarılı cevapları övülür. Dilbilgisi verilen örnekler yoluyla aktarılır. Dilbilgisi kuralları apaçık bir şekilde sunulmaz. Kültürel bilgi diyaloglar ile sunulabilir. Öğrencilerin okuma ve yazma çalışmaları daha önceleri yaptıkları konuşma ve dinleme çalışmaları baz alınarak hazırlanmalıdır. <br />
4.Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
&#8220;Chain drill&#8221; metodunda veya diyaloglarda görev aldıklarında öğrenci-öğrenci etkileşimi söz konusudur. Ama bu etkileşim öğretmen tarafından başlatılır ve yönetilir.Ayrıca öğretmen-öğrenci etkileşimleri de büyük çoğunlukla öğretmen tarafından başlatılır (initiate).<br />
5.Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
&#8220;Audio-Lingual&#8221; metotta dilin görünüşü dilbilimcilerin tanımlarından etkilendi. Her dil kendi özel sistemine sahiptir. Bu sistemin bazı bölümleri vardır : fonolojik, morfolojik, sözdizimi.. gibi. Her bölümün kendine özel ayırt edici (distinctive) nitelikleri vardır.<br />
&#8220;Audio-Lingual&#8221; metotta günlük konuşma vurgulanır. Konuşmanın karmaşıklığı yeni başlayanlar için derecelendirilir. Böylelikle yeni başlayanlar sadece basit yapıları öğrenirler. Hedef dili ana dil olarak kullanan insanların kültürü günlük davranışları ve yaşan stilleri olarak öğretilir. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Kelime bilgisi çocuklar telaffuz sistemlerinde ve dilbilgisi örneklerinde belli bir seviyeyi aşıncaya kadar en alt düzeyde tutulur. Dil bilgisi örnekleri bir cümle gibi benzer değildir. Örneğin bu üç cümlenin dil bilgisi yapısı aynıdır : &#8220;Meg called&#8221;, &#8220;The blue Jays won&#8221;, &#8220;The team practiced&#8221;...<br />
Doğal dil bu sırayla öğrenilir : dinleme, konuşma, okuma ve yazma. Konuşma ve dinleme çalışmaları en çok dikkat gösterilmesi gerekenlerdir. Öğrencilerin yazacakları önce konuşma yoluyla tanıtılır. İlk başlardan telaffuz öğretilir. <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Öğrencilerin ana dilindeki alışkanlıkların hedef dildeki ilerlemeyi zorlaştıracağı düşünülür. Bu nedenle sınıfta hedef dil kullanılır. Ana dil ile hedef dil arasındaki karşılaştırmayı (conttastive analysis) yapan öğretmen en fazla karışıklığın geleceği noktayı tahmin edebilir. <br />
8. Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Testteki her soru dilin bir noktasını işaret etmelidir. Öğrencilere bir çiftteki kelimeleri ayırt etmeleri veya bir cümlede uygun fiili sağlamaları sorulabilir. <br />
9.Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğretmenler, öğrencilerin nerede hata yapabileceklerini veya öğretilenleri söylemelerindeki sınırlamaları önceden düşünmeli ve öğrenci hatalarına fırsat vermemeliler. <br />
<br />
TEKNİKLER:<br />
Dialog Memorization (diyalog ezberleme) :<br />
İki karakter arasındaki diyaloglar veya kısa karşılıklı konuşmalar ile genelde ders başlatılır. Öğrenciler taklitçilik yoluyla diyalogu ezberlerler. Öğretmen diyalogdaki bir kişinin rolünü, öğrenci ise diğer bir kişinin rolünü alır. İlk karakterin diyalogları öğrenildikten sonra diğerininkiler ezberlenir. Aynı şekilde sınıfın yarısı bir rolü, diğer yarısı başka bir rolü alabilir. Diyalog ezberlendikten sonra öğrenciler bireysel olarak diyalogu yapabilir. <br />
&#8220;Audio-Lingual&#8221; metotta cümle ve dilbilgisi özellikleri diyaloglar içinde öğretilir. Daha sonra bu özellikler diyaloga bağlı kalınarak tekniklerle kuvvetlendirilir. <br />
Backward build-up / Expansion drill (parçalara ayırma) :<br />
Bu teknik daha çok öğrenciler uzun bir cümlenin telaffuzunda problem yaşadıklarında kullanılır. Öğretmen cümleyi parçalara ayırır ve sondan başlayarak parça parça öğrencilere tekrarlatır. Tekrarlamaya sondan başlanınca öğrencilerin dikkati daha çok yeni bilginin bulunduğu cümlenin son kısmına çekilir. Öğrenciler bütün bir cümleyi hatasızca tekrarlayıncaya kadar çalışma devam eder. <br />
Repetition drill (tekrar) :<br />
Öğrencilerden öğretmenin örneğini mümkün olduğunca hızlı ve doğru tekrarlanması istenir. Bu teknik öğrencilere yeni diyaloglar öğretmek için kullanılır. <br />
Chain drill (zincir) :<br />
Zincirleme tekniği adını sınıfta oluşturduğu zincirleme bir iletişimden alır. Öğretmen bir öğrenciyi selamlayarak başlar ve ona bir soru sorar. Soruyu cevaplayan öğrenci yanındaki arkadaşına dönüp onu selamlar ve bir soru sorar. Bu şekilde devam eder. Zincirleme tekniği sınırlı olmasına rağmen kontrolü kolaydır. Bu teknik aynı zamanda öğretmene bütün öğrencilerin telaffuzunu kontrol etme fırsatı verir. <br />
Single-slot substitution drill (tek sözcük yerleştirme) :<br />
Öğretmen diyalogdan bir cümle okur ve farklı bir kelime (cue) verir. Bu kelimeye anahtar (cue) denir. Öğrenciler verilen kelimeyi okunan cümledeki uygun yere yerleştirirler. Bu teknikteki amaç öğrencilerin cümledeki uygun yeri bulma ve doldurmayı öğrenmeleridir. <br />
Multiple-slot substitution drill (Farklı yere aynı sözcüğü yerleştirme) :<br />
Bu teknikte öğretmen yine anahtar kelimeler verir, bu kelimeler diyalogdaki farklı yerlere gelecektir. Öğrenciler kelimeyi tanımalı veya cümlede nereye konulması gerektiğini bulmalılar. Gerekirse özne-yüklem uyumu gibi değişiklik yapacaklar. Daha sonra cümleyi verilen kelimeyi uygun yere koyarak okuyacaklardır. <br />
Transformation drill (çeviri) :<br />
Öğretme olumlu bir cümle verir ve bunun olumsuz cümleye çevrilmesini ister. Aynı şekilde soruya, aktif bir cümleyi pasife veya dolaylı cümleye çevrilmesi istenebilir. <br />
Question and answer drill (soru-cevap) :<br />
Bu teknik öğrencilerin soru cevaplama pratiği yapmasını sağlar. Öğrenciler, öğretmenin sorularını çok çabuk anlamalı ve cevaplamalılar. Aynı şekilde öğretmen anahtar kelimeler vererek öğrencilerden sorular oluşturmalarını isteyebilir.<br />
Use of minimal pairs (seslerle çalışma) :<br />
Ortak sesleri olan iki farklı kelime (e.g. ship, sheep) ile çalışılır. Önce öğrenciler farkı anlar ve daha sonra doğru telaffuzları yapmaya çalışırlar. Öğretmen sesleri, öğrencilerin ana dili ve hedef dili arasında bir karşılaştırma yaptıktan sonra belirler.<br />
Complete the diyalog (diyalog tamamlama) :<br />
Diyalogtan öğrencilerin öğrendiği bazı kelimeler silinir ve tamamlamaları istenir. <br />
Grammar game (dilbilgisi oyunu) :<br />
Süpermarket  alfabesi oyununda bir öğrenci A harfiyle bir yiyecek söyler bir sonraki hem A harfiyle hem de B harfiyle yiyecek söyler, oyun bu şekilde devam eder. Bu oyunda tekrarlama fazladır. Öğrenciler sınırlı olsa da kendilerini ifade ederler. <br />
<br />
SONUÇ :<br />
1.	Hedef dili kazanma alışkanlıklar oluşturularak mümkündür.<br />
2.	Ana dilin alışkanlıkları hedef dile karışabilir.<br />
3.	Hatalar mümkün olduğunca ortadan kaldırılmalıdır.<br />
4.	Odaklanma hedef dilin yapısal modelleri (structural pattern) üzerinde olmalıdır.<br />
5.	Yeni materyal tanıtılırken diyaloglar kullanılır.<br />
6.	Öğretmeni model alarak taklit yoluyla öğrenilir.<br />
