<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ELTCafe.Net - Yabancı Sanatçılar]]></title>
		<link>http://www.eltcafe.net/</link>
		<description><![CDATA[ELTCafe.Net - http://www.eltcafe.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 15:05:47 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Therion]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4990</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 11:56:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4990</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Kuruluşu 1990&#8217;ın da ötesinde olan Therion&#8217;un tarzı gerçekten oldukça özel... Metalin içindeki seslerden daha benzersiz ve daha özgün sesleri yaratmaya çalışan bu İsveçli grup, senfonik öğeleri, opera tadındaki vokalleri ve Orta Çağ&#8217;a özgü koroların mükemmel uyumunu kullanarak klasik metal ve gotik kavramlarını birlikte işleyerek ortaya büyüleyici bir tarz çıkarıyor.<br />
<br />
15 yıldır art arda çıkan albümlerdeki klasik etkiler ve korolar, Johnsson&#8217;un karizmatik vokallerinden sonra yeni bir ticari marka haline geldi. Grup, ilk başlarda daha çok black ve death metale yönelik albümler çıkardı. 1990&#8217;da "Time Shall Tell", 91&#8217;de "Of Darkness", 92&#8217;de "Beyond Sonctorum" ve 93&#8217;te "Symphony Masses : Ho Drakon Ho Megas", bu tarzla raflardaki yerini almıştı. 1994&#8217;de kısa bir molanın ardından tekrar iş başına dönen grup, bir yıl sonra iki albümle hayranlarının karşısına çıktı. "Beauty In Black" ve "Lepaca Kliffoth"... 1996&#8217;da çıkan albüm ise "Siren of the Woods" adını taşıyordu. Peşpeşe kaydedilen etkileyici çalışmalarla müzik piyasasında önemli bir yer edinen topluluk, aralıksız çalışmaya devam ederek 1996&#8217;nın ortalarında bir albümü daha diskografisine ekledi: "Theli"... Bu albümde grup, klasik müzikle metali birleştirdi. Bu özgün çalışmanın ardından Christofer ve grubu, aynı tarzı sürdürme konusuna odaklantı. Bundan sonraki albümler daha senfonik olacaktı.<br />
<br />
1997&#8217;de "A&#8217;arab Zaraq Lucid Dreaming" piyasaya sürüldü. Grup bu albümden "Bizim 10. yıldönümü albümümüz" diye söz etti. Kendilerini senfonik öğelere o kadar kaptırmışlardı ki bundan sonraki albümler tamamıyla senfonik black ve gotik metal türünde olucaktı...<br />
<br />
1998&#8217;in sonlarına doğru "Vovin" çıktı. Bu albümde kullanılan soprano vokaller, Orta Çağ&#8217;ın klasik müziği ve operasını eşsiz bir çekicilikle simgeliyordu. Öne çıkan parçalar arasında "The Rise Of Sodom And Gomorrah", "Eye Of Shiva" ve "Clavicula Nox" sayılabilir.<br />
<br />
Bir yıl sonra sunulan "Crowning of Atlantis" albümünde de yine önceki gibi opera görkemi kullanılmış, etkili bayan ve erkek vokaller, tarzın başarıyla sürdürülmesinde önemli rol oynamışlardı. 2000&#8217;de "Deggial" çıktı... Black metalle klasik opera öğelerinin eritmesiyle ortaya çıkan tarz, bu albümle tam etkisini gösterdi. "Theli"de yakalanan hava, gruba bambaşka bir özellik katmış, bu türün devamlılığı kaçınılmaz olmuştu.. Grup elemanlarından biri, bazı parçaları için "Metallica&#8217;nın gitarını, Richard Wagner&#8217;in operasını düşünün.. İşte bu bizim karışımımız!" demişti... "Sphinx&#8217;s Seven Secret" ve albümle aynı adı taşıyan "Deggial"in ön planda olduğu çalışmayı 2001 çıkışlı "Secret of The Runes" izledi. Bu kez eski Kuzey Avrupa gelenekleri temel alınmıştı. Dokuz dünyayı anlatan bir ağacın temelini oluşturduğu felsefe, albümde her şarkının bir ağacı ve birdünyayı simgelemesiyle canlandırılmıştı.<br />
<br />
Therion, bir yıl sonra "Live in Midgard" ile yeniden müzikseverlerin karşısına çıktı. En sevilen parçaların bir arada olduğu iki cdlik albüm, Therion hayranlarının arşivinde bulunması gereken önemli bir seçim.<br />
-----alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Kuruluşu 1990&#8217;ın da ötesinde olan Therion&#8217;un tarzı gerçekten oldukça özel... Metalin içindeki seslerden daha benzersiz ve daha özgün sesleri yaratmaya çalışan bu İsveçli grup, senfonik öğeleri, opera tadındaki vokalleri ve Orta Çağ&#8217;a özgü koroların mükemmel uyumunu kullanarak klasik metal ve gotik kavramlarını birlikte işleyerek ortaya büyüleyici bir tarz çıkarıyor.<br />
<br />
15 yıldır art arda çıkan albümlerdeki klasik etkiler ve korolar, Johnsson&#8217;un karizmatik vokallerinden sonra yeni bir ticari marka haline geldi. Grup, ilk başlarda daha çok black ve death metale yönelik albümler çıkardı. 1990&#8217;da "Time Shall Tell", 91&#8217;de "Of Darkness", 92&#8217;de "Beyond Sonctorum" ve 93&#8217;te "Symphony Masses : Ho Drakon Ho Megas", bu tarzla raflardaki yerini almıştı. 1994&#8217;de kısa bir molanın ardından tekrar iş başına dönen grup, bir yıl sonra iki albümle hayranlarının karşısına çıktı. "Beauty In Black" ve "Lepaca Kliffoth"... 1996&#8217;da çıkan albüm ise "Siren of the Woods" adını taşıyordu. Peşpeşe kaydedilen etkileyici çalışmalarla müzik piyasasında önemli bir yer edinen topluluk, aralıksız çalışmaya devam ederek 1996&#8217;nın ortalarında bir albümü daha diskografisine ekledi: "Theli"... Bu albümde grup, klasik müzikle metali birleştirdi. Bu özgün çalışmanın ardından Christofer ve grubu, aynı tarzı sürdürme konusuna odaklantı. Bundan sonraki albümler daha senfonik olacaktı.<br />
<br />
1997&#8217;de "A&#8217;arab Zaraq Lucid Dreaming" piyasaya sürüldü. Grup bu albümden "Bizim 10. yıldönümü albümümüz" diye söz etti. Kendilerini senfonik öğelere o kadar kaptırmışlardı ki bundan sonraki albümler tamamıyla senfonik black ve gotik metal türünde olucaktı...<br />
<br />
1998&#8217;in sonlarına doğru "Vovin" çıktı. Bu albümde kullanılan soprano vokaller, Orta Çağ&#8217;ın klasik müziği ve operasını eşsiz bir çekicilikle simgeliyordu. Öne çıkan parçalar arasında "The Rise Of Sodom And Gomorrah", "Eye Of Shiva" ve "Clavicula Nox" sayılabilir.<br />
<br />
Bir yıl sonra sunulan "Crowning of Atlantis" albümünde de yine önceki gibi opera görkemi kullanılmış, etkili bayan ve erkek vokaller, tarzın başarıyla sürdürülmesinde önemli rol oynamışlardı. 2000&#8217;de "Deggial" çıktı... Black metalle klasik opera öğelerinin eritmesiyle ortaya çıkan tarz, bu albümle tam etkisini gösterdi. "Theli"de yakalanan hava, gruba bambaşka bir özellik katmış, bu türün devamlılığı kaçınılmaz olmuştu.. Grup elemanlarından biri, bazı parçaları için "Metallica&#8217;nın gitarını, Richard Wagner&#8217;in operasını düşünün.. İşte bu bizim karışımımız!" demişti... "Sphinx&#8217;s Seven Secret" ve albümle aynı adı taşıyan "Deggial"in ön planda olduğu çalışmayı 2001 çıkışlı "Secret of The Runes" izledi. Bu kez eski Kuzey Avrupa gelenekleri temel alınmıştı. Dokuz dünyayı anlatan bir ağacın temelini oluşturduğu felsefe, albümde her şarkının bir ağacı ve birdünyayı simgelemesiyle canlandırılmıştı.<br />
<br />
Therion, bir yıl sonra "Live in Midgard" ile yeniden müzikseverlerin karşısına çıktı. En sevilen parçaların bir arada olduğu iki cdlik albüm, Therion hayranlarının arşivinde bulunması gereken önemli bir seçim.<br />
-----alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Travis]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4989</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 11:52:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4989</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Glasgow çıkışlı İskoç rock müzik topluluğu Travis, 1990 yılında, Chris ve Geoff Martyn kardeşler tarafından "Running Red" ismiyle kuruldu. Lenzie Akademisi'nden arkadaşları olan Andy Dunlop'un ardından Neil Primrose ve kadın vokalist Catherine Maxwell'in de katılımıyla kadrosu şekillenen topluluk, bu dönemde bir kez daha isim değişikliğine gitti. John Lennon ile Paul McCartney tarafından yazılan ve Beatles grubu tarafından seslendirilen "Glass Onion" şarkısı, gruba yeni ismini vermiş oldu.<br />
<br />
Çeşitli albüm kayıt çalışmalarının ardından, ünlü film yönetmeni Wim Wenders'ın "Paris, Texas" adlı yapıtında Harry Dean Stanton'ın canlandırdığı "Travis" karakterinin ismini alarak birkaç senede dünyanın önde gelen rock müzik oluşumlarından biri haline gelen grubun kadrosunda; öncü vokallerde, gitarda, piyanoda ve banjoda Fran Healy, bas gitarda ve geri vokallerde Dougie Payne, öncü gitarda, banjoda, klavyede ve geri vokallerde Andy Dunlop, davul ve perküsyonda ise Neil Primrose bulunuyor.<br />
<br />
"Biz, Britanya'daki kamu hizmetlerinden biri gibiyiz. Ambulans, otomobil kurumu, sonra da Travis..."<br />
<br />
İlk Albüm: "Good Feeling"<br />
<br />
Travis, ilk stüdyo albümü olan "Good Feeling"i ("İyi Duygu") 1997 yılında, başarılı müzik yapımcısı Steve Lillywhite'ın desteğiyle beğeniye sundu. Kayıtları New York'taki Bearsville Stüdyoları'nda gerçekleşen albüm, 40.000'i geçmeyen satış rakamına rağmen müzik çevrelerinden son derece olumlu tepkiler aldı ve kısa süreliğine de olsa İngiliz müzik listelerinde 9. sıraya kadar yükseldi. 12 şarkıdan oluşan ve 49 dakikalık bağımsız rock ezgileri içeren "Good Feeling"in ardından grubun ikinci albümü raflardaki yerini aldı.<br />
<br />
Uluslararası Üne Giden Yol: "The Man Who"<br />
<br />
Grammy ödüllü İngiliz yapımcı Nigel Godrich'in üstlendiği ikinci Travis albümü, "The Man Who" adıyla 24 Mayıs 1999 tarihinde müzik dünyasına sunuldu. Gruba uluslararası ün kazandıran albüm; İngiltere müzik listelerinde bir numaraya yükselirken 2000 yılında iki de BRIT Ödülü'ne layık görüldü.<br />
<br />
Adını, İngiliz fizikçi Oliver Sacks'ın "The Man Who Mistook His Wife for a Hat" kitabından alan "The Man Who" albümü, 1999 yılında İngiltere'nin "en çok satılan" albümü olarak Travis'i müzik dünyasının ilgi odağına yerleştirdi.<br />
<br />
Albümün en dikkat çekici parçaları arasında; "Writing to Reach You" ("Sana Ulaşmak İçin Yazıyorum"), "Driftwood", "Turn" ("Dön") ve "Why Does It Always Rain On Me" ("Neden Hep Benim Üzerime Yağıyor") yer alıyordu. Albümün giriş parçası ve ilk teklisi olan "Writing to Reach You", Francis Healy tarafından yazılmış, video klibi ise John Hardwick tarafından çekilmişti.<br />
<br />
Işıltılı Günler ve "The Invisible Band"<br />
<br />
Yapımcılığını yine Nigel Godrich'in üstlendiği üçüncü stüdyo albümü "The Invisible Band" ("Görünmez Grup"), müziğin, onu yapan gruptan daha önemli olduğu yönündeki görüş baz alınarak yaratıldı. İngiliz müzik listelerinde bir kez daha zirveye yükselme başarısını gösteren Travis, Top of the Pops'un "Yılın Albümü" ödülüne de layık görüldü.<br />
<br />
İkisi yalnız Amerika sürümlerinde olmak üzere toplam 14 şarkıyı içeren "The Invisible Band" albümü, 11 Haziran 2001 tarihinde beğeniye sunulmuştu.<br />
<br />
Kabus ve Uyanış...<br />
<br />
Travis için her şey kusursuz ilerliyordu. Kısa sürede müthiş bir ün kazandılar ve tüm dünyada adlarından söz ettirmeye başladılar. Müzik listelerinin zirvelerini ve satış rakamı istatistiklerini altüst eden topluluk, çok sayıda da ödüle layık görüldü.<br />
<br />
Ancak bir olay, bütün bu ışıltılı günlerin üzerine kabus gibi çökmüştü. Grubun davulcusu Neil Primrose, Fransa turnesi sırasında sığ olduğunu farketmediği bir yüzme havuzuna balıklama atlayıp boynunu kırdı. Bu korkunç kaza, yarı ölüm demekti. Şaşırtıcı bir şekilde ve büyük şans eseri, Primrose tümüyle iyileşerek gruba geri döndü. Francis Healy, yaşadıklarının özetini şu sözlerle dile getirdi;<br />
<br />
"Neil'ın geçirdiği kazayla Travis yolun sonuna gelmişti. Bu grup, dört üyesinden herhangi biri olmazsa var olamazdı. Neyse ki bize bir şans daha verildi."<br />
<br />
"Bir şans daha" ve Yeniden Doğuş...<br />
<br />
Travis, verilen şansı doğru kullanmayı başardı. İskoçya'nın batısında küçük bir stüdyo tutarak çalışmalarına hız verdiler ve sadece iki haftada 9 yeni şarkı yazarak dördüncü stüdyo albümlerinin temelini attılar. "12 Memories" ("12 Hatıra") adlı çalışmanın yapımcılığını, Tchad Blake ve Steve Orchard ile birlikte, grubun kendisi üstlendi.<br />
<br />
11 şarkıdan oluşan ve Müzik Kutusu® Tanıtım Yazıları Arşivi'nde ayrıntılı incelemesini bulabileceğiniz "12 Memories" albümü, 13 Ekim 2003'te raflardaki yerini aldı ve İngiltere listelerinde ancak 3. sıraya kadar yükselebildi. Önceki iki albümün 2 milyonluk satış başarısına erişemeyen "12 Memories", 300.000 kopyada kaldı.<br />
<br />
Tarihler 7 Mayıs 2007'yi gösterdiğinde Travis bu kez, beşinci stüdyo albümü "The Boy with No Name" ("İsimsiz Çocuk") ile hayranlarının karşısına çıktı. Adını, Fran Healy ve eşi Nora'nın, yeni doğan erkek çocuklarına isim koymaya çalışırken belirledikleri albüm, üçü gizli olmak üzere toplam 15 şarkıdan oluşuyordu.<br />
<br />
Albümün ilk teklisi için, şarkı listesinde 3. sırada bulunan "Closer" ("Daha Yakın") adlı çalışma seçildi. İlk haftasında 12.000'in üzerinde satış rakamına ulaşan albüm, grup tarafından Abbey Road Stüdyoları'nın şef mühendisi Chris Blair'a ve 2005 yılında, henüz 34 yaşındayken beyninde oluşan tümör nedeniyle yaşamını yitiren İngiliz ralli pilotu Richard Burns'e ithaf edildi.<br />
<br />
"The Boy with No Name", en büyük liste başarısını, ikinci sıraya yükselerek Norveç'te, 4. sıraya yükselerek de İngiltere'de kazanırken, Amerika Billboard 200 listesinde ise 58. sırada yer aldı.<br />
<br />
Ve Travis Türkiye'de!<br />
<br />
Travis, 27 Haziran 2008 günü, İstanbul'un görkemli eğlence mekanı Parkorman'da, Türk hayranlarıyla buluşacak. Grubun, henüz satışa sunulmayan 6. stüdyo albümü "Ode to J. Smith"te yer alan şarkıları da seslendirmesi bekleniyor.<br />
------alıntıdır-------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Glasgow çıkışlı İskoç rock müzik topluluğu Travis, 1990 yılında, Chris ve Geoff Martyn kardeşler tarafından "Running Red" ismiyle kuruldu. Lenzie Akademisi'nden arkadaşları olan Andy Dunlop'un ardından Neil Primrose ve kadın vokalist Catherine Maxwell'in de katılımıyla kadrosu şekillenen topluluk, bu dönemde bir kez daha isim değişikliğine gitti. John Lennon ile Paul McCartney tarafından yazılan ve Beatles grubu tarafından seslendirilen "Glass Onion" şarkısı, gruba yeni ismini vermiş oldu.<br />
<br />
Çeşitli albüm kayıt çalışmalarının ardından, ünlü film yönetmeni Wim Wenders'ın "Paris, Texas" adlı yapıtında Harry Dean Stanton'ın canlandırdığı "Travis" karakterinin ismini alarak birkaç senede dünyanın önde gelen rock müzik oluşumlarından biri haline gelen grubun kadrosunda; öncü vokallerde, gitarda, piyanoda ve banjoda Fran Healy, bas gitarda ve geri vokallerde Dougie Payne, öncü gitarda, banjoda, klavyede ve geri vokallerde Andy Dunlop, davul ve perküsyonda ise Neil Primrose bulunuyor.<br />
<br />
"Biz, Britanya'daki kamu hizmetlerinden biri gibiyiz. Ambulans, otomobil kurumu, sonra da Travis..."<br />
<br />
İlk Albüm: "Good Feeling"<br />
<br />
Travis, ilk stüdyo albümü olan "Good Feeling"i ("İyi Duygu") 1997 yılında, başarılı müzik yapımcısı Steve Lillywhite'ın desteğiyle beğeniye sundu. Kayıtları New York'taki Bearsville Stüdyoları'nda gerçekleşen albüm, 40.000'i geçmeyen satış rakamına rağmen müzik çevrelerinden son derece olumlu tepkiler aldı ve kısa süreliğine de olsa İngiliz müzik listelerinde 9. sıraya kadar yükseldi. 12 şarkıdan oluşan ve 49 dakikalık bağımsız rock ezgileri içeren "Good Feeling"in ardından grubun ikinci albümü raflardaki yerini aldı.<br />
<br />
Uluslararası Üne Giden Yol: "The Man Who"<br />
<br />
Grammy ödüllü İngiliz yapımcı Nigel Godrich'in üstlendiği ikinci Travis albümü, "The Man Who" adıyla 24 Mayıs 1999 tarihinde müzik dünyasına sunuldu. Gruba uluslararası ün kazandıran albüm; İngiltere müzik listelerinde bir numaraya yükselirken 2000 yılında iki de BRIT Ödülü'ne layık görüldü.<br />
<br />
Adını, İngiliz fizikçi Oliver Sacks'ın "The Man Who Mistook His Wife for a Hat" kitabından alan "The Man Who" albümü, 1999 yılında İngiltere'nin "en çok satılan" albümü olarak Travis'i müzik dünyasının ilgi odağına yerleştirdi.<br />
<br />
Albümün en dikkat çekici parçaları arasında; "Writing to Reach You" ("Sana Ulaşmak İçin Yazıyorum"), "Driftwood", "Turn" ("Dön") ve "Why Does It Always Rain On Me" ("Neden Hep Benim Üzerime Yağıyor") yer alıyordu. Albümün giriş parçası ve ilk teklisi olan "Writing to Reach You", Francis Healy tarafından yazılmış, video klibi ise John Hardwick tarafından çekilmişti.<br />
<br />
Işıltılı Günler ve "The Invisible Band"<br />
<br />
Yapımcılığını yine Nigel Godrich'in üstlendiği üçüncü stüdyo albümü "The Invisible Band" ("Görünmez Grup"), müziğin, onu yapan gruptan daha önemli olduğu yönündeki görüş baz alınarak yaratıldı. İngiliz müzik listelerinde bir kez daha zirveye yükselme başarısını gösteren Travis, Top of the Pops'un "Yılın Albümü" ödülüne de layık görüldü.<br />
<br />
İkisi yalnız Amerika sürümlerinde olmak üzere toplam 14 şarkıyı içeren "The Invisible Band" albümü, 11 Haziran 2001 tarihinde beğeniye sunulmuştu.<br />
<br />
Kabus ve Uyanış...<br />
<br />
Travis için her şey kusursuz ilerliyordu. Kısa sürede müthiş bir ün kazandılar ve tüm dünyada adlarından söz ettirmeye başladılar. Müzik listelerinin zirvelerini ve satış rakamı istatistiklerini altüst eden topluluk, çok sayıda da ödüle layık görüldü.<br />
<br />
Ancak bir olay, bütün bu ışıltılı günlerin üzerine kabus gibi çökmüştü. Grubun davulcusu Neil Primrose, Fransa turnesi sırasında sığ olduğunu farketmediği bir yüzme havuzuna balıklama atlayıp boynunu kırdı. Bu korkunç kaza, yarı ölüm demekti. Şaşırtıcı bir şekilde ve büyük şans eseri, Primrose tümüyle iyileşerek gruba geri döndü. Francis Healy, yaşadıklarının özetini şu sözlerle dile getirdi;<br />
<br />
"Neil'ın geçirdiği kazayla Travis yolun sonuna gelmişti. Bu grup, dört üyesinden herhangi biri olmazsa var olamazdı. Neyse ki bize bir şans daha verildi."<br />
<br />
"Bir şans daha" ve Yeniden Doğuş...<br />
<br />
Travis, verilen şansı doğru kullanmayı başardı. İskoçya'nın batısında küçük bir stüdyo tutarak çalışmalarına hız verdiler ve sadece iki haftada 9 yeni şarkı yazarak dördüncü stüdyo albümlerinin temelini attılar. "12 Memories" ("12 Hatıra") adlı çalışmanın yapımcılığını, Tchad Blake ve Steve Orchard ile birlikte, grubun kendisi üstlendi.<br />
<br />
11 şarkıdan oluşan ve Müzik Kutusu® Tanıtım Yazıları Arşivi'nde ayrıntılı incelemesini bulabileceğiniz "12 Memories" albümü, 13 Ekim 2003'te raflardaki yerini aldı ve İngiltere listelerinde ancak 3. sıraya kadar yükselebildi. Önceki iki albümün 2 milyonluk satış başarısına erişemeyen "12 Memories", 300.000 kopyada kaldı.<br />
<br />
Tarihler 7 Mayıs 2007'yi gösterdiğinde Travis bu kez, beşinci stüdyo albümü "The Boy with No Name" ("İsimsiz Çocuk") ile hayranlarının karşısına çıktı. Adını, Fran Healy ve eşi Nora'nın, yeni doğan erkek çocuklarına isim koymaya çalışırken belirledikleri albüm, üçü gizli olmak üzere toplam 15 şarkıdan oluşuyordu.<br />
<br />
Albümün ilk teklisi için, şarkı listesinde 3. sırada bulunan "Closer" ("Daha Yakın") adlı çalışma seçildi. İlk haftasında 12.000'in üzerinde satış rakamına ulaşan albüm, grup tarafından Abbey Road Stüdyoları'nın şef mühendisi Chris Blair'a ve 2005 yılında, henüz 34 yaşındayken beyninde oluşan tümör nedeniyle yaşamını yitiren İngiliz ralli pilotu Richard Burns'e ithaf edildi.<br />
<br />
"The Boy with No Name", en büyük liste başarısını, ikinci sıraya yükselerek Norveç'te, 4. sıraya yükselerek de İngiltere'de kazanırken, Amerika Billboard 200 listesinde ise 58. sırada yer aldı.<br />
<br />
Ve Travis Türkiye'de!<br />
<br />
Travis, 27 Haziran 2008 günü, İstanbul'un görkemli eğlence mekanı Parkorman'da, Türk hayranlarıyla buluşacak. Grubun, henüz satışa sunulmayan 6. stüdyo albümü "Ode to J. Smith"te yer alan şarkıları da seslendirmesi bekleniyor.<br />
------alıntıdır-------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Killers]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4988</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 11:47:16 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4988</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
2000'li yılların ortalarında bu denli hızlı çıkışlara pek de sık tanık olmamıştık. Las Vegas'ta bir araya gelen genç pop müzik topluluğu The Killers (Katiller), kısa sürede kendini geniş kitlelere kanıtlayarak listelerin zirvesini zorlamaya başladı.<br />
<br />
80'li yılların sintisayzır destekli tarzıyla günümüzün çağdaş pop müziğini birleştiren grup, "Hot Fuss" albümüyle 2004 yılına damgasını vurmuştu. Grubun kadrosunu, vokal ve klavyede 1981 doğumlu solist Brandon Flowers, gitarda David Keuning, bas gitarda Mark Stoermer ve davullarda Ronnie Vannucci oluşturuyordu. The Killers'ın ilk buluşması 2002 yılında gerçekleşti. Flowers ve bir Oasis hayranı olan Keuning, "Hot Fuss"ın dünya çapında üne kavuşmasından 2 sene önce bir araya gelmişlerdi. Yakın gelecekte hit şarkılarından biri olarak sunacakları "Mr. Brightside"ı birlikte kaydettiler. Ardından Stoermer ve Vannucci'nin de katılmasıyla son şekillerini alarak küçük bar ve kulüplerde boy göstermeye başladılar.<br />
<br />
Kısa süre sonra Warner Bros'un İngiliz temsilcilerinden biri, grubun müziğini dinledi ve Londra çıkışlı Lizard King'e demo kayıtlarını ulaştırdı. The Killers'ın "Mr. Brightside" adlı ilk teklisi bu etiketle raflardaki yerini almış oldu.<br />
<br />
Ardından grubun rüzgarı olanca hızıyla esmeye başladı. Önce New York şehrindeki CMJ Müzik Maratonu'nda çağrıldılar, ardından Island Kayıt Şirketi ile uluslararası sözleşme imzalayıp Interpol, The Rapture, The Strokes gibi isimlerin sayısal seviyelerine ulaştılar. 2004 baharında yan grup olarak çıktıkları konserlerde, Haziran ayında beğeniye sunacakları ilk stüdyo albümlerinin şarkılarından ipuçları verdiler. Albümde yer alan "Somebody Told Me", "Mr. Brightside", "Smile Like You Mean It" ve "All These Things That I've Done" adlı çalışmalar şaşırtıcı derecede kısa bir sürede dünya çapında hit oldu. "Hot Fuss", Billboard Top 200 listesinde yedinci sıraya kadar yükseldi. 2006 yılı itibariyle grubun bu ilk albümü, dünya çapında 5 milyondan fazla kopya satmış, gruba da tam 5 Grammy adaylığı kazandırmıştı.<br />
<br />
Beklenenin aksine, şehirleri olan Las Vegas'ın büyüsüne ve görkemine kapılmayarak ülkelerinin temel yapısından ve nostaljik değerlerinden beslenmeyi seçtiler. Önemli etkilenim kaynaklarından biri Bruce Springsteen oldu.<br />
<br />
The Killers'ın ikinci albümü "Sam's Town", 2006 yılının Ekim ayında raflardaki yerini aldı. Brandon Flowers'a göre bu çalışma, son 20 yılın en iyileri arasında sayılacaktı. Albüme birçok kesimden çok çeşitli tepkiler geldi. İlk haftasında 700.000, Ocak 2007 itibariyle de 1.000.000 adet kopyası satılan "Sam's Town", başarılı sayısal istatistiklerine rağmen olay yaratan bir albüm olarak değerlendirilmedi. Albümün akılda kalan parçaları arasında "When You Were Young", "Read My Mind" ve "Four Reasons Unknown" bulunuyordu. Grup ikinci stüdyo albümüyle en iyi uluslararası grup ve en iyi uluslararası albüm kategorilerinde BRIT ödüllerine layık görüldü.<br />
<br />
Ardından 2007 sonbaharında bir toplama albüm olan "Sawdust"ı dinleyenlerinin beğenisine sundular. Bazı yeni kayıtların ve çeşitli sürprizlerin de yer bulduğu çalışmayı, üçüncü stüdyo albümleri "Day & Age" izledi.<br />
<br />
"Day & Age", 24 Kasım 2008 tarihinde müzik marketlerde satışa sunuldu. Albümün ilk teklisi için, "Human" adlı parça seçildi. İkinci tekli ise 4 Kasım'da çıkan "Spaceman" oldu. İlk haftasında 200.000'lik satış rakamına ulaşarak grubu İngiltere müzik listelerinde birinci sıraya taşıyan albüm, The Sunday Times'tan Uncut'a, Allmusic'ten Rolling Stone'a kadar birçok prestijli yayından olumlu not aldı. Şarkı listesinde; "Losing Touch", "Human", "Spaceman", "Joy Ride", "A Dustland Fairytale", "This Is Your Life", "I Can't Stay", "Neon Tiger", "The World We Live In", "Goodnight, Travel Well" ve bonus şarkı olarak yalnız İngiltere ve Avustralya'da sunulan "A Crippling Blow" yer alıyordu.<br />
<br />
Rock müziğinin Amerikalı genç temsilcisi The Killers'ın, ilk çalışmalarıyla elde ettikleri yüksek krediyi nasıl değerlendireceklerini ve müzik dünyasında kalıcı olup olamayacaklarını gelecek yıllarda birlikte göreceğiz.<br />
-------alıntıdır-------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
2000'li yılların ortalarında bu denli hızlı çıkışlara pek de sık tanık olmamıştık. Las Vegas'ta bir araya gelen genç pop müzik topluluğu The Killers (Katiller), kısa sürede kendini geniş kitlelere kanıtlayarak listelerin zirvesini zorlamaya başladı.<br />
<br />
80'li yılların sintisayzır destekli tarzıyla günümüzün çağdaş pop müziğini birleştiren grup, "Hot Fuss" albümüyle 2004 yılına damgasını vurmuştu. Grubun kadrosunu, vokal ve klavyede 1981 doğumlu solist Brandon Flowers, gitarda David Keuning, bas gitarda Mark Stoermer ve davullarda Ronnie Vannucci oluşturuyordu. The Killers'ın ilk buluşması 2002 yılında gerçekleşti. Flowers ve bir Oasis hayranı olan Keuning, "Hot Fuss"ın dünya çapında üne kavuşmasından 2 sene önce bir araya gelmişlerdi. Yakın gelecekte hit şarkılarından biri olarak sunacakları "Mr. Brightside"ı birlikte kaydettiler. Ardından Stoermer ve Vannucci'nin de katılmasıyla son şekillerini alarak küçük bar ve kulüplerde boy göstermeye başladılar.<br />
<br />
Kısa süre sonra Warner Bros'un İngiliz temsilcilerinden biri, grubun müziğini dinledi ve Londra çıkışlı Lizard King'e demo kayıtlarını ulaştırdı. The Killers'ın "Mr. Brightside" adlı ilk teklisi bu etiketle raflardaki yerini almış oldu.<br />
<br />
Ardından grubun rüzgarı olanca hızıyla esmeye başladı. Önce New York şehrindeki CMJ Müzik Maratonu'nda çağrıldılar, ardından Island Kayıt Şirketi ile uluslararası sözleşme imzalayıp Interpol, The Rapture, The Strokes gibi isimlerin sayısal seviyelerine ulaştılar. 2004 baharında yan grup olarak çıktıkları konserlerde, Haziran ayında beğeniye sunacakları ilk stüdyo albümlerinin şarkılarından ipuçları verdiler. Albümde yer alan "Somebody Told Me", "Mr. Brightside", "Smile Like You Mean It" ve "All These Things That I've Done" adlı çalışmalar şaşırtıcı derecede kısa bir sürede dünya çapında hit oldu. "Hot Fuss", Billboard Top 200 listesinde yedinci sıraya kadar yükseldi. 2006 yılı itibariyle grubun bu ilk albümü, dünya çapında 5 milyondan fazla kopya satmış, gruba da tam 5 Grammy adaylığı kazandırmıştı.<br />
