<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ELTCafe.Net - İnternet Dünyası]]></title>
		<link>http://www.eltcafe.net/</link>
		<description><![CDATA[ELTCafe.Net - http://www.eltcafe.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 15:14:29 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Linux Nasıl Kurulur, kullanılır Klavuzu&#8207;]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5051</link>
			<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 16:16:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5051</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Linux'a geçmek isteyen arkadaşlar için, klavuz kitapçık (ebook) indirebilirsiniz.<br />
<br />
Linux'a geçmenin zamanı geldi geçiyor.<br />
<br />
Linux'unuz hep UP olsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Linux'a geçmek isteyen arkadaşlar için, klavuz kitapçık (ebook) indirebilirsiniz.<br />
<br />
Linux'a geçmenin zamanı geldi geçiyor.<br />
<br />
Linux'unuz hep UP olsun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Youtube 3 boyutlu izlenecek]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4720</link>
			<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 15:20:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4720</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Youtube 3 boyutlu izlenecek<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
YouTube videolarını 3 boyutlu izlemek ister miydiniz? Cevabınız evetse bu test sayfasına göz atın.<br />
<br />
YouTube'da bundan kısa bir süre sonra artık komik hayvan videoları seyretmekle kalmayacaksanız, size doğru koşan ve neredeyse üzerinize düşen hayvanlardan kaçmaya çalışacaksınız. Çünkü YouTube boyut atlamaya hazırlanıyor!<br />
<br />
3 BOYUTLU İZLENECEK<br />
<br />
YouTube'un üç boyutlu video projesi, Google'ın yenilikler üretmek için düzenlediği bir uygulamanın eseri. Bildiğinzi gibi tüm Google çalışanları mesai saatlerinin %20'sini yeni fikirler üretmek için harcıyorlar. İşte bu şekilde ortaya çıkan üç boyutlu YouTube projesi şu anda halen test aşamasında. Eğer YouTube ülkemizden erişilebilir olsaydı (!) şu adresten sitedeki üç boyutlu test videosunu kendiniz de izleyebilirdiniz.<br />
<br />
Fakat bu üç boyutlu videoların YouTube'da yaygınlaşması için biraz daha vakit geçmesi gerekecek. Google henüz testlerini sürdürdüğü üç boyutlu videoların ne zaman site içerisinde yaygınlaşacağına dair henüz bir bilgi vermedi.<br />
---alıntıdır---]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Youtube 3 boyutlu izlenecek<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
YouTube videolarını 3 boyutlu izlemek ister miydiniz? Cevabınız evetse bu test sayfasına göz atın.<br />
<br />
YouTube'da bundan kısa bir süre sonra artık komik hayvan videoları seyretmekle kalmayacaksanız, size doğru koşan ve neredeyse üzerinize düşen hayvanlardan kaçmaya çalışacaksınız. Çünkü YouTube boyut atlamaya hazırlanıyor!<br />
<br />
3 BOYUTLU İZLENECEK<br />
<br />
YouTube'un üç boyutlu video projesi, Google'ın yenilikler üretmek için düzenlediği bir uygulamanın eseri. Bildiğinzi gibi tüm Google çalışanları mesai saatlerinin %20'sini yeni fikirler üretmek için harcıyorlar. İşte bu şekilde ortaya çıkan üç boyutlu YouTube projesi şu anda halen test aşamasında. Eğer YouTube ülkemizden erişilebilir olsaydı (!) şu adresten sitedeki üç boyutlu test videosunu kendiniz de izleyebilirdiniz.<br />
<br />
Fakat bu üç boyutlu videoların YouTube'da yaygınlaşması için biraz daha vakit geçmesi gerekecek. Google henüz testlerini sürdürdüğü üç boyutlu videoların ne zaman site içerisinde yaygınlaşacağına dair henüz bir bilgi vermedi.<br />
---alıntıdır---]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SMS'lere dikkat.. Virüsler ortalıkta dolaşıyor!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4632</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 12:20:45 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4632</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Symbian işletim sistemi kullanan bir cebiniz varsa, bu haber sizin için çok önemli olabilir.<br />
<br />
NetQuin Technology enstitüsünün araştırmacılarına göre Transmitter.C isimli cep telefonu virüsünün değişime uğramış bir sürümü ortalıkta dolaşıyor.<br />
<br />
Şu ana kadar elde edilen bilgilere göre sadece Symbian S60 3rd Edition işletim sistemini kullanan cep telefonları risk sınıfında yer alıyor. Cep telefonu solucanı "Advanced device locks" adındaki üçüncü parti bir sunucudan cihaza ulaşıyor. Eğer virüs yüklenirse 2-3 dakika içinde otomatikman internet bağlantısı kuruyor. Sonrasında zararlı 10-15 saniyede bir gizli bir şekilde 500 tanınmamış kişiye SMS yolluyor. Bununla yetinmeyen solucan cep telefonu kullanıcısının SIM kartında bulunan rehberine dadanıyor. SMS içeriğinde "A very interesting girl. Try it now!" ibaresi ve bir web linki bulunuyor. Kullanıcı bu linke tıkladığında ona da Transmitter.C virüsü bulaşıyor.<br />
<br />
Cep telefonu virüsünden korunmak isteyen S60 kullanıcıları, kesinlikle yukarda ismi geçen üçüncü parti sunucuya ait bir yazılımı kurmamalı. Ayrıca tanımadık kişilerden, saçma içerikli SMS'leri direkt silmeliler.<br />
------alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Symbian işletim sistemi kullanan bir cebiniz varsa, bu haber sizin için çok önemli olabilir.<br />
<br />
NetQuin Technology enstitüsünün araştırmacılarına göre Transmitter.C isimli cep telefonu virüsünün değişime uğramış bir sürümü ortalıkta dolaşıyor.<br />
<br />
Şu ana kadar elde edilen bilgilere göre sadece Symbian S60 3rd Edition işletim sistemini kullanan cep telefonları risk sınıfında yer alıyor. Cep telefonu solucanı "Advanced device locks" adındaki üçüncü parti bir sunucudan cihaza ulaşıyor. Eğer virüs yüklenirse 2-3 dakika içinde otomatikman internet bağlantısı kuruyor. Sonrasında zararlı 10-15 saniyede bir gizli bir şekilde 500 tanınmamış kişiye SMS yolluyor. Bununla yetinmeyen solucan cep telefonu kullanıcısının SIM kartında bulunan rehberine dadanıyor. SMS içeriğinde "A very interesting girl. Try it now!" ibaresi ve bir web linki bulunuyor. Kullanıcı bu linke tıkladığında ona da Transmitter.C virüsü bulaşıyor.<br />
<br />
Cep telefonu virüsünden korunmak isteyen S60 kullanıcıları, kesinlikle yukarda ismi geçen üçüncü parti sunucuya ait bir yazılımı kurmamalı. Ayrıca tanımadık kişilerden, saçma içerikli SMS'leri direkt silmeliler.<br />
------alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hotmail'den dolandırıcılık uyarısı!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4582</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 10:15:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4582</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Windows Live Hotmail, dolandırıcılık amaçlı sahte e-postalar konusunda uyardı.. Hangi e-postalara dikkat etmek gerek? Okuyun<br />
<br />
Windows Live Hotmail, internetteki sayfasında, hotmail kullanıcılarının filtrelerinden sızan sahte e-postaları tanımasına yardımcı olmalarını hedefleyerek, ''dolandırıcılık uyarısında'' bulunuyor.<br />
<br />
Windows Live Hotmail sayfasında yer alan uyarıda, tüm dünyada bir günde 4,5 milyardan fazla kullanıcıyı engelleyen istenmeyen posta iletilerinden, bilgisayar kullanıcılarını korumak için yoğun bir çaba harcandığını bildirdi.<br />
<br />
Hotmail gelen kutularındaki istenmeyen postaları azaltmak ve yok etmek için sürekli şekilde çalışan yüksek nitelikli uzmanlardan oluşan ''özel bir ekiplerinin'' olduğunu ifade eden Windows Live Hotmail ekibi, son zamanlarda müşterilerden, aldıkları e-postaların gerçek olup olmadığını sorgulayan çok sayıda e-posta aldık. Bu e-postayı oluşturarak tüm Hotmail kullanıcılarının filtrelerimizden sızan sahte e-postaları tanımasına yardımcı olmayı hedefliyoruz'' diye uyardı.<br />
<br />
Kişisel bilgileri isteyen e-postalara karşı dikkatli olunması istenen uyarıda şöyle deniyor:<br />
<br />
''Adınızı, doğum tarihinizi, sigorta numaranızı, e-posta kullanıcı adınızı, e-posta parolanızı veya diğer kişisel bilgileri soran bir e-posta, kimden gelirse gelsin, çok büyük bir olasılıkla dolandırıcılık amacıyla gönderilmiştir.<br />
<br />
Herhangi bir nedenle bu tür bir e-postanın gerçek olabileceğini düşünüyorsanız, e-postayı yanıtlamayın veya hiçbir köprüyü tıklatmayın. Bunun yerine web URL'sini kopyalayıp yapıştırın ve iletişim bilgilerini almak üzere ilgili şirketin WEB sitesine gidin. E-postanın gerçek olduğunu doğrulatmak için şirketin destek kanallarını kullanmaktan çekinmeyin.''<br />
<br />
BU BİR ŞAKA DEĞİL'' YAZAN E-POSTALARA DİKKAT!<br />
<br />
Şüpheli gör<br />
<br />
ünen e-postaların dikkatle okunması vurgulanan uyarıda, kötü yazılan, yazım hataları bulunduran ve ''bu bir şaka değil'' veya ''bu iletiyi arkadaşlarınıza iletin'' gibi ifadeler içeren e-postaların, genellikle dolandırıcılık amaçlı e-postalar olduğu ve bazen şirket adları ya da markaların yanlış yazılacağına dikkat çekildi.<br />
<br />
Hotmail parolasının korunması istenen uyarıda, Hotmail hesabı için 7 karakterden daha uzun, büyük/küçük harfleri, sayıları ve @ veya # gibi özel karakterleri bir arada bulunduran güçlü bir parola oluşturulmasının yarar sağlayacağı belirtildi.<br />
<br />
Parolanın düzenli aralıklarla değiştirilmesinin de iyi bir uygulama olduğu bildirildi.<br />
------alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Windows Live Hotmail, dolandırıcılık amaçlı sahte e-postalar konusunda uyardı.. Hangi e-postalara dikkat etmek gerek? Okuyun<br />
<br />
Windows Live Hotmail, internetteki sayfasında, hotmail kullanıcılarının filtrelerinden sızan sahte e-postaları tanımasına yardımcı olmalarını hedefleyerek, ''dolandırıcılık uyarısında'' bulunuyor.<br />
<br />
Windows Live Hotmail sayfasında yer alan uyarıda, tüm dünyada bir günde 4,5 milyardan fazla kullanıcıyı engelleyen istenmeyen posta iletilerinden, bilgisayar kullanıcılarını korumak için yoğun bir çaba harcandığını bildirdi.<br />
<br />
Hotmail gelen kutularındaki istenmeyen postaları azaltmak ve yok etmek için sürekli şekilde çalışan yüksek nitelikli uzmanlardan oluşan ''özel bir ekiplerinin'' olduğunu ifade eden Windows Live Hotmail ekibi, son zamanlarda müşterilerden, aldıkları e-postaların gerçek olup olmadığını sorgulayan çok sayıda e-posta aldık. Bu e-postayı oluşturarak tüm Hotmail kullanıcılarının filtrelerimizden sızan sahte e-postaları tanımasına yardımcı olmayı hedefliyoruz'' diye uyardı.<br />