7.	Minimal-Pair tekniğiyle telaffuz üzerinde çalışırlı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tanım:<br />
Audio-Lingual metot ta Direct Metot gibi konuşmanın temel alındığı yaklaşımdır. Yinede kelime bilgisini vurgulayan gerçek durum örnekleri ile çalışmak yerine Audio-Lingual Metot ta öğrencilere gramatik cümle yapıları öğretilir. Dilbilimi ve psikoloji üzerinde teorik bir temeli vardır. Michigan metodu da denir. Öncelikle öğrencileri uyarıcılara doğru cevap verebilecekleri şekilde uygun duruma getirmek ve yardım etmek gerekir. Böylelikle öğrenciler kendi ana dillerinin alışkanlıklarını yenebilirler ve hedef dil için yeni alışkanlıklar düzenleyebilirler. Bu metodu gözlemlemek için Mali&#8217;deki birinci sınıftaki 13-15 yaşlarında 35 öğrenciyi gözlemleyelim. Sınıf günde bir saat ve haftada 5 gün toplanmaktadır.<br />
<br />
Gözlem ve Prensipler :<br />
1.Öğretmen yeni bir diyalogu tanıtır. <br />
Dil formları kendiliğinden oluşmaz, doğal bir içerik ile öğrencilere verilir.<br />
2.Öğretmen sadece hedef dilde konuşur. Resimler ve el hareketleri anlatıma yardımcı olur.<br />
Hedef dil ve ana dil farklı dil sistemlerine sahiptirler. Bu ikisi birbirinden uzak tutulursa öğrenci hedef dili öğrenirken ana dilinin özelliklerinden mümkün olduğunca az etkilenir.<br />
3.Öğretmen diyalogu iki defa örnekleyerek tanıtır. Doğru cevapları vererek modellik yapar, yanlış telaffuzları anında düzeltir. <br />
Öğretmenin amaçlarından biride hedef dilin modeli olmaktır. Öğrenciler öğretmeni örnek alacaklardır. <br />
4.Öğrenciler diyalogun her cümlesini birkaç defa tekrarlarlar.<br />
Dil öğrenme bir çeşit alışkanlık gibidir. Tekrarlandıkça alışkanlık artar ve öğrenme güçlenir.<br />
5.Öğrenciler diyalogun bir bölümünde telaffuzda zorlanırlar. Öğretmen bu bölümü birkaç parçaya ayırarak öğrencilere öğretir. <br />
Hata olduğu zaman o anda düzeltilmelidir. Yoksa yanlış öğrenme oluşur ve kalıcı olur.<br />
6.Bütün öğrencilerin sırayla birbirlerini selamlayacağı bir zincir çalışması düzenlenir. <br />
Buradaki amaç dili iletişim için nasıl kullanılacağı üzerine alıştırma yapmaktır.<br />
7.Öğretmen &#8220;single-slot ve multiple-slot&#8221; tekniklerini kullanır.<br />
Konuşmanın belirli bölümleri cümledeki belirli yerleri işgal eder. Yeni cümleler yaratabilmek için öğrenci konuşmanın hangi bölümü cümledeki hangi yerle alakalı bilmelidir.  <br />
8.Öğrencilerin doğru cevaplarında öğretmen &#8220;çok iyi&#8221; der.<br />
Pozitif destek vermek öğretmenlerin doğru alışkanlıklar geliştirmelerine yardımcı olur.<br />
9.Öğretmen resimlerle ve konuşarak öğrencilerden istediği cümle üzerine küçük ipuçları (cue) verir.<br />
Öğrenciler sözlü (verbal) veya görsel (nonverbal) uyarıcılara cevap verebilecek şekilde öğrenmelidir.<br />
10.Öğretmen çeviri (olumlu &olumsuz, aktif & pasif) ve soru-cevap öğretim tekniklerini kullanır.<br />
Her dil sınırlı örneklere sahiptir. Bu tür yapısal pratikler öğrencilerin bu yapıları kullanma alışkanlıkları edinmelerine yardımcı olur.<br />
11.Çocuklar eğer baş edebiliyorlarsa öğretmen soruları hızlı hızlı sorar.<br />
Burada amaç çocukların düşünmeye fazla zaman ayırmadan hedef dilde cevap verebilmeleridir. <br />
12.Öğretmen onlara ipucu verir, cesaretlendirmek için gülümser, resimleri kullanır, bireysel çalışır.<br />
Öğretmen bir orkestra lideri gibi olmalıdır. Hedef dilde öğrenci davranışlarını yönlendirmeli, idare etmeli (conduct)ve kontrol edebilmelidir.<br />
13.Yeni kelimeler diyalog içinde öğretilir. Kelime kapasitesi sınırlıdır.<br />
İlk önce yapısal örneklemeler (structural patterns) kullanılmalıdır. Kelime bilgisi daha sonra gelir.<br />
14.Dilbilgisi kuralları ve örnekleri öğretilmez. Dilbilgisi örneklerle ve çeşitli tekrarlamalarla öğretilir.<br />
İkinci dilin öğrenimi ana dil gibi doğaçlama olmalıdır. Ana dili öğrenirken kuralları ezberlemeyiz. Hedef dili kullanmak için gerekli kurallar örneklerden çıkarılabilir (induced from).<br />
15.Öğretmen telaffuzlar için iki dili karşılaştırır. Öğrencilerin nerelerde problem yaşayabileceğini bulur.<br />
Bir hedef dil öğrenirken ana dilin alışkanlıklarından kurtulmak önemlidir. İki dil karşılaştırılarak öğrencilerin nerelerde zorluk yaşayacakları anlaşılır.<br />
16.Öğretmen diyalogu hafta sonunu tahtaya yazar. Öğrenciler bazı sınırlı işlemleri defterlerinde yaparlar. <br />
Konuşma yazmadan daha önce gelir. Bir çocuğun ana dili öğrenirken takip ettiği sıra dinleme, konuşma, okuma ve yazmadır. Hedef dil de böyle öğrenilmelidir.<br />
17.Alfabe oyunu oynanır ve Amerikan marketleri ile futbolu tartışılır.<br />
Dil kültürden ayrılamaz. Kültür sadece edebiyat ve güzel sanatlar değil aynı zamanda hedef dilini ana dili olarak kullanan insanların günlük yaşantılarını da içerir. Öğretmenin bir sorumluluğu da hedef dili kullananların kültürünü de öğretmektir.<br />
<br />
<br />
<br />
METOD HAKKINDA SORULAR:<br />
1.&#8220;Audio-Lingual&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
- Hedef dili iletişim kurabilmek amacıyla kullanmayı öğrenmelerini sağlamak.<br />
- Öğrenciler düşünmek için zaman harcamadan otomatik olarak hedef dili kullanabilecek düzeye erişmeliler.<br />
- Öğrenciler hedef dilde yeni alışkanlıklar geliştirip ana dillerinin eski alışkanlıklarından da kurtulmalıdırlar. <br />
2.Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen bir orkestra lideri gibidir, öğrencilerin dili kullanmasını yönetir ve kontrol eder. Öğrencilerinin taklit (imitation) edeceği iyi bir örnek olmalıdır. Öğrenciler, öğretmenin yönlendirmesini izlerler ve mümkün oldukça çabuk ve doğru cevap verirler.<br />
3.Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Yeni kelimeler ve yapısal örnekler diyaloglarla verilir. Diyaloglar tekrarlama ve taklit etme yoluyla öğrenilir. Öğretme teknikleri diyaloglardaki örneklere bağlı olarak verilir. Öğrencilerin başarılı cevapları övülür. Dilbilgisi verilen örnekler yoluyla aktarılır. Dilbilgisi kuralları apaçık bir şekilde sunulmaz. Kültürel bilgi diyaloglar ile sunulabilir. Öğrencilerin okuma ve yazma çalışmaları daha önceleri yaptıkları konuşma ve dinleme çalışmaları baz alınarak hazırlanmalıdır. <br />
4.Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
&#8220;Chain drill&#8221; metodunda veya diyaloglarda görev aldıklarında öğrenci-öğrenci etkileşimi söz konusudur. Ama bu etkileşim öğretmen tarafından başlatılır ve yönetilir.Ayrıca öğretmen-öğrenci etkileşimleri de büyük çoğunlukla öğretmen tarafından başlatılır (initiate).<br />
5.Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
&#8220;Audio-Lingual&#8221; metotta dilin görünüşü dilbilimcilerin tanımlarından etkilendi. Her dil kendi özel sistemine sahiptir. Bu sistemin bazı bölümleri vardır : fonolojik, morfolojik, sözdizimi.. gibi. Her bölümün kendine özel ayırt edici (distinctive) nitelikleri vardır.<br />