<br />
Beklenenin aksine, şehirleri olan Las Vegas'ın büyüsüne ve görkemine kapılmayarak ülkelerinin temel yapısından ve nostaljik değerlerinden beslenmeyi seçtiler. Önemli etkilenim kaynaklarından biri Bruce Springsteen oldu.<br />
<br />
The Killers'ın ikinci albümü "Sam's Town", 2006 yılının Ekim ayında raflardaki yerini aldı. Brandon Flowers'a göre bu çalışma, son 20 yılın en iyileri arasında sayılacaktı. Albüme birçok kesimden çok çeşitli tepkiler geldi. İlk haftasında 700.000, Ocak 2007 itibariyle de 1.000.000 adet kopyası satılan "Sam's Town", başarılı sayısal istatistiklerine rağmen olay yaratan bir albüm olarak değerlendirilmedi. Albümün akılda kalan parçaları arasında "When You Were Young", "Read My Mind" ve "Four Reasons Unknown" bulunuyordu. Grup ikinci stüdyo albümüyle en iyi uluslararası grup ve en iyi uluslararası albüm kategorilerinde BRIT ödüllerine layık görüldü.<br />
<br />
Ardından 2007 sonbaharında bir toplama albüm olan "Sawdust"ı dinleyenlerinin beğenisine sundular. Bazı yeni kayıtların ve çeşitli sürprizlerin de yer bulduğu çalışmayı, üçüncü stüdyo albümleri "Day & Age" izledi.<br />
<br />
"Day & Age", 24 Kasım 2008 tarihinde müzik marketlerde satışa sunuldu. Albümün ilk teklisi için, "Human" adlı parça seçildi. İkinci tekli ise 4 Kasım'da çıkan "Spaceman" oldu. İlk haftasında 200.000'lik satış rakamına ulaşarak grubu İngiltere müzik listelerinde birinci sıraya taşıyan albüm, The Sunday Times'tan Uncut'a, Allmusic'ten Rolling Stone'a kadar birçok prestijli yayından olumlu not aldı. Şarkı listesinde; "Losing Touch", "Human", "Spaceman", "Joy Ride", "A Dustland Fairytale", "This Is Your Life", "I Can't Stay", "Neon Tiger", "The World We Live In", "Goodnight, Travel Well" ve bonus şarkı olarak yalnız İngiltere ve Avustralya'da sunulan "A Crippling Blow" yer alıyordu.<br />
<br />
Rock müziğinin Amerikalı genç temsilcisi The Killers'ın, ilk çalışmalarıyla elde ettikleri yüksek krediyi nasıl değerlendireceklerini ve müzik dünyasında kalıcı olup olamayacaklarını gelecek yıllarda birlikte göreceğiz.<br />
-------alıntıdır-------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Angelina Jolie]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4795</link>
			<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 08:18:09 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4795</guid>
			<description><![CDATA[Angelina Jolie (d. 4 Haziran 1975, Los Angeles, ABD), doğum ismi Angelina Jolie Voight olan,Amerikan sinema oyuncusu,model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu(UNHCR) İyi Niyet Elçisi.Üç Altın Küre, iki SAG ve bir de Oscar aldı. Tüm dünyada hayırsever çalışmalarıyla da tanınan Jolie, dünyanın en güzel kadınlarından biri kabul ediliyor.[1]<br />
<br />
İlk kez 1982'de babasının oynadığı Lookin' to Get Out filminde görülen Jolie'nin oyunculuk kariyeri düşük bütçeli bir film olan Cyborg 2 (1993) ile başlar.İlk başrölünü Hackers (1995) filmi ile alır.Önemli övgüler alan biyolojik filmler olan George Wallace (1997) ve Gia'da (1998) başrolde oynar ve Girl, Interrupted (1999)'daki performansı ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar alır.Lara Croft: Tomb Raider (2001) filmi ile büyük başarı sağlayarak dünyaca ünlü tanınmış bir oyuncu haline gelir.Sonrasında ise Hollywood'un en çok tanınan ve en çok kazanan kadın oyuncusu olmuştur.Şimdiye kadarki en büyük ticari kazancını aksiyon-komedi türünde olan Bay & Bayan Smith (2005) ve çizgi film olan Kung Fu Panda (2008) ile sağladı.<br />
<br />
Jonny Lee Miller ve Billy Bob Thornton'dan boşanan Jolie, şu an aktör Brad Pitt ile yaşıyor.Tüm dünyada basının büyük ilgisini çeken bir ilişkiye sahip olan Jolie ve Pitt, Maddox, Pax ve Zahara olmak üzere üç evlatlık, Shiloh, Knox ve Vivienne Marcheline olmak üzere üç biyolojik çocuğa sahiptir.<br />
<br />
<br />
İlk Kariyeri, 1993-1997 <br />
<br />
<br />
Jolie 14 yaşındayken çalışmaya bir bir model olarak çalışmaya başladı. Los Angeles, New York ve Londra'da modellik yapan Jolie aynı zamanda birçok müzik videosunda görüldü. Bu videoların arasında:Meat Loaf ("Rock & Roll Dreams Come Through"), Antonello Venditti ("Alta Marea"), Lenny Kravitz ("Stand by My Woman"), and The Lemonheads ("It's About Time") müzik videoları yer alır. 16 yaşında ise tiyatroya döndü ve ilk rolünde bir Alman fetişini canlandırdı.Bu dönemde babasından tiyatro alanında birçok şey öğrendi ve bu dönemde aralarındaki ilişki daha az gergindi. Babasının insanları nasıl izlediğini,onlarla nasıl konuştuğunu ve onlara nasıl dönüştüğünü izledi.Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi.Ona göre babası ve kendisi drama kraliçeleriydi.[10]<br />
<br />
Jolie kardeşinin USC School of Cinematic Arts Okulu'nda yaptığı beş filmde görüldü fakat Jolie'nin profosyonel film kariyeri 1993 yılında Cyborg 2 ile başladı. Bu filmde yarı insan-yarı robot olan, rakip imalatçının merkezini iğfal etmek için tasarlanmış ve sonra kendi kendini patlatmış Casella "Cash" Reese karakterini canlandırdı. Sonrasında ise bağımsız bir film olan Without Evidence adlı filmde yardımcı rolde görüldü.Jolie'nin ilk Hollywood filmi olan Hackers'da Kate "Acid Burn" Libby karakterini canlandıran Jolie, ilk kocası Jonny Lee Miller ile bu filmde tanışmıştır.<br />
<br />
1996 yapımı komedi filmi olan Love Is All There Is'de Gina Malacci karakterini canlandırdı.Romeo ve Juliet filminin günümüze uyarlaması olan filmde Jolie aralarında kan davası olan iki ailenin taraflarından birinin oğluna aşık olan İtalyan kızı canlandırdı.1996'da oynadığı diğer bir film olan Mojave Moon filminde Danny Aiello annesinden hoşlanırken ona aşık olan genç Eleanor Rigby karakterini canlandırdı.Foxfire filminde ise kendilerine cinsel tacizde bulunan öğretmeni öldürüp,sonrasında ise tamamen kontrolden çıkan genç kızlardan birini canlandırdı. Jolie'nin performansı üzerine The Los Angeles Times şöyle yazdı: Hikaye Maddy tarafından anlatılmasına rağmen, asıl konu ve hikayenin katalizörü Legs(Jolie)'di.<br />
<br />
1997 yılında Jolie David Duchony ile başrollerini paylaştığı gerilim filmi olan Playing God'da oynadı.Film eleştirmenler tarafından pek iyi eleştiriler almadı.Roger Ebart şöyle söyledi: Angelina Jolie genellikle agresif ve sert olan bir rolde kesin bir sıcaklık buldu. O bir suçlunun kız arkadaşı olmak için çok güzel görünüyor. Sonrasında bir TV filmi olan tarihi-romantik türdeki True Women'da rol aldı.Film Janice Woods Windle kitabından bir uyarlamaydı. Bu yıl aynı zamanda Rolling Stones'un Anybody Seen My Baby adlı klibinde görüldü.<br />
<br />
<br />
Yükselişi, 1997-2000 <br />
<br />
Jolie'nin kariyer umutları, 1997'de oynadığı Cornelia Wallace rolüyle Altın Küre aldığı ve Emmy Ödülü'ne aday gösterildiği biyografik film George Wallace'tan sonra başlamıştır.Garry Sinise George Wallace'i canlandırmıştır.Angelina ise 1972 yılında ABD Başkanlığı'na doğru koşarken vurulan George Wallace'ın ikinci eşini canlandırmıştır.Filmin yönetmeni John Frankenheimer Jolie hakkında People dergisine şunları anlattı:Dünyada her yer güzel kız dolu. Ama onlar Angelina Jolie değil.Angelina eğlenceli,dürüst,zeki,muhteşem ve yetenekli.[19]Törenlerden Jolie dışında film de birçok ödülle dönmüştür.<br />
<br />
1998'de Jolie, HBO'nun Gia filminde süpermodel Gia Carangi'yi canlandırdı.Film seks dünyasını, uyuşturucuları, Gia'nın uyuşturucu bağımlılığı sonucu hayatının ve kariyerinin bir anda yok olmasını, çöküşünü ve AIDS yüzünden ölümünü gözler önüne sundu.Ardışık olarak ikinci yıl, Jolie, bu rolle Altın Küre kazandı ve Emmy'ye aday gösterildi.Ayrıca ilk SAG Ödülü'nü aldı.Reel.com dan Vanessa Vance Angelina'nın oyuncluğunu şöyle anlattı: "Jolie onu tasvir ederken soğukkanlıydı.Bölümleri doldururken tutkuyu, çaresizliği kullandı."[22] Jolie ise canlandırdığı Gia'yı "canlandırdığım karakterler arasında kendime en yakın bulduğum karakter" diyerek açıklamıştır.Lee Strasberg'in tekniklerine uygun olarak Jolie ilk filmlerinde, sahnelerin arasında karakterde kalmayı, onu yaşamaya devam ettiğini söylemiştir. Bunun sonucunda da Gia'yı çekerken kocası Jonny Lee Miller'a şöyle söylemiştir: Ben yalnızım; Ben ölüyorum; Ben eşcinselim ve seni haftalarca göremeyeceğim.<br />
<br />
Gia 'dan sonra Jolie, New York'a taşındı ve vereceği hiçbir şey olmadığını hissederek kısa bir süre için oyunculuğu bıraktı.New York Üniversitesi 'ne film yapım dersleri için üye oldu ve yazı sınıflarına katıldı.Inside the Actors Studio'da bunu "sadece kendimi toparlamak için iyi" olarak tanımladı.[23]<br />
<br />
Jolie, Gloria McNeary olarak 1998 gangster filmi Hell's Kitchen'la geri döndü ve sonrasında Sean Connery, Gillian Anderson, Ryan Phillippe ve Jon Stewart'ı da içeren Playing by Heart 'ın bir bölümünde görüldü.Film olumlu eleştiriler aldı ve Jolie birçok övgü aldı.Jolie, National Board of Review tarafından Yükselen Performans Ödülünü aldı ve The San Francisco Chronicle onun hakkında yazdı.<br />
<br />
1999'da Mike Newell'ın komedi-dram Pushing Tin'de rol aldı.Filmin diğer oyuncuları ise John Cusack, Billy Bob Thornton, ve Cate Blanchett'tır.Jolie, Thornton'un baştan çıkarıcı karısını oynadı.Film eleştirmenler tarafından karışık eleştiriler aldı. Jolie'nin karakteri özellikle eleştirildi.The Washington Post şöyle yazdı: "Ölen çiçeklerin üstünden ağlayan,çok fazla turkuaz yüzük takan ve Russels geceleri evden tam anlamıyla uzakta geçirince gerçekten yalnızlaşan özgür ruhlu Mary (Angelina Jolie) kesinlikle gülünç bir karakter.[24].Bu filmden sonra The Bone Collector'da Denzel Washington ile çalıştı.The Bone Collector Jeffery Deaver'in bir kitabından uyarlanmıştı.Film 151 milyon dolar kazandı fakat eleştirmenler tarafından olumlu eşeltiriler alamadı.The Detroit Free Press şöyle yazdı: Jolie, yanlış rol verilendir.<br />
<br />
<br />
Jolie, bir sonraki yardımcı rolünü sosyopatik Lisa Rowe rolüyle Girl, Interrupted'ta aldı.Girl, Interrupted, akıl hastası Susanna Kaysen'ın hikâyesini anlatıyor.Film aynı zamanda Kaysen'in orjinal günlüklerinden bir uyarlamadır.Winona Ryder ana karakteri oynamasına rağmen, film Jolie'nin Hollywood'daki son yükselişiyle ilgi çekti.3. Altın Küresini, 2. SAG Ödülünü ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü aldı.Roger Ebert Jolie'nin performansını şöyle anlattı:Jolie güncel filmlerde büyük vahşi ruhlardan biri olarak ortaya çıkıyor,o her nasılsa öldürücü hedefi olan herhangi bir gruba bağlanmayan biri.<br />
<br />
2000'de Jolie, araba hırsızı Nicholas Cage'in eski kız arkadaşını oynadığını Sarah "Sway" Wayland rolüyle Gone In 60 Seconds'ta rol aldı.Bu filmdeki rolü küçüktü.Jolie daha sonra Lisa Rowe rolünün ağırlığından sonra bu filmin kendisini rahatlattığını ve bu filmden sonra büyük paralar kazandığını açıkladı.Film 237 milyon dolar kazandı.<br />
<br />
<br />
Hayırsever Çalışmaları <br />
<br />
<br />
Jolie'nin kişisel olarak bilinçli hale gelmesi Kamboçya'da Tomb Raider filmini çekerken oldu.Uluslararası tehlikeler hakkında daha fazla bilgi almak için UNHCR ile çalışmaya başladı. İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.2001'in Şubat ayında ilk ziyaretini Sierra Leone' ye ve Tanzanya'ya gerçekleştirdi. Oradan döndüğünde Jolie şokta olduğunu söyledi.Sonraki gelen aylarda ise Kamboçya'ya iki buluşma için geri döndü ve sonrasında orada UNHCR'a 1 milyon dolar bağışladığı Pakistan'da Afgan mültecilerle buluştu. Görevleriyle ilgili madde manevi her şeye asılan Jolie'ye 27 Ağustos 2001'de UNHCR İyi Niyet Elçisi ünvanı verildi.<br />
<br />
Jolie 20 ülkeden fazla yerde mülteci kamplarını ziyaret etti, mültecilerle buluştu.2002 yılında Tayland'da bir mülteci kampı olan Tham Hin'yı ziyaret etti ve sonrasında Ekvador'daki Kamboçyalı mültecilerle buluşmaya gitti.Jolie daha sonrasında Kosova'daki UNHCR tesislerine gitti ve Sudan'dan gelen mültecilerle Kenya'da Kakuma mülteci kampında buluştu. Ayrıca Namibya'da Beyond Borders filminin çekimlerindeyken Angola'lı mültecilerle buluştu.<br />
<br />
2003 yılında, Jolie Tanzanya'ya 6 günlük bir görev için gitti.Orada Kongo'lu mültecilerle buluşan Jolie sonrasında Sri Lanka'ya uzun bir yolculağa çıktı.Jolie Rusya'ya ve Kuzey Kafkasya'ya dörder günlük görevler için de gitmiştir.Beyond Borders filmini çekerken aynı zamanda Notes from My Travels(Yolculuklarımdan Notlar) adlı bir kitap yayınladı. Kitap onun ilk yolculukları (2001-2002) sırasında tuttuğu notlardan oluşuyordu.Kitabın geliri UNHCR'a bağışlandı.2003 Aralık'ta özel bir ikamet için Ürdün'de olan Jolie Ürdün'ün doğu çöllerindeki Irak'lı mültecileri rica etti ve sonraki gelen aylarda Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.<br />
<br />
ABD sınırları içerisindeki ilk yolculuğunu 2004 yılında Arizona'ya gerçekleştirdi.2004 yılının Haziran ayında ise Çad'a uçtu.<br />
<br />
[attachment=901]<br />
<br />
<br />
"Oynamak ne uydurmaktır ne de yalan söylemektir. Oynamak daha ziyade karaktere yakın olan tarafınızı bulmak ve diğer tarafları unutmaktır. Ve sanırım benim bir yanım sürekli olarak, tamamıyla dürüst olmanın neresinin yanlış olduğunu merak ediyor."<br />
- Angelina Jolie-]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Angelina Jolie (d. 4 Haziran 1975, Los Angeles, ABD), doğum ismi Angelina Jolie Voight olan,Amerikan sinema oyuncusu,model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu(UNHCR) İyi Niyet Elçisi.Üç Altın Küre, iki SAG ve bir de Oscar aldı. Tüm dünyada hayırsever çalışmalarıyla da tanınan Jolie, dünyanın en güzel kadınlarından biri kabul ediliyor.[1]<br />
<br />
İlk kez 1982'de babasının oynadığı Lookin' to Get Out filminde görülen Jolie'nin oyunculuk kariyeri düşük bütçeli bir film olan Cyborg 2 (1993) ile başlar.İlk başrölünü Hackers (1995) filmi ile alır.Önemli övgüler alan biyolojik filmler olan George Wallace (1997) ve Gia'da (1998) başrolde oynar ve Girl, Interrupted (1999)'daki performansı ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar alır.Lara Croft: Tomb Raider (2001) filmi ile büyük başarı sağlayarak dünyaca ünlü tanınmış bir oyuncu haline gelir.Sonrasında ise Hollywood'un en çok tanınan ve en çok kazanan kadın oyuncusu olmuştur.Şimdiye kadarki en büyük ticari kazancını aksiyon-komedi türünde olan Bay & Bayan Smith (2005) ve çizgi film olan Kung Fu Panda (2008) ile sağladı.<br />
<br />
Jonny Lee Miller ve Billy Bob Thornton'dan boşanan Jolie, şu an aktör Brad Pitt ile yaşıyor.Tüm dünyada basının büyük ilgisini çeken bir ilişkiye sahip olan Jolie ve Pitt, Maddox, Pax ve Zahara olmak üzere üç evlatlık, Shiloh, Knox ve Vivienne Marcheline olmak üzere üç biyolojik çocuğa sahiptir.<br />
<br />
<br />
İlk Kariyeri, 1993-1997 <br />
<br />
<br />
Jolie 14 yaşındayken çalışmaya bir bir model olarak çalışmaya başladı. Los Angeles, New York ve Londra'da modellik yapan Jolie aynı zamanda birçok müzik videosunda görüldü. Bu videoların arasında:Meat Loaf ("Rock & Roll Dreams Come Through"), Antonello Venditti ("Alta Marea"), Lenny Kravitz ("Stand by My Woman"), and The Lemonheads ("It's About Time") müzik videoları yer alır. 16 yaşında ise tiyatroya döndü ve ilk rolünde bir Alman fetişini canlandırdı.Bu dönemde babasından tiyatro alanında birçok şey öğrendi ve bu dönemde aralarındaki ilişki daha az gergindi. Babasının insanları nasıl izlediğini,onlarla nasıl konuştuğunu ve onlara nasıl dönüştüğünü izledi.Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi.Ona göre babası ve kendisi drama kraliçeleriydi.[10]<br />
<br />
Jolie kardeşinin USC School of Cinematic Arts Okulu'nda yaptığı beş filmde görüldü fakat Jolie'nin profosyonel film kariyeri 1993 yılında Cyborg 2 ile başladı. Bu filmde yarı insan-yarı robot olan, rakip imalatçının merkezini iğfal etmek için tasarlanmış ve sonra kendi kendini patlatmış Casella "Cash" Reese karakterini canlandırdı. Sonrasında ise bağımsız bir film olan Without Evidence adlı filmde yardımcı rolde görüldü.Jolie'nin ilk Hollywood filmi olan Hackers'da Kate "Acid Burn" Libby karakterini canlandıran Jolie, ilk kocası Jonny Lee Miller ile bu filmde tanışmıştır.<br />
<br />
1996 yapımı komedi filmi olan Love Is All There Is'de Gina Malacci karakterini canlandırdı.Romeo ve Juliet filminin günümüze uyarlaması olan filmde Jolie aralarında kan davası olan iki ailenin taraflarından birinin oğluna aşık olan İtalyan kızı canlandırdı.1996'da oynadığı diğer bir film olan Mojave Moon filminde Danny Aiello annesinden hoşlanırken ona aşık olan genç Eleanor Rigby karakterini canlandırdı.Foxfire filminde ise kendilerine cinsel tacizde bulunan öğretmeni öldürüp,sonrasında ise tamamen kontrolden çıkan genç kızlardan birini canlandırdı. Jolie'nin performansı üzerine The Los Angeles Times şöyle yazdı: Hikaye Maddy tarafından anlatılmasına rağmen, asıl konu ve hikayenin katalizörü Legs(Jolie)'di.<br />
<br />
1997 yılında Jolie David Duchony ile başrollerini paylaştığı gerilim filmi olan Playing God'da oynadı.Film eleştirmenler tarafından pek iyi eleştiriler almadı.Roger Ebart şöyle söyledi: Angelina Jolie genellikle agresif ve sert olan bir rolde kesin bir sıcaklık buldu. O bir suçlunun kız arkadaşı olmak için çok güzel görünüyor. Sonrasında bir TV filmi olan tarihi-romantik türdeki True Women'da rol aldı.Film Janice Woods Windle kitabından bir uyarlamaydı. Bu yıl aynı zamanda Rolling Stones'un Anybody Seen My Baby adlı klibinde görüldü.<br />
<br />
<br />
Yükselişi, 1997-2000 <br />
<br />
Jolie'nin kariyer umutları, 1997'de oynadığı Cornelia Wallace rolüyle Altın Küre aldığı ve Emmy Ödülü'ne aday gösterildiği biyografik film George Wallace'tan sonra başlamıştır.Garry Sinise George Wallace'i canlandırmıştır.Angelina ise 1972 yılında ABD Başkanlığı'na doğru koşarken vurulan George Wallace'ın ikinci eşini canlandırmıştır.Filmin yönetmeni John Frankenheimer Jolie hakkında People dergisine şunları anlattı:Dünyada her yer güzel kız dolu. Ama onlar Angelina Jolie değil.Angelina eğlenceli,dürüst,zeki,muhteşem ve yetenekli.[19]Törenlerden Jolie dışında film de birçok ödülle dönmüştür.<br />
<br />
1998'de Jolie, HBO'nun Gia filminde süpermodel Gia Carangi'yi canlandırdı.Film seks dünyasını, uyuşturucuları, Gia'nın uyuşturucu bağımlılığı sonucu hayatının ve kariyerinin bir anda yok olmasını, çöküşünü ve AIDS yüzünden ölümünü gözler önüne sundu.Ardışık olarak ikinci yıl, Jolie, bu rolle Altın Küre kazandı ve Emmy'ye aday gösterildi.Ayrıca ilk SAG Ödülü'nü aldı.Reel.com dan Vanessa Vance Angelina'nın oyuncluğunu şöyle anlattı: "Jolie onu tasvir ederken soğukkanlıydı.Bölümleri doldururken tutkuyu, çaresizliği kullandı."[22] Jolie ise canlandırdığı Gia'yı "canlandırdığım karakterler arasında kendime en yakın bulduğum karakter" diyerek açıklamıştır.Lee Strasberg'in tekniklerine uygun olarak Jolie ilk filmlerinde, sahnelerin arasında karakterde kalmayı, onu yaşamaya devam ettiğini söylemiştir. Bunun sonucunda da Gia'yı çekerken kocası Jonny Lee Miller'a şöyle söylemiştir: Ben yalnızım; Ben ölüyorum; Ben eşcinselim ve seni haftalarca göremeyeceğim.<br />
<br />
Gia 'dan sonra Jolie, New York'a taşındı ve vereceği hiçbir şey olmadığını hissederek kısa bir süre için oyunculuğu bıraktı.New York Üniversitesi 'ne film yapım dersleri için üye oldu ve yazı sınıflarına katıldı.Inside the Actors Studio'da bunu "sadece kendimi toparlamak için iyi" olarak tanımladı.[23]<br />
<br />
Jolie, Gloria McNeary olarak 1998 gangster filmi Hell's Kitchen'la geri döndü ve sonrasında Sean Connery, Gillian Anderson, Ryan Phillippe ve Jon Stewart'ı da içeren Playing by Heart 'ın bir bölümünde görüldü.Film olumlu eleştiriler aldı ve Jolie birçok övgü aldı.Jolie, National Board of Review tarafından Yükselen Performans Ödülünü aldı ve The San Francisco Chronicle onun hakkında yazdı.<br />
<br />
1999'da Mike Newell'ın komedi-dram Pushing Tin'de rol aldı.Filmin diğer oyuncuları ise John Cusack, Billy Bob Thornton, ve Cate Blanchett'tır.Jolie, Thornton'un baştan çıkarıcı karısını oynadı.Film eleştirmenler tarafından karışık eleştiriler aldı. Jolie'nin karakteri özellikle eleştirildi.The Washington Post şöyle yazdı: "Ölen çiçeklerin üstünden ağlayan,çok fazla turkuaz yüzük takan ve Russels geceleri evden tam anlamıyla uzakta geçirince gerçekten yalnızlaşan özgür ruhlu Mary (Angelina Jolie) kesinlikle gülünç bir karakter.[24].Bu filmden sonra The Bone Collector'da Denzel Washington ile çalıştı.The Bone Collector Jeffery Deaver'in bir kitabından uyarlanmıştı.Film 151 milyon dolar kazandı fakat eleştirmenler tarafından olumlu eşeltiriler alamadı.The Detroit Free Press şöyle yazdı: Jolie, yanlış rol verilendir.<br />
<br />
<br />
Jolie, bir sonraki yardımcı rolünü sosyopatik Lisa Rowe rolüyle Girl, Interrupted'ta aldı.Girl, Interrupted, akıl hastası Susanna Kaysen'ın hikâyesini anlatıyor.Film aynı zamanda Kaysen'in orjinal günlüklerinden bir uyarlamadır.Winona Ryder ana karakteri oynamasına rağmen, film Jolie'nin Hollywood'daki son yükselişiyle ilgi çekti.3. Altın Küresini, 2. SAG Ödülünü ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü aldı.Roger Ebert Jolie'nin performansını şöyle anlattı:Jolie güncel filmlerde büyük vahşi ruhlardan biri olarak ortaya çıkıyor,o her nasılsa öldürücü hedefi olan herhangi bir gruba bağlanmayan biri.<br />
<br />
2000'de Jolie, araba hırsızı Nicholas Cage'in eski kız arkadaşını oynadığını Sarah "Sway" Wayland rolüyle Gone In 60 Seconds'ta rol aldı.Bu filmdeki rolü küçüktü.Jolie daha sonra Lisa Rowe rolünün ağırlığından sonra bu filmin kendisini rahatlattığını ve bu filmden sonra büyük paralar kazandığını açıkladı.Film 237 milyon dolar kazandı.<br />
<br />
<br />
Hayırsever Çalışmaları <br />
<br />
<br />
Jolie'nin kişisel olarak bilinçli hale gelmesi Kamboçya'da Tomb Raider filmini çekerken oldu.Uluslararası tehlikeler hakkında daha fazla bilgi almak için UNHCR ile çalışmaya başladı. İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.2001'in Şubat ayında ilk ziyaretini Sierra Leone' ye ve Tanzanya'ya gerçekleştirdi. Oradan döndüğünde Jolie şokta olduğunu söyledi.Sonraki gelen aylarda ise Kamboçya'ya iki buluşma için geri döndü ve sonrasında orada UNHCR'a 1 milyon dolar bağışladığı Pakistan'da Afgan mültecilerle buluştu. Görevleriyle ilgili madde manevi her şeye asılan Jolie'ye 27 Ağustos 2001'de UNHCR İyi Niyet Elçisi ünvanı verildi.<br />
<br />
Jolie 20 ülkeden fazla yerde mülteci kamplarını ziyaret etti, mültecilerle buluştu.2002 yılında Tayland'da bir mülteci kampı olan Tham Hin'yı ziyaret etti ve sonrasında Ekvador'daki Kamboçyalı mültecilerle buluşmaya gitti.Jolie daha sonrasında Kosova'daki UNHCR tesislerine gitti ve Sudan'dan gelen mültecilerle Kenya'da Kakuma mülteci kampında buluştu. Ayrıca Namibya'da Beyond Borders filminin çekimlerindeyken Angola'lı mültecilerle buluştu.<br />
<br />
2003 yılında, Jolie Tanzanya'ya 6 günlük bir görev için gitti.Orada Kongo'lu mültecilerle buluşan Jolie sonrasında Sri Lanka'ya uzun bir yolculağa çıktı.Jolie Rusya'ya ve Kuzey Kafkasya'ya dörder günlük görevler için de gitmiştir.Beyond Borders filmini çekerken aynı zamanda Notes from My Travels(Yolculuklarımdan Notlar) adlı bir kitap yayınladı. Kitap onun ilk yolculukları (2001-2002) sırasında tuttuğu notlardan oluşuyordu.Kitabın geliri UNHCR'a bağışlandı.2003 Aralık'ta özel bir ikamet için Ürdün'de olan Jolie Ürdün'ün doğu çöllerindeki Irak'lı mültecileri rica etti ve sonraki gelen aylarda Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.<br />
<br />
ABD sınırları içerisindeki ilk yolculuğunu 2004 yılında Arizona'ya gerçekleştirdi.2004 yılının Haziran ayında ise Çad'a uçtu.<br />
<br />
[attachment=901]<br />
<br />
<br />
"Oynamak ne uydurmaktır ne de yalan söylemektir. Oynamak daha ziyade karaktere yakın olan tarafınızı bulmak ve diğer tarafları unutmaktır. Ve sanırım benim bir yanım sürekli olarak, tamamıyla dürüst olmanın neresinin yanlış olduğunu merak ediyor."<br />
- Angelina Jolie-]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Rihanna-Umbrella]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4794</link>
			<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 08:00:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4794</guid>
			<description><![CDATA[[VERSE 1] <br />
You had my heart, and we'll never be worlds apart <br />
Kalbimi çaldın ve asla ayrı dünyalardan olmayacağız<br />
<br />
Maybe in magazines, but you'll still be my star <br />
Belki dergilerde olabiliriz, ama benim yıldızım yine de sen olacaksın<br />
<br />
Baby cause in the Dark, You can't see shiny Cars <br />
Çünkü bebeğim karanlıkta, parlak arabaları göremezsin<br />
<br />
And that's when you need me there <br />
Ve ne zaman bana ihtiyacın olsa<br />
<br />
With you i'll always share <br />
Hep seninle paylaşacağım <br />
<br />
Because <br />
Çünkü<br />
<br />
[CHORUS] <br />
When the sun Shine <br />
Güneş parladığında<br />
<br />
We'll shine Together <br />
Biz de birlikte parlayacağız<br />
<br />
Told you i'll be here Forever <br />
Söyledim sana, sonsuza dek burada olacağım<br />
<br />
Said I'll always be your friend <br />
Dedim ya her zaman dostun olacağım<br />
<br />
Took an oath i'm a stick it out till the end <br />
Yemin ettim sonuna dek sözümü tutacağım<br />
<br />
Now that it's raining more than ever <br />
Şimdi her zamankinden çok yağıyor yağmur<br />
<br />
Know that we'll still have each other <br />
Hala birbirimize sahibiz biliyorum<br />
<br />
You can stand under my Umbrella <br />
Şemsiyemin altında durabilirsin<br />
<br />
You can stand under my Umbrella <br />
Şemsiyemin altına sığınabilirsin<br />
<br />
2x<br />
(Ella ella eh eh eh) <br />
Under my umbrella <br />
Şemsiyemin altına<br />
<br />
[VERSE 2] <br />
<br />
These fancy things, will never come in between<br />
Bu gösterişli şeyler, asla aramıza giremez<br />
<br />
You're part of my entity, Here for Infinity<br />
Varlığımın bir parçasısın, işte sonsuzluk bu<br />
<br />
When the war has took it's part<br />
Savaş payını aldığında<br />
<br />
When the world has dealt it's cards<br />