<br />
Kişisel bilgileri isteyen e-postalara karşı dikkatli olunması istenen uyarıda şöyle deniyor:<br />
<br />
''Adınızı, doğum tarihinizi, sigorta numaranızı, e-posta kullanıcı adınızı, e-posta parolanızı veya diğer kişisel bilgileri soran bir e-posta, kimden gelirse gelsin, çok büyük bir olasılıkla dolandırıcılık amacıyla gönderilmiştir.<br />
<br />
Herhangi bir nedenle bu tür bir e-postanın gerçek olabileceğini düşünüyorsanız, e-postayı yanıtlamayın veya hiçbir köprüyü tıklatmayın. Bunun yerine web URL'sini kopyalayıp yapıştırın ve iletişim bilgilerini almak üzere ilgili şirketin WEB sitesine gidin. E-postanın gerçek olduğunu doğrulatmak için şirketin destek kanallarını kullanmaktan çekinmeyin.''<br />
<br />
BU BİR ŞAKA DEĞİL'' YAZAN E-POSTALARA DİKKAT!<br />
<br />
Şüpheli gör<br />
<br />
ünen e-postaların dikkatle okunması vurgulanan uyarıda, kötü yazılan, yazım hataları bulunduran ve ''bu bir şaka değil'' veya ''bu iletiyi arkadaşlarınıza iletin'' gibi ifadeler içeren e-postaların, genellikle dolandırıcılık amaçlı e-postalar olduğu ve bazen şirket adları ya da markaların yanlış yazılacağına dikkat çekildi.<br />
<br />
Hotmail parolasının korunması istenen uyarıda, Hotmail hesabı için 7 karakterden daha uzun, büyük/küçük harfleri, sayıları ve @ veya # gibi özel karakterleri bir arada bulunduran güçlü bir parola oluşturulmasının yarar sağlayacağı belirtildi.<br />
<br />
Parolanın düzenli aralıklarla değiştirilmesinin de iyi bir uygulama olduğu bildirildi.<br />
------alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Google'dan Windows'u silecek sistem!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4491</link>
			<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 11:52:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4491</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Son dönemde Google'ın yeni bir işletim sistemi üzerinde çalıştığıyla ilgili haberler doğru çıktı. Üstelik de bedava!<br />
<br />
Tüm dünyada işletim sistemi pazarında ezici üstünlüğe sahip olan Windows'un işi artık daha da zor. Google, ücretsiz dağıtacağı işletim sistemini duyurdu.<br />
<br />
Son dönemde Google'ın yeni bir işletim sistemi üzerinde çalıştığıyla ilgili haberler doğru çıktı. Google'ın internet tarayıcısı Chrome tabanlı olacak bu işletim sistemine Google Chrome OS adı verildi.<br />
<br />
Netbook adı verilen platformlar için hazırlanılan işletim sistemi web-tabanlı olacak ve 2010'un ikinci yarısında kullanıcıların hizmetine sunulacak. Diğer bir deyişle Google'ın computing tutkusu gerçeğe dönüyor.<br />
<br />
Google yetkililerinden Sundar Pichai, Google Chrome OS'nin, gün içerisinde zamanının çoğunu internet başında geçirenler için hazırlandığını ve kişisel bilgisayar kullanımında yeni bir dönem başlatmayı hedeflediklerini söyledi.<br />
<br />
Tarayıcıda çalışan bir işletim sistemi aslında çok daha eski bir geçmişe sahip. Web'in yeni yeni yaygınlaştığı dönemden öncesinde, tarayıcılardan çalıştırılan bir işletim sistemi düşünülmüş, fakat gerekli altyapı sağlanamadığı için vazgeçilmişti.<br />
<br />
Google Chrome OS, hız ve güvenlik konusunda "basit ve etkili" çözümler sunmayı vaadediyor.<br />
----alıntıdır------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Son dönemde Google'ın yeni bir işletim sistemi üzerinde çalıştığıyla ilgili haberler doğru çıktı. Üstelik de bedava!<br />
<br />
Tüm dünyada işletim sistemi pazarında ezici üstünlüğe sahip olan Windows'un işi artık daha da zor. Google, ücretsiz dağıtacağı işletim sistemini duyurdu.<br />
<br />
Son dönemde Google'ın yeni bir işletim sistemi üzerinde çalıştığıyla ilgili haberler doğru çıktı. Google'ın internet tarayıcısı Chrome tabanlı olacak bu işletim sistemine Google Chrome OS adı verildi.<br />
<br />
Netbook adı verilen platformlar için hazırlanılan işletim sistemi web-tabanlı olacak ve 2010'un ikinci yarısında kullanıcıların hizmetine sunulacak. Diğer bir deyişle Google'ın computing tutkusu gerçeğe dönüyor.<br />
<br />
Google yetkililerinden Sundar Pichai, Google Chrome OS'nin, gün içerisinde zamanının çoğunu internet başında geçirenler için hazırlandığını ve kişisel bilgisayar kullanımında yeni bir dönem başlatmayı hedeflediklerini söyledi.<br />
<br />
Tarayıcıda çalışan bir işletim sistemi aslında çok daha eski bir geçmişe sahip. Web'in yeni yeni yaygınlaştığı dönemden öncesinde, tarayıcılardan çalıştırılan bir işletim sistemi düşünülmüş, fakat gerekli altyapı sağlanamadığı için vazgeçilmişti.<br />
<br />
Google Chrome OS, hız ve güvenlik konusunda "basit ve etkili" çözümler sunmayı vaadediyor.<br />
----alıntıdır------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dikkat! Bilgisayarınız tehdit altında!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4431</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 13:17:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4431</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Internet Explorer'ın 6 ve 7 sürümlerindeki ortaya çıkan açık, bilgisayarları tehdit ediyor. Üstelik bu açık 5 şiddetinde tehlike yaratıyor<br />