&#8220;Audio-Lingual&#8221; metotta günlük konuşma vurgulanır. Konuşmanın karmaşıklığı yeni başlayanlar için derecelendirilir. Böylelikle yeni başlayanlar sadece basit yapıları öğrenirler. Hedef dili ana dil olarak kullanan insanların kültürü günlük davranışları ve yaşan stilleri olarak öğretilir. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Kelime bilgisi çocuklar telaffuz sistemlerinde ve dilbilgisi örneklerinde belli bir seviyeyi aşıncaya kadar en alt düzeyde tutulur. Dil bilgisi örnekleri bir cümle gibi benzer değildir. Örneğin bu üç cümlenin dil bilgisi yapısı aynıdır : &#8220;Meg called&#8221;, &#8220;The blue Jays won&#8221;, &#8220;The team practiced&#8221;...<br />
Doğal dil bu sırayla öğrenilir : dinleme, konuşma, okuma ve yazma. Konuşma ve dinleme çalışmaları en çok dikkat gösterilmesi gerekenlerdir. Öğrencilerin yazacakları önce konuşma yoluyla tanıtılır. İlk başlardan telaffuz öğretilir. <br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Öğrencilerin ana dilindeki alışkanlıkların hedef dildeki ilerlemeyi zorlaştıracağı düşünülür. Bu nedenle sınıfta hedef dil kullanılır. Ana dil ile hedef dil arasındaki karşılaştırmayı (conttastive analysis) yapan öğretmen en fazla karışıklığın geleceği noktayı tahmin edebilir. <br />
8. Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?<br />
Testteki her soru dilin bir noktasını işaret etmelidir. Öğrencilere bir çiftteki kelimeleri ayırt etmeleri veya bir cümlede uygun fiili sağlamaları sorulabilir. <br />
9.Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğretmenler, öğrencilerin nerede hata yapabileceklerini veya öğretilenleri söylemelerindeki sınırlamaları önceden düşünmeli ve öğrenci hatalarına fırsat vermemeliler. <br />
<br />
TEKNİKLER:<br />
Dialog Memorization (diyalog ezberleme) :<br />
İki karakter arasındaki diyaloglar veya kısa karşılıklı konuşmalar ile genelde ders başlatılır. Öğrenciler taklitçilik yoluyla diyalogu ezberlerler. Öğretmen diyalogdaki bir kişinin rolünü, öğrenci ise diğer bir kişinin rolünü alır. İlk karakterin diyalogları öğrenildikten sonra diğerininkiler ezberlenir. Aynı şekilde sınıfın yarısı bir rolü, diğer yarısı başka bir rolü alabilir. Diyalog ezberlendikten sonra öğrenciler bireysel olarak diyalogu yapabilir. <br />
&#8220;Audio-Lingual&#8221; metotta cümle ve dilbilgisi özellikleri diyaloglar içinde öğretilir. Daha sonra bu özellikler diyaloga bağlı kalınarak tekniklerle kuvvetlendirilir. <br />
Backward build-up / Expansion drill (parçalara ayırma) :<br />
Bu teknik daha çok öğrenciler uzun bir cümlenin telaffuzunda problem yaşadıklarında kullanılır. Öğretmen cümleyi parçalara ayırır ve sondan başlayarak parça parça öğrencilere tekrarlatır. Tekrarlamaya sondan başlanınca öğrencilerin dikkati daha çok yeni bilginin bulunduğu cümlenin son kısmına çekilir. Öğrenciler bütün bir cümleyi hatasızca tekrarlayıncaya kadar çalışma devam eder. <br />
Repetition drill (tekrar) :<br />
Öğrencilerden öğretmenin örneğini mümkün olduğunca hızlı ve doğru tekrarlanması istenir. Bu teknik öğrencilere yeni diyaloglar öğretmek için kullanılır. <br />
Chain drill (zincir) :<br />
Zincirleme tekniği adını sınıfta oluşturduğu zincirleme bir iletişimden alır. Öğretmen bir öğrenciyi selamlayarak başlar ve ona bir soru sorar. Soruyu cevaplayan öğrenci yanındaki arkadaşına dönüp onu selamlar ve bir soru sorar. Bu şekilde devam eder. Zincirleme tekniği sınırlı olmasına rağmen kontrolü kolaydır. Bu teknik aynı zamanda öğretmene bütün öğrencilerin telaffuzunu kontrol etme fırsatı verir. <br />
Single-slot substitution drill (tek sözcük yerleştirme) :<br />
Öğretmen diyalogdan bir cümle okur ve farklı bir kelime (cue) verir. Bu kelimeye anahtar (cue) denir. Öğrenciler verilen kelimeyi okunan cümledeki uygun yere yerleştirirler. Bu teknikteki amaç öğrencilerin cümledeki uygun yeri bulma ve doldurmayı öğrenmeleridir. <br />
Multiple-slot substitution drill (Farklı yere aynı sözcüğü yerleştirme) :<br />
Bu teknikte öğretmen yine anahtar kelimeler verir, bu kelimeler diyalogdaki farklı yerlere gelecektir. Öğrenciler kelimeyi tanımalı veya cümlede nereye konulması gerektiğini bulmalılar. Gerekirse özne-yüklem uyumu gibi değişiklik yapacaklar. Daha sonra cümleyi verilen kelimeyi uygun yere koyarak okuyacaklardır. <br />
Transformation drill (çeviri) :<br />
Öğretme olumlu bir cümle verir ve bunun olumsuz cümleye çevrilmesini ister. Aynı şekilde soruya, aktif bir cümleyi pasife veya dolaylı cümleye çevrilmesi istenebilir. <br />
Question and answer drill (soru-cevap) :<br />
Bu teknik öğrencilerin soru cevaplama pratiği yapmasını sağlar. Öğrenciler, öğretmenin sorularını çok çabuk anlamalı ve cevaplamalılar. Aynı şekilde öğretmen anahtar kelimeler vererek öğrencilerden sorular oluşturmalarını isteyebilir.<br />
Use of minimal pairs (seslerle çalışma) :<br />
Ortak sesleri olan iki farklı kelime (e.g. ship, sheep) ile çalışılır. Önce öğrenciler farkı anlar ve daha sonra doğru telaffuzları yapmaya çalışırlar. Öğretmen sesleri, öğrencilerin ana dili ve hedef dili arasında bir karşılaştırma yaptıktan sonra belirler.<br />
Complete the diyalog (diyalog tamamlama) :<br />
Diyalogtan öğrencilerin öğrendiği bazı kelimeler silinir ve tamamlamaları istenir. <br />
Grammar game (dilbilgisi oyunu) :<br />
Süpermarket  alfabesi oyununda bir öğrenci A harfiyle bir yiyecek söyler bir sonraki hem A harfiyle hem de B harfiyle yiyecek söyler, oyun bu şekilde devam eder. Bu oyunda tekrarlama fazladır. Öğrenciler sınırlı olsa da kendilerini ifade ederler. <br />
<br />
SONUÇ :<br />
1.	Hedef dili kazanma alışkanlıklar oluşturularak mümkündür.<br />
2.	Ana dilin alışkanlıkları hedef dile karışabilir.<br />
3.	Hatalar mümkün olduğunca ortadan kaldırılmalıdır.<br />
4.	Odaklanma hedef dilin yapısal modelleri (structural pattern) üzerinde olmalıdır.<br />
5.	Yeni materyal tanıtılırken diyaloglar kullanılır.<br />
6.	Öğretmeni model alarak taklit yoluyla öğrenilir.<br />
7.	Minimal-Pair tekniğiyle telaffuz üzerinde çalışırlı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Direct Method (Türkçe anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=46</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:39:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=46</guid>
			<description><![CDATA[Tanım :<br />
Bu metot da yeni değildir. Prensipleri dil öğretmenleri tarafından yıllarca uygulanmıştır. Hedef dilin iletişim için nasıl kullanılacağını öğrenme amacına sahiptir. &#8220;Grammar-Translation&#8221; metodu öğrencilerin hedef dili kullanmalarında fazla etkili olmadığından &#8220;Direct Method&#8221; popüler olmuştur. Bu metodun ana kuralı, çeviriye izin verilmemesidir. Metotta anlam, görsel yardımlar ve gösterimler (demonstration) kuyllanılarak doğrudan (directly) oluşturulur. Bu metot için şimdi İtalya&#8217;daki bir ortaokulda 30 öğrencinin katıldığı dersi gözlemleyelim. Ders öğrencilerin birinci sınıflarında son dönemde gözlemlenmiştir. <br />
Gözlem ve Prensipler :<br />
1.	Öğrenciler Amerika coğrafyası hakkındaki bir pasajı yüksek sesle okurlar. <br />