Dünya kartlarını oynadığında<br />
<br />
If the hand is Hard, Together we'll mend your heart<br />
Eli güçlüyse, yüreğini ikimiz tamir edeceğiz<br />
<br />
Because <br />
Çünkü<br />
<br />
[CHORUS] <br />
<br />
[BRIDGE] <br />
You can run into my Arms <br />
Kollarıma koşabilirsin<br />
<br />
It's Okay don't be alarmed <br />
Sorun yok korkma<br />
<br />
(Come into Me) <br />
(Gel bana)<br />
<br />
(There's no distance in between our love) <br />
Aşkımızda mesafelere yer yok<br />
<br />
So Go on and let the Rain pour <br />
O yüzden devam et ve bırak yağsın yağmur<br />
<br />
I'll be all you need and more <br />
Ne ararsan bende var ve daha fazlası<br />
<br />
Because <br />
Çünkü<br />
<br />
[CHORUS] <br />
 <br />
It's raining <br />
Yağmur yağıyor<br />
<br />
Oh baby it's Raining <br />
Bebeğim yağmur yağıyor<br />
<br />
baby come into me <br />
Gel bana<br />
<br />
Come into me <br />
Bana gel<br />
<br />
It's Raining <br />
Yağmur yağıyor<br />
<br />
Oh baby it's raining<br />
Bebeğim yağmur yağıyor<br />
<br />
You can always come into me <br />
Her zaman bana gelebilirsin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[VERSE 1] <br />
You had my heart, and we'll never be worlds apart <br />
Kalbimi çaldın ve asla ayrı dünyalardan olmayacağız<br />
<br />
Maybe in magazines, but you'll still be my star <br />
Belki dergilerde olabiliriz, ama benim yıldızım yine de sen olacaksın<br />
<br />
Baby cause in the Dark, You can't see shiny Cars <br />
Çünkü bebeğim karanlıkta, parlak arabaları göremezsin<br />
<br />
And that's when you need me there <br />
Ve ne zaman bana ihtiyacın olsa<br />
<br />
With you i'll always share <br />
Hep seninle paylaşacağım <br />
<br />
Because <br />
Çünkü<br />
<br />
[CHORUS] <br />
When the sun Shine <br />
Güneş parladığında<br />
<br />
We'll shine Together <br />
Biz de birlikte parlayacağız<br />
<br />
Told you i'll be here Forever <br />
Söyledim sana, sonsuza dek burada olacağım<br />
<br />
Said I'll always be your friend <br />
Dedim ya her zaman dostun olacağım<br />
<br />
Took an oath i'm a stick it out till the end <br />
Yemin ettim sonuna dek sözümü tutacağım<br />
<br />
Now that it's raining more than ever <br />
Şimdi her zamankinden çok yağıyor yağmur<br />
<br />
Know that we'll still have each other <br />
Hala birbirimize sahibiz biliyorum<br />
<br />
You can stand under my Umbrella <br />
Şemsiyemin altında durabilirsin<br />
<br />
You can stand under my Umbrella <br />
Şemsiyemin altına sığınabilirsin<br />
<br />
2x<br />
(Ella ella eh eh eh) <br />
Under my umbrella <br />
Şemsiyemin altına<br />
<br />
[VERSE 2] <br />
<br />
These fancy things, will never come in between<br />
Bu gösterişli şeyler, asla aramıza giremez<br />
<br />
You're part of my entity, Here for Infinity<br />
Varlığımın bir parçasısın, işte sonsuzluk bu<br />
<br />
When the war has took it's part<br />
Savaş payını aldığında<br />
<br />
When the world has dealt it's cards<br />
Dünya kartlarını oynadığında<br />
<br />
If the hand is Hard, Together we'll mend your heart<br />
Eli güçlüyse, yüreğini ikimiz tamir edeceğiz<br />
<br />
Because <br />
Çünkü<br />
<br />
[CHORUS] <br />
<br />
[BRIDGE] <br />
You can run into my Arms <br />
Kollarıma koşabilirsin<br />
<br />
It's Okay don't be alarmed <br />
Sorun yok korkma<br />
<br />
(Come into Me) <br />
(Gel bana)<br />
<br />
(There's no distance in between our love) <br />
Aşkımızda mesafelere yer yok<br />
<br />
So Go on and let the Rain pour <br />
O yüzden devam et ve bırak yağsın yağmur<br />
<br />
I'll be all you need and more <br />
Ne ararsan bende var ve daha fazlası<br />
<br />
Because <br />
Çünkü<br />
<br />
[CHORUS] <br />
 <br />
It's raining <br />
Yağmur yağıyor<br />
<br />
Oh baby it's Raining <br />
Bebeğim yağmur yağıyor<br />
<br />
baby come into me <br />
Gel bana<br />
<br />
Come into me <br />
Bana gel<br />
<br />
It's Raining <br />
Yağmur yağıyor<br />
<br />
Oh baby it's raining<br />
Bebeğim yağmur yağıyor<br />
<br />
You can always come into me <br />
Her zaman bana gelebilirsin]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alexander Rybak-Fariytale]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4793</link>
			<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 07:57:48 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4793</guid>
			<description><![CDATA[Years ago, when I was younger<br />
-Yıllar önce, ben gençken<br />
I kind a liked, a girl I knew<br />
-Bir kızı sevdim<br />
She was mine and we were sweet hearts<br />
-O(kız) benimdi ve sevgiliydik<br />
That was then, but then it's true<br />
-Öyleydi, bu doğru<br />
I'm in love with a fairytale<br />
-Bir peri masalına aşığım<br />
Even though it hurts<br />
-Canımı yakmasına rağmen<br />
Cause I don't care if I lose my mind,<br />
-Aklımı kaçırsamda umrumda değil<br />
I'm already cursed<br />
-Zaten lanetlenmişim ben<br />
<br />
Every day we started fighting<br />
-Her gün, kavga etmeye başladık<br />
Every night we fell in love<br />
-Her gece, aşık olduk<br />
No one else could make me sadder<br />
-Kimse beni üzemez<br />
But no one else could lift me high above<br />
-Kimse beni göğe çıkaramaz(memnun edemez)<br />
I don't know what I was doing<br />
-Ne yaptığımı bilmiyorum<br />
When suddenly we fell apart<br />
-Aniden ayrıldığımız zaman<br />
Nowadays I cannot find her<br />
-Bugünlerde ona ulaşamıyorum<br />
But when I do we'll get a brand new start<br />
-Yepyeni bir başlangıç yapmamızı kabul ettiğimde<br />
I'm in love with a fairytale<br />
-Bir peri masalına aşığım<br />
Even though it hurts<br />
-Canımı yakmasına rağmen<br />
Cause I don't care if I lose my mind,<br />
-Aklımı kaçırsamda umrumda değil<br />
I'm already cursed<br />
-Zaten lanetlenmişim ben<br />
<br />
She's a fairytale yeah<br />
-O(kız) bir peri masalı<br />
Even though it hurts<br />
-Canımı yakmasına rağmen<br />
cause I don't care if I lose my mind,<br />
-Aklımı kaçırsamda umrumda değil<br />
I'm already cursed<br />
-Zaten lanetlenmişim ben]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Years ago, when I was younger<br />
-Yıllar önce, ben gençken<br />
I kind a liked, a girl I knew<br />
-Bir kızı sevdim<br />
She was mine and we were sweet hearts<br />
-O(kız) benimdi ve sevgiliydik<br />
That was then, but then it's true<br />
-Öyleydi, bu doğru<br />
I'm in love with a fairytale<br />
-Bir peri masalına aşığım<br />
Even though it hurts<br />
-Canımı yakmasına rağmen<br />
Cause I don't care if I lose my mind,<br />
-Aklımı kaçırsamda umrumda değil<br />
I'm already cursed<br />
-Zaten lanetlenmişim ben<br />
<br />
Every day we started fighting<br />
-Her gün, kavga etmeye başladık<br />
Every night we fell in love<br />
-Her gece, aşık olduk<br />
No one else could make me sadder<br />
-Kimse beni üzemez<br />
But no one else could lift me high above<br />
-Kimse beni göğe çıkaramaz(memnun edemez)<br />
I don't know what I was doing<br />
-Ne yaptığımı bilmiyorum<br />
When suddenly we fell apart<br />
-Aniden ayrıldığımız zaman<br />
Nowadays I cannot find her<br />
-Bugünlerde ona ulaşamıyorum<br />
But when I do we'll get a brand new start<br />
-Yepyeni bir başlangıç yapmamızı kabul ettiğimde<br />
I'm in love with a fairytale<br />
-Bir peri masalına aşığım<br />
Even though it hurts<br />
-Canımı yakmasına rağmen<br />
Cause I don't care if I lose my mind,<br />
-Aklımı kaçırsamda umrumda değil<br />
I'm already cursed<br />
-Zaten lanetlenmişim ben<br />
<br />
She's a fairytale yeah<br />
-O(kız) bir peri masalı<br />
Even though it hurts<br />
-Canımı yakmasına rağmen<br />
cause I don't care if I lose my mind,<br />
-Aklımı kaçırsamda umrumda değil<br />
I'm already cursed<br />
-Zaten lanetlenmişim ben]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evanescence-My İmmortal]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4792</link>
			<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 07:56:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4792</guid>
			<description><![CDATA[I'm so tired of being here suppressed by all my childish fears <br />
Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum <br />
<br />
And if you have to leave <br />
Ve eğer gitmek zorundaysan <br />
<br />
I wish that you would just leave <br />
Hemen gitmeni dilerim <br />
<br />
Cause your presence still lingers here <br />
Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor(takılıp kalıyor) <br />
<br />
And it won't leave me alone <br />
Ve beni yalnız bırakmayacak <br />
<br />
These wounds won't seem to heal <br />
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor. <br />
<br />
This pain is just too real <br />
Bu acı fazla gerçek <br />
<br />
There's just too much that time cannot erase <br />
Zamanın silemediği çok fazla şey var <br />
<br />
Nakarat : <br />
<br />
[When you cried I'd wipe away all of your tears <br />
Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim <br />
<br />
When you'd scream I'd fight away all of your fears <br />
Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım <br />
<br />
I held your hand through all of these years <br />
Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum. <br />
<br />
But you still have all of me <br />
Fakat hala bana tamamen sahipsin ]<br />
<br />
You used to captivate me by your resonating light <br />
Sen beni tınlayan ışığınla büyülerdin. <br />
<br />
Now I'm bound by the life you left behind <br />
Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım <br />
<br />
Your face it haunts my once pleasant dreams <br />
Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor <br />
<br />
Your voice it chased away all the sanity in me <br />
Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı <br />
<br />
These wounds won't seem to heal <br />
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor. <br />
<br />
This pain is just too real <br />
Bu acı fazla gerçek <br />
<br />
There's just too much that time cannot erase <br />
Zamanın silemediği çok fazla şey var <br />
<br />
Nakarat <br />
<br />
I've tried so hard to tell myself that you're gone <br />
Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım <br />
<br />
But though you're still with me <br />
Ama hala benimle olmana rağmen <br />
<br />
I've been alone all along <br />
Baştan beri yalnızım <br />
<br />
Nakarat]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[I'm so tired of being here suppressed by all my childish fears <br />
Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum <br />
<br />
And if you have to leave <br />
Ve eğer gitmek zorundaysan <br />
<br />
I wish that you would just leave <br />
Hemen gitmeni dilerim <br />
<br />
Cause your presence still lingers here <br />
Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor(takılıp kalıyor) <br />
<br />
And it won't leave me alone <br />
Ve beni yalnız bırakmayacak <br />
<br />
These wounds won't seem to heal <br />
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor. <br />
<br />
This pain is just too real <br />
Bu acı fazla gerçek <br />
<br />
There's just too much that time cannot erase <br />
Zamanın silemediği çok fazla şey var <br />
<br />
Nakarat : <br />
<br />
[When you cried I'd wipe away all of your tears <br />
Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim <br />
<br />
When you'd scream I'd fight away all of your fears <br />
Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım <br />
<br />
I held your hand through all of these years <br />
Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum. <br />
<br />
But you still have all of me <br />
Fakat hala bana tamamen sahipsin ]<br />
<br />
You used to captivate me by your resonating light <br />
Sen beni tınlayan ışığınla büyülerdin. <br />
<br />
Now I'm bound by the life you left behind <br />
Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım <br />
<br />
Your face it haunts my once pleasant dreams <br />
Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor <br />
<br />
Your voice it chased away all the sanity in me <br />
Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı <br />
<br />
These wounds won't seem to heal <br />
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor. <br />
<br />
This pain is just too real <br />
Bu acı fazla gerçek <br />
<br />
There's just too much that time cannot erase <br />
Zamanın silemediği çok fazla şey var <br />
<br />
Nakarat <br />
<br />
I've tried so hard to tell myself that you're gone <br />
Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım <br />
<br />
But though you're still with me <br />
Ama hala benimle olmana rağmen <br />
<br />
I've been alone all along <br />
Baştan beri yalnızım <br />
<br />
Nakarat]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alexander Rybak]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4543</link>
			<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 18:08:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4543</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Biyografi  <br />
<br />
Sovyetler Birliği&#8217;nde dünyaya gelmiştir. Daha sonra 4 yaşındayken ailesiyle birlikte büyüyüp yaşadığı Norveç&#8217;e taşınmıştır.[1] Rybak, 5 yaşından beri enstrüman çalmaktadır, şu anda da hem piyano hem de keman çalmaktadır. Ailesi de sanatçı olan Alexander&#8217;ın annesi Natallia Valiantsinauna Rybak ünlü bir piyanisttir. Babası Igor Aliaksandravich Rybak da Norveç&#8217;te çok tanınan bir kemancıdır. Alexander &#8220;Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim&#8221; demiştir.[2] Alexander şu anda Norveç&#8217;in başkenti Oslo&#8217;nun dışındaki Nessoden bölgesinde yaşamaktadır.<br />
<br />
<br />
 Kariyer  <br />
Rybak, hayli saygın bir ödül olan Anders Jahres ödülü ile 2004 yılında ödüllendirilmiştir.[3] Norveç&#8217;in Popstar yarışması sayılan Idol: Jakten på en superstjerne (İdol : Bir süperstar aranıyor) yarışmasına katılmıştır ve yarı finale kadar çıkmayı başarmıştır. 2006 yılında NRK (Norveç Devlet Televizyonu) tarafından düzenlenen Kjempesjansen adlı yetenek yarışmasını kendi şarkısı olan Foolin ile kazanmıştır. Alexander ayrıca a-ha grubunun solisti Morten Harket ve Arve Tellefsen gibi isimlerle çalışmıştır. 2007 yılında bir Oslo Nye Teater yapımı olan Fiddler on the Roof (Damdaki Kemancı) müzikalinde kemancıyı oynamıştır. Buradaki rolü sayesinde Heddaprisen ödülünü kazanmıştır. Grete Salomonsen&#8217;in yönettiği Yohan adlı filmde Levi rolünde yer almıştır ve tanınmış model Aylar Lie ile oynamıştır.[4]<br />
<br />
<br />
 Eurovision 2009  <br />
<br />
Daha çok bilgi için: 2009 Eurovision Şarkı Yarışması <br />
Alexander Rybak, Rusya&#8217;nın başkenti Moskova&#8217;da düzenlenen 54. Eurovision Şarkı Yarışması'nı Rus ve Norveç halk ezgilerinden esinlendiği Fairytale (Peri Masalı) isimli şarkısı ile 387 puan toplayarak kazanmıştır.[5] Şarkının söz ve müziği Alexander&#8217;ın kendisine aittir.[6] Şarkı, ünlü modern halk dansı topluluğu Frikar ile sahnelenmiştir. Şarkı Norveç&#8217;in en büyük gazetelerinden olan Dagbladet&#8217;ten tam puan almıştır. ESCtoday (Eurovision&#8217;da Bu Gün) isimli sitede yarı final elemelerinden finale kimlerin çıkacağı konusundaki bir ankette %71.3 oyla başı çekmiştir.[7]<br />
<br />
Norveç&#8217;te yapılan ön eleme yarışmasında Rybak ezici bir üstünlük ile oy veren 9 ilin hepsinde de en yüksek puanı almıştır. Öyle ki telefon ile oylama ve jüri oylarının sonucunda Rybak 747.888 puan elde ederken ikinciliği kazanan Tone Damli Aaberge sadece 121.856 puan alabilmiştir.<br />
<br />
Böylece yarı final elemelerine katılma şansı kazanan şarkı yarı final elemelerini geçerek Eurovision&#8217;da finalde yarışma şansı kazanmıştır.<br />
<br />
Final gecesinde yarışan Alexander Rybak ve şarkısı Fairytale (Peri Masalı) kırılması zor bir rekora imza atarak, Lordi grubunun 292 puanla elinde bulundurduğu en yüksek puan rekorunu 387 puan toplayarak kırmıştır. Bu puanla birlikte Rybak, ikinci gelen İzlanda&#8217;dan 169 puan ve rekorun eski sahibi Lordi grubundan 95 puan fazla almış oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Biyografi  <br />
<br />
Sovyetler Birliği&#8217;nde dünyaya gelmiştir. Daha sonra 4 yaşındayken ailesiyle birlikte büyüyüp yaşadığı Norveç&#8217;e taşınmıştır.[1] Rybak, 5 yaşından beri enstrüman çalmaktadır, şu anda da hem piyano hem de keman çalmaktadır. Ailesi de sanatçı olan Alexander&#8217;ın annesi Natallia Valiantsinauna Rybak ünlü bir piyanisttir. Babası Igor Aliaksandravich Rybak da Norveç&#8217;te çok tanınan bir kemancıdır. Alexander &#8220;Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim&#8221; demiştir.[2] Alexander şu anda Norveç&#8217;in başkenti Oslo&#8217;nun dışındaki Nessoden bölgesinde yaşamaktadır.<br />
<br />
<br />
 Kariyer  <br />
Rybak, hayli saygın bir ödül olan Anders Jahres ödülü ile 2004 yılında ödüllendirilmiştir.[3] Norveç&#8217;in Popstar yarışması sayılan Idol: Jakten på en superstjerne (İdol : Bir süperstar aranıyor) yarışmasına katılmıştır ve yarı finale kadar çıkmayı başarmıştır. 2006 yılında NRK (Norveç Devlet Televizyonu) tarafından düzenlenen Kjempesjansen adlı yetenek yarışmasını kendi şarkısı olan Foolin ile kazanmıştır. Alexander ayrıca a-ha grubunun solisti Morten Harket ve Arve Tellefsen gibi isimlerle çalışmıştır. 2007 yılında bir Oslo Nye Teater yapımı olan Fiddler on the Roof (Damdaki Kemancı) müzikalinde kemancıyı oynamıştır. Buradaki rolü sayesinde Heddaprisen ödülünü kazanmıştır. Grete Salomonsen&#8217;in yönettiği Yohan adlı filmde Levi rolünde yer almıştır ve tanınmış model Aylar Lie ile oynamıştır.[4]<br />
<br />
<br />
 Eurovision 2009  <br />
<br />
Daha çok bilgi için: 2009 Eurovision Şarkı Yarışması <br />
Alexander Rybak, Rusya&#8217;nın başkenti Moskova&#8217;da düzenlenen 54. Eurovision Şarkı Yarışması'nı Rus ve Norveç halk ezgilerinden esinlendiği Fairytale (Peri Masalı) isimli şarkısı ile 387 puan toplayarak kazanmıştır.[5] Şarkının söz ve müziği Alexander&#8217;ın kendisine aittir.[6] Şarkı, ünlü modern halk dansı topluluğu Frikar ile sahnelenmiştir. Şarkı Norveç&#8217;in en büyük gazetelerinden olan Dagbladet&#8217;ten tam puan almıştır. ESCtoday (Eurovision&#8217;da Bu Gün) isimli sitede yarı final elemelerinden finale kimlerin çıkacağı konusundaki bir ankette %71.3 oyla başı çekmiştir.[7]<br />
<br />
Norveç&#8217;te yapılan ön eleme yarışmasında Rybak ezici bir üstünlük ile oy veren 9 ilin hepsinde de en yüksek puanı almıştır. Öyle ki telefon ile oylama ve jüri oylarının sonucunda Rybak 747.888 puan elde ederken ikinciliği kazanan Tone Damli Aaberge sadece 121.856 puan alabilmiştir.<br />
<br />
Böylece yarı final elemelerine katılma şansı kazanan şarkı yarı final elemelerini geçerek Eurovision&#8217;da finalde yarışma şansı kazanmıştır.<br />
<br />
Final gecesinde yarışan Alexander Rybak ve şarkısı Fairytale (Peri Masalı) kırılması zor bir rekora imza atarak, Lordi grubunun 292 puanla elinde bulundurduğu en yüksek puan rekorunu 387 puan toplayarak kırmıştır. Bu puanla birlikte Rybak, ikinci gelen İzlanda&#8217;dan 169 puan ve rekorun eski sahibi Lordi grubundan 95 puan fazla almış oldu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Celine Dion]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4444</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 15:06:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4444</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Céline Marie Claudette Dion (30 Mart, 1968; Charlemagne, Quebec,Kanada doğumlu), Grammy, Juno, Altın Küre ve Oscar ödülleri sahibi Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı. Dion, o dönemdeki menajeri, sonradan ise eşi olan René Angélil'in, kariyeri için evini ipotek ettirmesiyle birlikte, genç yaşta Fransızca konuşan Kanada'da ün kazandı. 1982'de Yamaha World Song Festival ve 1988'de Eurovision Şarkı Yarışması'nı kazanarak Avrupa'nın ve Asya'nın çeşitli ülkelerinde ün kazandı. Sony Records'dan çıkan ilk İngilizce albümü "Unison" (1990) ile İngilizce konuşan dünyada sağlam bir yer edindi.<br />
<br />
Céline Dion'un müziği çeşitli tarzlardan etkiler taşımaktadır, pop, rock, R&B, soul, gospel, jazz, blues ve klasik bunlar arasında sayılabilir. Sanatçı teknik olarak güçlü ve yetenekli vokaliyle dikkat çeker. 1999'da eğlence dünyasındaki işine geçici bir ara vermeden önce I'm Your Angel ve Türkçe'si Kalbim Devam Edecek olan My Heart Will Go On gibi şarkılarıyla önemli liste başarıları elde etti. Sanatçının müzik hayatına ara vermesinin sebebi eşi ve menejeri olan Réne Angelil'in gırtlak kanserine yakalanmasıdır. Dion, eşine bu mücadelesinde büyük bir destek vermiş, ve aile kavramına ne kadar önem verdiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Eşine moral vermek için o yıllarda kendisinden Réne Charles adında bir erkek çocuk dünyaya getiren şarkıcı, eşinin hastalığı yenmesinde büyük rol oynadı. 2002 yılında müziğe A New Day Has Come albümüyle dönen Céline Dion, 2004 yılında 175 milyon albüm satışıyla Dünya Müzik Ödülleri töreninde 100 milyonun üzerinde albüm satışını yakalayan şarkıcılara verilen Chopard Diamond ile ödüllendirildi. Üstelik her yıl Monaco'da düzenlenen Dünya Müzik Ödülleri o yıl Celine Dion için Las Vegas'ta düzenlendi.. 2003 - 2007 yılları arasında Las Vegas'taki ünlü otel ve kumarhane Caesars Palace'da A New Day... adlı şovunu sahneleyen şarkıcı bu şovdan tam 400 milyon &#36; gelir elde etti. Celine Dion'un plak şirketi Sony BMG, Nisan 2007'de Celine Dion'u yaklaşık 200 milyon albüm satışıyla tüm zamanların en çok albüm satan kadın sanatçısı ilan etmiştir. Yalnız bu nokta açıklık getirlmesi gereken bir noktadır. Celine Dion'un o zamanki albüm satışı 186 milyon civarında olup sonrasında çıkarttığı 2 stüdyo ve 2 toplama albümle toplam albüm satışı 190 milyonun üstündedir. Albüm satışı olarak Celine Dion'u 183 milyonla Madonna ve 160 milyonla Mariah Carey takip eder. Ek olarak 50 milyon civarında cd/mc single satmıştır. Dijital satışlar bu rakamlara dahil değildir. Ayrıca sanatçının parfümleri 2003'den bugüne dek 500 milyon &#36;'dan fazla satış gerçekleştirmiştir. Sanatçı şu an 300 milyon &#36;'lık bilet satışı gerçekleştirerek tüm zamanların en büyük turnelerinden olan 132 konserlik Taking Chances turnesini bitirmiş olup mart 2009'da 2. çocuğunu dünyaya getirmek için müzik kariyerine 1.5 sene ara verdiğini açıklamıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Céline Marie Claudette Dion (30 Mart, 1968; Charlemagne, Quebec,Kanada doğumlu), Grammy, Juno, Altın Küre ve Oscar ödülleri sahibi Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı. Dion, o dönemdeki menajeri, sonradan ise eşi olan René Angélil'in, kariyeri için evini ipotek ettirmesiyle birlikte, genç yaşta Fransızca konuşan Kanada'da ün kazandı. 1982'de Yamaha World Song Festival ve 1988'de Eurovision Şarkı Yarışması'nı kazanarak Avrupa'nın ve Asya'nın çeşitli ülkelerinde ün kazandı. Sony Records'dan çıkan ilk İngilizce albümü "Unison" (1990) ile İngilizce konuşan dünyada sağlam bir yer edindi.<br />
<br />
Céline Dion'un müziği çeşitli tarzlardan etkiler taşımaktadır, pop, rock, R&B, soul, gospel, jazz, blues ve klasik bunlar arasında sayılabilir. Sanatçı teknik olarak güçlü ve yetenekli vokaliyle dikkat çeker. 1999'da eğlence dünyasındaki işine geçici bir ara vermeden önce I'm Your Angel ve Türkçe'si Kalbim Devam Edecek olan My Heart Will Go On gibi şarkılarıyla önemli liste başarıları elde etti. Sanatçının müzik hayatına ara vermesinin sebebi eşi ve menejeri olan Réne Angelil'in gırtlak kanserine yakalanmasıdır. Dion, eşine bu mücadelesinde büyük bir destek vermiş, ve aile kavramına ne kadar önem verdiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Eşine moral vermek için o yıllarda kendisinden Réne Charles adında bir erkek çocuk dünyaya getiren şarkıcı, eşinin hastalığı yenmesinde büyük rol oynadı. 2002 yılında müziğe A New Day Has Come albümüyle dönen Céline Dion, 2004 yılında 175 milyon albüm satışıyla Dünya Müzik Ödülleri töreninde 100 milyonun üzerinde albüm satışını yakalayan şarkıcılara verilen Chopard Diamond ile ödüllendirildi. Üstelik her yıl Monaco'da düzenlenen Dünya Müzik Ödülleri o yıl Celine Dion için Las Vegas'ta düzenlendi.. 2003 - 2007 yılları arasında Las Vegas'taki ünlü otel ve kumarhane Caesars Palace'da A New Day... adlı şovunu sahneleyen şarkıcı bu şovdan tam 400 milyon &#36; gelir elde etti. Celine Dion'un plak şirketi Sony BMG, Nisan 2007'de Celine Dion'u yaklaşık 200 milyon albüm satışıyla tüm zamanların en çok albüm satan kadın sanatçısı ilan etmiştir. Yalnız bu nokta açıklık getirlmesi gereken bir noktadır. Celine Dion'un o zamanki albüm satışı 186 milyon civarında olup sonrasında çıkarttığı 2 stüdyo ve 2 toplama albümle toplam albüm satışı 190 milyonun üstündedir. Albüm satışı olarak Celine Dion'u 183 milyonla Madonna ve 160 milyonla Mariah Carey takip eder. Ek olarak 50 milyon civarında cd/mc single satmıştır. Dijital satışlar bu rakamlara dahil değildir. Ayrıca sanatçının parfümleri 2003'den bugüne dek 500 milyon &#36;'dan fazla satış gerçekleştirmiştir. Sanatçı şu an 300 milyon &#36;'lık bilet satışı gerçekleştirerek tüm zamanların en büyük turnelerinden olan 132 konserlik Taking Chances turnesini bitirmiş olup mart 2009'da 2. çocuğunu dünyaya getirmek için müzik kariyerine 1.5 sene ara verdiğini açıklamıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dream Theater]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4344</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 11:10:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4344</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Dream Theater, Amerika/New York orjinli bir Progresif Metal grubudur. '90ların başında Amerika'da başlayan Progresif Metal hareketinin Queensryche ve Fates Warning ile beraber en büyük grubudur. Grup müziğinde progresif rock ve heavy metali, jazz temellerini birleştirmiştir. Hayat ve felsefe gibi derin konulardan etkilenen şarkı sözleri ile progresif metalde yeni bir yol açmış, birçok grubun müziklerini etkilemişlerdir.<br />