<br />
<br />
Internet Explorer'ın 6 ve 7 sürümlerinde yeni bir güvenlik açığı ortaya çıktı. Sorun IE'nin medya işleyen parçasından kaynaklanıyor.<br />
<br />
Microsoft kullanıcıları özellikle Windows XP'yi etkileyen açık konusunda uyardı. Bu açığı kullanan bir saldırgan, yerel kullanıcı ile aynı haklara sahip olarak bilgisayar üzerinde ne isterse yapabiliyor.<br />
<br />
Bu açıktan IE8 ve Vista kullanıcıları etkilenmiyor<br />
<br />
Bu açık tarafından yakalanan binlerce site kullanıcıları zararlı adreslere yönlendiriyor. Çoğu Çin'de yer alan siteler, yerel okullara ve toplum merkezlerine ait. Yönlendirdikleri sunucu ise 8oy4t veya 866.org oluyor. Bu sitede bulunan bir JPG dosyası çeşitli güvenlik açıklarından faydalanıyor.<br />
<br />
5 ÜZERİNDEN 5 TEHLİKE YARATIYOR<br />
<br />
DirectShow MPEG2 Tune Request'te "stack overflow" hatasına sebep oluyor. Bu açık çok kritik olarak nitelendiriliyor ve beş üzerinden beş ölçeğinde tehlike yarattığı belirtiliyor.<br />
<br />
Diğer açıklar arasında XMLhttp.d, RealPlay.a, BBar ve MS06-014 yer alıyor. McAfee, CSIS ve Secunia bu konuda kullanıcıları uyarıyor. Bu arada bu hatanın Microsoft'un mayıs ayında kullanıcıları uyardığı DirectShow güvenlik hatasından farklı olduğunu da belirtelim.<br />
<br />
Sonuç itibariyle Windows XP kullanıyorsanız Internet Explorer 8'a geçmeniz tavsiye ediliyor. Eğer IE 8'e geçmek istemiyorsanız, bağlantıdan gerekli düzeltmeyi indirerek korunabilirsiniz.<br />
----alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Internet Explorer'ın 6 ve 7 sürümlerindeki ortaya çıkan açık, bilgisayarları tehdit ediyor. Üstelik bu açık 5 şiddetinde tehlike yaratıyor<br />
<br />
<br />
Internet Explorer'ın 6 ve 7 sürümlerinde yeni bir güvenlik açığı ortaya çıktı. Sorun IE'nin medya işleyen parçasından kaynaklanıyor.<br />
<br />
Microsoft kullanıcıları özellikle Windows XP'yi etkileyen açık konusunda uyardı. Bu açığı kullanan bir saldırgan, yerel kullanıcı ile aynı haklara sahip olarak bilgisayar üzerinde ne isterse yapabiliyor.<br />
<br />
Bu açıktan IE8 ve Vista kullanıcıları etkilenmiyor<br />
<br />
Bu açık tarafından yakalanan binlerce site kullanıcıları zararlı adreslere yönlendiriyor. Çoğu Çin'de yer alan siteler, yerel okullara ve toplum merkezlerine ait. Yönlendirdikleri sunucu ise 8oy4t veya 866.org oluyor. Bu sitede bulunan bir JPG dosyası çeşitli güvenlik açıklarından faydalanıyor.<br />
<br />
5 ÜZERİNDEN 5 TEHLİKE YARATIYOR<br />
<br />
DirectShow MPEG2 Tune Request'te "stack overflow" hatasına sebep oluyor. Bu açık çok kritik olarak nitelendiriliyor ve beş üzerinden beş ölçeğinde tehlike yarattığı belirtiliyor.<br />
<br />
Diğer açıklar arasında XMLhttp.d, RealPlay.a, BBar ve MS06-014 yer alıyor. McAfee, CSIS ve Secunia bu konuda kullanıcıları uyarıyor. Bu arada bu hatanın Microsoft'un mayıs ayında kullanıcıları uyardığı DirectShow güvenlik hatasından farklı olduğunu da belirtelim.<br />
<br />
Sonuç itibariyle Windows XP kullanıyorsanız Internet Explorer 8'a geçmeniz tavsiye ediliyor. Eğer IE 8'e geçmek istemiyorsanız, bağlantıdan gerekli düzeltmeyi indirerek korunabilirsiniz.<br />
----alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İki Devin Savaşı yakında : Google Facebook]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4413</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 10:00:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4413</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Google&#8217;ın almayı düşündüğü şirketin %1.6 lık hissesi 240 milyon dolara Microsoft&#8217;a satılmıştı ve Google&#8217;ı geri çevirdi.Bu Facebook adlı şirket Google a rest çekmişti.<br />
<br />
Facebook şirketi yöneticileri Google&#8217;dan hoşlanmadıklarını  teklifini sadece değerini belirlemek için kabul ettilklerini söylediler.O günden sonra Google ve Facebook hep karşı karşıyaydılar.Google&#8217;ın Facebook&#8217;u bu kadar çok istemesi internet kullanıcılarının 5/1 nin Facebook&#8217;ta kullanıcı olmasıdır.Bu kullanıcıların internetin hiç bir yerinde kişisel bilgilerini açıklamazken, Facebookta kişisel bilgilerini yazabiliyorlar.<br />
<br />
Peki Google&#8217;ı Rahatsız Eden Konu Ne?<br />
<br />
Google geleceğin kişisel bilgilerin üzerine kurulacağını biliyor olsa,Facebook&#8217;tan kat kat büyük olsada,geçtiğimiz 10 yıl boyunca internetin tek hakimi olsada , Facebook zarar ederken Google 4.2 milyar dolar kâr etse de kullanıcılar hakkında Facebook&#8217;tan daha az bilgiye sahip.<br />
<br />
Google&#8217;ın en büyük rahatsızlığı ise Facebook&#8217;un internet üzerinden aramayı değiştirmeye niyetlenmiş olması. Facebook&#8217;un yeni hedefi kullanıcıların arkadaşlarının sağladıkları bağlantılar ile aradıklarına ulaşabilmesi. Eriştiği kullanıcı sayısı ve elindeki bilgilerle bunu yapabilecek gücü de var. Şu anda Google rahat değil. Bir zamanlar satın almak istediği küçük şirket Google&#8217;ın gelirlerine göz dikti. Bakalım iki devin online reklam savaşının galibi kim olacak&#8230;<br />