	Hedef dilde okuma, dil eğitiminin başından uygulanmaya başlanmalıdır. Konuşma pratikleri süresince okuma gelişmeye devam edecektir. Dil ilk olarak konuşmadır. Kültür ise güzel sanatlardan fazlasıdır (coğrafya ve günlük yaşam gibi).<br />
2.	Her cümle okunduktan sonra öğretmen haritadan bir bölümü işaret eder.<br />
	Resimler ve diğer nesneler öğrencilerin sınıf ortamında anlamayı kolaylaştırıcı etkiye sahiptir.<br />
3.	Öğretmen sorusu olan öğrenciye hedef dilde cevap verir, aynı şekilde sorular da hedef dilde sorulur.<br />
	Ana dil sınıf ortamında kullanılmamalıdır. <br />
4.	Öğretmen, öğrencilerin sorularını örnekler vererek veya tahtayı kullanarak çizimleriyle cevaplar.<br />
	Öğretmen göstererek (demonstrate) ders vermelidir. Açıklama veya çeviri yapmamalıdır. Öğrenciler, hedef dille anlam arasında birlik (association) kurabilmelidirler.  <br />
5.	Öğretmen harita hakkında hedef dilde sorular sorar ve öğrencilerden uzun cevaplar ister.<br />
	Öğrenciler, hedef dilde düşünmeyi mümkün olduğu kadar çabuk öğrenmeliler. Kelime bilgisi ezberleyerek değil uzun cümleler içlerinde öğrenilirse daha kalıcı ve doğal olur. <br />
6.	Öğrenciler harita hakkında sorular sorarlar. <br />
	Dil öğrenmenin amacı iletişim kurmaktır, bu nedenle öğrenciler soru sorma kadar cevap verme üzerinde de pratik yapmalılar. <br />
7.	Öğretmen yanlış telaffuz edilen kelimeleri hemen düzeltir. <br />
	Kelimenin yanlış telaffuzu kalıcı olmaması için dil eğitiminin başından doğru telaffuz ile pratik yapılır. <br />
8.	Öğretmen öğrenci hatalarını, onlardan tercih yapmalarını isteyerek düzeltir. <br />
	Kendi tercihini yapan öğrenci dili daha kolay öğrenir. <br />
9.	Öğretmen, öğrenciler hakkında sorular sorar ve daha sonra öğrenciler birbirlerine sorar. <br />
	Dersler bazı iletişim aktiviteleri içermelidir. Öğrencilere hedef dili gerçekçi durumlarda kullanma fırsatları yaratılmalıdır. Öğrenciler mümkün olduğunca hedef dilde konuşmaya cesaretlendirilmelidir. <br />
10.	Derste öğrenilen &#8220;prepositions&#8221;lar ile öğrenciler boşluk doldurma alıştırmaları yaparlar. <br />
	   Dilbilgisi tümevarımsal (inductively) bir yolla öğretilmelidir. Kesin dilbilgisi kuralları verilmemelidir. <br />
11.	Öğretmen Amerika coğrafyası hakkında bir paragraf yazdırır (dictate). <br />
	   Yazma da eğitimin başlarında öğrenilmesi gereken önemli bir aktivitedir. <br />
12.	Bir hafta boyunca bütün derslerde Amerika coğrafyası işlenir. <br />
	   Ders bir duruma veya konuya göre işlenmelidir, dilsel yapıya göre değil.<br />
13.	Amerikalıların nasıl davrandığı üzerine bir deyim tartışılır. <br />
	   Hedef dili ana dili olarak kullanan insanların yaşamları da dil eğitiminde öğretilmelidir. <br />
METOT HAKKINDA SORULAR :<br />
1.&#8221;Direct&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
- Öğrencilere hedef dilde nasıl iletişim kurulacağını öğretmek.<br />
- Öğrencilere hedef dilde düşünebilmeyi öğretmek.<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?	Öğretmen aktiviteleri yönetendir ama öğrenciler ilk metoda göre daha aktiflerdir. Öğretmen ve öğrenciler daha çok birlikte çalışan partnerler gibi görünür. <br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?	Öğrencilerin hedef dil ile anlam arasında doğrudan bağlantı kurmaları (associate) gerektiğine inanılır. Bunu başarmak içinde öğretmen hedef dildeki yeni bir kelimeyi resimlerle veya hareketlerle (realia, pictures, pantomime) açıklar, asla ana dilde anlatmaz. Öğrenciler sanki gerçek bir durumdalarmış gibi iletişim kurmayı öğrenirler. &#8220;Direct&#8221; metot bir durum (bankada veya alışverişte yabancı dil gibi.) veya konu ile (coğrafya, para, hava durumu gibi.) öğrencilere sunulur. Dilbilgisi kurallarla değil örneklerle yani tümevarım yöntemiyle (inductively) öğretilir. Kesin dilbilgisi kuralları verilmez. Öğrenciler kelime bilgisi çalışmalarını cümle içinde yaparlar. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?  Etkileşim iki yolla da başlayabilir. Sonlanması (latter) ise öğretmenin kontrolünde olur. Bir öğrenci başka bir öğrenci ile de hedef dilde iletişim kurabilir. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?   Dil ilk olarak konuşulur, daha sonra yazılır. Bu nedenle öğrenciler, her gün hedef dilde konuşarak ortak çalışır. Hedef dili konuşan insanların tarihi, kültürü, coğrafyaları, günlük yaşantıları da çalışılmalıdır. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?   Kelime bilgisi, dil bilgisinden daha çok vurgulanır. Okuma, yazma, konuşma ve dinleme çalışmalarının hepsi başlangıçta da var olmaktadır ama temel olarak konuşma ve dinleme görülür. Bu nedenle okuma ve yazma çalışmaları, başta öğrencilerin konuşarak pratik yaptıkları konuları baz alarak hazırlanır. Kursun başından beri telaffuz da önem taşır.<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?   Sınıfta ana dil kesinlikle kullanılmamalıdır.<br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?	   Öğrenciler hedef dil hakkındaki bilgilerini göstermekten ziyade o dili kullanmaları istenebilir. Bunu hem yazılı hem de sözel olarak yapabilmeliler. Örneğin öğrenci, öğrendiği bir konu hakkında paragraf yazabilmeli veya öğretmen ile karşılıklı diyaloga girebilmelidir. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğrencilerin kendi kendilerine hatalarını doğruya dönüştürmelerini sağlamalıdır. <br />
TEKNIKLER<br />
Reading aloud (sesli okuma) :	<br />
Öğrenciler sırayla sesli olarak pasaj veya diyalogu okur. Okumanın sonunda öğretmen resimler, örnekler, mimikler kullanarak anlamı açık ve kolay hale getirmeye çalışır.<br />
Question and answer exercise (soru-cevap pratiği) :<br />
Bu pratik yalnızca hedef dilde yapılmalıdır. Öğrencilerden uzun cevaplar ve sorular kullanmaları istenir. Böylelikle yeni kelimelerin pratiği ve dilbilgisi kalıplarının tekrarlanması sağlanmış olur. <br />
Getting students to self-correct (öğrencilerin kendi hatalarını bulması) :<br />
Bu öğretmenin vereceği iki seçenekten doğru olanı bulmak ve yerleştirmek şeklinde veya örneğin; öğretmen öğrencinin cümlesini hatalı kısmı vurgulayarak söyleyebilir veya hatadan önce durarak bir sonraki kelimenin hatalı olduğuna dair öğrenciye ipucu verebilir. <br />
Conversation practice (söyleşi) :	<br />
Öğretmen çocuklara birkaç soru sorar. Bu soruları cevaplayabilecek çocuk o dersin konusunu anlamıştır. Bu sorular belirli bir dilbilgisi yapısının kullanımı üzerinedir. Daha sonra öğrenciler bu aynı yapıyı kullanarak birbirlerine sorarlar. <br />
Fill-in-the-blank exercise (boşluk doldurma) :<br />
Dilbilgisi kuralı verilmeden öğrenciler boşluk doldurarak ve alıştırma yaparak kuralları kendi kendilerine koymaları sağlanır. Grammar-Translation metodundaki aynı teknikten farkı kesin dilbilgisi kurallarının verilmemesi ama öğrenciler daha önceki örneklerden bu kuralı kendileri oluşturarak boşluklara uygulamalarıdır. <br />
Dictation (yazdırma) :<br />
Öğretmen pasajı üç kez okur. İlk okuyuşunda öğretmen normal hızda okur ve öğrenciler dikkatlice dinler. İkinci seferde pasajı öğrencilerin not almasına imkan verecek şekilde yavaş yavaş ve parça parça okur. Üçüncü seferde ise öğrencilerin yazdıklarını kontrol etmelerini sağlamak amacıyla normal hızda okur. <br />