<br />
Yaklaşık 20 yıldır resmi olarak müzik yapıyorlar.Berklee de okuyan bas gitarist John Myung, gitarist John Petrucci ve davulcu Mike Portnoy tarafından kurulmuştur. Daha sonra Petrucci'nin çocukluk arkadaşı Kevin Mooreun da katılımıyla grup "Majesty" adını aldı. Ama yaptıkları ilk demo albümün başarıya ulaşması sonucu "Majesty" isminin başka bir grup tarafından kullanıldığını öğrenip, Mike Portnoy'un babasının tavsiyesiyle grubun adı eski bir sinemadan esinlenerek "Dream Theater" olarak ilk ve son kez değiştirmişlerdir. Grubun ilk albümü (When Dream and Day Unite) 1989 yılında piyasaya sürüldü. Bu albümden sonra müzikal farklılıklar yüzünden vokalist Charlie Dominici gruptan ayıldı ve onun yerine Kanadalı James LaBrie gruba katıldı. En büyük çıkışı 1992'de ikinci albümleri "Images and Words" albümüyle gerçekleştirdiler. İlk konserlerini Iron Maiden'ın katkısıyla gerçekleştirdiler. 1994'te Awake albümünü çıkaran gruptan Kevin Moore ayrıldı ve yerine Derek Sherinian geldi. 1995'te A Change Of Seasons ve 1997'deki Falling From Infinity albümleri çıktı. Daha sonra gruba Jordan Rudess girdi ve 1999'da Metropolis Part 2 yan başlıklı Scenes From A Memory adlı konsept albüm çıktı. Bu albümde Nicholas diye biri hipnoz ile geçmiş yaşantısına döndürülür ve geçmiş hayatında Victoria adlı bir kadın olduğunu ve iki erkek kardeşin ona aşık olması sonucu yaşanan sorunları görür. (Bu hikayenin başı da Images and Words albümünde Metropolis Part 1 olarak anlatılmıştı.) Daha sonra deneysel albümler yapan grup 2002'deki 6 Degrees Of Inner Turbulence adlı 2 CDlik bir albüm yaptılar. 2003'te ise kariyerlerinin en sert albümü olan Train Of Thought piyasaya sürüldü. Grup iki kere Türkiye'ye geldi. Biri 6 Degrees turnesinde, biri ise Octavarium turnesinde. (Train Of Thought turnesinde de gelmek istememlerine rağmen daha sonra iptal edildi.) Dünyanın en büyük progressive gruplarından biri olan Dream Theater son albümünü (Octavarium) 2005 yılında piyasaya sürdü. Özellikle aksak ritimlere ağırlık vermeleri,armoniyi "progressive" tutarak müziği farklı bir noktaya taşımaları bakımından müziğe katkıları olmuştur. Grup üyelerinin hepsi bir çok albümde değişik müzisyenlerle çalışmış,değişik projeler dahil olmuştur. Gitarist John Petrucci 2005 yılında Steve Vai ve Joe Satriani ile beraber G3'te çalmış ve G3 Live in Tokyo isimli albümde yer almıştır. Ayrıca Suspended Animation adında bir solo albümü de vardır. Mike Portnoy da defalarca Dünyanın en ünlü davul dergilerine kapak konusu olmuş , dünyanın en iyi bateristlerinden biridir. Rudees gruba katılmadan önce ünlü basçı Tony Levin, Petrucci, Rudess ve Portnoy Liquid Tension Experiment adı altında iki albüm çıkarmıştır. John Petrucci nin "Rock disipline" Mike portnoy'un "progressive drum concepts" John Myung'un "progressive bass concepts" isimli eğitim videoları vardır.<br />
<br />
<br />
Grup Elemanları<br />
<br />
James LaBrie - vokal,<br />
John Myung - bas gitar,<br />
John Petrucci - gitar,<br />
Mike Portnoy - davul,<br />
Jordan Rudess - klavye]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Dream Theater, Amerika/New York orjinli bir Progresif Metal grubudur. '90ların başında Amerika'da başlayan Progresif Metal hareketinin Queensryche ve Fates Warning ile beraber en büyük grubudur. Grup müziğinde progresif rock ve heavy metali, jazz temellerini birleştirmiştir. Hayat ve felsefe gibi derin konulardan etkilenen şarkı sözleri ile progresif metalde yeni bir yol açmış, birçok grubun müziklerini etkilemişlerdir.<br />
<br />
Yaklaşık 20 yıldır resmi olarak müzik yapıyorlar.Berklee de okuyan bas gitarist John Myung, gitarist John Petrucci ve davulcu Mike Portnoy tarafından kurulmuştur. Daha sonra Petrucci'nin çocukluk arkadaşı Kevin Mooreun da katılımıyla grup "Majesty" adını aldı. Ama yaptıkları ilk demo albümün başarıya ulaşması sonucu "Majesty" isminin başka bir grup tarafından kullanıldığını öğrenip, Mike Portnoy'un babasının tavsiyesiyle grubun adı eski bir sinemadan esinlenerek "Dream Theater" olarak ilk ve son kez değiştirmişlerdir. Grubun ilk albümü (When Dream and Day Unite) 1989 yılında piyasaya sürüldü. Bu albümden sonra müzikal farklılıklar yüzünden vokalist Charlie Dominici gruptan ayıldı ve onun yerine Kanadalı James LaBrie gruba katıldı. En büyük çıkışı 1992'de ikinci albümleri "Images and Words" albümüyle gerçekleştirdiler. İlk konserlerini Iron Maiden'ın katkısıyla gerçekleştirdiler. 1994'te Awake albümünü çıkaran gruptan Kevin Moore ayrıldı ve yerine Derek Sherinian geldi. 1995'te A Change Of Seasons ve 1997'deki Falling From Infinity albümleri çıktı. Daha sonra gruba Jordan Rudess girdi ve 1999'da Metropolis Part 2 yan başlıklı Scenes From A Memory adlı konsept albüm çıktı. Bu albümde Nicholas diye biri hipnoz ile geçmiş yaşantısına döndürülür ve geçmiş hayatında Victoria adlı bir kadın olduğunu ve iki erkek kardeşin ona aşık olması sonucu yaşanan sorunları görür. (Bu hikayenin başı da Images and Words albümünde Metropolis Part 1 olarak anlatılmıştı.) Daha sonra deneysel albümler yapan grup 2002'deki 6 Degrees Of Inner Turbulence adlı 2 CDlik bir albüm yaptılar. 2003'te ise kariyerlerinin en sert albümü olan Train Of Thought piyasaya sürüldü. Grup iki kere Türkiye'ye geldi. Biri 6 Degrees turnesinde, biri ise Octavarium turnesinde. (Train Of Thought turnesinde de gelmek istememlerine rağmen daha sonra iptal edildi.) Dünyanın en büyük progressive gruplarından biri olan Dream Theater son albümünü (Octavarium) 2005 yılında piyasaya sürdü. Özellikle aksak ritimlere ağırlık vermeleri,armoniyi "progressive" tutarak müziği farklı bir noktaya taşımaları bakımından müziğe katkıları olmuştur. Grup üyelerinin hepsi bir çok albümde değişik müzisyenlerle çalışmış,değişik projeler dahil olmuştur. Gitarist John Petrucci 2005 yılında Steve Vai ve Joe Satriani ile beraber G3'te çalmış ve G3 Live in Tokyo isimli albümde yer almıştır. Ayrıca Suspended Animation adında bir solo albümü de vardır. Mike Portnoy da defalarca Dünyanın en ünlü davul dergilerine kapak konusu olmuş , dünyanın en iyi bateristlerinden biridir. Rudees gruba katılmadan önce ünlü basçı Tony Levin, Petrucci, Rudess ve Portnoy Liquid Tension Experiment adı altında iki albüm çıkarmıştır. John Petrucci nin "Rock disipline" Mike portnoy'un "progressive drum concepts" John Myung'un "progressive bass concepts" isimli eğitim videoları vardır.<br />
<br />
<br />
Grup Elemanları<br />
<br />
James LaBrie - vokal,<br />
John Myung - bas gitar,<br />
John Petrucci - gitar,<br />
Mike Portnoy - davul,<br />
Jordan Rudess - klavye]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Rise Against]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4299</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:50:16 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4299</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
Rise Against<br />
Kuruluş Yeri Chicago,Illinois,ABD,<br />
Müzikal Türü Hardcore punk,<br />
Aktif Olduğu Yıllar 1999&#8217;dan beri,<br />
Tim McIlrath Solist ve gitar,<br />
Chris Chasse gitar ve arka vokal,<br />
Joe Principe Bas,<br />
Brandon Barnes Davul<br />
<br />
Kuruluşu<br />
<br />
88 Fingers 1999&#8217;ta dağıldıktan bir süre sonra gruptan Louie, Joe Principe ve Mr. Precision kendileri aralarında Rise Against diye hitap edilen melodik hardcore grubunu kurmuşlardır.<br />
<br />
Albümleri: Transistor Revolt (demo), (2000), The Unraveling (2001), Revolutions Per Minute (2003), Siren Song of the Counter Culture (2004), The Unraveling (Reissue)(2005), The Sufferer & The Witness (2006)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
Rise Against<br />
Kuruluş Yeri Chicago,Illinois,ABD,<br />
Müzikal Türü Hardcore punk,<br />
Aktif Olduğu Yıllar 1999&#8217;dan beri,<br />
Tim McIlrath Solist ve gitar,<br />
Chris Chasse gitar ve arka vokal,<br />
Joe Principe Bas,<br />
Brandon Barnes Davul<br />
<br />
Kuruluşu<br />
<br />
88 Fingers 1999&#8217;ta dağıldıktan bir süre sonra gruptan Louie, Joe Principe ve Mr. Precision kendileri aralarında Rise Against diye hitap edilen melodik hardcore grubunu kurmuşlardır.<br />
<br />
Albümleri: Transistor Revolt (demo), (2000), The Unraveling (2001), Revolutions Per Minute (2003), Siren Song of the Counter Culture (2004), The Unraveling (Reissue)(2005), The Sufferer & The Witness (2006)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fall Out Boy]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4298</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:44:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4298</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Fall Out Boy Chicago,Illinois'da kökenli bir Amerikalı Punk-Rock grubudur.2001 yılında Patrick Stump(vokal,gitar),Peter Wentz(bas gitar,yardımcı vokal,söz yazarı),Joe Trohman(gitar) ve Andy Hurley(davul) tarafından kuruldu. Pete Wentz Fall Out Boy'un başkanıdır.Grup adını"The Simpsons"dizisindeki "Radioactive Man"adlı karakterin sağ kolu olan "Fall Out Boy"adlı çocuk karakterden almıştır.<br />
<br />
2002 senesinde Project Rocket grubuyla birlikte "Slipt" adlı bir EP çıkartan grup.2003 senesinde Uprising Records etiketiyle "Fall Out Boy!s Evening Out With Your Girlfriend"adlı ilk bölümünü yayınladı.Albüm sonrasında Chicago ve çevresinde performanslarda bulunuarak dinleyici kitlesini genişleten ekip,aynı sene "Take This To Your Grave"adlı 2. albümünü Fueled By Romen etiketiyle piyasaya sürdü.<br />
<br />
Projeler<br />
"Take This To Your Grave"albümünden "Grand Theft Autumn/Where Is Your Boy"ve "Saturday" parçalarını single olarak yaıyınlayan Fall Out Boy,bu single'ların radyolarda sıkça yer almasıyla birlikte aynı sene Island Records ile anlaşma imzaladı.<br />
2004 senesinde "My Heart Will Always Be The B-Side To My Tongue"adlı akustik EP'yi yine Fueled By Romen etiketiyle yayınlayan Fall Out Boy,bu EP'de  ilk albümde yer alan bazı parçaların akustik versiyonlarıyla birlikte Joy Division  klasiği"Love Will Tear Us Apart"ın akustik versiyonuna da  yer verdi.EP'nin yanında hayranlarına bir de DVD sunan grup,2005 senesinde basçı Peter Wentz'in intihar girişimiyle sarsıntı yaşadı.<br />
<br />
2005 senesinde Island Records etiketiyle "From Under The Cork Tree"adlı 3.albümüne imza atan Fall Out Boy ,bu albümle Amerika listelerinde 9 numara olmayı başardı.İngiltere listelerinde ise 12 numaraya yerleşen albümden çıkan ilk single"Sugar We're Goin' Down",Amerika listelerinde 9 numara olurken,MTV TRL'de zirveye yerleşti.Single'a bir de video klip çeken grup,MTV Video Müzik Ödülleri'nden "MTV2 Ödülü"ne layık görüldü.<br />
Albümden ayrıca "Dance Dance" ve "A Little Less Sixteen Candles,A Little More Touch Me"parçalarını single olarak yayınladı ve 2006 senesi Grammy'lerinde de "En İyi Yeni Grup"dalında aday olarak gösterildi.<br />
<br />
"From Under The Cork Tree"albümü sonrası Taking Back Sunday,Blink-182,Panic!At The Disco,Midtown,All-American Rejects ve The Hush Sound gibi  gruplarla turneye çıkan Fall Out Boy,6 Şubat 2007'de "Infinity On High"adlı 4.albümünü piyasaya sürdü.Albüm öncesi çıkan ilk single"This Ain't A Scene,Its An Arms Race"ile Amerika listelerinde 2 numara olan grup,2007 senesinde Avusturalya'da da bir turne gerçekleştirdi.İkinci single olarak grubun vokalisti Patrickl Stump'ın yazdığı"The Carpal Tunnel Of Love"ı seçtiler.2007'nin Mart-Nisan ayları gibi üçüncü single"Thanks For The Mmrs"ıpiyasaya sürdüler ve bununla beraber ülkemizde de hayran kitlelerini genişlettiler.2007 yazının başlarında albümlerinde ikinci sırada yer alan"The Take Over,The Breaks Over"singlelarını hayranlarına sundurlar.Yine 2007'de yazın sonlarına doğru,albümlerinin 4.şarkısı ce singleları olan "Me and You"yu yayınladılar.Listelerdeki yerlerini hala korumakta olan grup,1 Nisan 2008'de ilk konser dvdsini çıkarttı.<br />
<br />
Grup,yeni albümleri için Michael Jackson'ın ünlü oarçası "Beat It"i yorumladı.<br />
<br />
PETE WENTZ OLAYLARI<br />
Sevgilisine Sidekick'ten göndermek için çektiği tamamen çıplak fotoğrafları internete düşüyor.Pete sidekick hesabı hacklenince çok üzülmüş.O haptada internetten en çok aranan "Pete Wentz Çıplak"olmuş.2005'te fazla anti-depresan aldığı için hastaneye kaldırılıyor ve medya bunu hemen intihar girişimi olarak gösteriyor.Peter Wentz bunun üzerine"sadece uyumak istemiştim"diyor.<br />
6 Aralık 2008'de Fall Out Boy beşinci sütüdyo albümünü çıkardı.Folie a Deux,Infinity on High'ın devamı olarak.Bu albümde Elvis Costello,Lil Wayne,Panic at the Disco'dan Brendon Urie,Cobra Starship'ten Gabe Saporta,Gym Class Heroes'dan Travis McCoy,Doug,The Cab'ten Alex Deleon,The Academy Is'ten William Backett,Blondie'den Debbie Harry ve Pharell Williams'la çalıştılr.<br />
Albümün büyük çıkış şarkısı,"I Dont Care"3 Eylül 2008'de çıkartıldı ve şarkı hala liste sıralarında yer almakta.Albümün ismi Folie a Deux,tam olarak iki kişilik delilik,psikopati belirtileri,özellikle paranoya veya hayali inançların bir kişiden başkasına iletilmesi anlamına geliyor.İkinci parça"America's Suitehearts"radyolarda 8 Aralık 2008'de yayınlandı.<br />
15 Ocak 2009'da grup,Believers Never Die Part Deux Tour'u Folie a Deux'ye destek için Cobra Starship,Metro Station,All Time Low ve Hey Monday'le yapacaklarını duyurdular.Bu turun ismi 2004'te gerçekleştirdikleri Believers Never Die Tour'a dayanır.Grup ayrıca Kanye West'le ve Kid Rock'la Youth Ball'da Amerika Başkanı Barack Obama'nın görev alma törenin sahne aldı.<br />
<br />
ÖDÜLLER<br />
2005 MTV Video Music Award-MTV2 Award"Sugar,We're Going Down"<br />
2006 MuchMusic Video Award-İnsanların Seçimi:FAvori Internatiol Grup"Dance Dance"<br />
Kerrang!Award-En İyi Video"Sugar,We're Going Down"<br />
Teen Choice Awards-Rock Müzik"Dance Dance"<br />
Teen Choice Awards-Single"Dance Dance"<br />
Teen Choice Awards-Rock Grup<br />
MTV Video Music Award-İzlenme Seçimi<br />
2007 Kerrang!Award-En İyi Video"This Aint A Scene,Its an Arms Race"<br />
Teen Choice Awards-Single"Thnks Fr The Mmrs"]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Fall Out Boy Chicago,Illinois'da kökenli bir Amerikalı Punk-Rock grubudur.2001 yılında Patrick Stump(vokal,gitar),Peter Wentz(bas gitar,yardımcı vokal,söz yazarı),Joe Trohman(gitar) ve Andy Hurley(davul) tarafından kuruldu. Pete Wentz Fall Out Boy'un başkanıdır.Grup adını"The Simpsons"dizisindeki "Radioactive Man"adlı karakterin sağ kolu olan "Fall Out Boy"adlı çocuk karakterden almıştır.<br />
<br />
2002 senesinde Project Rocket grubuyla birlikte "Slipt" adlı bir EP çıkartan grup.2003 senesinde Uprising Records etiketiyle "Fall Out Boy!s Evening Out With Your Girlfriend"adlı ilk bölümünü yayınladı.Albüm sonrasında Chicago ve çevresinde performanslarda bulunuarak dinleyici kitlesini genişleten ekip,aynı sene "Take This To Your Grave"adlı 2. albümünü Fueled By Romen etiketiyle piyasaya sürdü.<br />
<br />
Projeler<br />
"Take This To Your Grave"albümünden "Grand Theft Autumn/Where Is Your Boy"ve "Saturday" parçalarını single olarak yaıyınlayan Fall Out Boy,bu single'ların radyolarda sıkça yer almasıyla birlikte aynı sene Island Records ile anlaşma imzaladı.<br />
2004 senesinde "My Heart Will Always Be The B-Side To My Tongue"adlı akustik EP'yi yine Fueled By Romen etiketiyle yayınlayan Fall Out Boy,bu EP'de  ilk albümde yer alan bazı parçaların akustik versiyonlarıyla birlikte Joy Division  klasiği"Love Will Tear Us Apart"ın akustik versiyonuna da  yer verdi.EP'nin yanında hayranlarına bir de DVD sunan grup,2005 senesinde basçı Peter Wentz'in intihar girişimiyle sarsıntı yaşadı.<br />
<br />
2005 senesinde Island Records etiketiyle "From Under The Cork Tree"adlı 3.albümüne imza atan Fall Out Boy ,bu albümle Amerika listelerinde 9 numara olmayı başardı.İngiltere listelerinde ise 12 numaraya yerleşen albümden çıkan ilk single"Sugar We're Goin' Down",Amerika listelerinde 9 numara olurken,MTV TRL'de zirveye yerleşti.Single'a bir de video klip çeken grup,MTV Video Müzik Ödülleri'nden "MTV2 Ödülü"ne layık görüldü.<br />
Albümden ayrıca "Dance Dance" ve "A Little Less Sixteen Candles,A Little More Touch Me"parçalarını single olarak yayınladı ve 2006 senesi Grammy'lerinde de "En İyi Yeni Grup"dalında aday olarak gösterildi.<br />
<br />
"From Under The Cork Tree"albümü sonrası Taking Back Sunday,Blink-182,Panic!At The Disco,Midtown,All-American Rejects ve The Hush Sound gibi  gruplarla turneye çıkan Fall Out Boy,6 Şubat 2007'de "Infinity On High"adlı 4.albümünü piyasaya sürdü.Albüm öncesi çıkan ilk single"This Ain't A Scene,Its An Arms Race"ile Amerika listelerinde 2 numara olan grup,2007 senesinde Avusturalya'da da bir turne gerçekleştirdi.İkinci single olarak grubun vokalisti Patrickl Stump'ın yazdığı"The Carpal Tunnel Of Love"ı seçtiler.2007'nin Mart-Nisan ayları gibi üçüncü single"Thanks For The Mmrs"ıpiyasaya sürdüler ve bununla beraber ülkemizde de hayran kitlelerini genişlettiler.2007 yazının başlarında albümlerinde ikinci sırada yer alan"The Take Over,The Breaks Over"singlelarını hayranlarına sundurlar.Yine 2007'de yazın sonlarına doğru,albümlerinin 4.şarkısı ce singleları olan "Me and You"yu yayınladılar.Listelerdeki yerlerini hala korumakta olan grup,1 Nisan 2008'de ilk konser dvdsini çıkarttı.<br />
<br />
Grup,yeni albümleri için Michael Jackson'ın ünlü oarçası "Beat It"i yorumladı.<br />
<br />
PETE WENTZ OLAYLARI<br />
Sevgilisine Sidekick'ten göndermek için çektiği tamamen çıplak fotoğrafları internete düşüyor.Pete sidekick hesabı hacklenince çok üzülmüş.O haptada internetten en çok aranan "Pete Wentz Çıplak"olmuş.2005'te fazla anti-depresan aldığı için hastaneye kaldırılıyor ve medya bunu hemen intihar girişimi olarak gösteriyor.Peter Wentz bunun üzerine"sadece uyumak istemiştim"diyor.<br />
6 Aralık 2008'de Fall Out Boy beşinci sütüdyo albümünü çıkardı.Folie a Deux,Infinity on High'ın devamı olarak.Bu albümde Elvis Costello,Lil Wayne,Panic at the Disco'dan Brendon Urie,Cobra Starship'ten Gabe Saporta,Gym Class Heroes'dan Travis McCoy,Doug,The Cab'ten Alex Deleon,The Academy Is'ten William Backett,Blondie'den Debbie Harry ve Pharell Williams'la çalıştılr.<br />
Albümün büyük çıkış şarkısı,"I Dont Care"3 Eylül 2008'de çıkartıldı ve şarkı hala liste sıralarında yer almakta.Albümün ismi Folie a Deux,tam olarak iki kişilik delilik,psikopati belirtileri,özellikle paranoya veya hayali inançların bir kişiden başkasına iletilmesi anlamına geliyor.İkinci parça"America's Suitehearts"radyolarda 8 Aralık 2008'de yayınlandı.<br />
15 Ocak 2009'da grup,Believers Never Die Part Deux Tour'u Folie a Deux'ye destek için Cobra Starship,Metro Station,All Time Low ve Hey Monday'le yapacaklarını duyurdular.Bu turun ismi 2004'te gerçekleştirdikleri Believers Never Die Tour'a dayanır.Grup ayrıca Kanye West'le ve Kid Rock'la Youth Ball'da Amerika Başkanı Barack Obama'nın görev alma törenin sahne aldı.<br />
<br />
ÖDÜLLER<br />
2005 MTV Video Music Award-MTV2 Award"Sugar,We're Going Down"<br />
2006 MuchMusic Video Award-İnsanların Seçimi:FAvori Internatiol Grup"Dance Dance"<br />
Kerrang!Award-En İyi Video"Sugar,We're Going Down"<br />
Teen Choice Awards-Rock Müzik"Dance Dance"<br />
Teen Choice Awards-Single"Dance Dance"<br />
Teen Choice Awards-Rock Grup<br />
MTV Video Music Award-İzlenme Seçimi<br />
2007 Kerrang!Award-En İyi Video"This Aint A Scene,Its an Arms Race"<br />
Teen Choice Awards-Single"Thnks Fr The Mmrs"]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mariah Carey]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4297</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 12:52:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4297</guid>
			<description><![CDATA[[attachment=748]<br />
<br />
Mariah Carey 90'lı yılların en çok satan kadın şarkıcı, 90'lı yıllarda her yıl 1 numaraya ulaşmış single'ları bulunan tek şarkıcı ve tüm zamanların en çok satan kadın R&B/Hip-hop şarkıcısı unvanlarına sahiptir. Aynı zamanda, ABD'de en çok 1 numaraya ulaşmış single'ı olan kadın şarkıcı ve Elvis Presley ile beraber en çok 1 numaraya ulaşmış single'ı olan ikinci şarkıcıdır (ABD'de 17 tane 1 numara single'ı vardır). Carey aynı zamanda çok kuvvetli (modern müzikte yedi, klasik müzikte beş oktav)  ve tiz bir sese sahip olmakla birlikte yükses frekansta şarkı söyleyen şarkıcıların başında gelir<br />
<br />
1970-1991: Erken yaşam, keşfedilme ve ilk başarılar <br />
<br />
<br />
 Mariah Carey, 27 Mart 1970'de, yarı Venezuellalı, yarı Afrika kökenli bir babanın ve İrlandalı bir annenin en küçük çocukları olarak dünyaya geldi. Fakir bir çocukluk geçiren Mariah Carey, henüz üç yaşındayken annesi ve babası ayrıldı ve üç kardeşten en küçüğü olduğu için annesinin yanında yaşamını sürdürmeye başladı. Küçük bir çocukken sesini farkeden annesi sayesinde müzik eğitimi almaya başlayan sanatçı, liseyi bitirene kadar amatör olarak müzik çalışmalarını sürdürdü. Liseyi bitirdikten sonra da profesyonel olarak çalışmak için Manhattan'a yerleşti.<br />
<br />
Müzik kariyerine bugün çok iyi bir arkadaşı olan Brenda K.Starr'a geri vokal yaparak başladı. Bu sırada klavyeci arkadaşı Ben Margulies ile beraber şarkılar yazmaya başladı. 1990 yılında demo kasedini bir partide Sony Music'in müdürü Tommy Mottola'ya dinlettiren Carey, Mottola'nın sesine hayran olması ile aynı yıl ilk albümü "Mariah Carey"i çıkarttı. Bu albümden Vision Of Love, Love Takes Time, Someday ve I Don't Wanna Cry isimli şarkıları single olarak piyasaya sürdü ve hepsi de listelerde 1 numaraya ulaştı. "Mariah Carey" albümü çok geçmeden ABD çapında 9.5 milyon kopya satarak Carey'i üne kavuşturdu. Albümüyle ve Vision Of Love şarkısıyla Grammy ödüllerinde iki dalda aday gösterilen Carey, iki ödülü de kucakladı. İlk albümünün başarısının verdiği güvenle birlikte Carey 1991'de Emotions albümünü çıkardı. Albümden Emotions, Can't Let Go ve Make It Happen single'ları çıktı ve hepsi büyük başarılara imza attı. Carey o yıl da Grammy ödüllerinde iki dalda aday gösterildi, ancak ikisinde de ödülü kazanamadı.<br />
<br />
Çoğunlukla ABD'de tanınan bir isim olan Carey, 1992'de konser albümü "MTV Unplugged EP" ile tüm dünyanın tanıdığı bir isim oldu. Albümden Trey Lorenz in eşlik ettiği The Jackson 5 cover'ı I'll Be There şarkısı single olarak piyasaya sürüldü. Mayıs 1993'te ise Carey Sony Music'in sahibi Tommy Mottola ile evlendi. Aynı yılda Carey üçüncü albümü "Music Box" ile tüm listeleri alt üst etti ve bu albümle 29 milyon satış yaparak ulaşılması güç bir rekora imza attı. "Music Box" halen Carey'nin en çok satan albümüdür.<br />
<br />
Carey, "Music Box" taki başarısını 1994'te çıkardığı "Merry Christmas" isimli noel temalı albümü ile perçinledi. Albüm, tüm zamanların en çok satan noel temalı albümü oldu. Albümden Joy To The World adlı klasik noel parçasının Carey versiyonu ve Carey'nin bizzat yazmış olduğu All I Want For Christmas Is You adlı noel parçası single olarak piyasaya sürüldü.<br />
<br />
 <br />
Carey'nin ABD Billboard Hot 100 Singles listesine direkt 1 numaradan giriş yapan ilk single'ı "Fantasy" (1995)1995'te Carey "Daydream" isimli albümünü piyasaya sürdü. Albümden önce single olarak piyasaya sürülen Fantasy isimli şarkısı listelere 1 numaradan giriş yaptı. Fantasy, Carey'nin listelere 1 numaradan giriş yapan ilk single'ı dır. "Daydream" müthiş bir başarı yakalayarak birçok ülkede satışlarda liste başı oldu, "Music Box" un kine yakın bir satış rakamı elde etti ve kritiklerce içerik bakımından Carey'nin en iyi albümü olarak kabul gördü. Albümden çıkan diğer single'lardan Boyz II Men düeti One Sweet Day ve Always Be My Baby liste başı olurken, Forever ve Open Arms belli bir başarı elde edemedi. Bunun yanında Carey "Daydream" ile Grammy ödüllerinde 6 dalda aday gösterildi, ancak hiçbirini kazanamadı.<br />
<br />
<br />
 1997-2000: Bağımsızlık ve yeni bir imaj <br />
<br />
 Halka mutlu bir evlilik olarak yansımasına rağmen, Carey Mottola'nın kendini kontrol ettiğini öne sürerek 1997'de Mottola'dan ayrıldı. Akabinde yeni albümü "Butterfly" için Honey single'ını piyasaya süren Carey, müzik tarzındaki değişikliğine rağmen bu şarkıyla da büyük başarı elde etti ve Honey, ABD listelerine 1 numaradan giriş yaptı. Şarkı Puff Daddy tarafından düzenlenmişti, ki bu da "Butterfly" ın R&B/Pop'dan daha çok R&B/Hip-Hop tarzına yakın olacağı sonucunu doğurmuştu. Albüm yayımlanınca bu tahminlerin doğru olduğunu gösterdi. "Butterfly" albümü aynı zamanda Tommy Mottola'nın esaretinden kurtuluşun ve bağımsızlığın göstergesiydi. Albüm büyük başarı elde etti ve eleştirmenlerce tarz değişiminden dolayı "yeni bir başlangıç için harika bir albüm" olarak nitelendirildi. Albümden yayımlanan My All single'ı ABD'de 1 numaraya ulaştı ve uluslararası alanda başarı sağladı.<br />
<br />
1998'de "#1's" adlı toplama albümünü piyasaya süre Carey, düşünülenin aksine müziğe henüz ara vermeyeceğini, bununla beraber "#1's" in gerçek bir toplama albüm olmadığını, zira "o kadar yaşlanmadığını" ima etti. Albümde adından anlaşıldığı gibi Carey'nin 1 numaraya ulaşmış bütün şarkıları yer almaktaydı. Dört tane de yeni şarkı bulunuyordu: Sweetheart, I Still Believe, When You Believe, ve Do You Know Where You're Going To (Theme from Mahogany). When You Believe o yıl "Mısır Prensi" animasyon filminin film müziği için kaydedilmişti ve şarkıda Carey'e Whitney Houston eşlik ediyordu. Şarkı, Akademi (Oscar) ödüllerinde "En İyi Film Şarkısı" dalında ödül kazandı.<br />
<br />
Carey 1999'da "Rainbow" albümünü piyasaya sürdü. Albüm, eleştirmenlerce Carey'nin önceki albümlerine göre zayıf bulunmasına rağmen ticari olarak iyi bir başarı sağladı. Bu albümden çıkan 1 numara single'lar ise Heartbreaker ve Thank God I Found You oldu.<br />
<br />
2000 yılında Dünya Müzik Ödülleri'nde ise "Son 10 Yılın En İyi Sanatçısı" seçildi ve "Tüm Zamanların En Çok Satan Kadın Sanatçısı" ilan edildi. Aynı zamanda yalnızca 100 milyon ve üzeri albüm satan sanatçılara verilen "Chopard Diamond Ödülü" nü ilk alan kişi oldu.<br />