-----alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Google&#8217;ın almayı düşündüğü şirketin %1.6 lık hissesi 240 milyon dolara Microsoft&#8217;a satılmıştı ve Google&#8217;ı geri çevirdi.Bu Facebook adlı şirket Google a rest çekmişti.<br />
<br />
Facebook şirketi yöneticileri Google&#8217;dan hoşlanmadıklarını  teklifini sadece değerini belirlemek için kabul ettilklerini söylediler.O günden sonra Google ve Facebook hep karşı karşıyaydılar.Google&#8217;ın Facebook&#8217;u bu kadar çok istemesi internet kullanıcılarının 5/1 nin Facebook&#8217;ta kullanıcı olmasıdır.Bu kullanıcıların internetin hiç bir yerinde kişisel bilgilerini açıklamazken, Facebookta kişisel bilgilerini yazabiliyorlar.<br />
<br />
Peki Google&#8217;ı Rahatsız Eden Konu Ne?<br />
<br />
Google geleceğin kişisel bilgilerin üzerine kurulacağını biliyor olsa,Facebook&#8217;tan kat kat büyük olsada,geçtiğimiz 10 yıl boyunca internetin tek hakimi olsada , Facebook zarar ederken Google 4.2 milyar dolar kâr etse de kullanıcılar hakkında Facebook&#8217;tan daha az bilgiye sahip.<br />
<br />
Google&#8217;ın en büyük rahatsızlığı ise Facebook&#8217;un internet üzerinden aramayı değiştirmeye niyetlenmiş olması. Facebook&#8217;un yeni hedefi kullanıcıların arkadaşlarının sağladıkları bağlantılar ile aradıklarına ulaşabilmesi. Eriştiği kullanıcı sayısı ve elindeki bilgilerle bunu yapabilecek gücü de var. Şu anda Google rahat değil. Bir zamanlar satın almak istediği küçük şirket Google&#8217;ın gelirlerine göz dikti. Bakalım iki devin online reklam savaşının galibi kim olacak&#8230;<br />
-----alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hacker'lerin korkulu rüyası yaklaşıyor !]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4398</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jul 2009 10:55:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4398</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Hacker'lerin korkulu rüyası yaklaşıyor !<br />
<br />
Hacker'lerin devri bitiyor mu? Cambridge Üniversitesi geliştirdiği teknolojide çok iddialı...<br />
Hemen hemen bütün önemli teknolojiler bir ihtiyacı gidermek için ortaya çıkıyor ve her geçen gün daha saldırgan ve daha yetenekli hale gelen hackerler, artık güvenlik konusunda kalıcı bir çözümü ihtiyaçtan öte bir zorunluluk haline getirdiler. Durum böyle olunca Cambridge Üniversitesi de kolları sıvadı ve hacker tehlikesini tamamen tarihe gömmek için kuantum teknolojisine baş vurdu.<br />
<br />
Kuantum mekaniği ve kuantum şifreleme oldukça karmaşık bir konu. Fakat kısaca özetlemek gerekirse iki nota arasındaki iletişimin, sadece bu iki nokta tarafından bilinen bir anahtar sayesinde yapılabilmesini sağlıyor. Doğası gereği bu iletişime dahil olmaya çalışan diğer noktalar anında fark ediliyor ve engellenebiliyor. Bu sayede veriler, fiber optik kablolar üzerinden hem şifrelenmiş, hem de son derece güvenli halde iletilebiliyorlar.<br />
<br />
Cambridge Üniversitesi araştırmacıları çok yakın gelecekte kuantum şifrelemenin aktif olarak hayata geçebileceğini ve bunu teorik olarak da olsa %100 güvenlik sağlayacağını iddia ediyorlar. Araştırmacılar ayrıca günümüz güvenlik şartlarında bu şifreleme yöntemine devletlerin, askeri birimlerin ve büyük şirketlerin çok büyük ilgi göstereceklerini tahmin ettiklerini söylediler.<br />
-------alıntıdır---------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Hacker'lerin korkulu rüyası yaklaşıyor !<br />
<br />
Hacker'lerin devri bitiyor mu? Cambridge Üniversitesi geliştirdiği teknolojide çok iddialı...<br />
Hemen hemen bütün önemli teknolojiler bir ihtiyacı gidermek için ortaya çıkıyor ve her geçen gün daha saldırgan ve daha yetenekli hale gelen hackerler, artık güvenlik konusunda kalıcı bir çözümü ihtiyaçtan öte bir zorunluluk haline getirdiler. Durum böyle olunca Cambridge Üniversitesi de kolları sıvadı ve hacker tehlikesini tamamen tarihe gömmek için kuantum teknolojisine baş vurdu.<br />
<br />
Kuantum mekaniği ve kuantum şifreleme oldukça karmaşık bir konu. Fakat kısaca özetlemek gerekirse iki nota arasındaki iletişimin, sadece bu iki nokta tarafından bilinen bir anahtar sayesinde yapılabilmesini sağlıyor. Doğası gereği bu iletişime dahil olmaya çalışan diğer noktalar anında fark ediliyor ve engellenebiliyor. Bu sayede veriler, fiber optik kablolar üzerinden hem şifrelenmiş, hem de son derece güvenli halde iletilebiliyorlar.<br />
<br />
Cambridge Üniversitesi araştırmacıları çok yakın gelecekte kuantum şifrelemenin aktif olarak hayata geçebileceğini ve bunu teorik olarak da olsa %100 güvenlik sağlayacağını iddia ediyorlar. Araştırmacılar ayrıca günümüz güvenlik şartlarında bu şifreleme yöntemine devletlerin, askeri birimlerin ve büyük şirketlerin çok büyük ilgi göstereceklerini tahmin ettiklerini söylediler.<br />
-------alıntıdır---------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Programcı Olmak]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4339</link>
			<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 15:58:28 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4339</guid>
			<description><![CDATA[Temel matematik/mantık bilgisinin üstüne, bilgisayarda çalışmayı sevme ve problem çözme yeteneği gerektirir.  İyi programcılar, programlamayı severler.   <br />