Map drawing (harita çizme) :	<br />
Bu teknik öğrencilere dinleyerek anlama pratiği kazandırır. Öğrencilere coğrafi şekilleri isimlendirilmemiş bir harita verilir. Daha sonra öğretmen hedef dilde öğrencilere haritadaki şekiller hakkında bilgiler verirken öğrencilerde isimlendirmeleri yaparlar. Daha sonra öğretmen doğrulama için haritayı tahtaya çizer ve öğrenciler sırayla cevapları verirler. <br />
Paragraph writing (paragraf yazma) :<br />
Öğretmen çocuklardan Amerika&#8217;daki belli başlı coğrafi şekiller hakkında paragraf yazmalarını ister. Bunu derste işledikleri konuyu hatırlayarak veya derse başlarken okudukları pasajı kullanarak yapabilirler. <br />
SONUÇLAR :<br />
1.	Metodun ana amacı öğrencilere hedef dilde iletişim kurabilmeyi sağlamaktır.<br />
2.	Öğrencilerin ana dili anlam kazandırmak için olsa bile kullanılmamalıdır. <br />
3.	Kültür konusunda güzel sanatlara ek olarak günlük yaşam da ele alınmalıdır.<br />
4.	Öğrenciler kendi hatalarını kendileri düzeltmeye cesaretlendirilmelidir.<br />
5.	Grammar tümevarımsal (inductively) yöntemle verilmelidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tanım :<br />
Bu metot da yeni değildir. Prensipleri dil öğretmenleri tarafından yıllarca uygulanmıştır. Hedef dilin iletişim için nasıl kullanılacağını öğrenme amacına sahiptir. &#8220;Grammar-Translation&#8221; metodu öğrencilerin hedef dili kullanmalarında fazla etkili olmadığından &#8220;Direct Method&#8221; popüler olmuştur. Bu metodun ana kuralı, çeviriye izin verilmemesidir. Metotta anlam, görsel yardımlar ve gösterimler (demonstration) kuyllanılarak doğrudan (directly) oluşturulur. Bu metot için şimdi İtalya&#8217;daki bir ortaokulda 30 öğrencinin katıldığı dersi gözlemleyelim. Ders öğrencilerin birinci sınıflarında son dönemde gözlemlenmiştir. <br />
Gözlem ve Prensipler :<br />
1.	Öğrenciler Amerika coğrafyası hakkındaki bir pasajı yüksek sesle okurlar. <br />
	Hedef dilde okuma, dil eğitiminin başından uygulanmaya başlanmalıdır. Konuşma pratikleri süresince okuma gelişmeye devam edecektir. Dil ilk olarak konuşmadır. Kültür ise güzel sanatlardan fazlasıdır (coğrafya ve günlük yaşam gibi).<br />
2.	Her cümle okunduktan sonra öğretmen haritadan bir bölümü işaret eder.<br />
	Resimler ve diğer nesneler öğrencilerin sınıf ortamında anlamayı kolaylaştırıcı etkiye sahiptir.<br />
3.	Öğretmen sorusu olan öğrenciye hedef dilde cevap verir, aynı şekilde sorular da hedef dilde sorulur.<br />
	Ana dil sınıf ortamında kullanılmamalıdır. <br />
4.	Öğretmen, öğrencilerin sorularını örnekler vererek veya tahtayı kullanarak çizimleriyle cevaplar.<br />
	Öğretmen göstererek (demonstrate) ders vermelidir. Açıklama veya çeviri yapmamalıdır. Öğrenciler, hedef dille anlam arasında birlik (association) kurabilmelidirler.  <br />
5.	Öğretmen harita hakkında hedef dilde sorular sorar ve öğrencilerden uzun cevaplar ister.<br />
	Öğrenciler, hedef dilde düşünmeyi mümkün olduğu kadar çabuk öğrenmeliler. Kelime bilgisi ezberleyerek değil uzun cümleler içlerinde öğrenilirse daha kalıcı ve doğal olur. <br />
6.	Öğrenciler harita hakkında sorular sorarlar. <br />
	Dil öğrenmenin amacı iletişim kurmaktır, bu nedenle öğrenciler soru sorma kadar cevap verme üzerinde de pratik yapmalılar. <br />
7.	Öğretmen yanlış telaffuz edilen kelimeleri hemen düzeltir. <br />
	Kelimenin yanlış telaffuzu kalıcı olmaması için dil eğitiminin başından doğru telaffuz ile pratik yapılır. <br />
8.	Öğretmen öğrenci hatalarını, onlardan tercih yapmalarını isteyerek düzeltir. <br />
	Kendi tercihini yapan öğrenci dili daha kolay öğrenir. <br />
9.	Öğretmen, öğrenciler hakkında sorular sorar ve daha sonra öğrenciler birbirlerine sorar. <br />
	Dersler bazı iletişim aktiviteleri içermelidir. Öğrencilere hedef dili gerçekçi durumlarda kullanma fırsatları yaratılmalıdır. Öğrenciler mümkün olduğunca hedef dilde konuşmaya cesaretlendirilmelidir. <br />
10.	Derste öğrenilen &#8220;prepositions&#8221;lar ile öğrenciler boşluk doldurma alıştırmaları yaparlar. <br />
	   Dilbilgisi tümevarımsal (inductively) bir yolla öğretilmelidir. Kesin dilbilgisi kuralları verilmemelidir. <br />
11.	Öğretmen Amerika coğrafyası hakkında bir paragraf yazdırır (dictate). <br />
	   Yazma da eğitimin başlarında öğrenilmesi gereken önemli bir aktivitedir. <br />
12.	Bir hafta boyunca bütün derslerde Amerika coğrafyası işlenir. <br />
	   Ders bir duruma veya konuya göre işlenmelidir, dilsel yapıya göre değil.<br />
13.	Amerikalıların nasıl davrandığı üzerine bir deyim tartışılır. <br />
	   Hedef dili ana dili olarak kullanan insanların yaşamları da dil eğitiminde öğretilmelidir. <br />
METOT HAKKINDA SORULAR :<br />
1.&#8221;Direct&#8221; metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?<br />
- Öğrencilere hedef dilde nasıl iletişim kurulacağını öğretmek.<br />
- Öğrencilere hedef dilde düşünebilmeyi öğretmek.<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?	Öğretmen aktiviteleri yönetendir ama öğrenciler ilk metoda göre daha aktiflerdir. Öğretmen ve öğrenciler daha çok birlikte çalışan partnerler gibi görünür. <br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?	Öğrencilerin hedef dil ile anlam arasında doğrudan bağlantı kurmaları (associate) gerektiğine inanılır. Bunu başarmak içinde öğretmen hedef dildeki yeni bir kelimeyi resimlerle veya hareketlerle (realia, pictures, pantomime) açıklar, asla ana dilde anlatmaz. Öğrenciler sanki gerçek bir durumdalarmış gibi iletişim kurmayı öğrenirler. &#8220;Direct&#8221; metot bir durum (bankada veya alışverişte yabancı dil gibi.) veya konu ile (coğrafya, para, hava durumu gibi.) öğrencilere sunulur. Dilbilgisi kurallarla değil örneklerle yani tümevarım yöntemiyle (inductively) öğretilir. Kesin dilbilgisi kuralları verilmez. Öğrenciler kelime bilgisi çalışmalarını cümle içinde yaparlar. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?  Etkileşim iki yolla da başlayabilir. Sonlanması (latter) ise öğretmenin kontrolünde olur. Bir öğrenci başka bir öğrenci ile de hedef dilde iletişim kurabilir. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?   Dil ilk olarak konuşulur, daha sonra yazılır. Bu nedenle öğrenciler, her gün hedef dilde konuşarak ortak çalışır. Hedef dili konuşan insanların tarihi, kültürü, coğrafyaları, günlük yaşantıları da çalışılmalıdır. <br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?   Kelime bilgisi, dil bilgisinden daha çok vurgulanır. Okuma, yazma, konuşma ve dinleme çalışmalarının hepsi başlangıçta da var olmaktadır ama temel olarak konuşma ve dinleme görülür. Bu nedenle okuma ve yazma çalışmaları, başta öğrencilerin konuşarak pratik yaptıkları konuları baz alarak hazırlanır. Kursun başından beri telaffuz da önem taşır.<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?   Sınıfta ana dil kesinlikle kullanılmamalıdır.<br />