<br />
<br />
 2000-2004: İlk kariyer düşüşleri ve sallanmalar<br />
<br />
  2001 yılı ne yazık ki Carey için iyi geçmedi. Carey bu yılda başrol oynayacağı ilk film olacak olan yarı-otobiyografik film projesi "Glitter" üzerinde çalışmaya başlayacağını duyurdu. Aynı yılda çıkacak olan yeni Carey albümü ise filmin soundtrack'i olacaktı. Albüm için Virgin Records ile 80 milyon dolarlık bir anlaşma imzalayan sanatçı (bu anlaşma bugün bile en yüksek ücretli albüm anlaşmasıdır), bu dönemde pek bir başarı elde edemedi.<br />
<br />
"Glitter" filmi ve soundtrack albümü yayımlandığı zaman Carey birçok kötü eleştiriye maruz kaldı. "Glitter" filmi "bugüne kadar çekilmiş en kötü filmlerden biri" olarak nitelendirilirken, "Glitter" albümünden yayımlanan ilk single Loverboy ABD Billboard Hot 100 listesinde 2 numaraya kadar yükselerek altın plak sertifikası aldı ve 2001 yılının en çok satılan ve dinlenen single'ı oldu; fakat devamında yayımlanan Never Too Far ve Don't Stop (Funkin 4 Jamaica) single'ları liste başarısı elde edemedi.<br />
<br />
"Glitter" albümü yayımlandığı zaman Carey'nin en az liste başarısı gösteren albümü oldu. Birden çok platin ve elmas plak sertifikaları alan önceki albümlerinin aksine, "Glitter" ancak bir platin plak sertifikası alabildi. Kötü giden albüm satışlarının üzerine Virgin Records, Carey ile yaptığı anlaşmayı feshetti ve tazminat olarak 28 milyon dolar ödedi.<br />
<br />
Kötü giden tek şey albüm satışları değildi. O dönem Carey, resmi internet sitesine umutsuz birkaç ses mesajı bıraktı ve mesajlar yayımlandıktan 5 saniye sonra siteden silindi. Medya tarafından Carey'nin psikolojik sağlığının iyi olmadığı öne sürüldü. Bir süre sonra Carey psikolojik yardım görmeye başladı ve yeni çalışmalar yapmaya başlamadan önce, kısa bir süre için dinlenmeye çekileceğini açıkladı. Carey'nin artık kariyerinin sona erdiği üzerine yorumlar yapılmaya başlanmıştı.<br />
<br />
Virgin Records'tan ayrıldıktan sonra kendine yeni bir plak şirketi arayan Carey, Island Records ile 50 milyon dolarlık bir albüm anlaşması imzaladı ve Island Records bünyesinde kendi küçük plak şirketi MonarC Music'i kurdu. 2002'de ise Carey "köklere dönüş" sloganıyla 9. albümü "Charmbracelet"ı yayımladı. Albüm, Carey'nin o yıl vefat eden babası Alfred Roy Carey'e adanmıştı. Albümden yayımlanan ilk single Through The Rain hayranlar tarafından beğenilse de pek bir başarı elde edemedi. Diğer single'lar Boy (I Need You) ve Bringin' On The Heartbreak ise listelerin epey altında kaldı. Albüm çoklu-platin sertifikası almasına rağmen satışları Carey'nin önceki albümlerine kıyasla çok düşüktü; nedeni ise "Charmbracelet"ın beklenen ilgiyi görmemesiydi. "Charmbracelet"ın gösterdiği ticari başarı "Glitter"ınkinden büyüktü, ancak "Glitter"ın başarısızlığını örtbas edemedi.<br />
<br />
Eleştirmenlerce "Charmbracelet" albümü zayıf bulundu, bunun başlıca nedenlerinden biri albümün tınıları Carey'nin diğer albümlerine kıyasla R&B'den daha çok Pop'a dönük olduğuydu, ve bu yüzden albüm büyük ölçüde olumsuz eleştiri aldı. Eleştirmenlerin birleştiği bir başka nokta ise albümde Def Leppard cover'ı Bringin' On The Heartbreak haricinde hiç iyi şarkı bulunmadığı idi. Eleştirmenlerin dikkatini çeken bir başka nokta ise Carey'nin sesinin yıprandığı idi. "Charmbracelet"ın başarısızlığı üzerine yakınları Carey'e bir süreliğine ara vermeyi önerdi; ancak Carey reddetti ve o yıl "Charmbracelet World Tour" turnesine çıktı.<br />
<br />
2003 yılında Carey, Busta Rhymes'a I Know What You Want isimli şarkısında eşlik etti. Şarkı Billboard Hot 100 listesinde 3 numaraya kadar yükseldi. Bundan kısa bir süre sonra Carey 2 CD'lik remiks albümü "The Remixes"ı yayımladı. Albümde Carey'nin hit şarkılarının remiks versiyonları ile I Know What You Want yer alıyordu.<br />
<br />
2004 yılında Carey bu sefer Jadakiss'e U Make Me Wanna isimli şarkısında eşlik etti. U Make Me Wanna, I Know What You Want kadar başarılı olamasa da yayımlandığı ilk hafta Billboard listelerinde ilk 50'de kendine yer buldu ve bir sonraki hafta 21 numaraya yükseldi.<br />
<br />
<br />
 2005-2007: Parlak günlere geri dönüş<br />
<br />
  2005 yılında çıkardığı The Emancipation of Mimi albümüyle eski parlak günlerine geri döndü. Eleştirmenlerce de başarılı bulunan albüm dünya çapında yaklaşık 10 milyonluk bir satış gerçekleştirdi. 2005 yılının en çok satan bu albümünden çıkan single'lardan We Belong Together, ABD Billboard Hot 100 listesinde 14 hafta bir numarada kalarak büyük bir başarı sağladı. Bunun yanı sıra albümün üçüncü single'ı olarak piyasaya sürülen Shake It Off, We Belong Together'ın 1 numaradaki son haftasında 2 numaraya yükselerek bir ilki gerçekleştirerek, Mariah'nın ABD listelerinde bir ve iki numarada aynı haftada yer alan ilk kadın sanatçı olmasını sağladı. Bunun yanı sıra Aralık ayının son günlerinde Don't Forget About Us 1 numaraya oturdu ve Mariah Carey böylece 17 tane 1 numara şarkıyla, Elvis Presley ile birlikte en çok 1 numaraya sahip 2. sanatçı oldu.Hayatında büyük değişikler yaşayan Mariah eski kocasını yeni eşi Thalía ile olan küslüğünüde VH1 partisinde ona olan övgü dolu sözleriyle gidermiştir.<br />
<br />
<br />
2006 yılında 3 yıl aradan sonra "The Adventures of Mimi" (Mimi'nin Maceraları) turnesine çıktı.<br />
<br />
2008 yılının bahar aylarında vizyona girmesi beklenen, yönetmenliğini Aaron Woodley ve yapımcılığını Lee Daniels'ın yaptığı Tennessee (film) filminin çekimlerini Mart 2007 itibariyle sonlandırdı. Filmin konusu ise şöyle: "İki kardeş (Adam Rothenberg, Ethan Peck) küçükken babalarının onlara kötü davranmasına dayanamayarak Tennessee'den kaçarlar. 10 yıl sonra küçük kardeş kansere yakalandığını öğrenir. Yaşamak için tek umudu babasının vereceği iliktir. Tennessee'ye dönüşleri sırasında yolda Crystal (Mariah Carey) ile tanışırlar. Crystal bir country şarkıcısı olmak istemektedir fakat kocası bunu istememekte, onun ev hanımı olarak kalmasını tercih etmektedir. Bu yüzden kendisine sürekli şiddet uygular. Crystal, Nashville'de şansını denerken iki kardeş babalarını aramaya devam ederler."<br />
<br />
<br />
 2008: Yeni Albüm, Yeni Bir Dönem <br />
<br />
 Carey uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve yılın en çok beklenen albümlerinden biri olan 11. stüdyo albümüne E=MC² adını verdi. Bir önceki albümü, 2005 yılının en çok satan, dünya çapında 10 milyonluk satarak 18 aylık liste serüveni boyunca 3 tanesi Grammy olmak üzere sayısız ödül kazanan ve iki tane de bir numara hit çıkaran "The Emancipation of Mimi"ye gönderme yapan adıyla albümün Avrupa'da 14 Nisan 2008'de, Amerika'da ise 15 Nisan 2008 tarihinde satışa çıkmıştır.<br />
<br />
Albümden çıkan ilk single "Touch My Body", Mariah Carey, C. "Tricky" Stewart ve The-Dream tarafından yazıldı. Şarkının video klibinin yönetmenliğini ise ünlü film yönetmeni Brett Ratner üstleniyor. "E=MC²" albümünde Mariah ile işbirliği yapan yapımcıların arasında Jermaine Dupri, DJ Toomp, Stargate, Will.i.am, Bryan Michael Cox, Nate "Danja" Hills ve James Poyser bulunuyor. "E=MC²"nin uygulayıcı yapımcıları ise Mariah Carey ve Island Def Jam Music Group başkanı L.A. Reid.<br />
<br />
Eleştirmenler tarafından beğenilen "Touch My Body", Amerikan radyolarında çalındığı ilk haftasında gösterdiği başarı ile Billboard Hot 100 listesine 57 numaradan girdi. Daha sonrasında radyoda çalınma sayısına göre ilk 20'ye giren şarkı, 24 Mart 2008 tarihinde dijital olarak satışa sunulmasıyla ABD'de 286.000 kez indirilerek, Rihanna'nın Umbrella ile olan 277.000 rekorunu kırmış ve 1 numara yükselmiştir. Şarkı radyolar vasıtasıyla 130 milyon dinleyiciye ulaşmıştır ve 2 hafta 1 numarada kalmıştır. Dünya çapında İngiltere'de 5. sıraya kadar yüksek şarkı, dünya listelerinde 2 numarayı görmüştür<br />
<br />
[attachment=747]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[attachment=748]<br />
<br />
Mariah Carey 90'lı yılların en çok satan kadın şarkıcı, 90'lı yıllarda her yıl 1 numaraya ulaşmış single'ları bulunan tek şarkıcı ve tüm zamanların en çok satan kadın R&B/Hip-hop şarkıcısı unvanlarına sahiptir. Aynı zamanda, ABD'de en çok 1 numaraya ulaşmış single'ı olan kadın şarkıcı ve Elvis Presley ile beraber en çok 1 numaraya ulaşmış single'ı olan ikinci şarkıcıdır (ABD'de 17 tane 1 numara single'ı vardır). Carey aynı zamanda çok kuvvetli (modern müzikte yedi, klasik müzikte beş oktav)  ve tiz bir sese sahip olmakla birlikte yükses frekansta şarkı söyleyen şarkıcıların başında gelir<br />
<br />
1970-1991: Erken yaşam, keşfedilme ve ilk başarılar <br />
<br />
<br />
 Mariah Carey, 27 Mart 1970'de, yarı Venezuellalı, yarı Afrika kökenli bir babanın ve İrlandalı bir annenin en küçük çocukları olarak dünyaya geldi. Fakir bir çocukluk geçiren Mariah Carey, henüz üç yaşındayken annesi ve babası ayrıldı ve üç kardeşten en küçüğü olduğu için annesinin yanında yaşamını sürdürmeye başladı. Küçük bir çocukken sesini farkeden annesi sayesinde müzik eğitimi almaya başlayan sanatçı, liseyi bitirene kadar amatör olarak müzik çalışmalarını sürdürdü. Liseyi bitirdikten sonra da profesyonel olarak çalışmak için Manhattan'a yerleşti.<br />
<br />
Müzik kariyerine bugün çok iyi bir arkadaşı olan Brenda K.Starr'a geri vokal yaparak başladı. Bu sırada klavyeci arkadaşı Ben Margulies ile beraber şarkılar yazmaya başladı. 1990 yılında demo kasedini bir partide Sony Music'in müdürü Tommy Mottola'ya dinlettiren Carey, Mottola'nın sesine hayran olması ile aynı yıl ilk albümü "Mariah Carey"i çıkarttı. Bu albümden Vision Of Love, Love Takes Time, Someday ve I Don't Wanna Cry isimli şarkıları single olarak piyasaya sürdü ve hepsi de listelerde 1 numaraya ulaştı. "Mariah Carey" albümü çok geçmeden ABD çapında 9.5 milyon kopya satarak Carey'i üne kavuşturdu. Albümüyle ve Vision Of Love şarkısıyla Grammy ödüllerinde iki dalda aday gösterilen Carey, iki ödülü de kucakladı. İlk albümünün başarısının verdiği güvenle birlikte Carey 1991'de Emotions albümünü çıkardı. Albümden Emotions, Can't Let Go ve Make It Happen single'ları çıktı ve hepsi büyük başarılara imza attı. Carey o yıl da Grammy ödüllerinde iki dalda aday gösterildi, ancak ikisinde de ödülü kazanamadı.<br />
<br />
Çoğunlukla ABD'de tanınan bir isim olan Carey, 1992'de konser albümü "MTV Unplugged EP" ile tüm dünyanın tanıdığı bir isim oldu. Albümden Trey Lorenz in eşlik ettiği The Jackson 5 cover'ı I'll Be There şarkısı single olarak piyasaya sürüldü. Mayıs 1993'te ise Carey Sony Music'in sahibi Tommy Mottola ile evlendi. Aynı yılda Carey üçüncü albümü "Music Box" ile tüm listeleri alt üst etti ve bu albümle 29 milyon satış yaparak ulaşılması güç bir rekora imza attı. "Music Box" halen Carey'nin en çok satan albümüdür.<br />
<br />
Carey, "Music Box" taki başarısını 1994'te çıkardığı "Merry Christmas" isimli noel temalı albümü ile perçinledi. Albüm, tüm zamanların en çok satan noel temalı albümü oldu. Albümden Joy To The World adlı klasik noel parçasının Carey versiyonu ve Carey'nin bizzat yazmış olduğu All I Want For Christmas Is You adlı noel parçası single olarak piyasaya sürüldü.<br />
<br />
 <br />
Carey'nin ABD Billboard Hot 100 Singles listesine direkt 1 numaradan giriş yapan ilk single'ı "Fantasy" (1995)1995'te Carey "Daydream" isimli albümünü piyasaya sürdü. Albümden önce single olarak piyasaya sürülen Fantasy isimli şarkısı listelere 1 numaradan giriş yaptı. Fantasy, Carey'nin listelere 1 numaradan giriş yapan ilk single'ı dır. "Daydream" müthiş bir başarı yakalayarak birçok ülkede satışlarda liste başı oldu, "Music Box" un kine yakın bir satış rakamı elde etti ve kritiklerce içerik bakımından Carey'nin en iyi albümü olarak kabul gördü. Albümden çıkan diğer single'lardan Boyz II Men düeti One Sweet Day ve Always Be My Baby liste başı olurken, Forever ve Open Arms belli bir başarı elde edemedi. Bunun yanında Carey "Daydream" ile Grammy ödüllerinde 6 dalda aday gösterildi, ancak hiçbirini kazanamadı.<br />
<br />
<br />
 1997-2000: Bağımsızlık ve yeni bir imaj <br />
<br />
 Halka mutlu bir evlilik olarak yansımasına rağmen, Carey Mottola'nın kendini kontrol ettiğini öne sürerek 1997'de Mottola'dan ayrıldı. Akabinde yeni albümü "Butterfly" için Honey single'ını piyasaya süren Carey, müzik tarzındaki değişikliğine rağmen bu şarkıyla da büyük başarı elde etti ve Honey, ABD listelerine 1 numaradan giriş yaptı. Şarkı Puff Daddy tarafından düzenlenmişti, ki bu da "Butterfly" ın R&B/Pop'dan daha çok R&B/Hip-Hop tarzına yakın olacağı sonucunu doğurmuştu. Albüm yayımlanınca bu tahminlerin doğru olduğunu gösterdi. "Butterfly" albümü aynı zamanda Tommy Mottola'nın esaretinden kurtuluşun ve bağımsızlığın göstergesiydi. Albüm büyük başarı elde etti ve eleştirmenlerce tarz değişiminden dolayı "yeni bir başlangıç için harika bir albüm" olarak nitelendirildi. Albümden yayımlanan My All single'ı ABD'de 1 numaraya ulaştı ve uluslararası alanda başarı sağladı.<br />
<br />
1998'de "#1's" adlı toplama albümünü piyasaya süre Carey, düşünülenin aksine müziğe henüz ara vermeyeceğini, bununla beraber "#1's" in gerçek bir toplama albüm olmadığını, zira "o kadar yaşlanmadığını" ima etti. Albümde adından anlaşıldığı gibi Carey'nin 1 numaraya ulaşmış bütün şarkıları yer almaktaydı. Dört tane de yeni şarkı bulunuyordu: Sweetheart, I Still Believe, When You Believe, ve Do You Know Where You're Going To (Theme from Mahogany). When You Believe o yıl "Mısır Prensi" animasyon filminin film müziği için kaydedilmişti ve şarkıda Carey'e Whitney Houston eşlik ediyordu. Şarkı, Akademi (Oscar) ödüllerinde "En İyi Film Şarkısı" dalında ödül kazandı.<br />
<br />
Carey 1999'da "Rainbow" albümünü piyasaya sürdü. Albüm, eleştirmenlerce Carey'nin önceki albümlerine göre zayıf bulunmasına rağmen ticari olarak iyi bir başarı sağladı. Bu albümden çıkan 1 numara single'lar ise Heartbreaker ve Thank God I Found You oldu.<br />
<br />
2000 yılında Dünya Müzik Ödülleri'nde ise "Son 10 Yılın En İyi Sanatçısı" seçildi ve "Tüm Zamanların En Çok Satan Kadın Sanatçısı" ilan edildi. Aynı zamanda yalnızca 100 milyon ve üzeri albüm satan sanatçılara verilen "Chopard Diamond Ödülü" nü ilk alan kişi oldu.<br />
<br />
<br />
 2000-2004: İlk kariyer düşüşleri ve sallanmalar<br />
<br />
  2001 yılı ne yazık ki Carey için iyi geçmedi. Carey bu yılda başrol oynayacağı ilk film olacak olan yarı-otobiyografik film projesi "Glitter" üzerinde çalışmaya başlayacağını duyurdu. Aynı yılda çıkacak olan yeni Carey albümü ise filmin soundtrack'i olacaktı. Albüm için Virgin Records ile 80 milyon dolarlık bir anlaşma imzalayan sanatçı (bu anlaşma bugün bile en yüksek ücretli albüm anlaşmasıdır), bu dönemde pek bir başarı elde edemedi.<br />
<br />
"Glitter" filmi ve soundtrack albümü yayımlandığı zaman Carey birçok kötü eleştiriye maruz kaldı. "Glitter" filmi "bugüne kadar çekilmiş en kötü filmlerden biri" olarak nitelendirilirken, "Glitter" albümünden yayımlanan ilk single Loverboy ABD Billboard Hot 100 listesinde 2 numaraya kadar yükselerek altın plak sertifikası aldı ve 2001 yılının en çok satılan ve dinlenen single'ı oldu; fakat devamında yayımlanan Never Too Far ve Don't Stop (Funkin 4 Jamaica) single'ları liste başarısı elde edemedi.<br />
<br />
"Glitter" albümü yayımlandığı zaman Carey'nin en az liste başarısı gösteren albümü oldu. Birden çok platin ve elmas plak sertifikaları alan önceki albümlerinin aksine, "Glitter" ancak bir platin plak sertifikası alabildi. Kötü giden albüm satışlarının üzerine Virgin Records, Carey ile yaptığı anlaşmayı feshetti ve tazminat olarak 28 milyon dolar ödedi.<br />
<br />
Kötü giden tek şey albüm satışları değildi. O dönem Carey, resmi internet sitesine umutsuz birkaç ses mesajı bıraktı ve mesajlar yayımlandıktan 5 saniye sonra siteden silindi. Medya tarafından Carey'nin psikolojik sağlığının iyi olmadığı öne sürüldü. Bir süre sonra Carey psikolojik yardım görmeye başladı ve yeni çalışmalar yapmaya başlamadan önce, kısa bir süre için dinlenmeye çekileceğini açıkladı. Carey'nin artık kariyerinin sona erdiği üzerine yorumlar yapılmaya başlanmıştı.<br />
<br />
Virgin Records'tan ayrıldıktan sonra kendine yeni bir plak şirketi arayan Carey, Island Records ile 50 milyon dolarlık bir albüm anlaşması imzaladı ve Island Records bünyesinde kendi küçük plak şirketi MonarC Music'i kurdu. 2002'de ise Carey "köklere dönüş" sloganıyla 9. albümü "Charmbracelet"ı yayımladı. Albüm, Carey'nin o yıl vefat eden babası Alfred Roy Carey'e adanmıştı. Albümden yayımlanan ilk single Through The Rain hayranlar tarafından beğenilse de pek bir başarı elde edemedi. Diğer single'lar Boy (I Need You) ve Bringin' On The Heartbreak ise listelerin epey altında kaldı. Albüm çoklu-platin sertifikası almasına rağmen satışları Carey'nin önceki albümlerine kıyasla çok düşüktü; nedeni ise "Charmbracelet"ın beklenen ilgiyi görmemesiydi. "Charmbracelet"ın gösterdiği ticari başarı "Glitter"ınkinden büyüktü, ancak "Glitter"ın başarısızlığını örtbas edemedi.<br />
<br />
Eleştirmenlerce "Charmbracelet" albümü zayıf bulundu, bunun başlıca nedenlerinden biri albümün tınıları Carey'nin diğer albümlerine kıyasla R&B'den daha çok Pop'a dönük olduğuydu, ve bu yüzden albüm büyük ölçüde olumsuz eleştiri aldı. Eleştirmenlerin birleştiği bir başka nokta ise albümde Def Leppard cover'ı Bringin' On The Heartbreak haricinde hiç iyi şarkı bulunmadığı idi. Eleştirmenlerin dikkatini çeken bir başka nokta ise Carey'nin sesinin yıprandığı idi. "Charmbracelet"ın başarısızlığı üzerine yakınları Carey'e bir süreliğine ara vermeyi önerdi; ancak Carey reddetti ve o yıl "Charmbracelet World Tour" turnesine çıktı.<br />
<br />
2003 yılında Carey, Busta Rhymes'a I Know What You Want isimli şarkısında eşlik etti. Şarkı Billboard Hot 100 listesinde 3 numaraya kadar yükseldi. Bundan kısa bir süre sonra Carey 2 CD'lik remiks albümü "The Remixes"ı yayımladı. Albümde Carey'nin hit şarkılarının remiks versiyonları ile I Know What You Want yer alıyordu.<br />
<br />
2004 yılında Carey bu sefer Jadakiss'e U Make Me Wanna isimli şarkısında eşlik etti. U Make Me Wanna, I Know What You Want kadar başarılı olamasa da yayımlandığı ilk hafta Billboard listelerinde ilk 50'de kendine yer buldu ve bir sonraki hafta 21 numaraya yükseldi.<br />
<br />
<br />
 2005-2007: Parlak günlere geri dönüş<br />
<br />
  2005 yılında çıkardığı The Emancipation of Mimi albümüyle eski parlak günlerine geri döndü. Eleştirmenlerce de başarılı bulunan albüm dünya çapında yaklaşık 10 milyonluk bir satış gerçekleştirdi. 2005 yılının en çok satan bu albümünden çıkan single'lardan We Belong Together, ABD Billboard Hot 100 listesinde 14 hafta bir numarada kalarak büyük bir başarı sağladı. Bunun yanı sıra albümün üçüncü single'ı olarak piyasaya sürülen Shake It Off, We Belong Together'ın 1 numaradaki son haftasında 2 numaraya yükselerek bir ilki gerçekleştirerek, Mariah'nın ABD listelerinde bir ve iki numarada aynı haftada yer alan ilk kadın sanatçı olmasını sağladı. Bunun yanı sıra Aralık ayının son günlerinde Don't Forget About Us 1 numaraya oturdu ve Mariah Carey böylece 17 tane 1 numara şarkıyla, Elvis Presley ile birlikte en çok 1 numaraya sahip 2. sanatçı oldu.Hayatında büyük değişikler yaşayan Mariah eski kocasını yeni eşi Thalía ile olan küslüğünüde VH1 partisinde ona olan övgü dolu sözleriyle gidermiştir.<br />
<br />
<br />
2006 yılında 3 yıl aradan sonra "The Adventures of Mimi" (Mimi'nin Maceraları) turnesine çıktı.<br />
<br />
2008 yılının bahar aylarında vizyona girmesi beklenen, yönetmenliğini Aaron Woodley ve yapımcılığını Lee Daniels'ın yaptığı Tennessee (film) filminin çekimlerini Mart 2007 itibariyle sonlandırdı. Filmin konusu ise şöyle: "İki kardeş (Adam Rothenberg, Ethan Peck) küçükken babalarının onlara kötü davranmasına dayanamayarak Tennessee'den kaçarlar. 10 yıl sonra küçük kardeş kansere yakalandığını öğrenir. Yaşamak için tek umudu babasının vereceği iliktir. Tennessee'ye dönüşleri sırasında yolda Crystal (Mariah Carey) ile tanışırlar. Crystal bir country şarkıcısı olmak istemektedir fakat kocası bunu istememekte, onun ev hanımı olarak kalmasını tercih etmektedir. Bu yüzden kendisine sürekli şiddet uygular. Crystal, Nashville'de şansını denerken iki kardeş babalarını aramaya devam ederler."<br />
<br />
<br />
 2008: Yeni Albüm, Yeni Bir Dönem <br />
<br />
 Carey uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve yılın en çok beklenen albümlerinden biri olan 11. stüdyo albümüne E=MC² adını verdi. Bir önceki albümü, 2005 yılının en çok satan, dünya çapında 10 milyonluk satarak 18 aylık liste serüveni boyunca 3 tanesi Grammy olmak üzere sayısız ödül kazanan ve iki tane de bir numara hit çıkaran "The Emancipation of Mimi"ye gönderme yapan adıyla albümün Avrupa'da 14 Nisan 2008'de, Amerika'da ise 15 Nisan 2008 tarihinde satışa çıkmıştır.<br />
<br />
Albümden çıkan ilk single "Touch My Body", Mariah Carey, C. "Tricky" Stewart ve The-Dream tarafından yazıldı. Şarkının video klibinin yönetmenliğini ise ünlü film yönetmeni Brett Ratner üstleniyor. "E=MC²" albümünde Mariah ile işbirliği yapan yapımcıların arasında Jermaine Dupri, DJ Toomp, Stargate, Will.i.am, Bryan Michael Cox, Nate "Danja" Hills ve James Poyser bulunuyor. "E=MC²"nin uygulayıcı yapımcıları ise Mariah Carey ve Island Def Jam Music Group başkanı L.A. Reid.<br />
<br />
Eleştirmenler tarafından beğenilen "Touch My Body", Amerikan radyolarında çalındığı ilk haftasında gösterdiği başarı ile Billboard Hot 100 listesine 57 numaradan girdi. Daha sonrasında radyoda çalınma sayısına göre ilk 20'ye giren şarkı, 24 Mart 2008 tarihinde dijital olarak satışa sunulmasıyla ABD'de 286.000 kez indirilerek, Rihanna'nın Umbrella ile olan 277.000 rekorunu kırmış ve 1 numara yükselmiştir. Şarkı radyolar vasıtasıyla 130 milyon dinleyiciye ulaşmıştır ve 2 hafta 1 numarada kalmıştır. Dünya çapında İngiltere'de 5. sıraya kadar yüksek şarkı, dünya listelerinde 2 numarayı görmüştür<br />
<br />
[attachment=747]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Simple Plan]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4296</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 12:48:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4296</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Simple Plan 1999 yılında Montreal, Kanada`da kurulan bir pop punk grubudur. Beş elemanın hepsi de Quebec bölgesinde büyüyen Fransız asıllı Kanadalı`lardır. Grup iki albüm yayımlamıştır No Pads, No Helmets... Just Balls (2002) ve Still Not Getting Any (2004); bunun yanında iki tane de canlı CD`si vardır Live in Japan (2002) ve MTV Hard Rock Live (2005).<br />
<br />
Grubun kökenleri aslında 1995 çıkışlı Reset grubuna dayanır. Reset 1997`de ilk albümünü çıkardığı zaman MxPx, Ten Foot Pole ve Face to Face gibi gruplarla turneye çıkıyordu. Pierre Bouvier ve Charles-AndrÃ© (Chuck) Comeau da bu gruptaydı o sıralarda. 1999`un sonuna doğru ise Simple Plan grubunu oluşturmak için buradan ayrıldılar.<br />
<br />
Grubun adının nereden geldiği tam olarak bilinmemektedir. Elemanlar farklı cevaplar vermekle birlikte gerçek bir &#8216;iş&#8217;ten kurtulmak için bir grup kurmanın kolay bir yol olacağını düşündüklerinden akıllarına bu ismin geldiğini söylemektedirler. Bouvier ise yakın bir zamanda &#8216;bir grup kurmak zengin olmak için en basit plandır&#8217; diyerek grubun adıyla ilgili yeni bir şey söylemiştir.<br />
<br />
Citroen araba markasının dünyada gösterilen reklamlarında çalan &#8216;Welcome to My Life&#8217; parçası bu gruba aittir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Simple Plan 1999 yılında Montreal, Kanada`da kurulan bir pop punk grubudur. Beş elemanın hepsi de Quebec bölgesinde büyüyen Fransız asıllı Kanadalı`lardır. Grup iki albüm yayımlamıştır No Pads, No Helmets... Just Balls (2002) ve Still Not Getting Any (2004); bunun yanında iki tane de canlı CD`si vardır Live in Japan (2002) ve MTV Hard Rock Live (2005).<br />
<br />
Grubun kökenleri aslında 1995 çıkışlı Reset grubuna dayanır. Reset 1997`de ilk albümünü çıkardığı zaman MxPx, Ten Foot Pole ve Face to Face gibi gruplarla turneye çıkıyordu. Pierre Bouvier ve Charles-AndrÃ© (Chuck) Comeau da bu gruptaydı o sıralarda. 1999`un sonuna doğru ise Simple Plan grubunu oluşturmak için buradan ayrıldılar.<br />
<br />
Grubun adının nereden geldiği tam olarak bilinmemektedir. Elemanlar farklı cevaplar vermekle birlikte gerçek bir &#8216;iş&#8217;ten kurtulmak için bir grup kurmanın kolay bir yol olacağını düşündüklerinden akıllarına bu ismin geldiğini söylemektedirler. Bouvier ise yakın bir zamanda &#8216;bir grup kurmak zengin olmak için en basit plandır&#8217; diyerek grubun adıyla ilgili yeni bir şey söylemiştir.<br />
<br />
Citroen araba markasının dünyada gösterilen reklamlarında çalan &#8216;Welcome to My Life&#8217; parçası bu gruba aittir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lacuna Coil]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4295</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 12:42:46 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4295</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Lacuna Coil 1994 yılında gitarist ve söz yazarı Marco Coti Zelati ile o zamanlar Sleep Of Right grubunda olan Andrea Ferro tarafından Milan&#8217;da kuruldu. Yeni elemanların katılmasıyla birlikte gitarda Marco ve Raffaele Zagaria, Bassta Andrea, davulda da Michelangelo olarak yollarına devam ettiler. Grup ilk canlı performansını 1994 te Bologna, İtalya&#8217;da gercekleştirdi ve ardından 1995 te Bleeding Souls&#8217;u kaydetti.<br />
<br />
Marco&#8217;nun bassa geçmesiyle birlikte Andrea ya da vokallere yogunlaşması için vakit kalmış oldu. Kariyerlerinde çok önemli bir adım atmak üzereydiler, ikinci gitar için Claudio Leo, davullar içinse Leonardo Forti ile anlaştılar ve grupta bir de bayan vokal olmasına karar verip Cristina Scabbia&#8217; ya teklif götürdüler.<br />
<br />
ETHEREAL<br />
<br />