<br />
         Programcı olarak işyerinde çalışalım veya evden çalışalım; programcılık, sürekli belli bir disiplinde çalışmayı gerektirir.<br />
<br />
         Programcı olmak için, belli bir eğitimden geçiyor, yüzlerce örnekler ve denemelerle kendimizi geliştiriyoruz. Programlamayı öğrendik, biliyoruz diyoruz.<br />
<br />
         İş esnasında önemli olan ise, programı yazmak, çalışır hale getirmek, yani üretmektir. <br />
    <br />
        Bilmek yeterli değildir. Yazılımı yapmak, buradaki esas önemli noktadır.<br />
        <br />
        Bugün çok çeşitli, yazılımcı(programcı) türleri oluşmuştur.<br />
<br />
        Web programcısı: Web üzerinde çalışan programlar veya projeler üretir.<br />
        Php Kursu veya  asp.net kursu veya Jsp Kursu; eğitimlerini alarak, web programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz.<br />
            <br />
        Masaüstü programcısı: Masaüstü üzerinde çalışan programlar veya projeler üretir.<br />
        .Net Kursu veya Java Kursu veya Python Kursu veya C++ Kursu; eğitimlerini alarak, masaüstü programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz.            <br />
<br />
        Multimedya Programcısı: Oyun, interaktif uygulama veya reklam uygulamaları gibi görsel ve işitsel yönü ağırlıklı programlar veya uygulamalar üretirler.<br />
        Actionscript Kursu veya Java Kursu veya C++ Kursu eğitimlerini alarak, multimedya programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz. <br />
<br />
        Sistem Programcısı: İşletim sistemi veya donanım seviyesinde programlar ve projeler üretirler.<br />
        C Kursu ve C++ Kursu ve Linux Kursu eğitimlerini alarak, sistem programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Temel matematik/mantık bilgisinin üstüne, bilgisayarda çalışmayı sevme ve problem çözme yeteneği gerektirir.  İyi programcılar, programlamayı severler.   <br />
<br />
         Programcı olarak işyerinde çalışalım veya evden çalışalım; programcılık, sürekli belli bir disiplinde çalışmayı gerektirir.<br />
<br />
         Programcı olmak için, belli bir eğitimden geçiyor, yüzlerce örnekler ve denemelerle kendimizi geliştiriyoruz. Programlamayı öğrendik, biliyoruz diyoruz.<br />
<br />
         İş esnasında önemli olan ise, programı yazmak, çalışır hale getirmek, yani üretmektir. <br />
    <br />
        Bilmek yeterli değildir. Yazılımı yapmak, buradaki esas önemli noktadır.<br />
        <br />
        Bugün çok çeşitli, yazılımcı(programcı) türleri oluşmuştur.<br />
<br />
        Web programcısı: Web üzerinde çalışan programlar veya projeler üretir.<br />
        Php Kursu veya  asp.net kursu veya Jsp Kursu; eğitimlerini alarak, web programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz.<br />
            <br />
        Masaüstü programcısı: Masaüstü üzerinde çalışan programlar veya projeler üretir.<br />
        .Net Kursu veya Java Kursu veya Python Kursu veya C++ Kursu; eğitimlerini alarak, masaüstü programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz.            <br />
<br />
        Multimedya Programcısı: Oyun, interaktif uygulama veya reklam uygulamaları gibi görsel ve işitsel yönü ağırlıklı programlar veya uygulamalar üretirler.<br />
        Actionscript Kursu veya Java Kursu veya C++ Kursu eğitimlerini alarak, multimedya programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz. <br />
<br />
        Sistem Programcısı: İşletim sistemi veya donanım seviyesinde programlar ve projeler üretirler.<br />
        C Kursu ve C++ Kursu ve Linux Kursu eğitimlerini alarak, sistem programcılığı alanında kendinizi geliştirebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nedir şu @ işareti?]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3903</link>
			<pubDate>Fri, 08 May 2009 20:50:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3903</guid>
			<description><![CDATA[İnternette olduğumuz anlarda sık sık yazdığımız ve karşılaştığımız @ işaretinin anlamı ne?E-posta gönderiyorsanız @ işareti size yabancı değildir. Peki ama ne anlama geliyor biliyor musunuz? <br />
Hemen her gün e-posta yazarken veya e-posta adresimizi birilerine verirken bu işareti kullanıyoruz. Peki ama @ işaretinin gerçek anlamını ve nereden geldiğini biliyor musunuz? Bu işaret 473 yıl önce, günümüzde ki anlamı ve kullanımından çok farklı bir amaca hizmet ediyordu. <br />
<br />
@ işaretinin bilinen ilk kullanımına 4 Mayıs 1536 yılına Francesco Lapi adlı Floransalı bir tüccarın yazdığı bir mektupta rastlandı. Lapi yazdığı mektubunda İspanya'daki şarap fiyatlarından bahsederken @ işaretini kullanmıştı. O zamanlarda, bir fıçının 13'te birine karşılık gelen, ticari bir ölçü biri olarak kullanılan @, daha sonra daktilolara da girdi. Zaman için kullanımı değişen işaret bir süre sonra belli bir ürünün birim fiyatını belirtmek için kullanılmaya başlandı. Yani insanlar artık "tanesi 5 liradan 10 ürün" gibi bir tanım kullanmak yerine "10 ürün @ 5 lira" demeye başladılar. <br />
<br />
1971 yılında Ray Tomlinson ise bu işaretin, e-posta sunucularındaki kullanıcıları tanımlamak için uygun olduğuna karar verdi. O tarihten itibarense @ artık bugünkü şekilde e-postalardaki kullanım şeklinde kavuşmuş oldu. <br />