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?	   Öğrenciler hedef dil hakkındaki bilgilerini göstermekten ziyade o dili kullanmaları istenebilir. Bunu hem yazılı hem de sözel olarak yapabilmeliler. Örneğin öğrenci, öğrendiği bir konu hakkında paragraf yazabilmeli veya öğretmen ile karşılıklı diyaloga girebilmelidir. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğrencilerin kendi kendilerine hatalarını doğruya dönüştürmelerini sağlamalıdır. <br />
TEKNIKLER<br />
Reading aloud (sesli okuma) :	<br />
Öğrenciler sırayla sesli olarak pasaj veya diyalogu okur. Okumanın sonunda öğretmen resimler, örnekler, mimikler kullanarak anlamı açık ve kolay hale getirmeye çalışır.<br />
Question and answer exercise (soru-cevap pratiği) :<br />
Bu pratik yalnızca hedef dilde yapılmalıdır. Öğrencilerden uzun cevaplar ve sorular kullanmaları istenir. Böylelikle yeni kelimelerin pratiği ve dilbilgisi kalıplarının tekrarlanması sağlanmış olur. <br />
Getting students to self-correct (öğrencilerin kendi hatalarını bulması) :<br />
Bu öğretmenin vereceği iki seçenekten doğru olanı bulmak ve yerleştirmek şeklinde veya örneğin; öğretmen öğrencinin cümlesini hatalı kısmı vurgulayarak söyleyebilir veya hatadan önce durarak bir sonraki kelimenin hatalı olduğuna dair öğrenciye ipucu verebilir. <br />
Conversation practice (söyleşi) :	<br />
Öğretmen çocuklara birkaç soru sorar. Bu soruları cevaplayabilecek çocuk o dersin konusunu anlamıştır. Bu sorular belirli bir dilbilgisi yapısının kullanımı üzerinedir. Daha sonra öğrenciler bu aynı yapıyı kullanarak birbirlerine sorarlar. <br />
Fill-in-the-blank exercise (boşluk doldurma) :<br />
Dilbilgisi kuralı verilmeden öğrenciler boşluk doldurarak ve alıştırma yaparak kuralları kendi kendilerine koymaları sağlanır. Grammar-Translation metodundaki aynı teknikten farkı kesin dilbilgisi kurallarının verilmemesi ama öğrenciler daha önceki örneklerden bu kuralı kendileri oluşturarak boşluklara uygulamalarıdır. <br />
Dictation (yazdırma) :<br />
Öğretmen pasajı üç kez okur. İlk okuyuşunda öğretmen normal hızda okur ve öğrenciler dikkatlice dinler. İkinci seferde pasajı öğrencilerin not almasına imkan verecek şekilde yavaş yavaş ve parça parça okur. Üçüncü seferde ise öğrencilerin yazdıklarını kontrol etmelerini sağlamak amacıyla normal hızda okur. <br />
Map drawing (harita çizme) :	<br />
Bu teknik öğrencilere dinleyerek anlama pratiği kazandırır. Öğrencilere coğrafi şekilleri isimlendirilmemiş bir harita verilir. Daha sonra öğretmen hedef dilde öğrencilere haritadaki şekiller hakkında bilgiler verirken öğrencilerde isimlendirmeleri yaparlar. Daha sonra öğretmen doğrulama için haritayı tahtaya çizer ve öğrenciler sırayla cevapları verirler. <br />
Paragraph writing (paragraf yazma) :<br />
Öğretmen çocuklardan Amerika&#8217;daki belli başlı coğrafi şekiller hakkında paragraf yazmalarını ister. Bunu derste işledikleri konuyu hatırlayarak veya derse başlarken okudukları pasajı kullanarak yapabilirler. <br />
SONUÇLAR :<br />
1.	Metodun ana amacı öğrencilere hedef dilde iletişim kurabilmeyi sağlamaktır.<br />
2.	Öğrencilerin ana dili anlam kazandırmak için olsa bile kullanılmamalıdır. <br />
3.	Kültür konusunda güzel sanatlara ek olarak günlük yaşam da ele alınmalıdır.<br />
4.	Öğrenciler kendi hatalarını kendileri düzeltmeye cesaretlendirilmelidir.<br />
5.	Grammar tümevarımsal (inductively) yöntemle verilmelidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Grammar Translation Method (Türkçe anlatım)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=45</link>
			<pubDate>Sun, 08 Apr 2007 17:38:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=45</guid>
			<description><![CDATA[Tanım :<br />
Yeni bir metod değildir, dil öğretmenleri tarafından uzun yıllar farklı adlarla kullanılmıştır. İlk olarak, Latin ve Yunanca gibi klasik dillerin öğretiminde kullanıldığı için Classical Method ta denir. Günümüzde bu metod, öğrencilerin okumalarına ve yabancı dil edebiyatını değerlendirmelerine (appreciate) yardımcı olmak için kullanılır. Dahası, Hedef dildeki dil bilgisi çalışmalarıyla öğrenci kendi ana dilinin dil bilgisini daha iyi kavrayacak ve oluşan yakınlık ana dilin daha iyi yazılıp konuşulmasını sağlayacaktır. Son olarak yabancı dil öğretimi öğrencilerin zeka gelişimine yardımcı olmaktadır. Beklide öğrenciler öğrendikleri hedef dili hiç kullanmayacaklar ama zihinsel çalışmanın yararını göreceklerdir. <br />
Şimdi bu metodu daha iyi anlayabilmek için Kolombiya&#8217;da bir üniversitede üst-orta seviyede 42 öğrencinin bulunduğu bir sınıftaki dersi gözlemleyelim. 2 saat süren ders haftada 3 kez yapılmaktadır.<br />
Gözlem (Davranış) ve Prensipler (Düşünce) :<br />
1.	Öğrenciler Mark Twain&#8217;den bir pasaj okurlar. <br />
Hedef dili öğrenmenin önemli maksatlarından biri de o dilde yazılı edebiyatı anlayabilmektir. Edebi dil, konuşma dilinden daha üstündür. Öğrencilerin hedef dili çalışması edebiyat ve sanat hakkında sınırlıdır.<br />
2.	Öğrenciler pasajı İngilizce&#8217;den kendi dillerine çevirirler. <br />
Bir dili öğrenmekteki önemli bir başarı da çeviri yapabilmektir. Çeviriyi başarılı yapabilen öğrenciler dil öğreniminde de başarılı sayılırlar. <br />
3.	Öğretmen öğrencilere ana dillerinde pasaj hakkında soruları olup olmadığını sorar. Bir öğrenci bir kelimenin anlamını sorar ve öğretmen İspanyolca cevap verir.<br />
Hedef dilde iletişim kurabilmek yabancı dil eğitiminin hedeflerinden değildir. <br />
4.	Pasajın sorularını öğrenciler yazılı olarak cevaplarlar.<br />
Öncelikle yazma ve okumaya önem verilir. Dinlemeye ve konuşmaya az, telaffuza hiç önem verilmez. <br />
5.	Bir cevabın doğru olup olmadığına öğretmen karar verir. Eğer cevap doğru değil ise, öğretmen başka bir öğrenci seçer veya cevabı kendisi verir.<br />
Sınıfta otorite öğretmendedir. Öğrencilerin doğru cevabı almaları çok önemlidir. <br />
6.	Öğrenciler yeni öğrendikleri kelimeleri İspanyolca&#8217;ya çevirirler.<br />
Bütün hedef diller için ana dilde karşılıklar bulunabilir. <br />
7.	Öğrenciler &#8220;-ty&#8221; ekinin İspanyolca&#8217;daki &#8220;-dad&#8221; ve &#8220;-tad&#8221; ile aynı görevi gördüğünü öğrenirler. <br />
Ana dil ile hedef dil arasındaki benzerlikler öğrenmeyi kolaylaştırır (facilitate). 	<br />
8.	Öğrencilere two-word kelimelerin kullanımları hakkında dilbilgisi kuralları verilir.<br />
Hedef dildeki dilbilgisi kalıplarını öğrenmek öğrenciler için önemlidir. <br />
9.	Öğrenciler alıştırma olarak, verilen örneklere öğrendikleri kuralları uygularlar. <br />
Tümdengelim (deductive) yoluyla kesin dilbilgisi kuralları belirlemek kullanışlı, pedagojik bir tekniktir. <br />
10.	Öğrenciler kelimeleri ezberlerler. <br />
Dil öğrenme böylelikle zihinsel egzersiz yapmayı sağlar. <br />
11.	Öğretmen, öğrencilerden dilbilgisi kurallarını belirtmelerini ister.<br />
Öğrenciler hedef dilin dilbilgisi kurallarının bilincinde (conscious) olmalılar. <br />
12.	Öğrenciler düzensiz fiillerin 2. ve 3. hallerini ezberlerler. <br />