Cristina&#8217;nın da gruba katılmasıyla birlikte isimlerini Ethereal olarak değiştirdiler ve Mayıs 1996 da Shallow End ve Frozen Feeling isimlerinde 2 şarkılık bir demo hazırlayıp bazı plak şirketlerine gönderdiler. Nuclear Blast ve Century Media dan teklif aldılar ama Century Mediada karar kıldılar. ALbüm kayıtlarına başlayacakları sırada Ethereal isminin Yunanlı bir grup tarafından kullanıldıgını ögrendiler ve isimlerini Lacuna Coil olarak değiştirdiler. Grubun kadrosuysa Cristina Scabbia, Andrea Ferro, Marco Coti-Zelati, Claudio Leo, Raffaele Zagaria, ve Leonardo Forti olarak kesinleşmişti.<br />
<br />
İlk EP ve Ayrılık<br />
<br />
1997 de Woodhouse Studyolarında ilk albumlerini kaydederken aralarında muzikal anlamda bazı farklılıklar oldugunun farkına vardılar ama buna ragmen 6 sarkı kaydettiler. 1997 Aralık ayında gothic metal grubu Moonspell&#8217;le Avrupa turuna cıktılar ve boylece kariyerlerinin ilk Live performansını gerçekleştirmiş oldular. Gerginlik, sahne korkusu ve bazı anlaşmazlıklar yüzünden 3 şov sonra Raffaele Zagaria, Claudio Leo, ve Leonardo Forti gruptan ayrıldılar. Lacuna Coil, gitarda Tiamat tan Anders Iwers ve davulda Kreator&#8217;dan Markus la yoluna devam etti.<br />
1998 Ocak ayında Thy Nature &#8216;ndan Cristiano Migliore ve Time Machine&#8217;den Cristiano &#8216;Criz&#8217; Mozzati gruba katıldı. Katılımları gruba Şubat ayında cıkacak olan EP leri ve Lisbon&#8217;da Moonspell&#8217;le dört bin kişiye çalacakları konser için şevk verdi. Lacuna Coil Mart ayında Hollandalı The Gathering ve Siegmen le 2. Avrupa turuna cıktı.1998 Agustosunda Wacken open-air Festivalinde yer almalarıyla , insanlar bu İtalyan grubu tanımaya başladı.<br />
<br />
IN A REVERIE<br />
<br />
Ekim 1998 de Lacuna Coil Almanya Woodhouse studyolarına döndü ve yapımcı Waldemar Sorychta ile In a Reverie albumunu kaydetti. Soundlarının önceki EPlerine gore daha sert olması , Almanya Avrupa ve İskandinavya gibi ülkelerde daha cok tanınmalarına neden oldu fakat yaptıkları metal müzik kendi ülkelerinde onları bir türlü ünlü yapmıyordu..<br />
<br />
1999&#8217;un çoğu Avrupada turnelerde geçti.İlk olarak Nisan ayında İngiltereli Skyclad&#8217;le , daha sonraysa Mayıs&#8217;ta My Insanity, Grip Inc. Ve Samael&#8217;le &#8216;Into the Darkness&#8217; turnesine çıkıp , 21 Mayıs&#8217;Da da Dynamo Open Air Festivalinde elinde İtalya bayragıyla Cristina&#8217;yı selamlayan binlerce insana çaldılar.5 Haziranda LAcuna Coil İtalya&#8217;ya döndü ve Metallica&#8217;nın headliner olduğu &#8216;Gods of Metal&#8217; festivalinde yer aldı. Rotterdam ve Altheim deki birkaç konserden sonra grup ,Ekim&#8217;de bir Almanya turnesi düzenleyerek Lacrimosa&#8217;yla konser verdi.<br />
<br />
Halflife EP<br />
<br />
Milenyuma girerken Lacuna Coil ve Waldemar Sorychta bu sefer Ventimiglia&#8217;da stüdyoya girip Halflife ismini verdikleri EP yi kaydetmeye karar verdiler. 5 şarkıdan oluşan , içinde Senzafine isimli tamamen İtalyanca bir şarkyla daha once İngiliz pop grubu Dub Star tarafından cıkmış Stars şarkısının coverını bulundugu bu EP&#8217;de ilk kez dijital kayıt teknikleri kullandılar. 20 Mart 2000de Halflife resmi olarak yayınlandı ve grubun başarısı Avrupa&#8217;da headliner olarak yer aldıkları konser sayısını arttırdı.<br />
<br />
Unleashed Memories<br />
<br />
Lacuna Coil Agustos&#8217;ta bir süre dinlendikten sonra, Ekim 2000 de kayıt için Waldemar Sorychta&#8217;la birlikte 3. kez Almanya Woodhouse Studyolarına girdiler. Unleashed Memories adlı album 9 yeni şarkı ve Senzafine&#8217;in değişik bir versiyonunu içeriyordu.Grup , Kasım sonuna dogru biten albumle birlikte , Theatre of Tragedy ile 16 ve 17 Aralıkta Meksika&#8217;da gerçekleşen iki konser verdi. 2001 turlar açısından cok verimli bir yıl oldu. İlk once Ocak-Şubat boyunca Theatre of Tragedy ve Beseech&#8217;le başlayan Avrupa Turu, Dimmu Borgir, Nevermore, In Flames ve Susperia&#8217;nın katıldıgı &#8216;Metal Odyssey&#8217; turuyla devam etti.<br />
Festivallerin bitmesiyle Lacuna Coil, Unleashed Memeories in yayınlanmasının üstünden sadece 10 ay geçmiş olmasına ragmen yeni materyaller üzerinde çalışmaya başlamıştı. Yeni album çalışmalarının yanında, İtalya&#8217;da yeni kurulan ROCK TV kanalına da destek veriyorlardı.<br />
<br />
COMALIES<br />
<br />
Amerika&#8217;dan döndükten sonra 3. albumleri için studyoya girdiler. Mayıs 2002 de album tamamlandı ve albume Comalies adını verdiler. Comalies&#8217;ın , Unleashed Memories&#8217;e göre daha sert ve daha dinamik bir tarzı vardı. Albumle aynı isimde olan şarkı &#8211;Comalies- hem İngilizce hem de İtalyanca söylendi. Lacuna Coil yaptıgı bir cok sarkıyla kendini her zaman yenilemek, aşmak istedigini ve müzik tarzlarını genişletmek istedigini gösterdi.<br />
Eylül 2002 &#8216;de album yayınlandı ve bir çok kişi tarafından olumlu eleştiriler aldı ve kimilerine gore de bu Lacuna Coil için büyük bir atılımdı. Grup , Ekim&#8217;de Sentenced&#8217;la birlikte bir Avrupa turnesine çıktı. Albumdeki şarkılar ilk kez live olarak dinlendi ve Heaven&#8217;s a lie grubun Gothic metal sahnesine köklü bir giriş yapmasını sağladı.<br />
<br />
Bitmeyen turlar..<br />
<br />
Sentenced&#8217;ın ardından grup yeni bir tur planı yapmıştı. Şubatta Opeth&#8217;le İtalyada bir konserle daha sonra 40 bin kişinin onunde çaldıkları Imola&#8217;da Heineken Jammin&#8217; Festival inin ardından grup Amerikaya döndu ve Temmuzdan Aralık&#8217;a kadar Type O Negative ve Anthrax&#8217;ın da bulundugu 76 şov gerçekleştirdi.<br />
Bu tur boyunca grup Heaven&#8217;s a lie&#8217; a bir klip çekmek için yönetmen Chade Seide ile çalıştı. Bu şarkı gittikçe Lacuna Coil&#8217;in ününü arttırdı.Ekim 2003 te şarkı 65 farklı radyo istasyonunda çalmaya baslamıstı. Heaven&#8217;s a lie&#8217;ın büyük patlama yaratmasıyla şarkıya yeni bir video cekmeye karar veren grup bu sefer de Patric Ullaeus&#8217;le çalıştı.Şarkıyı 9 Aralıkta &#8216;Fuse Tv&#8217; , MTV 'Headbangers Ball&#8217; ve diger rock kanallarında ilk kez gösterilecek olan video için kısaltıp remixlediler.<br />
Grup , 2003 turlarının verdigi yorgunluga ragmen dinlenmeyi reddedip Hamburg&#8217;da Moonspell , Passenger, and Poison Black ile XMAS turuna cıktı. Heaven&#8217;s a lie ın büyük başarısının hala devam etmesi üzerine Century Media ile tekrar anlaştılar ve POD ile 2 aylık Amerika turuna çıktılar.<br />
Bu tur grubun tanınmasına cok katkıda bulundu ayrıca Heaven&#8217;s a lie ın Headbanger&#8217;s Balldaki akustik versiyonu cok sevildi. Bu süre boyunca Comalies&#8217;ın satışları Amerikada 60bin i gecti ve grup ta hiç hız kesmeden Comalies Ozzfest Edition&#8217;da yer alacak akustik şarkıları kaydetmek için studyoya girdi. Grup ayrıca Amerikada 100den fazla radyoda çalınan Swamped için Patric Ullaeus ile bir video çekti.<br />
<br />
OZZFEST<br />
<br />
Ozzfest 2004 LacunaCoil&#8217;in cok buyuk gruplara caldıgı ikinci festivaldi. Comalies albumunun satışları Amerikada 100bini gecti ve Lacuna Coil dünya capında da 250 binlik rakamla, Century Media nın tarihinde en cok satan İtalyan Rock grubu oldu .bu başarı grubu bir haftada 5.818 kopya satarak Billboard Chart&#8217;arda 194. sıradan liseteye soktu.Bu Lacuna Coil&#8217;in değil aynı zamanda Century Media&#8217;nın da ilk Billboard deneyimiydi. Swamped in Resident Evil: Apocalypse filminin soundtrack i olması da grubun ününe ün kattı .Sürekli konserler veren bir grup olan Lacuna Coil Ozzfest haricinde Superjoint Ritual ile birlikte şovlarda yer aldı. Kasım 2004 te artık Comalies 2 yılını doldurmuştu ve grup Milan&#8217;da yeni materyaller üzerinde çalışmaya karar verdi. Bir süre geçtikten sonra 27 Aralıkta Londra&#8217;da In Flames, Caliban ve Chimaira ile yapılacak özel bir performans için çalışmaya ara verdiler.2004 hem Lacuna Coil hem de Century Media için cok onemmli ve basarılarla dolu bir yıl oldu.<br />
<br />
2005&#8217;te..<br />
<br />
2005 başlarında grup yeni album uzerinde calısmaya devam ediyordu. Mart itibariyle Comalies&#8217;ın satış rakamları 200 bini gecmişti. Yaz aylarının yaklasmasıyla birlikte Festivaller de basladı.Grup İlk konseri 21 Mart ta Fransa&#8217; da Rotonde Festivalinde verdi ve katılımcılara yeni bir şarkı çalarak şaşırttı.Müzik grubun soundundan uzak olmamakla beraber daha sertti , onceki albumden sonra uzun bir süre gectigi için yeni şarkı gruba enerji vermişti. Lacuna Coil 12 Haziranda Donnington Park&#8217;ta Slipknot, System of a Down, Mastodon ve birkac grupla Download Festivaline katıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Lacuna Coil 1994 yılında gitarist ve söz yazarı Marco Coti Zelati ile o zamanlar Sleep Of Right grubunda olan Andrea Ferro tarafından Milan&#8217;da kuruldu. Yeni elemanların katılmasıyla birlikte gitarda Marco ve Raffaele Zagaria, Bassta Andrea, davulda da Michelangelo olarak yollarına devam ettiler. Grup ilk canlı performansını 1994 te Bologna, İtalya&#8217;da gercekleştirdi ve ardından 1995 te Bleeding Souls&#8217;u kaydetti.<br />
<br />
Marco&#8217;nun bassa geçmesiyle birlikte Andrea ya da vokallere yogunlaşması için vakit kalmış oldu. Kariyerlerinde çok önemli bir adım atmak üzereydiler, ikinci gitar için Claudio Leo, davullar içinse Leonardo Forti ile anlaştılar ve grupta bir de bayan vokal olmasına karar verip Cristina Scabbia&#8217; ya teklif götürdüler.<br />
<br />
ETHEREAL<br />
<br />
Cristina&#8217;nın da gruba katılmasıyla birlikte isimlerini Ethereal olarak değiştirdiler ve Mayıs 1996 da Shallow End ve Frozen Feeling isimlerinde 2 şarkılık bir demo hazırlayıp bazı plak şirketlerine gönderdiler. Nuclear Blast ve Century Media dan teklif aldılar ama Century Mediada karar kıldılar. ALbüm kayıtlarına başlayacakları sırada Ethereal isminin Yunanlı bir grup tarafından kullanıldıgını ögrendiler ve isimlerini Lacuna Coil olarak değiştirdiler. Grubun kadrosuysa Cristina Scabbia, Andrea Ferro, Marco Coti-Zelati, Claudio Leo, Raffaele Zagaria, ve Leonardo Forti olarak kesinleşmişti.<br />
<br />
İlk EP ve Ayrılık<br />
<br />
1997 de Woodhouse Studyolarında ilk albumlerini kaydederken aralarında muzikal anlamda bazı farklılıklar oldugunun farkına vardılar ama buna ragmen 6 sarkı kaydettiler. 1997 Aralık ayında gothic metal grubu Moonspell&#8217;le Avrupa turuna cıktılar ve boylece kariyerlerinin ilk Live performansını gerçekleştirmiş oldular. Gerginlik, sahne korkusu ve bazı anlaşmazlıklar yüzünden 3 şov sonra Raffaele Zagaria, Claudio Leo, ve Leonardo Forti gruptan ayrıldılar. Lacuna Coil, gitarda Tiamat tan Anders Iwers ve davulda Kreator&#8217;dan Markus la yoluna devam etti.<br />
1998 Ocak ayında Thy Nature &#8216;ndan Cristiano Migliore ve Time Machine&#8217;den Cristiano &#8216;Criz&#8217; Mozzati gruba katıldı. Katılımları gruba Şubat ayında cıkacak olan EP leri ve Lisbon&#8217;da Moonspell&#8217;le dört bin kişiye çalacakları konser için şevk verdi. Lacuna Coil Mart ayında Hollandalı The Gathering ve Siegmen le 2. Avrupa turuna cıktı.1998 Agustosunda Wacken open-air Festivalinde yer almalarıyla , insanlar bu İtalyan grubu tanımaya başladı.<br />
<br />
IN A REVERIE<br />
<br />
Ekim 1998 de Lacuna Coil Almanya Woodhouse studyolarına döndü ve yapımcı Waldemar Sorychta ile In a Reverie albumunu kaydetti. Soundlarının önceki EPlerine gore daha sert olması , Almanya Avrupa ve İskandinavya gibi ülkelerde daha cok tanınmalarına neden oldu fakat yaptıkları metal müzik kendi ülkelerinde onları bir türlü ünlü yapmıyordu..<br />
<br />
1999&#8217;un çoğu Avrupada turnelerde geçti.İlk olarak Nisan ayında İngiltereli Skyclad&#8217;le , daha sonraysa Mayıs&#8217;ta My Insanity, Grip Inc. Ve Samael&#8217;le &#8216;Into the Darkness&#8217; turnesine çıkıp , 21 Mayıs&#8217;Da da Dynamo Open Air Festivalinde elinde İtalya bayragıyla Cristina&#8217;yı selamlayan binlerce insana çaldılar.5 Haziranda LAcuna Coil İtalya&#8217;ya döndü ve Metallica&#8217;nın headliner olduğu &#8216;Gods of Metal&#8217; festivalinde yer aldı. Rotterdam ve Altheim deki birkaç konserden sonra grup ,Ekim&#8217;de bir Almanya turnesi düzenleyerek Lacrimosa&#8217;yla konser verdi.<br />
<br />
Halflife EP<br />
<br />
Milenyuma girerken Lacuna Coil ve Waldemar Sorychta bu sefer Ventimiglia&#8217;da stüdyoya girip Halflife ismini verdikleri EP yi kaydetmeye karar verdiler. 5 şarkıdan oluşan , içinde Senzafine isimli tamamen İtalyanca bir şarkyla daha once İngiliz pop grubu Dub Star tarafından cıkmış Stars şarkısının coverını bulundugu bu EP&#8217;de ilk kez dijital kayıt teknikleri kullandılar. 20 Mart 2000de Halflife resmi olarak yayınlandı ve grubun başarısı Avrupa&#8217;da headliner olarak yer aldıkları konser sayısını arttırdı.<br />
<br />
Unleashed Memories<br />
<br />
Lacuna Coil Agustos&#8217;ta bir süre dinlendikten sonra, Ekim 2000 de kayıt için Waldemar Sorychta&#8217;la birlikte 3. kez Almanya Woodhouse Studyolarına girdiler. Unleashed Memories adlı album 9 yeni şarkı ve Senzafine&#8217;in değişik bir versiyonunu içeriyordu.Grup , Kasım sonuna dogru biten albumle birlikte , Theatre of Tragedy ile 16 ve 17 Aralıkta Meksika&#8217;da gerçekleşen iki konser verdi. 2001 turlar açısından cok verimli bir yıl oldu. İlk once Ocak-Şubat boyunca Theatre of Tragedy ve Beseech&#8217;le başlayan Avrupa Turu, Dimmu Borgir, Nevermore, In Flames ve Susperia&#8217;nın katıldıgı &#8216;Metal Odyssey&#8217; turuyla devam etti.<br />
Festivallerin bitmesiyle Lacuna Coil, Unleashed Memeories in yayınlanmasının üstünden sadece 10 ay geçmiş olmasına ragmen yeni materyaller üzerinde çalışmaya başlamıştı. Yeni album çalışmalarının yanında, İtalya&#8217;da yeni kurulan ROCK TV kanalına da destek veriyorlardı.<br />
<br />
COMALIES<br />
<br />
Amerika&#8217;dan döndükten sonra 3. albumleri için studyoya girdiler. Mayıs 2002 de album tamamlandı ve albume Comalies adını verdiler. Comalies&#8217;ın , Unleashed Memories&#8217;e göre daha sert ve daha dinamik bir tarzı vardı. Albumle aynı isimde olan şarkı &#8211;Comalies- hem İngilizce hem de İtalyanca söylendi. Lacuna Coil yaptıgı bir cok sarkıyla kendini her zaman yenilemek, aşmak istedigini ve müzik tarzlarını genişletmek istedigini gösterdi.<br />
Eylül 2002 &#8216;de album yayınlandı ve bir çok kişi tarafından olumlu eleştiriler aldı ve kimilerine gore de bu Lacuna Coil için büyük bir atılımdı. Grup , Ekim&#8217;de Sentenced&#8217;la birlikte bir Avrupa turnesine çıktı. Albumdeki şarkılar ilk kez live olarak dinlendi ve Heaven&#8217;s a lie grubun Gothic metal sahnesine köklü bir giriş yapmasını sağladı.<br />
<br />
Bitmeyen turlar..<br />
<br />
Sentenced&#8217;ın ardından grup yeni bir tur planı yapmıştı. Şubatta Opeth&#8217;le İtalyada bir konserle daha sonra 40 bin kişinin onunde çaldıkları Imola&#8217;da Heineken Jammin&#8217; Festival inin ardından grup Amerikaya döndu ve Temmuzdan Aralık&#8217;a kadar Type O Negative ve Anthrax&#8217;ın da bulundugu 76 şov gerçekleştirdi.<br />
Bu tur boyunca grup Heaven&#8217;s a lie&#8217; a bir klip çekmek için yönetmen Chade Seide ile çalıştı. Bu şarkı gittikçe Lacuna Coil&#8217;in ününü arttırdı.Ekim 2003 te şarkı 65 farklı radyo istasyonunda çalmaya baslamıstı. Heaven&#8217;s a lie&#8217;ın büyük patlama yaratmasıyla şarkıya yeni bir video cekmeye karar veren grup bu sefer de Patric Ullaeus&#8217;le çalıştı.Şarkıyı 9 Aralıkta &#8216;Fuse Tv&#8217; , MTV 'Headbangers Ball&#8217; ve diger rock kanallarında ilk kez gösterilecek olan video için kısaltıp remixlediler.<br />
Grup , 2003 turlarının verdigi yorgunluga ragmen dinlenmeyi reddedip Hamburg&#8217;da Moonspell , Passenger, and Poison Black ile XMAS turuna cıktı. Heaven&#8217;s a lie ın büyük başarısının hala devam etmesi üzerine Century Media ile tekrar anlaştılar ve POD ile 2 aylık Amerika turuna çıktılar.<br />
Bu tur grubun tanınmasına cok katkıda bulundu ayrıca Heaven&#8217;s a lie ın Headbanger&#8217;s Balldaki akustik versiyonu cok sevildi. Bu süre boyunca Comalies&#8217;ın satışları Amerikada 60bin i gecti ve grup ta hiç hız kesmeden Comalies Ozzfest Edition&#8217;da yer alacak akustik şarkıları kaydetmek için studyoya girdi. Grup ayrıca Amerikada 100den fazla radyoda çalınan Swamped için Patric Ullaeus ile bir video çekti.<br />
<br />
OZZFEST<br />
<br />
Ozzfest 2004 LacunaCoil&#8217;in cok buyuk gruplara caldıgı ikinci festivaldi. Comalies albumunun satışları Amerikada 100bini gecti ve Lacuna Coil dünya capında da 250 binlik rakamla, Century Media nın tarihinde en cok satan İtalyan Rock grubu oldu .bu başarı grubu bir haftada 5.818 kopya satarak Billboard Chart&#8217;arda 194. sıradan liseteye soktu.Bu Lacuna Coil&#8217;in değil aynı zamanda Century Media&#8217;nın da ilk Billboard deneyimiydi. Swamped in Resident Evil: Apocalypse filminin soundtrack i olması da grubun ününe ün kattı .Sürekli konserler veren bir grup olan Lacuna Coil Ozzfest haricinde Superjoint Ritual ile birlikte şovlarda yer aldı. Kasım 2004 te artık Comalies 2 yılını doldurmuştu ve grup Milan&#8217;da yeni materyaller üzerinde çalışmaya karar verdi. Bir süre geçtikten sonra 27 Aralıkta Londra&#8217;da In Flames, Caliban ve Chimaira ile yapılacak özel bir performans için çalışmaya ara verdiler.2004 hem Lacuna Coil hem de Century Media için cok onemmli ve basarılarla dolu bir yıl oldu.<br />
<br />
2005&#8217;te..<br />
<br />
2005 başlarında grup yeni album uzerinde calısmaya devam ediyordu. Mart itibariyle Comalies&#8217;ın satış rakamları 200 bini gecmişti. Yaz aylarının yaklasmasıyla birlikte Festivaller de basladı.Grup İlk konseri 21 Mart ta Fransa&#8217; da Rotonde Festivalinde verdi ve katılımcılara yeni bir şarkı çalarak şaşırttı.Müzik grubun soundundan uzak olmamakla beraber daha sertti , onceki albumden sonra uzun bir süre gectigi için yeni şarkı gruba enerji vermişti. Lacuna Coil 12 Haziranda Donnington Park&#8217;ta Slipknot, System of a Down, Mastodon ve birkac grupla Download Festivaline katıldı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sum 41]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4290</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:23:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4290</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Kuruluş Tarihi: 1997<br />
Üyeleri: Deryck Whibley, Dave Baksh, Steve Jocz, Cone McCaslin<br />
<br />
&#8226; Grup üyelerinin hepsi Kanada Ajax'da doğup büyüdü.<br />
&#8226; Farklı gruplarda çaldıktan sonra grup üyeleri 1997'de bir araya gelip Sum 41'ı kurdu.<br />
&#8226; Gruba Sum 41 adını vermelerinin nedeni, grubun bir araya geldiği günün lisenin açılmasından 41 gün önce olması.<br />
&#8226; 1999 yılında Island Records ile anlaşma imzalayan grup, "Half Hour of Power" EP'sini yayınladı.<br />
&#8226; Blink 182, The Offspring ve Social Distortion ile turladıktan sonra debut albümleri "All Killer No Filler" albümünü 2001'de yayınladılar.<br />
&#8226; Albümden 'Fat Lip', 'Motivation' ve 'In Too Deep' hitleri çıktı.<br />
&#8226; American Pie ve Spider-Man soundtrack'lerinde yer aldılar.<br />
&#8226; 2002'de "Does This Look Infected?" albümünü yayınladılar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Kuruluş Tarihi: 1997<br />
Üyeleri: Deryck Whibley, Dave Baksh, Steve Jocz, Cone McCaslin<br />
<br />
&#8226; Grup üyelerinin hepsi Kanada Ajax'da doğup büyüdü.<br />
&#8226; Farklı gruplarda çaldıktan sonra grup üyeleri 1997'de bir araya gelip Sum 41'ı kurdu.<br />
&#8226; Gruba Sum 41 adını vermelerinin nedeni, grubun bir araya geldiği günün lisenin açılmasından 41 gün önce olması.<br />
&#8226; 1999 yılında Island Records ile anlaşma imzalayan grup, "Half Hour of Power" EP'sini yayınladı.<br />
&#8226; Blink 182, The Offspring ve Social Distortion ile turladıktan sonra debut albümleri "All Killer No Filler" albümünü 2001'de yayınladılar.<br />
&#8226; Albümden 'Fat Lip', 'Motivation' ve 'In Too Deep' hitleri çıktı.<br />
&#8226; American Pie ve Spider-Man soundtrack'lerinde yer aldılar.<br />
&#8226; 2002'de "Does This Look Infected?" albümünü yayınladılar. ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Green Day]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4289</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:18:19 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4289</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Green Day, Amerikalı bir punk-rock müzik grubudur.<br />
<br />
Albümleri ABD'de 30 milyon, dünya çapında 70 milyon satmıştır ve bu sebeple tüm zamanların en başarılı Punk Rock grubu ünvanını almışlardır. Green Day 3 tane Grammy ödüllü -Dookie ile en iyi Alternatif Albüm, American Idiot ile en iyi Rock Albümü, ve &quot;Boulevard of Broken Dreams&quot; parçası ile yılın kaydı ödülünü almıştır.<br />
<br />
İlk adıyla Sweet Childrenı Rodeo-Kaliforniya'da oluşturan Billie ve Mike, John Sweet lise kafeteryasında ilk tanıştıklarında 10 yaşlarındaydılar. Kuzey Kaliforniya underground punk sounduna sahip bu grup evlerinde Ozzy Osbourne, Def Leppard ve Van Halen'dan heavy metal şarkıları çalarak başladılar müzik hayatlarına. Billie ilk şarkısı Why Don't Want Him?i annesi ve üvey babası için yazdığında 14 yaşındaydı.<br />
<br />
1987 yılında gruba John Kriftmeyer (Al Sobrante-davul) dahil oldu ve grubun adı Green Day olarak değişti. Sonrasında grup cafelerde çalmaya başladı. 1989 yılında grup bağımsız ilk EPleri 1,000 Hoursu kaydettiler. Bu EPyi Sweet Children ve Slappy EP leri izledi.Grubun resmi ilk albümü önceki EP lerinin kombinasyonu olan 1039/Smoothed Out Slappy Hour yerel bir firma Lookout! Records tarafından 1990 yılında yayınlandı. Sonrasında John Kriftmeyer eğitimi yüzünden gruptan ayrılmaya karar verdi.<br />
<br />
John'un ayrılması sonrasında gruba Tré Cool(Frank Edwin Wright,III) dahil edildi. Tré ile ilk grubun ikinci albümü Kerplunk ile grup 5 ulusal turne düzenledi. Bu albüm grubun büyük firmalar tarafından tanınmasını sağladı ve Reprise Records ile anlaşmaya bağlandı.Bu firmayla ilk albüm 1994 yılında yayınlanan Punk rock soundlu Dookie idi.Albümden çıkan ilk single Longview ile Dookie hit oldu.İkinci single Basket Case ile Amerika Modern Rock listelerinde 5 hafta zirvede kaldı.<br />
<br />
Yaz sonunda Woodstock'94 şovu albüm satışlarını arttırmaya en büyük etken oldu.Albümün 4.single ı When I Come Around ile grup Amerika Modern Rock listelerinde 7 hafta birinciliğini korudu. Dookie sadece Amerika'da 5 milyondan, uluslararası 10 milyondan fazla sattı ve bu albüm 1994 Grammy ödül töreninde Best Alternative Music Performance ödülünün sahibi oldu. Green Day 1995 sonbaharında Insomniac albümünü yayınladı. Albüm 1996 baharına kadar 2 milyon kopya sattı. 1997 yılında Nimrod albümünü piyasaya sürdüler. Bu albümünde başarısının ardından grup üyeleri kendi ailelerini kurmaya başladı. Ve aileleriyle vakit geçirebilmek için müziğe 2 yıl ara verdiler.<br />
<br />
2000 yılında Green Day müzik piyasasına Warning albümüyle geri döndü. Bu albüm grup için farklı bir sounda sahipti. Albüm daha olgun punk içeriyordu ve malesef fanları ve eleştirmenler tarafından fazla tutulmadı. Albümün en büyük hiti Minority idi. Sonraki 4 yıl birkaç turne ve toplama albümlerle (International Superhits-2001, Shenanigans-2002) geçti. Eylül 2004'te yayınlanan American Idiot albümü Amerika hükümetine ve medyasına bir eleştiri içeriyordu. Albüm Jesus of Suburbia isimli kurgu bir öykü üzerine kurulu olduğundan Punk Rock Opera olarak sınıflandırıldı. Bu albüm Dünya Billboard listelerinde 1 numaraya yerleşti. İlk single albümünde adını taşıyan American Idiot parçasının başarısını Boulevard Of Broken Dreams izledi. American Idiot albümü 7 Grammy ödülüne aday gösterildi ve Best Rock Album ödülünü aldı.MTV Video Music Awards'da 7 ödül kazanan grup Kerrang'danda 2 ödül aldı. Uzun bir tatil döneminden sonra Green Day yaptığı açıklamada, şu an ellerinde 3 albüm çıkartacak kadar malzeme olduğunu belirtti ve Yeni albüm sorularına ise 2008 diye cevap verdi.<br />
<br />
Dookie albümünün yayınlanmasının ardından grubun MTV'de video yayınlarına başlaması özellike Punk Rock'ı politik bir eylem olarak gören punk camiasından tepki aldı, fakat grubun yayınlarının büyük bir kitleye ulaşması hayran kitlesinin değişmesine sebep oldu.<br />
<br />
Bu konuda Sex Pistols grubunun solisti John Lydon'dan tepki gelmişti:<br />
<br />
&quot;Bana Green Day'in Punk olduğunu söylemeyin. Değiller, kendilerinin bile anlamadığı bir konuda tıngırtı ve özentilik yapıyorlar. Bence sahteler&quot;<br />
<br />
Ayrıca The Killers grubundan Brandon Flowers grubu, önceden hesaplanmış Anti-amerikancı (Calculated Anti-americanism) olmakla suçlamıştır. Grubun American Idiot albümünün içeriğini ve Bullet İn A Bible isimli canlı konser kaydı DVD'sini yurtdışında (Almanya) kaydetmelerini de Amerikan karşıtlığı olarak yorumlamıştır.<br />
------Alıntıdır----------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Green Day, Amerikalı bir punk-rock müzik grubudur.<br />
<br />
Albümleri ABD'de 30 milyon, dünya çapında 70 milyon satmıştır ve bu sebeple tüm zamanların en başarılı Punk Rock grubu ünvanını almışlardır. Green Day 3 tane Grammy ödüllü -Dookie ile en iyi Alternatif Albüm, American Idiot ile en iyi Rock Albümü, ve &quot;Boulevard of Broken Dreams&quot; parçası ile yılın kaydı ödülünü almıştır.<br />
<br />
İlk adıyla Sweet Childrenı Rodeo-Kaliforniya'da oluşturan Billie ve Mike, John Sweet lise kafeteryasında ilk tanıştıklarında 10 yaşlarındaydılar. Kuzey Kaliforniya underground punk sounduna sahip bu grup evlerinde Ozzy Osbourne, Def Leppard ve Van Halen'dan heavy metal şarkıları çalarak başladılar müzik hayatlarına. Billie ilk şarkısı Why Don't Want Him?i annesi ve üvey babası için yazdığında 14 yaşındaydı.<br />
<br />
1987 yılında gruba John Kriftmeyer (Al Sobrante-davul) dahil oldu ve grubun adı Green Day olarak değişti. Sonrasında grup cafelerde çalmaya başladı. 1989 yılında grup bağımsız ilk EPleri 1,000 Hoursu kaydettiler. Bu EPyi Sweet Children ve Slappy EP leri izledi.Grubun resmi ilk albümü önceki EP lerinin kombinasyonu olan 1039/Smoothed Out Slappy Hour yerel bir firma Lookout! Records tarafından 1990 yılında yayınlandı. Sonrasında John Kriftmeyer eğitimi yüzünden gruptan ayrılmaya karar verdi.<br />
<br />