<br />
<br />
Hürriyet ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İnternette olduğumuz anlarda sık sık yazdığımız ve karşılaştığımız @ işaretinin anlamı ne?E-posta gönderiyorsanız @ işareti size yabancı değildir. Peki ama ne anlama geliyor biliyor musunuz? <br />
Hemen her gün e-posta yazarken veya e-posta adresimizi birilerine verirken bu işareti kullanıyoruz. Peki ama @ işaretinin gerçek anlamını ve nereden geldiğini biliyor musunuz? Bu işaret 473 yıl önce, günümüzde ki anlamı ve kullanımından çok farklı bir amaca hizmet ediyordu. <br />
<br />
@ işaretinin bilinen ilk kullanımına 4 Mayıs 1536 yılına Francesco Lapi adlı Floransalı bir tüccarın yazdığı bir mektupta rastlandı. Lapi yazdığı mektubunda İspanya'daki şarap fiyatlarından bahsederken @ işaretini kullanmıştı. O zamanlarda, bir fıçının 13'te birine karşılık gelen, ticari bir ölçü biri olarak kullanılan @, daha sonra daktilolara da girdi. Zaman için kullanımı değişen işaret bir süre sonra belli bir ürünün birim fiyatını belirtmek için kullanılmaya başlandı. Yani insanlar artık "tanesi 5 liradan 10 ürün" gibi bir tanım kullanmak yerine "10 ürün @ 5 lira" demeye başladılar. <br />
<br />
1971 yılında Ray Tomlinson ise bu işaretin, e-posta sunucularındaki kullanıcıları tanımlamak için uygun olduğuna karar verdi. O tarihten itibarense @ artık bugünkü şekilde e-postalardaki kullanım şeklinde kavuşmuş oldu. <br />
<br />
<br />
Hürriyet ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hoşgeldin ShareMino!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3643</link>
			<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 23:22:27 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3643</guid>
			<description><![CDATA[ShareMino ile 5GB'a kadar dosya paylaşımı<br />
<br />
5GB'lık kapasitesiyle yayın hayatına başlayan ShareMino ile dosyalarınızı kolayca yedekleyin.<br />
<br />
Bilindiği üzere verilerin yedeklenmesi için birçok yöntem bulunuyor. CD ya da DVD medyasına sisteminizde bulunan verileri yazarak söz konusu verilerinizi yedekleyebileceğiniz gibi USB hafıza  ürünleri ya da harici HDD cihazları da çözüm olarak görülebilir.<br />
<br />
Ancak şu bir gerçek ki verilerinize ulaşmak istediğinizde verilerinizi yedeklediğiniz bu cihazların da yanınızda olması gerekiyor. Oysa her durumda bu mümkün olmayabilir.<br />
<br />
Ancak bu tip sorunları ortadan kaldıran ve bir süredir internet kullanıcıların tercih ettiği depolama tekniği de gün geçtikçe yayılıyor: Dosya sunucuları...<br />
<br />
Rapidshare başta olmak üzere birçok dosya yöneticisi bugün dünya genelinde kullanılıyor ve bu gibi sunucular artık daha çok tercih ediliyor. Bunun nedeni ise gayet açık: İnternet üzerinden bu sunuculara gönderilen verilere dilediğiniz anda ve dilediğiniz yerde ulaşabiliyorsunuz.<br />
<br />
Ve kullanıcıların yeni gözdesi: ShareMino<br />
<br />
Elbette bu sistemin bazı negatif yanları da yok değil. Genelde bu hizmeti veren sunucular maalesef belirli bir sınırın aşılmasından sonra ücret talep edebiliyor. Rapidshare örneğinden yola çıkacak olursak, belirli bir boyutu aşan dosyayı upload edebilmeniz Premium hesabınız olmadan mümkün değil.<br />
<br />
Bunun yanında aynı anda birden fazla dosyayı da bu sunuculardan indirmeniz söz konusu değil; bunun için yine Premium hesabı edinmeniz gerekiyor. Bir diğer kısıtlama ise belirli bir kapasitenin aşılması durumunda aynı IP adresinden bir süre dosya download edilememesi denilebilir.<br />
<br />
Sonuç olarak daha önce de söylediğimiz gibi bu gibi kısıtlamalardan kurtulabilmeniz için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekiyor.<br />
<br />
Ancak bu hizmeti ücretsiz olarak veren servisler de yok değil. Henüz yayın hayatına başlayan ve kullanıcılarını bekleyen ShareMino tam da kullanıcıların aradığı bir dosya sunucusu aslında. 5GB'a kadar upload  sınırının bulunduğu sunucunun en büyük özelliği şüphesiz bu hizmetten kullanıcıların ücretsiz yararlanabilmesi.<br />
<br />
ShareMino'da hesap açma<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Şimdi isterseniz ShareMino hizmetinden nasıl faydalanabileceğinizi inceleyelim:<br />
<br />
Önce Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... adresine girin; ancak siteye bu şekilde girişinizde bu hizmetten faydalanabilmeniz mümkün değil; çünkü sizden kayıtlı kullanıcı olmanız bekleniyor. Ancak merak etmeyin, kayıtlı üye olmak için herhangi bir ücret ödemesi yapmıyorsunuz.<br />
<br />
Kayıtlı kullanıcı olmak için anasayfada yer alan 'sign up' butonuna tıklayın. Bir sonraki pencerede ise resimde de göreceğiniz üzere sizden beklenilen bazı bilgileri girmeniz gerekiyor. Username kısmına kullanıcı adınızı, Valid email kısmına ise geçerli email adresinizi yazın. Ardından confirm email ile bu adresinizi doğruladıktan sonra ShareMino.com'da kullanacağınız şifreyi de belirleyin ve confirm password kısmında bu şifreyi doğrulayın.<br />
<br />