Fiil çekimleri ve diğer dilbilgisi kurallarının mümkün olduğunca ezberlenmeleri sağlanmalıdır.<br />
METOD HAKKINDA SORULAR :<br />
1. &#8220;Grammar-Translation&#8221; metodu kullanan öğretmenin amaçları nelerdir?<br />
- Öğrencilerin hedef dildeki yazılı edebiyatı okuyabilmelerini sağlamak.<br />
- Öğrencilere grammar kurallarını ve kelime bilgisini öğretmek<br />
- Öğrencilerin zihinlerini geliştirecek akıl egzersizleri sağlamak.<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen otoritedir. Öğrenciler, öğretmenin söylediklerini yaparak onun bildiklerini alacaklarına inanırlar.<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Öğrencilere bir dilden diğerine çeviri yapmak öğretilir. Çeviri yaptıkları konular genelde hedef dilin kültürü hakkındadır. Öğrencilere kesin dilbilgisi kuralları verilir, ezber istenir. Daha sonra bu kurallar örneklere uygulanır. Fiil çekimleri gibi gramatik çekim listelerini de öğrenirler. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Etkinin büyük bölümü öğretmenden öğrenciyedir. Etkileşimi öğrenci başlatmaz (initiation) veya öğrenci-öğrenci etkileşimi çok azdır. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Yazı dili ve edebiyat dili, sözlü dilden daha üstün sayılır. Bu nedenle öğrenciler daha çok yazı dilini çalışır. Kültür, edebiyat ve sanattan oluşur (consist).<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Dilbilgisi ve kelime bilgisi vurgulanır. Okuma ve yazma daha önemlidir. Telaffuza, konuşma ve dinlemeye çok önem verilmez.<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Hedef dilde bir cümlenin anlamını kavramak için öğrenciler ana dillerinden yararlanırlar. Sınıfta genelde öğrenciler ana dillerini kullanırlar. <br />
8.Değerlendirme (evaluation) nasıl yapılmalıdır?<br />
Değerlendirmede yazılı çeviri testleri veya karşılaştırmalar (vice-versa) daha çok kullanılır. Hedef dilin kültürü ve dilbilgisi kuralları hakkında daha çok soru sorulur. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğrencilerin doğru cevabı alması çok önemlidir. Öğrenci bir hata yaparsa veya cevabı bilemez ise doğru cevabı öğretmen verir.<br />
TEKNİKLER :<br />
Translation of a Literary Passage (Edebi bir pasajın çevirisi) :<br />
Öğrenciler bir okuma parçasını hedef dili anadillerine çevirirler. Pasajdaki kelime bilgisi ve dilbilgisi yapıları sonraki derslerde işlenir. Pasaj, hedef dilin edebiyatından seçilmiş olabilir veya öğretmen vermek istediği kelime ve dilbilgisi yapılarına uygun pasajı kendi yazabilir. Çeviri hem sözel hem de yazılı şekliyle çalışılabilir. Öğrenciler deyimleri çevirmez ama anlamlarını kavramaya çalışırlar.<br />
Reading Comprehension Questions (Okuduğunu anlama soruları) :<br />
Öğrenciler pasaj hakkındaki soruları cevaplarlar. Sorular belli bir sıra (sequenced) içinde verilir. İlk soru grubu genelde pasajda verilen bilgiler hakkında olur. İkinci soru grubunda ise öğrenciler pasajdan çıkardıkları sonuçlardan bahsederler. Yani cevabı pasaja göre verecekler ama cevap pasajda somut bir şekilde bulunmayacak. Üçüncü soru grubunda öğrenciler pasajı kendi deneyimleriyle ilişkilendirirler. <br />
Antonyms/Synonyms ( Zıt anlamlı-Eş anlamlı sözcükler) :<br />
Öğrencilere bir grup sözcük verilir ve pasajdan zıt anlamlılarını veya eş anlamlarını bulmaları istenir. Veya pasajdaki belirli sözcükleri öğrencilerin hedef dilde tarif etmeleri istenebilir.<br />
Cognates (Aynı kökten gelen sözcükler) :<br />
Öğrencilerden diller arasında karşılık olan ses örneklerini veya telaffuzları öğrenmeleri için &#8220;cognates&#8221; öğretilir. Öğrencilere anlamları farklı olmasına karşın hedef ve ana dilde telaffuzu aynı gibi görünen sözcükler öğretilebilir. Tabii bu bütün dillerde kullanışlı olamaz. <br />
Deductive Application of Rule (Tümdengelim kurallarının uygulanması) :<br />
Dilbilgisi kuralları genelde örnekler ile birlikte sunulur. İstisnalar da not alınır. Öğrenciler bir kuralı algıladıklarında değişik örneklerde o kuralın uygulanması istenebilir.<br />
Fill-in-the-blanks (Boşluk doldurmaca) :<br />
Öğrencilere eksik kelimelerin olduğu cümleler verilir. Boşluklar uygun dilbilgisi yapısı, kelime, belirteç ile doldurulabilir. <br />
Memorization (Ezber) :<br />
Öğrencilere ana dillerindeki karşılıklarıyla birlikte hedef dilde kelimeler verilip ezberlemeleri istenir. Aynı şekilde fiil çekimleri gibi dilbilgisi kural ve yapıları da ezberletilebilir.<br />
Use Words in Sentences (Cümlelerde kelimeler kullanma) :<br />
Bir kelimenin anlamını ve kullanım yerini kavradığını göstermek için öğrenciler kelimenin geçtiği cümleler oluşturabilirler. <br />
Composition (kompozisyon) :<br />
Öğretmen konu verir ve öğrenciler hedef dilde bir pasaj yazar. Konu derste işlenen okuma parçasındaki fikirler hakkında olabilir. Bazen pasaj yerine özette (precis) istenebilir.  <br />
SONUÇ :<br />
1.	Yazılı edebi metinleri okuyabilmek için hedef dil öğrenmek önemli bir nedendir. Hedef dilin kültürü önemlidir.<br />
2.	Edebiyat ve güzel sanatlar kullanılarak kültür verilir.<br />
3.	Çeviri yaparak pratik sağlanır. <br />
4.	Okuma parçalarından değişik türlerde sorular çıkarılarak öğrenme geliştirilir. <br />
5.	Grammar yapıları kesin kurallarla (deductively) verilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tanım :<br />
Yeni bir metod değildir, dil öğretmenleri tarafından uzun yıllar farklı adlarla kullanılmıştır. İlk olarak, Latin ve Yunanca gibi klasik dillerin öğretiminde kullanıldığı için Classical Method ta denir. Günümüzde bu metod, öğrencilerin okumalarına ve yabancı dil edebiyatını değerlendirmelerine (appreciate) yardımcı olmak için kullanılır. Dahası, Hedef dildeki dil bilgisi çalışmalarıyla öğrenci kendi ana dilinin dil bilgisini daha iyi kavrayacak ve oluşan yakınlık ana dilin daha iyi yazılıp konuşulmasını sağlayacaktır. Son olarak yabancı dil öğretimi öğrencilerin zeka gelişimine yardımcı olmaktadır. Beklide öğrenciler öğrendikleri hedef dili hiç kullanmayacaklar ama zihinsel çalışmanın yararını göreceklerdir. <br />
Şimdi bu metodu daha iyi anlayabilmek için Kolombiya&#8217;da bir üniversitede üst-orta seviyede 42 öğrencinin bulunduğu bir sınıftaki dersi gözlemleyelim. 2 saat süren ders haftada 3 kez yapılmaktadır.<br />
Gözlem (Davranış) ve Prensipler (Düşünce) :<br />
1.	Öğrenciler Mark Twain&#8217;den bir pasaj okurlar. <br />
Hedef dili öğrenmenin önemli maksatlarından biri de o dilde yazılı edebiyatı anlayabilmektir. Edebi dil, konuşma dilinden daha üstündür. Öğrencilerin hedef dili çalışması edebiyat ve sanat hakkında sınırlıdır.<br />
2.	Öğrenciler pasajı İngilizce&#8217;den kendi dillerine çevirirler. <br />
Bir dili öğrenmekteki önemli bir başarı da çeviri yapabilmektir. Çeviriyi başarılı yapabilen öğrenciler dil öğreniminde de başarılı sayılırlar. <br />
3.	Öğretmen öğrencilere ana dillerinde pasaj hakkında soruları olup olmadığını sorar. Bir öğrenci bir kelimenin anlamını sorar ve öğretmen İspanyolca cevap verir.<br />