John'un ayrılması sonrasında gruba Tré Cool(Frank Edwin Wright,III) dahil edildi. Tré ile ilk grubun ikinci albümü Kerplunk ile grup 5 ulusal turne düzenledi. Bu albüm grubun büyük firmalar tarafından tanınmasını sağladı ve Reprise Records ile anlaşmaya bağlandı.Bu firmayla ilk albüm 1994 yılında yayınlanan Punk rock soundlu Dookie idi.Albümden çıkan ilk single Longview ile Dookie hit oldu.İkinci single Basket Case ile Amerika Modern Rock listelerinde 5 hafta zirvede kaldı.<br />
<br />
Yaz sonunda Woodstock'94 şovu albüm satışlarını arttırmaya en büyük etken oldu.Albümün 4.single ı When I Come Around ile grup Amerika Modern Rock listelerinde 7 hafta birinciliğini korudu. Dookie sadece Amerika'da 5 milyondan, uluslararası 10 milyondan fazla sattı ve bu albüm 1994 Grammy ödül töreninde Best Alternative Music Performance ödülünün sahibi oldu. Green Day 1995 sonbaharında Insomniac albümünü yayınladı. Albüm 1996 baharına kadar 2 milyon kopya sattı. 1997 yılında Nimrod albümünü piyasaya sürdüler. Bu albümünde başarısının ardından grup üyeleri kendi ailelerini kurmaya başladı. Ve aileleriyle vakit geçirebilmek için müziğe 2 yıl ara verdiler.<br />
<br />
2000 yılında Green Day müzik piyasasına Warning albümüyle geri döndü. Bu albüm grup için farklı bir sounda sahipti. Albüm daha olgun punk içeriyordu ve malesef fanları ve eleştirmenler tarafından fazla tutulmadı. Albümün en büyük hiti Minority idi. Sonraki 4 yıl birkaç turne ve toplama albümlerle (International Superhits-2001, Shenanigans-2002) geçti. Eylül 2004'te yayınlanan American Idiot albümü Amerika hükümetine ve medyasına bir eleştiri içeriyordu. Albüm Jesus of Suburbia isimli kurgu bir öykü üzerine kurulu olduğundan Punk Rock Opera olarak sınıflandırıldı. Bu albüm Dünya Billboard listelerinde 1 numaraya yerleşti. İlk single albümünde adını taşıyan American Idiot parçasının başarısını Boulevard Of Broken Dreams izledi. American Idiot albümü 7 Grammy ödülüne aday gösterildi ve Best Rock Album ödülünü aldı.MTV Video Music Awards'da 7 ödül kazanan grup Kerrang'danda 2 ödül aldı. Uzun bir tatil döneminden sonra Green Day yaptığı açıklamada, şu an ellerinde 3 albüm çıkartacak kadar malzeme olduğunu belirtti ve Yeni albüm sorularına ise 2008 diye cevap verdi.<br />
<br />
Dookie albümünün yayınlanmasının ardından grubun MTV'de video yayınlarına başlaması özellike Punk Rock'ı politik bir eylem olarak gören punk camiasından tepki aldı, fakat grubun yayınlarının büyük bir kitleye ulaşması hayran kitlesinin değişmesine sebep oldu.<br />
<br />
Bu konuda Sex Pistols grubunun solisti John Lydon'dan tepki gelmişti:<br />
<br />
&quot;Bana Green Day'in Punk olduğunu söylemeyin. Değiller, kendilerinin bile anlamadığı bir konuda tıngırtı ve özentilik yapıyorlar. Bence sahteler&quot;<br />
<br />
Ayrıca The Killers grubundan Brandon Flowers grubu, önceden hesaplanmış Anti-amerikancı (Calculated Anti-americanism) olmakla suçlamıştır. Grubun American Idiot albümünün içeriğini ve Bullet İn A Bible isimli canlı konser kaydı DVD'sini yurtdışında (Almanya) kaydetmelerini de Amerikan karşıtlığı olarak yorumlamıştır.<br />
------Alıntıdır----------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Good Charlote]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4288</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:10:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4288</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
90'lı yılların ortalarında dört genç tarafından kurulan punkrock müzik grubu.<br />
<br />
-joel rueben madden 16 yaşında şarkı söylemeye başlar.<br />
buna ikiz kardeşi benjamin kevi madden hiç müzik dersi almamasına rağmen gitar ile eşlik etmeye başlar.<br />
-okulda william martin ve paul thomas ile tanışırlar ve okul saatlerinden sonra müzik yapmaya ve böylece bir grup kurmaya karar verirler.<br />
<br />
kendilerini yeterince iyi bulmadıkları için kimseden şarkı almazlar ve her şeyi kendileri yaparlar.<br />
<br />
grubun ismi benjamin in bir çocuk kitabından hatırladığı isim olur.<br />
iş olmuşken herkes kendinede birer lakap takar. böylece benjamin => kid vicious, joel => sickboy, paul => st. paul ve william => lil billy olur.<br />
ilk sahne alışları ise kendi evlerinde bodrum katta 20 kişi önünde olur.<br />
<br />
kaliteli cihaz alacak kadar paraları ve müzik piyasasında tanıdıkları olmamasına rağmen bir demo kayd ederler, bir biyografi ve birkaç resim ile bir dergide gördükleri bütün plak şirketlerine bu demoyu gönderirler.<br />
<br />
beklendiği gibi hiç bir yerden cevap gelmez ve üyeler okullarını bitirmekle mesgul olurlar.<br />
mezun olduktan sonra önce şanslarını bir çok kişiye şöhret kapısını açmış olan club 924 te denerler.<br />
daha sonra büyük bir azimle yeni taşındıkları annapoliste her akşam sahne almaya başlarlar ve can't go on isimli parçaları bir toplama cd'ye alınır.<br />
bu cd 1999 yılında my own worst enemy isimli şarkıya tüm dünyada kendinden söz ettiren lit in menejeri ne ulaşır ve sonuç olarak lit in konserlerinde support act teklifinde bulunulur good charlotte'a.<br />
her ne kadar bu dörtlü kulaklarına inanamasalarda ortada küçük bir sorun vardı ki, good charlotte kendi taşıma ücretini kendi ödemek zorundaydı, fakir ailelerden geldikleri içinse bu imkansızdı.<br />
en son kendi ısrarı üzere benji ile joel annelerinin minibüsünü alıp onu günde 10 kilometre uzaklıktaki işine yürüyerek gitmeye mahkum edip hayallerini gerçekleştirirler.<br />
<br />
blink 182 ile bir kaç sefer sahne aldıktan sonra lit'in new york konserinde ön programında bütün büyük plak şirketlerinin huzurunda sahneye çıkarlar ve daha o gün sözleşme imzalarlar.<br />
<br />
bundan yalnızca beş ay sonra isimsiz ilk albümleri piyasaya çıkar ve büyük ilgi görür.<br />
2002 de çıkardıkları the young and the hopeless isimli albümleri ise avrupayı feth etme niyetiyle piyasaya sürülür.<br />
ve 2003 başlarında avrupada da good charlotte "lifestyle of the rich and famous" isimli parçayla kendini kabul ettirir.<br />
<br />
Good Charlotte<br />
Ülke:ABD<br />
Kuruluş tarihi : 1996 - Günümüze<br />
Üyeleri :<br />
Joel Madden<br />
Benji Madden<br />
Billy Martini<br />
<br />
Good Charlotte 1 Nisan 1996`da Waldorf, Maryland`da kurulan punk rock grubu.<br />
Grup "Good Charlotte" ismini Carol Beach York`un Good Charlotte: The Girls Of Good Day Orphanage isimli çocuk kitabından alır. Grup elemanları mevcut isimlerine bir önem vermediklerini ve artık ondan nefret ettiklerini söyler. Şimdiye kadar 3 albüm yayımlamışlardır, en önemli başarıyı 2002`te yayımlanan The Young and the Hopeless albümüyle elde etmişlerdir. Bu albümden çıkan "Lifestyles of the Rich and Famous," "The Anthem," ve "Girls and Boys" isimli parçalar liste başı olmuştur. 2007`te çıkan Good Morning Revival şimdilik son albümleridir. Albümün çıkış parçası da yakın arkadaş oldukları AVANGED SEVENFOLD grubunun solisti ile seslendirdikleri The River olarak belirlenmiştir.<br />
Grup Benji ve Joel Madden ikizleri önderliğinde William Dean Martin ve Paul Thomas`tan oluşmaktadır.<br />
<br />
Grup üyeleri<br />
* Joel Madden - Vokal<br />
* Benji Madden - Gitar, Vokal<br />
* Paul Thomas - Bas<br />
* Billy Martin - Gitar and Klavye<br />
* Dean Butterworth - Bateri<br />
<br />
Önceki üyeleri<br />
* Aaron Escolopio - Bateri<br />
* Chris Wilson - Bateri<br />
<br />
Geçici<br />
* Derek Grant - Bateri (Chronicles of Life and Death 2005)<br />
* Josh Freese - Bateri(The Young and the Hopeless album)<br />
* Cyrus Bolooki - Bateri(Vans Warped Tour 2001)<br />
* Dusty Brill - Bateri(Vans Warped Tour 2001)<br />
<br />
Albümler<br />
* Good Charlotte - (2000)<br />
* The Young and the Hopeless - (2002)<br />
* The Chronicles of Life and Death - (2004)<br />
* Good Morning Revival - (2007)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
90'lı yılların ortalarında dört genç tarafından kurulan punkrock müzik grubu.<br />
<br />
-joel rueben madden 16 yaşında şarkı söylemeye başlar.<br />
buna ikiz kardeşi benjamin kevi madden hiç müzik dersi almamasına rağmen gitar ile eşlik etmeye başlar.<br />
-okulda william martin ve paul thomas ile tanışırlar ve okul saatlerinden sonra müzik yapmaya ve böylece bir grup kurmaya karar verirler.<br />
<br />
kendilerini yeterince iyi bulmadıkları için kimseden şarkı almazlar ve her şeyi kendileri yaparlar.<br />
<br />
grubun ismi benjamin in bir çocuk kitabından hatırladığı isim olur.<br />
iş olmuşken herkes kendinede birer lakap takar. böylece benjamin => kid vicious, joel => sickboy, paul => st. paul ve william => lil billy olur.<br />
ilk sahne alışları ise kendi evlerinde bodrum katta 20 kişi önünde olur.<br />
<br />
kaliteli cihaz alacak kadar paraları ve müzik piyasasında tanıdıkları olmamasına rağmen bir demo kayd ederler, bir biyografi ve birkaç resim ile bir dergide gördükleri bütün plak şirketlerine bu demoyu gönderirler.<br />
<br />
beklendiği gibi hiç bir yerden cevap gelmez ve üyeler okullarını bitirmekle mesgul olurlar.<br />
mezun olduktan sonra önce şanslarını bir çok kişiye şöhret kapısını açmış olan club 924 te denerler.<br />
daha sonra büyük bir azimle yeni taşındıkları annapoliste her akşam sahne almaya başlarlar ve can't go on isimli parçaları bir toplama cd'ye alınır.<br />
bu cd 1999 yılında my own worst enemy isimli şarkıya tüm dünyada kendinden söz ettiren lit in menejeri ne ulaşır ve sonuç olarak lit in konserlerinde support act teklifinde bulunulur good charlotte'a.<br />
her ne kadar bu dörtlü kulaklarına inanamasalarda ortada küçük bir sorun vardı ki, good charlotte kendi taşıma ücretini kendi ödemek zorundaydı, fakir ailelerden geldikleri içinse bu imkansızdı.<br />
en son kendi ısrarı üzere benji ile joel annelerinin minibüsünü alıp onu günde 10 kilometre uzaklıktaki işine yürüyerek gitmeye mahkum edip hayallerini gerçekleştirirler.<br />
<br />
blink 182 ile bir kaç sefer sahne aldıktan sonra lit'in new york konserinde ön programında bütün büyük plak şirketlerinin huzurunda sahneye çıkarlar ve daha o gün sözleşme imzalarlar.<br />
<br />
bundan yalnızca beş ay sonra isimsiz ilk albümleri piyasaya çıkar ve büyük ilgi görür.<br />
2002 de çıkardıkları the young and the hopeless isimli albümleri ise avrupayı feth etme niyetiyle piyasaya sürülür.<br />
ve 2003 başlarında avrupada da good charlotte "lifestyle of the rich and famous" isimli parçayla kendini kabul ettirir.<br />
<br />
Good Charlotte<br />
Ülke:ABD<br />
Kuruluş tarihi : 1996 - Günümüze<br />
Üyeleri :<br />
Joel Madden<br />
Benji Madden<br />
Billy Martini<br />
<br />
Good Charlotte 1 Nisan 1996`da Waldorf, Maryland`da kurulan punk rock grubu.<br />
Grup "Good Charlotte" ismini Carol Beach York`un Good Charlotte: The Girls Of Good Day Orphanage isimli çocuk kitabından alır. Grup elemanları mevcut isimlerine bir önem vermediklerini ve artık ondan nefret ettiklerini söyler. Şimdiye kadar 3 albüm yayımlamışlardır, en önemli başarıyı 2002`te yayımlanan The Young and the Hopeless albümüyle elde etmişlerdir. Bu albümden çıkan "Lifestyles of the Rich and Famous," "The Anthem," ve "Girls and Boys" isimli parçalar liste başı olmuştur. 2007`te çıkan Good Morning Revival şimdilik son albümleridir. Albümün çıkış parçası da yakın arkadaş oldukları AVANGED SEVENFOLD grubunun solisti ile seslendirdikleri The River olarak belirlenmiştir.<br />
Grup Benji ve Joel Madden ikizleri önderliğinde William Dean Martin ve Paul Thomas`tan oluşmaktadır.<br />
<br />
Grup üyeleri<br />
* Joel Madden - Vokal<br />
* Benji Madden - Gitar, Vokal<br />
* Paul Thomas - Bas<br />
* Billy Martin - Gitar and Klavye<br />
* Dean Butterworth - Bateri<br />
<br />
Önceki üyeleri<br />
* Aaron Escolopio - Bateri<br />
* Chris Wilson - Bateri<br />
<br />
Geçici<br />
* Derek Grant - Bateri (Chronicles of Life and Death 2005)<br />
* Josh Freese - Bateri(The Young and the Hopeless album)<br />
* Cyrus Bolooki - Bateri(Vans Warped Tour 2001)<br />
* Dusty Brill - Bateri(Vans Warped Tour 2001)<br />
<br />
Albümler<br />
* Good Charlotte - (2000)<br />
* The Young and the Hopeless - (2002)<br />
* The Chronicles of Life and Death - (2004)<br />
* Good Morning Revival - (2007)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Blink 182]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4287</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:03:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4287</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Blink-182, Amerikan bir pop punk, punk rock grubu. 1992&#8217;de Tom DeLonge (vokal, elektro gitar), Mark Hoppus (vokal, bas gitar), Scott Raynor (davul) tarafından «blink» adıyla California&#8217;nın Poway şehrinde kuruldu. 1998&#8217;de Scott Raynor&#8217;ın gruptan ayrılmasıyla, davulun başına Travis Barker geçti. Grup, 2005 yılında çalışmalarına süresiz olarak ara verdi. Tom DeLonge Angels & Airwaves grubunu kurarken Mark Hoppus ve Travis Barker da +44 grubunda müzik yapmaya devam etti. 8 Şubat 2009&#8217;daki 51. Grammy Ödülleri sırasında dört yılı aşkın bir süreden sonra ilk defa sahnede bir araya gelen grup üyeleri, Blink-182&#8217;nun yeniden birleştiğini açıkladı.<br />
<br />
Grubun Tarihi<br />
<br />
1992&#8217;de Tom DeLonge, okuduğu Poway Lisesi&#8217;nden atılmıştı. Rancho Bernardo Lisesi&#8217;ne gitti ve burada Anne Hoppus ile tanıştı. Tom, Anne&#8217;ya bir grup kurmak istediğini söylüyordu. Anne da aynı isteğe sahip olan abisi Mark Hoppus ile Tom&#8217;u tanıştırdı. Tom ve Mark&#8217;ın tanışıp beraber çalmaya başlamasıyla Blink-182&#8217;nun temelleri atılmış oldu. Grup kurmaya karar verdiklerinde Tom&#8217;un okuldan tanıştığı Scott Rayner&#8217;ı yanlarına alırlar. Tom&#8217;un aklına Blink ismi gelene dek Duck Tape adını kullanmışlardır.<br />
<br />
1993&#8217;ün Mayıs ayında, Flyswatter adındaki ilk demolarını Scott&#8217;un yatak odasında kaydettiler. Bu demodan çok az sayıda çoğaltılmıştı ve onları da aile ve arkadaşlarına dağıttılar. Aynı yıl, ikinci demo kayıtlarını; Demo#2&#8217;yi yaptılar. Yine aynı sene kaydettikleri Buddha ise bağımsız kayıt şirketi Filter Records tarafından 1000 adet basıldı ve dağıtıldı.<br />
<br />
1994 yılında grup, Cargo Music ile anlaştı ve ilk stüdyo albümleri olan Cheshire Cat&#8217;i yayımladı. Önceki demolarında bulunan Carousel, Strings, Sometimes ve TV parçaları da bu albümde bulunuyordu. Albümden, M+M&#8217;s ve Wasting Time single&#8217;ları yayımlandı.<br />
<br />
İrlandalı bir techno grubu Blink&#8217;in kendilerinden daha önce piyasaya çıkmaları nedeniyle grup, Blink&#8217;in sonuna 182&#8217;yi eklemek zorunda kaldı.<br />
<br />
Grup üyeleri; 1994&#8217;te, NOFX, Pennywise ve The Descendents ile tura çıkma şansını yakaladı. Aynı yıl, Cheshire Cat&#8217;ten sonra Buddha albümlerinin reklamı olması amacıyla Buddha Promo&#8217;yu yayımladılar ve sonrasında, Iconoclasts ile Short Bus adındaki Split EP&#8217;yi kaydettiler. 1995 yılında ise 3 şarkılık bir EP olan They Came to Conquer&#8230; Uranus&#8217;ü yayımlandı.<br />
<br />
Poway&#8217;dan Encinitas&#8217;a taşınan grup, yapımcı Mark Trombino ile birlikte Dude Ranch&#8217;i kaydetti. 1997&#8217;de yayımlanan albüm 1,5 milyonluk bir satış rakamına ulaşarak iyi bir başarı elde etti. Albümden Lemmings, Dammit, Apple Shampoo, Dick Lips ve Josie single&#8217;ları çıkarıldı. Dammit, Amerikan listelerinde büyük bir başarı elde etmiştir ve bu single&#8217;ın Blink-182&#8217;yu mainstream&#8217;e soktuğundan söz edilir.<br />
<br />
Cheshire Cat albümü için gerçekleştirilen Amerika turu sırasında Scott Rayner gruptan ayrılır. Scott&#8217;ın gruptan ayrılmasının nedeni alkol problemleri sebebiyle okula geri dönmesi. Tom ve Mark, The Aquabats&#8217;ta baget sallayan Travis Barker ile görüşür ve onu gruba dahil eder.<br />
<br />
1999 senesinde Jerry Finn&#8217;i yapımcı olarak işe alan Blink-182, Enema Of The State albümünü piyasaya sürdü. Albüm, dünya çapında 15 milyondan fazla satarak müthiş bir başarı elde etti. Grubun en çok satan albümü olan Enema Of The State&#8217;ten What&#8217;s My Age Again?, All the Small Things ve Adam&#8217;s Song single&#8217;ları yayımlandı ve bu single&#8217;lar, birçok ülkede listeleri alt üst etti. Enema Of The State, Green Day&#8217;in Dookie ve American Idiot albümlerinden sonra en çok satan üçüncü punk albümüdür. Guitar World dergisinin «Tüm zamanların en iyi 100 albümü» sıralamasında 66&#8217;ıncı olmuş, Blender dergisinin «Ölmeden önce dinlemeniz gereken 500 CD» dosya konusunda kendine yer bulmuş, albüm kapağı da VH1&#8217;in «En başarılı 100 albüm kapağı» sıralamasında 34&#8217;üncülükle yer edinmiştir.<br />
<br />
Enema Of The State albümü turnesinde kaydedilen The Mark, Tom, and Travis Show (The Enema Strikes Back!) adlı live albümleri 2000 senesinde yayımlandı. Albümde, albümlerindeki şarkıların konser versiyonlarıyla birlikte Man Overboard şarkısı da bulunuyordu. Albümden Dumpweed (Live) ve Man Overboard single&#8217;ları piyasaya sürüldü.<br />
<br />
2001 yılında yayımladıkları Take Off Your Pants And Jacket albümleri, ilk haftasında 350.000 satarak grubun çıkışını devam ettirdi. 2x Platinum sertifikasına ulaşan albümden; The Rock Show, First Date, Stay Together For The Kids single&#8217;ları yayımlandı.<br />
<br />
Farklı bir şeyler denemek isteyen Tom, bu isteğine Mark&#8217;tan destek bulamadı. Travis ve David Kennedy&#8217;i yanına alarak oluşturduğu Box Car Racer projesini yarattı. Projenin kendi adını taşıyan bir albümü bulunmaktadır.<br />
<br />
2003 başlarında kaydetmeye başladıkları self/titled albümü aynı yılın Kasım ayında yayımlandı. Feeling This, I Miss You, Down ve Always single&#8217;larını çıkaran Blink-182&#8217;nun tarzında bir farklılık göze çarpıyordu. Müzikal olarak punk rock&#8217;tan biraz daha uzaklaşmışlardı ve kesinlikle daha ciddiydiler. Şarkıların daha deneysel bir sesi vardı ve şarkı sözleri daha karanlıktı.<br />
<br />
2005 yılında Tom ve diğer grup üyeleri arasında gerilim oluşmuş durumdaydı. Şubat ayında yapılması planlanan Music for Relief konseri sürpriz bir şekilde iptal edildi ve Blink-182&#8217;nun, süresiz olarak çalışmalarına ara verdiği açıklandı.<br />
<br />
2005 senesinde Geffen Records, Greatest Hits albümünü yayımladı. Albümde daha önce yayımlanmamış The Only Ones cover&#8217;ı, Another Girl Another Planet da bulunuyordu. Not Now single&#8217;ı yayımlandı.<br />
<br />
Tom DeLonge, Box Car Racer&#8217;da beraber çalıştığı David Kennedy, 30 Seconds To Mars&#8217;tan Matt Wachter, The Offspring&#8217;den Atom Williard ile birlikte Angels & Airwaves adını verdiği yeni grubunu açıkladı. Kısaca AvA olarak bilinen grup, 23 Mayıs 2006&#8217;da We Don&#8217;t Need To Whisper, 6 Kasım 2007&#8217;de I-Empire albümlerini yayımlamıştır.<br />
<br />
Mark ve Travis&#8217;in Carol Heller ile kurduğu +44 grubu ise 14 Kasım 2006&#8217;da When Your Heart Stops Bating adındaki albümlerini yayımlamışlardır.<br />
<br />
8 Şubat 2009&#8217;daki 51. Grammy Ödülleri sırasında dört yılı aşkın bir süreden sonra ilk defa sahnede bir araya gelen grup üyeleri, Blink-182&#8217;nun yeniden birleştiğini açıkladı. Yeni albüm ve dünya çapında bir turnenin haberini de verdi.<br />
<br />
-----Alıntıdır------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Blink-182, Amerikan bir pop punk, punk rock grubu. 1992&#8217;de Tom DeLonge (vokal, elektro gitar), Mark Hoppus (vokal, bas gitar), Scott Raynor (davul) tarafından «blink» adıyla California&#8217;nın Poway şehrinde kuruldu. 1998&#8217;de Scott Raynor&#8217;ın gruptan ayrılmasıyla, davulun başına Travis Barker geçti. Grup, 2005 yılında çalışmalarına süresiz olarak ara verdi. Tom DeLonge Angels & Airwaves grubunu kurarken Mark Hoppus ve Travis Barker da +44 grubunda müzik yapmaya devam etti. 8 Şubat 2009&#8217;daki 51. Grammy Ödülleri sırasında dört yılı aşkın bir süreden sonra ilk defa sahnede bir araya gelen grup üyeleri, Blink-182&#8217;nun yeniden birleştiğini açıkladı.<br />
<br />
Grubun Tarihi<br />
<br />
1992&#8217;de Tom DeLonge, okuduğu Poway Lisesi&#8217;nden atılmıştı. Rancho Bernardo Lisesi&#8217;ne gitti ve burada Anne Hoppus ile tanıştı. Tom, Anne&#8217;ya bir grup kurmak istediğini söylüyordu. Anne da aynı isteğe sahip olan abisi Mark Hoppus ile Tom&#8217;u tanıştırdı. Tom ve Mark&#8217;ın tanışıp beraber çalmaya başlamasıyla Blink-182&#8217;nun temelleri atılmış oldu. Grup kurmaya karar verdiklerinde Tom&#8217;un okuldan tanıştığı Scott Rayner&#8217;ı yanlarına alırlar. Tom&#8217;un aklına Blink ismi gelene dek Duck Tape adını kullanmışlardır.<br />
<br />
1993&#8217;ün Mayıs ayında, Flyswatter adındaki ilk demolarını Scott&#8217;un yatak odasında kaydettiler. Bu demodan çok az sayıda çoğaltılmıştı ve onları da aile ve arkadaşlarına dağıttılar. Aynı yıl, ikinci demo kayıtlarını; Demo#2&#8217;yi yaptılar. Yine aynı sene kaydettikleri Buddha ise bağımsız kayıt şirketi Filter Records tarafından 1000 adet basıldı ve dağıtıldı.<br />
<br />
1994 yılında grup, Cargo Music ile anlaştı ve ilk stüdyo albümleri olan Cheshire Cat&#8217;i yayımladı. Önceki demolarında bulunan Carousel, Strings, Sometimes ve TV parçaları da bu albümde bulunuyordu. Albümden, M+M&#8217;s ve Wasting Time single&#8217;ları yayımlandı.<br />
<br />
İrlandalı bir techno grubu Blink&#8217;in kendilerinden daha önce piyasaya çıkmaları nedeniyle grup, Blink&#8217;in sonuna 182&#8217;yi eklemek zorunda kaldı.<br />
<br />
Grup üyeleri; 1994&#8217;te, NOFX, Pennywise ve The Descendents ile tura çıkma şansını yakaladı. Aynı yıl, Cheshire Cat&#8217;ten sonra Buddha albümlerinin reklamı olması amacıyla Buddha Promo&#8217;yu yayımladılar ve sonrasında, Iconoclasts ile Short Bus adındaki Split EP&#8217;yi kaydettiler. 1995 yılında ise 3 şarkılık bir EP olan They Came to Conquer&#8230; Uranus&#8217;ü yayımlandı.<br />
<br />
Poway&#8217;dan Encinitas&#8217;a taşınan grup, yapımcı Mark Trombino ile birlikte Dude Ranch&#8217;i kaydetti. 1997&#8217;de yayımlanan albüm 1,5 milyonluk bir satış rakamına ulaşarak iyi bir başarı elde etti. Albümden Lemmings, Dammit, Apple Shampoo, Dick Lips ve Josie single&#8217;ları çıkarıldı. Dammit, Amerikan listelerinde büyük bir başarı elde etmiştir ve bu single&#8217;ın Blink-182&#8217;yu mainstream&#8217;e soktuğundan söz edilir.<br />
<br />
Cheshire Cat albümü için gerçekleştirilen Amerika turu sırasında Scott Rayner gruptan ayrılır. Scott&#8217;ın gruptan ayrılmasının nedeni alkol problemleri sebebiyle okula geri dönmesi. Tom ve Mark, The Aquabats&#8217;ta baget sallayan Travis Barker ile görüşür ve onu gruba dahil eder.<br />
<br />
1999 senesinde Jerry Finn&#8217;i yapımcı olarak işe alan Blink-182, Enema Of The State albümünü piyasaya sürdü. Albüm, dünya çapında 15 milyondan fazla satarak müthiş bir başarı elde etti. Grubun en çok satan albümü olan Enema Of The State&#8217;ten What&#8217;s My Age Again?, All the Small Things ve Adam&#8217;s Song single&#8217;ları yayımlandı ve bu single&#8217;lar, birçok ülkede listeleri alt üst etti. Enema Of The State, Green Day&#8217;in Dookie ve American Idiot albümlerinden sonra en çok satan üçüncü punk albümüdür. Guitar World dergisinin «Tüm zamanların en iyi 100 albümü» sıralamasında 66&#8217;ıncı olmuş, Blender dergisinin «Ölmeden önce dinlemeniz gereken 500 CD» dosya konusunda kendine yer bulmuş, albüm kapağı da VH1&#8217;in «En başarılı 100 albüm kapağı» sıralamasında 34&#8217;üncülükle yer edinmiştir.<br />
<br />
Enema Of The State albümü turnesinde kaydedilen The Mark, Tom, and Travis Show (The Enema Strikes Back!) adlı live albümleri 2000 senesinde yayımlandı. Albümde, albümlerindeki şarkıların konser versiyonlarıyla birlikte Man Overboard şarkısı da bulunuyordu. Albümden Dumpweed (Live) ve Man Overboard single&#8217;ları piyasaya sürüldü.<br />
<br />
2001 yılında yayımladıkları Take Off Your Pants And Jacket albümleri, ilk haftasında 350.000 satarak grubun çıkışını devam ettirdi. 2x Platinum sertifikasına ulaşan albümden; The Rock Show, First Date, Stay Together For The Kids single&#8217;ları yayımlandı.<br />
<br />
Farklı bir şeyler denemek isteyen Tom, bu isteğine Mark&#8217;tan destek bulamadı. Travis ve David Kennedy&#8217;i yanına alarak oluşturduğu Box Car Racer projesini yarattı. Projenin kendi adını taşıyan bir albümü bulunmaktadır.<br />
<br />
2003 başlarında kaydetmeye başladıkları self/titled albümü aynı yılın Kasım ayında yayımlandı. Feeling This, I Miss You, Down ve Always single&#8217;larını çıkaran Blink-182&#8217;nun tarzında bir farklılık göze çarpıyordu. Müzikal olarak punk rock&#8217;tan biraz daha uzaklaşmışlardı ve kesinlikle daha ciddiydiler. Şarkıların daha deneysel bir sesi vardı ve şarkı sözleri daha karanlıktı.<br />
<br />
2005 yılında Tom ve diğer grup üyeleri arasında gerilim oluşmuş durumdaydı. Şubat ayında yapılması planlanan Music for Relief konseri sürpriz bir şekilde iptal edildi ve Blink-182&#8217;nun, süresiz olarak çalışmalarına ara verdiği açıklandı.<br />
<br />
2005 senesinde Geffen Records, Greatest Hits albümünü yayımladı. Albümde daha önce yayımlanmamış The Only Ones cover&#8217;ı, Another Girl Another Planet da bulunuyordu. Not Now single&#8217;ı yayımlandı.<br />
<br />
Tom DeLonge, Box Car Racer&#8217;da beraber çalıştığı David Kennedy, 30 Seconds To Mars&#8217;tan Matt Wachter, The Offspring&#8217;den Atom Williard ile birlikte Angels & Airwaves adını verdiği yeni grubunu açıkladı. Kısaca AvA olarak bilinen grup, 23 Mayıs 2006&#8217;da We Don&#8217;t Need To Whisper, 6 Kasım 2007&#8217;de I-Empire albümlerini yayımlamıştır.<br />
<br />
Mark ve Travis&#8217;in Carol Heller ile kurduğu +44 grubu ise 14 Kasım 2006&#8217;da When Your Heart Stops Bating adındaki albümlerini yayımlamışlardır.<br />
<br />
8 Şubat 2009&#8217;daki 51. Grammy Ödülleri sırasında dört yılı aşkın bir süreden sonra ilk defa sahnede bir araya gelen grup üyeleri, Blink-182&#8217;nun yeniden birleştiğini açıkladı. Yeni albüm ve dünya çapında bir turnenin haberini de verdi.<br />
<br />