Hedef dilde iletişim kurabilmek yabancı dil eğitiminin hedeflerinden değildir. <br />
4.	Pasajın sorularını öğrenciler yazılı olarak cevaplarlar.<br />
Öncelikle yazma ve okumaya önem verilir. Dinlemeye ve konuşmaya az, telaffuza hiç önem verilmez. <br />
5.	Bir cevabın doğru olup olmadığına öğretmen karar verir. Eğer cevap doğru değil ise, öğretmen başka bir öğrenci seçer veya cevabı kendisi verir.<br />
Sınıfta otorite öğretmendedir. Öğrencilerin doğru cevabı almaları çok önemlidir. <br />
6.	Öğrenciler yeni öğrendikleri kelimeleri İspanyolca&#8217;ya çevirirler.<br />
Bütün hedef diller için ana dilde karşılıklar bulunabilir. <br />
7.	Öğrenciler &#8220;-ty&#8221; ekinin İspanyolca&#8217;daki &#8220;-dad&#8221; ve &#8220;-tad&#8221; ile aynı görevi gördüğünü öğrenirler. <br />
Ana dil ile hedef dil arasındaki benzerlikler öğrenmeyi kolaylaştırır (facilitate). 	<br />
8.	Öğrencilere two-word kelimelerin kullanımları hakkında dilbilgisi kuralları verilir.<br />
Hedef dildeki dilbilgisi kalıplarını öğrenmek öğrenciler için önemlidir. <br />
9.	Öğrenciler alıştırma olarak, verilen örneklere öğrendikleri kuralları uygularlar. <br />
Tümdengelim (deductive) yoluyla kesin dilbilgisi kuralları belirlemek kullanışlı, pedagojik bir tekniktir. <br />
10.	Öğrenciler kelimeleri ezberlerler. <br />
Dil öğrenme böylelikle zihinsel egzersiz yapmayı sağlar. <br />
11.	Öğretmen, öğrencilerden dilbilgisi kurallarını belirtmelerini ister.<br />
Öğrenciler hedef dilin dilbilgisi kurallarının bilincinde (conscious) olmalılar. <br />
12.	Öğrenciler düzensiz fiillerin 2. ve 3. hallerini ezberlerler. <br />
Fiil çekimleri ve diğer dilbilgisi kurallarının mümkün olduğunca ezberlenmeleri sağlanmalıdır.<br />
METOD HAKKINDA SORULAR :<br />
1. &#8220;Grammar-Translation&#8221; metodu kullanan öğretmenin amaçları nelerdir?<br />
- Öğrencilerin hedef dildeki yazılı edebiyatı okuyabilmelerini sağlamak.<br />
- Öğrencilere grammar kurallarını ve kelime bilgisini öğretmek<br />
- Öğrencilerin zihinlerini geliştirecek akıl egzersizleri sağlamak.<br />
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?<br />
Öğretmen otoritedir. Öğrenciler, öğretmenin söylediklerini yaparak onun bildiklerini alacaklarına inanırlar.<br />
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?<br />
Öğrencilere bir dilden diğerine çeviri yapmak öğretilir. Çeviri yaptıkları konular genelde hedef dilin kültürü hakkındadır. Öğrencilere kesin dilbilgisi kuralları verilir, ezber istenir. Daha sonra bu kurallar örneklere uygulanır. Fiil çekimleri gibi gramatik çekim listelerini de öğrenirler. <br />
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?<br />
Etkinin büyük bölümü öğretmenden öğrenciyedir. Etkileşimi öğrenci başlatmaz (initiation) veya öğrenci-öğrenci etkileşimi çok azdır. <br />
5. Dil ve kültür nasıl görülür?<br />
Yazı dili ve edebiyat dili, sözlü dilden daha üstün sayılır. Bu nedenle öğrenciler daha çok yazı dilini çalışır. Kültür, edebiyat ve sanattan oluşur (consist).<br />
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?<br />
Dilbilgisi ve kelime bilgisi vurgulanır. Okuma ve yazma daha önemlidir. Telaffuza, konuşma ve dinlemeye çok önem verilmez.<br />
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?<br />
Hedef dilde bir cümlenin anlamını kavramak için öğrenciler ana dillerinden yararlanırlar. Sınıfta genelde öğrenciler ana dillerini kullanırlar. <br />
8.Değerlendirme (evaluation) nasıl yapılmalıdır?<br />
Değerlendirmede yazılı çeviri testleri veya karşılaştırmalar (vice-versa) daha çok kullanılır. Hedef dilin kültürü ve dilbilgisi kuralları hakkında daha çok soru sorulur. <br />
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?<br />
Öğrencilerin doğru cevabı alması çok önemlidir. Öğrenci bir hata yaparsa veya cevabı bilemez ise doğru cevabı öğretmen verir.<br />
TEKNİKLER :<br />
Translation of a Literary Passage (Edebi bir pasajın çevirisi) :<br />
Öğrenciler bir okuma parçasını hedef dili anadillerine çevirirler. Pasajdaki kelime bilgisi ve dilbilgisi yapıları sonraki derslerde işlenir. Pasaj, hedef dilin edebiyatından seçilmiş olabilir veya öğretmen vermek istediği kelime ve dilbilgisi yapılarına uygun pasajı kendi yazabilir. Çeviri hem sözel hem de yazılı şekliyle çalışılabilir. Öğrenciler deyimleri çevirmez ama anlamlarını kavramaya çalışırlar.<br />
Reading Comprehension Questions (Okuduğunu anlama soruları) :<br />
Öğrenciler pasaj hakkındaki soruları cevaplarlar. Sorular belli bir sıra (sequenced) içinde verilir. İlk soru grubu genelde pasajda verilen bilgiler hakkında olur. İkinci soru grubunda ise öğrenciler pasajdan çıkardıkları sonuçlardan bahsederler. Yani cevabı pasaja göre verecekler ama cevap pasajda somut bir şekilde bulunmayacak. Üçüncü soru grubunda öğrenciler pasajı kendi deneyimleriyle ilişkilendirirler. <br />
Antonyms/Synonyms ( Zıt anlamlı-Eş anlamlı sözcükler) :<br />
Öğrencilere bir grup sözcük verilir ve pasajdan zıt anlamlılarını veya eş anlamlarını bulmaları istenir. Veya pasajdaki belirli sözcükleri öğrencilerin hedef dilde tarif etmeleri istenebilir.<br />
Cognates (Aynı kökten gelen sözcükler) :<br />
Öğrencilerden diller arasında karşılık olan ses örneklerini veya telaffuzları öğrenmeleri için &#8220;cognates&#8221; öğretilir. Öğrencilere anlamları farklı olmasına karşın hedef ve ana dilde telaffuzu aynı gibi görünen sözcükler öğretilebilir. Tabii bu bütün dillerde kullanışlı olamaz. <br />
Deductive Application of Rule (Tümdengelim kurallarının uygulanması) :<br />
Dilbilgisi kuralları genelde örnekler ile birlikte sunulur. İstisnalar da not alınır. Öğrenciler bir kuralı algıladıklarında değişik örneklerde o kuralın uygulanması istenebilir.<br />
Fill-in-the-blanks (Boşluk doldurmaca) :<br />
Öğrencilere eksik kelimelerin olduğu cümleler verilir. Boşluklar uygun dilbilgisi yapısı, kelime, belirteç ile doldurulabilir. <br />
Memorization (Ezber) :<br />
Öğrencilere ana dillerindeki karşılıklarıyla birlikte hedef dilde kelimeler verilip ezberlemeleri istenir. Aynı şekilde fiil çekimleri gibi dilbilgisi kural ve yapıları da ezberletilebilir.<br />
Use Words in Sentences (Cümlelerde kelimeler kullanma) :<br />
Bir kelimenin anlamını ve kullanım yerini kavradığını göstermek için öğrenciler kelimenin geçtiği cümleler oluşturabilirler. <br />
Composition (kompozisyon) :<br />
Öğretmen konu verir ve öğrenciler hedef dilde bir pasaj yazar. Konu derste işlenen okuma parçasındaki fikirler hakkında olabilir. Bazen pasaj yerine özette (precis) istenebilir.  <br />
SONUÇ :<br />
1.	Yazılı edebi metinleri okuyabilmek için hedef dil öğrenmek önemli bir nedendir. Hedef dilin kültürü önemlidir.<br />
2.	Edebiyat ve güzel sanatlar kullanılarak kültür verilir.<br />
3.	Çeviri yaparak pratik sağlanır. <br />
4.	Okuma parçalarından değişik türlerde sorular çıkarılarak öğrenme geliştirilir. <br />
5.	Grammar yapıları kesin kurallarla (deductively) verilir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>