-----Alıntıdır------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nightwish]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4286</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 07:55:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4286</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Nightwish, Finlandiyalı müzik grubudur. 1996 yılında Kitee&#8217;de kurulmuş olan grup; 1997-2001 yılları arasındaki çalışmalarında power metal türünün örneklerini verirken, 2002 ve sonrası albümlerde müziğine senfoniyi de katarak sonradan senfonik power metal olarak anılacak türe öncülük etmiştir. Günümüze kadar 4 milyondan fazla albüm satan Nightwish, kurulduğu günden beri 40&#8217;ı aşkın sayıda ülkeyi ziyaret etmiştir.<br />
<br />
Nightwish, başlangıçta akustik gitar, klavye ve vokalden oluşan bir kamp müziği grubu olarak tasarlandı. Tuomas Holopainen&#8217;ın uğraşlarıyla 1996 senesinde çalışmalara başlayan grubun kadrosuna ilk olarak gitarist Erno &#8220;Emppu&#8221; Vuorinen ve vokalist Tarja Turunen dahil edildi. Tam istedikleri tarzdaki müziği ortaya koydukları bir demo hazırlayan ve buna &#8220;Nightwish&#8221; adını veren grup üyeleri, bir süre sonra Turunen&#8217;in vokalinin akustik müzik için fazla güçlü olduğu gerekçesiyle müziğe heavy metal elementleri eklemeye karar verdiler.<br />
<br />
&#8220;Nightwish&#8221; adını taşıyan demonun yayımlanmasından sonra davulcu Jukka &#8220;Julius&#8221; Nevalainen grubun kadrosuna dahil oldu. Ardından akustik gitarın yerini elektro gitar aldı. Grubun hali hazırdaki deneysel sound&#8217;una metal tınıları da eklenmeye başladığında grubu günümüzde diğer power metal gruplarından ayıran eşsiz sound da yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı. 1997&#8217;nin Nisan ayında 7 şakıdan oluşan bir demo kaydetmek için stüdyoya giren grup, &#8220;Angels Fall First&#8221; adını verdikleri bu demoyu Spinefarm Records&#8217;un yetkililerine dinletmeyi başardı. Plak şirketiyle iki albümlük bir anlaşma için masaya oturuldu ve ardından demoda yer alan parçaları tekrar kaydetmek için stüdyoya girildi. 1997&#8217;nin Kasım ayında grubun ilk stüdyo albümü «Angels Fall First» müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Yakaladığı başarı ilk albüm için iyi sayılan albüm, Finlandiya listelerinde 31 numaraya kadar çıkarken, albümden çıkan ilk single &#8220;The Carpenter&#8221; da single listesinde 3 numaraya kadar yükselmeyi başardı. Single, aynı plak şirketine mensup olan Children of Bodom ve Thy Serpent gruplarının da yer aldığı bir Split şeklinde piyasaya sürüldü. Grup, aynı senenin Aralık ayında ilk canlı performansını verdi. Sonraki sene içerisinde ise sadece 7 konser verebildi, çünkü Nevalainen ile Vuorinen&#8217;in askere gitmesi ve Turunen&#8217;in de okulla meşgul olması grubun çalışmalarını kısa süre için yavaşlatmıştı. Bu arada yaşanan en olumlu gelişme, Spinefarm şirketinin grubun potansiyelinin farkına varıp anlaşmayı 3 albümlük şeklinde değiştirmesi oldu.<br />
<br />
1998&#8217;in Nisan ayında &#8220;The Carpenter&#8221; single&#8217;ına bir video çekildi. Yaz ayına gelindiğinde grupta eksik kalan son bir halka vardı. O da basçı Sami Vänskä&#8217;nın kadroya eklenmesiyle yerini bulmuş oldu. Ağustos ayında tekrar stüdyo yolları aşındırılmaya başlandı. Sonuç olarak grubun ikinci albümü Oceanborn&#8221; ortaya çıktı. Sadece Finlandiya&#8217;da yayınlanan bu albüm, Turunen&#8217;in yanında Tapio Wilska&#8217;nın vokallerine de ev sahipliği yaptı. Ambient ve folk elementlerin bir kenara bırakıldığı albüm, ilkine göre daha progresif ve teknik bir sound&#8217;a sahipti. All Music Guide, grubun ilk albümü için pek de olumlu şeyler söylememişti. Bu sefer durum farklı oldu. Albüm, Finlandiya&#8217;da 5. sıraya yükselirken, ilk single olarak seçilen «Sacrament of Wilderness» 1 numaraya çıkmayı başardı. Albümün başarısından etkilenen Spinefarm, 1999&#8217;un sonlarına doğru albümü yurt dışında da piyasaya sürdü. Aynı senenin Mayıs ayında &#8220;Sleeping Sun (Four Ballads of the Eclipse)&#8221; adını taşıyan bir single kaydedildi. Single, ilk ayında yalnızca Almanya&#8217;da 15.000 kopyalık satış elde etti. Ardından grup, Rage ile birlikte Avrupa turnesine çıktı.<br />
<br />
2000 senesi geldiğinde Nightwish yeni albüm için kolları sıvadı. Albümün çalışmaları devam ederken &#8220;Sleepwalker&#8221; ile Eurovision Şarkı Yarışması elemelerine katılan grup, halk oylaması sonucu birinci oldu; fakat jürinin müdahelesiyle elemeleri ikinci olarak tamamladı. Grubun üçüncü stüdyo albümü olan &#8220;Wishmaster&#8221;, aynı sene çıktı ve çıkar çıkmaz da Finlandiya albüm listesine zirveden giriş yaptı. Albümün başarısı sadece Finlandiya&#8217;yla sınırlı kalmadı. Almanya ve Fransa&#8217;daki albüm listelerinde de gözle görülür bir başarısı oldu. Albüme yöneltilen eleştiriler genellikle şarkılarının birbirini tekrar edip durduğu yönündeydi. Bunun yanında gayet olumlu yorumlar da bulunuyordu. Albümün ardından grup, Sinergy ve Eternal Tears Of Sorrow ile birlikte turneye çıktı. 29 Aralık 2000&#8217;de Finlandiya&#8217;da verilen final konseri «From Wishes To Eternity» adını taşıyan bir DVD ile Nightwish hayranlarına sunuldu.<br />
<br />
2001 senesinde grubun &#8220;Over the Hills and Far Away&#8221; adını taşıyan ep&#8217;si piyasaya sürüldü. Ep, Gary Moore&#8217;un &#8220;Over the Hills and Far Away&#8221; şarkısının cover&#8217;ı, &#8220;Astral Romance&#8221; parçasının yeni yorumu ve iki yeni şarkıdan oluşuyordu. Ep&#8217;de ayrıca Tony Kakko ve Tapio Wilska konuk sanatçı olarak yer aldılar. Bundan kısa bir süre sonra grubun bas gitaristi Sami Vänskä&#8217;nın gruptan ayrılmasına karar verildi. Onun yerine Sinergy grubundan Marco Hietala geldi. 2002 senesinde grubun &#8220;Century Child&#8221; adını taşıyan albümü &#8220;Ever Dream&#8221; ve &#8220;Bless the Child&#8221; single&#8217;larıyla birlikte müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Albümdeki en belirgin özellik özel bir orkestranın kullanılmış olmasıydı. Bu sayede grup, çoğu parçasında klasik müziği kendi sound&#8217;unun içinde eritmesine rağmen aynı zamanda onu belirgin olarak dışa vurabiliyordu. Ünlü müzisyen Andrew Lloyd Webber&#8217;in &#8220;Phantom of the Opera&#8221; adını taşıyan eserini yorumlayan grup, bu parçayı Tarja Turunen gruptan ayrılana kadar canlı performanslarında seslendirmeye devam etti. Albüm Finlandiya&#8217;da satış rekorları kırdı. Bu sırada Nightwish, Finlandiya&#8217;da hem single hem albüm listelerine birinci sıradan girerken, Almanya&#8217;da 5, Avusturya&#8217;da ise 15 numaradan listeye girdi.<br />
<br />
2002 senesinde grubun ikinvi DVD&#8217;si olan &#8220;End of Innocence&#8221; yayımlandı. Bundan bir sene sonra vokalist Tarja Turunen evlendi. Evliliğin ardından grubun dağılacağı yönünde haberler çıktı; fakat grup sürekli olarak bu dedikoduları yalanladı ve yeni albüm için çalışmalarını hızla devam ettirdi. Nitekim, Tarja&#8217;nın birkaç sene sonra gruptan atılmasında evliliğinin büyük payı olacaktı.<br />
<br />
Yeni albüm &#8220;Once&#8221;, 7 Haziran 2004&#8217;te piyasaya sürüldü. Albümle birlikte piyasaya sürülen ve &#8220;Nemo&#8221; adını taşıyan single, üç ülkede zirveye yerleşirken, birçok ülkede de listelerin üst sıralarında yer aldı. Bu albümde Nightwish, parçaların orkestra versiyonlarını yapmaya başladı. 11 şarkının 9&#8217;u &#8220;Londra Filarmoni Orkestra&#8221; ile birlikte yorumlandı. Bunun yanında, albüm, ilk albümden beri ilk defa Fince bir şarkı içeriyordu. &#8220;Wish I Had an Angel&#8221;, &#8220;Kuolema Tekee Taiteilijan&#8221; ve &#8220;The Siren&#8221; parçaları sonraki single&#8217;lar olarak belirlendi. Albüm hem ticari olarak büyük bir başarıya imza attı, hem de eleştirmenlerden tam not almayı başardı. Bu sayede büyük bir dünya turnesine çıkan grup, bir de Best of albümü piyasaya sürdü. Ardından &#8220;End of an Era&#8221; dvd&#8217;si hayranlara ulaştırıldı.<br />
<br />
2005 senesinde Nightwish elemanları grubun bütün hayranlarını yasa boğacak bir karar verdiler. Grubun yoluna Tarja Turunen olmadan devam etmesi gerektiğini düşünen grup elemanları, kararı bir konser sonrası hayata geçirdiler. Önce Tuomas Holopainen, konserden sonra grup üyelerinin hepsinin imzasını taşıyan veda mektubunu Tarja&#8217;ya verdi. Ardından da mektup, grubun web sayfasına koyularak bütün dünyayla paylaşıldı. Grubun gösterdiği gerekçe Tarja&#8217;nın evlendikten sonra parasal konulara ve gruba bakışını değiştirmesiydi. Olaydan sonra iki basın toplantısı düzenleyen Tarja, bu haberin onda şok etkisi yarattığını belirtti; çünkü mektup ona verilmeden önce ortada olacaklara dair bir tek ipucu bile yoktu. Yanıtını aynı şekilde, yani halka açık bir şekilde sunan sanatçı, yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu düşündüğünü ve olayın web sitesinden halka açık bir şekilde lanse edilmesinin zalimce bir tutum olduğunu belirterek üzüntüsünün ne denli derin olduğunu açıkladı.<br />
<br />
Tarja gruptan ayrıldıktan sonra herkesin gözü Nightwish&#8217;in üzerindeydi. Herkes yeni vokalistin kim olacağı sorusunun cevabını bekliyordu. Bu arada grup elemanları vokalist pozisyonuyla ilgilenenlerin gönderdikleri demo&#8217;ları değerlendirdi. Sonunda İsveçli Anette Olzon&#8217;un gruba katıldığı açıklandı. Grubun altıncı stüdyo albümü &#8220;Dark Passion Play&#8221;in kayıtlarına başlanmıştı. Son olarak vokaller kaydedildikten sonra yepyeni bir single dijital ortamda hayranların beğenisine sunuldu. &#8220;Eva&#8221; adını taşıyan bu single, daha sonra 25 Mayıs&#8217;ta cd olarak piyasaya sürüldü. 13 Haziran&#8217;da ise &#8220;Dark Passion Play&#8221; albümü müzik marketlerdeki yerini aldı. 22 Ağustos 2007&#8217;de yayımlanan &#8220;Amaranth&#8221; single&#8217;ı While Your Lips Are Still Red&#8221; adını taşıyan yeni bir şarkı içeriyordu. Bu şarkı aynı zamanda &#8220;Lieksa!&#8221; adındaki filmin müziği olarak kullanılacaktı. Albüm, 3 farklı versiyonuyla satışa sunuldu. İlki standart versiyon, ikincisi bonus şarkı ve albümdeki şarkıların orkestra versiyonlarını da içeren 2 cd&#8217;lik özel baskı, üçüncüsü de 2 cd&#8217;lik özel baskıya ek olarak bonus ve demolar içeren 3 cd&#8217;lik versiyondu. Ayrıca bu albümde Marco Hietala&#8217;nın vokalleri önceki albümlere göre daha ön planda yer aldı.<br />
<br />
Albümden seçilen 3. single &#8220;Erämaan Viimeinen&#8221;ın ardından 15 Şubat 2008&#8217;de &#8220;Bye Bye Beautiful&#8221; şarkısı da single olarak piyasaya sürüldü. Beşinci single olarak &#8220;The Islander&#8221; seçildi. Korkulan olmadı ve eleştirmenlerin albümle ilgili yorumları gayet olumlu oldu. Bu yorumların en baskın olanı ise grubun Tarja&#8217;dan sonra zincirlerini kırıp özgür kaldığı yönündeydi.<br />
<br />
22 Eylül 2007&#8217;de Olzon ile verilen ilk konser, gizli olarak Estonya&#8217;da &#8220;Nightwish cover grubu Nachtwasser&#8221; adı ile gerçekleştirildi. İlk resmi konser ise 6 Ekim 2007 tarihinde İsrail&#8217;de hayata geçti. «Dark Passion Play» turnesinin ilk ayağında ABD, Kanada ve Avrupa&#8217;nın tamamına yakınını ziyaret eden grup; 18 Aralık 2007&#8217;den itibaren başlayan ikinci bölümde ise Asya ile Avustralya&#8217;ya uğradıktan sonra Kuzey Amerika ve Avrupa&#8217;ya başka konserler için geri döndü. Üç yıl süren turne «End Of An Era»nın da çekildiği Hartwall Arena&#8217;da ünlü çello rock grubu Apocalyptica ile birlikte 19 Eylül 2009 tarihli bir konserle sonlandırılacak.<br />
<br />
Grup, 2009&#8217;un Mart&#8217;ında «Made In Hong Kong (And In Various Other Places)» adını taşıyan bir mini konser albümü yayınladı. Bu mini albüm; Dark Passion Play 2007-2008 Dünya Turnesi esnasında kaydedilmiş sekiz canlı performans, «Bye Bye Beautiful» teklisinin b-tarafları, «Cadence Of Her Last Breath» adlı parçanın daha önce yayınlanmamış demo kaydı ve «Back In The Day&#8230; Is Now» adını taşıyan 37 dakikalık bir belgeselden oluşmaktaydı.<br />
<br />
Grubun beyni Holopainen&#8217;ın, yeni albüm hakkındaki demeçleri: &#8220;2010&#8217;un baharında iki ay sürecek olan provalara başlayacağız. Yeni albüm için kafamda o kadar çok fikir var ki, neredeyse kafam patlayacak. Hemen şimdi stüdyoya gitmeyi isterim. Şimdiden iki-üç şarkı hazır ve yeni albümün nasıl olacağını da az-çok görebiliyorum. Yeni albümün tarzı hakkında çok şey söyleyemem çünkü halen plan aşamasındayız; ama duygunun Dark Passion Play&#8217;de olduğu gibi güçlü ancak olayın öbür tarafında olacağını umuyorum. Bir önceki albüm keder, acı ve ıstırap ile ilgiliyse bu albüm tünelin sonundaki ışıkla alakalı olabilir. Bu çok iyi olurdu; çünkü daha fazla inlemek istemiyorum&#8221;<br />
<br />
Holopainen aynı zamanda bas gitarist/vokalist Marco Hietala&#8217;nın tek başına kaleme aldığı ve baş vokalini üstlendiği en az bir şarkının da albümde bulunacağını açıkladı. Hietala&#8217;nın en az «Dark Passion Play»deki kadar ön planda olacağını belirten Holopainen, erkek vokallerin bir önceki albümden daha melodik biçimde olacağını da belirtti.<br />
<br />
Hietala ise söyle demiştir: &#8220;Yeni albümle ilgili pek çok fikrim ve şarkım var; ama önce Tuomas&#8217;ın süzgecinden geçmeli.&#8221; <br />
<br />
------Alıntıdır-------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Nightwish, Finlandiyalı müzik grubudur. 1996 yılında Kitee&#8217;de kurulmuş olan grup; 1997-2001 yılları arasındaki çalışmalarında power metal türünün örneklerini verirken, 2002 ve sonrası albümlerde müziğine senfoniyi de katarak sonradan senfonik power metal olarak anılacak türe öncülük etmiştir. Günümüze kadar 4 milyondan fazla albüm satan Nightwish, kurulduğu günden beri 40&#8217;ı aşkın sayıda ülkeyi ziyaret etmiştir.<br />
<br />
Nightwish, başlangıçta akustik gitar, klavye ve vokalden oluşan bir kamp müziği grubu olarak tasarlandı. Tuomas Holopainen&#8217;ın uğraşlarıyla 1996 senesinde çalışmalara başlayan grubun kadrosuna ilk olarak gitarist Erno &#8220;Emppu&#8221; Vuorinen ve vokalist Tarja Turunen dahil edildi. Tam istedikleri tarzdaki müziği ortaya koydukları bir demo hazırlayan ve buna &#8220;Nightwish&#8221; adını veren grup üyeleri, bir süre sonra Turunen&#8217;in vokalinin akustik müzik için fazla güçlü olduğu gerekçesiyle müziğe heavy metal elementleri eklemeye karar verdiler.<br />
<br />
&#8220;Nightwish&#8221; adını taşıyan demonun yayımlanmasından sonra davulcu Jukka &#8220;Julius&#8221; Nevalainen grubun kadrosuna dahil oldu. Ardından akustik gitarın yerini elektro gitar aldı. Grubun hali hazırdaki deneysel sound&#8217;una metal tınıları da eklenmeye başladığında grubu günümüzde diğer power metal gruplarından ayıran eşsiz sound da yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı. 1997&#8217;nin Nisan ayında 7 şakıdan oluşan bir demo kaydetmek için stüdyoya giren grup, &#8220;Angels Fall First&#8221; adını verdikleri bu demoyu Spinefarm Records&#8217;un yetkililerine dinletmeyi başardı. Plak şirketiyle iki albümlük bir anlaşma için masaya oturuldu ve ardından demoda yer alan parçaları tekrar kaydetmek için stüdyoya girildi. 1997&#8217;nin Kasım ayında grubun ilk stüdyo albümü «Angels Fall First» müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Yakaladığı başarı ilk albüm için iyi sayılan albüm, Finlandiya listelerinde 31 numaraya kadar çıkarken, albümden çıkan ilk single &#8220;The Carpenter&#8221; da single listesinde 3 numaraya kadar yükselmeyi başardı. Single, aynı plak şirketine mensup olan Children of Bodom ve Thy Serpent gruplarının da yer aldığı bir Split şeklinde piyasaya sürüldü. Grup, aynı senenin Aralık ayında ilk canlı performansını verdi. Sonraki sene içerisinde ise sadece 7 konser verebildi, çünkü Nevalainen ile Vuorinen&#8217;in askere gitmesi ve Turunen&#8217;in de okulla meşgul olması grubun çalışmalarını kısa süre için yavaşlatmıştı. Bu arada yaşanan en olumlu gelişme, Spinefarm şirketinin grubun potansiyelinin farkına varıp anlaşmayı 3 albümlük şeklinde değiştirmesi oldu.<br />
<br />
1998&#8217;in Nisan ayında &#8220;The Carpenter&#8221; single&#8217;ına bir video çekildi. Yaz ayına gelindiğinde grupta eksik kalan son bir halka vardı. O da basçı Sami Vänskä&#8217;nın kadroya eklenmesiyle yerini bulmuş oldu. Ağustos ayında tekrar stüdyo yolları aşındırılmaya başlandı. Sonuç olarak grubun ikinci albümü Oceanborn&#8221; ortaya çıktı. Sadece Finlandiya&#8217;da yayınlanan bu albüm, Turunen&#8217;in yanında Tapio Wilska&#8217;nın vokallerine de ev sahipliği yaptı. Ambient ve folk elementlerin bir kenara bırakıldığı albüm, ilkine göre daha progresif ve teknik bir sound&#8217;a sahipti. All Music Guide, grubun ilk albümü için pek de olumlu şeyler söylememişti. Bu sefer durum farklı oldu. Albüm, Finlandiya&#8217;da 5. sıraya yükselirken, ilk single olarak seçilen «Sacrament of Wilderness» 1 numaraya çıkmayı başardı. Albümün başarısından etkilenen Spinefarm, 1999&#8217;un sonlarına doğru albümü yurt dışında da piyasaya sürdü. Aynı senenin Mayıs ayında &#8220;Sleeping Sun (Four Ballads of the Eclipse)&#8221; adını taşıyan bir single kaydedildi. Single, ilk ayında yalnızca Almanya&#8217;da 15.000 kopyalık satış elde etti. Ardından grup, Rage ile birlikte Avrupa turnesine çıktı.<br />
<br />
2000 senesi geldiğinde Nightwish yeni albüm için kolları sıvadı. Albümün çalışmaları devam ederken &#8220;Sleepwalker&#8221; ile Eurovision Şarkı Yarışması elemelerine katılan grup, halk oylaması sonucu birinci oldu; fakat jürinin müdahelesiyle elemeleri ikinci olarak tamamladı. Grubun üçüncü stüdyo albümü olan &#8220;Wishmaster&#8221;, aynı sene çıktı ve çıkar çıkmaz da Finlandiya albüm listesine zirveden giriş yaptı. Albümün başarısı sadece Finlandiya&#8217;yla sınırlı kalmadı. Almanya ve Fransa&#8217;daki albüm listelerinde de gözle görülür bir başarısı oldu. Albüme yöneltilen eleştiriler genellikle şarkılarının birbirini tekrar edip durduğu yönündeydi. Bunun yanında gayet olumlu yorumlar da bulunuyordu. Albümün ardından grup, Sinergy ve Eternal Tears Of Sorrow ile birlikte turneye çıktı. 29 Aralık 2000&#8217;de Finlandiya&#8217;da verilen final konseri «From Wishes To Eternity» adını taşıyan bir DVD ile Nightwish hayranlarına sunuldu.<br />
<br />
2001 senesinde grubun &#8220;Over the Hills and Far Away&#8221; adını taşıyan ep&#8217;si piyasaya sürüldü. Ep, Gary Moore&#8217;un &#8220;Over the Hills and Far Away&#8221; şarkısının cover&#8217;ı, &#8220;Astral Romance&#8221; parçasının yeni yorumu ve iki yeni şarkıdan oluşuyordu. Ep&#8217;de ayrıca Tony Kakko ve Tapio Wilska konuk sanatçı olarak yer aldılar. Bundan kısa bir süre sonra grubun bas gitaristi Sami Vänskä&#8217;nın gruptan ayrılmasına karar verildi. Onun yerine Sinergy grubundan Marco Hietala geldi. 2002 senesinde grubun &#8220;Century Child&#8221; adını taşıyan albümü &#8220;Ever Dream&#8221; ve &#8220;Bless the Child&#8221; single&#8217;larıyla birlikte müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Albümdeki en belirgin özellik özel bir orkestranın kullanılmış olmasıydı. Bu sayede grup, çoğu parçasında klasik müziği kendi sound&#8217;unun içinde eritmesine rağmen aynı zamanda onu belirgin olarak dışa vurabiliyordu. Ünlü müzisyen Andrew Lloyd Webber&#8217;in &#8220;Phantom of the Opera&#8221; adını taşıyan eserini yorumlayan grup, bu parçayı Tarja Turunen gruptan ayrılana kadar canlı performanslarında seslendirmeye devam etti. Albüm Finlandiya&#8217;da satış rekorları kırdı. Bu sırada Nightwish, Finlandiya&#8217;da hem single hem albüm listelerine birinci sıradan girerken, Almanya&#8217;da 5, Avusturya&#8217;da ise 15 numaradan listeye girdi.<br />
<br />
2002 senesinde grubun ikinvi DVD&#8217;si olan &#8220;End of Innocence&#8221; yayımlandı. Bundan bir sene sonra vokalist Tarja Turunen evlendi. Evliliğin ardından grubun dağılacağı yönünde haberler çıktı; fakat grup sürekli olarak bu dedikoduları yalanladı ve yeni albüm için çalışmalarını hızla devam ettirdi. Nitekim, Tarja&#8217;nın birkaç sene sonra gruptan atılmasında evliliğinin büyük payı olacaktı.<br />
<br />
Yeni albüm &#8220;Once&#8221;, 7 Haziran 2004&#8217;te piyasaya sürüldü. Albümle birlikte piyasaya sürülen ve &#8220;Nemo&#8221; adını taşıyan single, üç ülkede zirveye yerleşirken, birçok ülkede de listelerin üst sıralarında yer aldı. Bu albümde Nightwish, parçaların orkestra versiyonlarını yapmaya başladı. 11 şarkının 9&#8217;u &#8220;Londra Filarmoni Orkestra&#8221; ile birlikte yorumlandı. Bunun yanında, albüm, ilk albümden beri ilk defa Fince bir şarkı içeriyordu. &#8220;Wish I Had an Angel&#8221;, &#8220;Kuolema Tekee Taiteilijan&#8221; ve &#8220;The Siren&#8221; parçaları sonraki single&#8217;lar olarak belirlendi. Albüm hem ticari olarak büyük bir başarıya imza attı, hem de eleştirmenlerden tam not almayı başardı. Bu sayede büyük bir dünya turnesine çıkan grup, bir de Best of albümü piyasaya sürdü. Ardından &#8220;End of an Era&#8221; dvd&#8217;si hayranlara ulaştırıldı.<br />
<br />
2005 senesinde Nightwish elemanları grubun bütün hayranlarını yasa boğacak bir karar verdiler. Grubun yoluna Tarja Turunen olmadan devam etmesi gerektiğini düşünen grup elemanları, kararı bir konser sonrası hayata geçirdiler. Önce Tuomas Holopainen, konserden sonra grup üyelerinin hepsinin imzasını taşıyan veda mektubunu Tarja&#8217;ya verdi. Ardından da mektup, grubun web sayfasına koyularak bütün dünyayla paylaşıldı. Grubun gösterdiği gerekçe Tarja&#8217;nın evlendikten sonra parasal konulara ve gruba bakışını değiştirmesiydi. Olaydan sonra iki basın toplantısı düzenleyen Tarja, bu haberin onda şok etkisi yarattığını belirtti; çünkü mektup ona verilmeden önce ortada olacaklara dair bir tek ipucu bile yoktu. Yanıtını aynı şekilde, yani halka açık bir şekilde sunan sanatçı, yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu düşündüğünü ve olayın web sitesinden halka açık bir şekilde lanse edilmesinin zalimce bir tutum olduğunu belirterek üzüntüsünün ne denli derin olduğunu açıkladı.<br />
<br />
Tarja gruptan ayrıldıktan sonra herkesin gözü Nightwish&#8217;in üzerindeydi. Herkes yeni vokalistin kim olacağı sorusunun cevabını bekliyordu. Bu arada grup elemanları vokalist pozisyonuyla ilgilenenlerin gönderdikleri demo&#8217;ları değerlendirdi. Sonunda İsveçli Anette Olzon&#8217;un gruba katıldığı açıklandı. Grubun altıncı stüdyo albümü &#8220;Dark Passion Play&#8221;in kayıtlarına başlanmıştı. Son olarak vokaller kaydedildikten sonra yepyeni bir single dijital ortamda hayranların beğenisine sunuldu. &#8220;Eva&#8221; adını taşıyan bu single, daha sonra 25 Mayıs&#8217;ta cd olarak piyasaya sürüldü. 13 Haziran&#8217;da ise &#8220;Dark Passion Play&#8221; albümü müzik marketlerdeki yerini aldı. 22 Ağustos 2007&#8217;de yayımlanan &#8220;Amaranth&#8221; single&#8217;ı While Your Lips Are Still Red&#8221; adını taşıyan yeni bir şarkı içeriyordu. Bu şarkı aynı zamanda &#8220;Lieksa!&#8221; adındaki filmin müziği olarak kullanılacaktı. Albüm, 3 farklı versiyonuyla satışa sunuldu. İlki standart versiyon, ikincisi bonus şarkı ve albümdeki şarkıların orkestra versiyonlarını da içeren 2 cd&#8217;lik özel baskı, üçüncüsü de 2 cd&#8217;lik özel baskıya ek olarak bonus ve demolar içeren 3 cd&#8217;lik versiyondu. Ayrıca bu albümde Marco Hietala&#8217;nın vokalleri önceki albümlere göre daha ön planda yer aldı.<br />
<br />
Albümden seçilen 3. single &#8220;Erämaan Viimeinen&#8221;ın ardından 15 Şubat 2008&#8217;de &#8220;Bye Bye Beautiful&#8221; şarkısı da single olarak piyasaya sürüldü. Beşinci single olarak &#8220;The Islander&#8221; seçildi. Korkulan olmadı ve eleştirmenlerin albümle ilgili yorumları gayet olumlu oldu. Bu yorumların en baskın olanı ise grubun Tarja&#8217;dan sonra zincirlerini kırıp özgür kaldığı yönündeydi.<br />
<br />
22 Eylül 2007&#8217;de Olzon ile verilen ilk konser, gizli olarak Estonya&#8217;da &#8220;Nightwish cover grubu Nachtwasser&#8221; adı ile gerçekleştirildi. İlk resmi konser ise 6 Ekim 2007 tarihinde İsrail&#8217;de hayata geçti. «Dark Passion Play» turnesinin ilk ayağında ABD, Kanada ve Avrupa&#8217;nın tamamına yakınını ziyaret eden grup; 18 Aralık 2007&#8217;den itibaren başlayan ikinci bölümde ise Asya ile Avustralya&#8217;ya uğradıktan sonra Kuzey Amerika ve Avrupa&#8217;ya başka konserler için geri döndü. Üç yıl süren turne «End Of An Era»nın da çekildiği Hartwall Arena&#8217;da ünlü çello rock grubu Apocalyptica ile birlikte 19 Eylül 2009 tarihli bir konserle sonlandırılacak.<br />
<br />
Grup, 2009&#8217;un Mart&#8217;ında «Made In Hong Kong (And In Various Other Places)» adını taşıyan bir mini konser albümü yayınladı. Bu mini albüm; Dark Passion Play 2007-2008 Dünya Turnesi esnasında kaydedilmiş sekiz canlı performans, «Bye Bye Beautiful» teklisinin b-tarafları, «Cadence Of Her Last Breath» adlı parçanın daha önce yayınlanmamış demo kaydı ve «Back In The Day&#8230; Is Now» adını taşıyan 37 dakikalık bir belgeselden oluşmaktaydı.<br />
<br />
Grubun beyni Holopainen&#8217;ın, yeni albüm hakkındaki demeçleri: &#8220;2010&#8217;un baharında iki ay sürecek olan provalara başlayacağız. Yeni albüm için kafamda o kadar çok fikir var ki, neredeyse kafam patlayacak. Hemen şimdi stüdyoya gitmeyi isterim. Şimdiden iki-üç şarkı hazır ve yeni albümün nasıl olacağını da az-çok görebiliyorum. Yeni albümün tarzı hakkında çok şey söyleyemem çünkü halen plan aşamasındayız; ama duygunun Dark Passion Play&#8217;de olduğu gibi güçlü ancak olayın öbür tarafında olacağını umuyorum. Bir önceki albüm keder, acı ve ıstırap ile ilgiliyse bu albüm tünelin sonundaki ışıkla alakalı olabilir. Bu çok iyi olurdu; çünkü daha fazla inlemek istemiyorum&#8221;<br />
<br />
Holopainen aynı zamanda bas gitarist/vokalist Marco Hietala&#8217;nın tek başına kaleme aldığı ve baş vokalini üstlendiği en az bir şarkının da albümde bulunacağını açıkladı. Hietala&#8217;nın en az «Dark Passion Play»deki kadar ön planda olacağını belirten Holopainen, erkek vokallerin bir önceki albümden daha melodik biçimde olacağını da belirtti.<br />
<br />
Hietala ise söyle demiştir: &#8220;Yeni albümle ilgili pek çok fikrim ve şarkım var; ama önce Tuomas&#8217;ın süzgecinden geçmeli.&#8221; <br />
<br />
------Alıntıdır-------]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>