Son olarak da 'Package' kısmına girerek FreeUSD0/month'u seçin ve 'Agree to the Terms...' ile başlayan yazının başındaki kutucuğu işaretlemek suretiyle sayfanın altında yer alan Signup butonuna tıklayın.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Kayıt işlemi tamamlandıktan sonra siteye hesabınızla girebilmek için anasayfaya dönün ve Username kısmına belirlediğiniz kullanıcı adını  ve Password kısmına ise şifrenizi girin; ardından tekrar tekrar siteye şifrenizi yazmamak için 'remember'  kutucuğunu da işaretleyebilirsiniz. Sonraki adımda ise login  butonuna tıklamanız yeterli.<br />
<br />
Şimdi de bu sunucuya nasıl dosya gönderileceğini görelim: Önce bilgisayarınızdan upload etmek istediğiniz dosyayı seçmek için ana sayfada yer alan Upload Form'dan 'Browse' butonuna tıklayın ve dosyanızı seçin.<br />
<br />
Ardından Upload butonuna tıklamanız yeterli; upload işlemi hemen başlayacaktır; ancak seçtiğiniz dosyanın büyüklüğüne göre upload işleminin süresi de değişiklik gösterecektir.<br />
<br />
Eğer yanlış dosyayı seçmişseniz 'Reset' butonunu kullanarak işlemi yeni baştan gerçekleştirebilirsiniz.<br />
<br />
ShareMino'da dosyaların indirilmesi ve silinmesi<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Upload  işlemi devam ederken upload hızınız başta olmak üzere işlemin tahminen bitme süresini ve geçen zaman gibi ayrıntılı bilgileri de görebiliyorsunuz.<br />
<br />
Dosya gönderme işlemi tamamlandıktan sonra ise size iki farklı link sunulacak: Download Link ve Delete Link.<br />
<br />
Download Link: Bu linki saklamanız gerekiyor; zira yüklemiş olduğunuz dosyaya ancak bu adresle ulaşabilirsiniz.<br />
<br />
Delete Link: Bu linki de upload ettiğiniz dosyayı bu sunucudan tamamen silmek istediğinizde kullanabilirsiniz. Bunun için Delete Link kısmında yer alan adresin yanındaki kırmızı X butonuna tıklamanız yeterli.<br />
<br />
ShareMino'ya son bakış<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Şimdi de ShareMino'nun diğer ayarlarına bakalım:<br />
<br />
ShareMino'nun hangi sayfasında olursanız olun her sayfanın yukarısında göreceğiniz Home, Contact, My Files, My Account, FAQ ve Logout seçeneklerini istediğiniz anda kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Home tahmin edeceğiniz gibi sizi anasayfaya yönlendirecektir. Contact bölümünde ise bu sunucuyla ilgili karşılaştığınız problemleri buradaki uzmanlara danışmanız mümkün.<br />
<br />
My Account ise üzerinde durulması gereken bir diğer önemli nokta. Bu kısma girdiğinizde hesabınızda yer alan dosyalarınızın bir listesini görebilirsiniz. Buradan dilerseniz dosyanızı silebilir, ya da dosyanızın ilgili linkini kolayca bulabilirsiniz.<br />
<br />
Code bölümüne tıkladığınızda ise dosyanızın URL adresinden HTML formatındaki haline kadar bazı ayrıntılı bilgilere de ulaşabilmeniz mümkün.<br />
<br />
<br />
<br />
     Chip]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ShareMino ile 5GB'a kadar dosya paylaşımı<br />
<br />
5GB'lık kapasitesiyle yayın hayatına başlayan ShareMino ile dosyalarınızı kolayca yedekleyin.<br />
<br />
Bilindiği üzere verilerin yedeklenmesi için birçok yöntem bulunuyor. CD ya da DVD medyasına sisteminizde bulunan verileri yazarak söz konusu verilerinizi yedekleyebileceğiniz gibi USB hafıza  ürünleri ya da harici HDD cihazları da çözüm olarak görülebilir.<br />
<br />
Ancak şu bir gerçek ki verilerinize ulaşmak istediğinizde verilerinizi yedeklediğiniz bu cihazların da yanınızda olması gerekiyor. Oysa her durumda bu mümkün olmayabilir.<br />
<br />
Ancak bu tip sorunları ortadan kaldıran ve bir süredir internet kullanıcıların tercih ettiği depolama tekniği de gün geçtikçe yayılıyor: Dosya sunucuları...<br />
<br />
Rapidshare başta olmak üzere birçok dosya yöneticisi bugün dünya genelinde kullanılıyor ve bu gibi sunucular artık daha çok tercih ediliyor. Bunun nedeni ise gayet açık: İnternet üzerinden bu sunuculara gönderilen verilere dilediğiniz anda ve dilediğiniz yerde ulaşabiliyorsunuz.<br />
<br />
Ve kullanıcıların yeni gözdesi: ShareMino<br />
<br />
Elbette bu sistemin bazı negatif yanları da yok değil. Genelde bu hizmeti veren sunucular maalesef belirli bir sınırın aşılmasından sonra ücret talep edebiliyor. Rapidshare örneğinden yola çıkacak olursak, belirli bir boyutu aşan dosyayı upload edebilmeniz Premium hesabınız olmadan mümkün değil.<br />
<br />
Bunun yanında aynı anda birden fazla dosyayı da bu sunuculardan indirmeniz söz konusu değil; bunun için yine Premium hesabı edinmeniz gerekiyor. Bir diğer kısıtlama ise belirli bir kapasitenin aşılması durumunda aynı IP adresinden bir süre dosya download edilememesi denilebilir.<br />
<br />
Sonuç olarak daha önce de söylediğimiz gibi bu gibi kısıtlamalardan kurtulabilmeniz için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekiyor.<br />
<br />
Ancak bu hizmeti ücretsiz olarak veren servisler de yok değil. Henüz yayın hayatına başlayan ve kullanıcılarını bekleyen ShareMino tam da kullanıcıların aradığı bir dosya sunucusu aslında. 5GB'a kadar upload  sınırının bulunduğu sunucunun en büyük özelliği şüphesiz bu hizmetten kullanıcıların ücretsiz yararlanabilmesi.<br />
<br />
ShareMino'da hesap açma<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Şimdi isterseniz ShareMino hizmetinden nasıl faydalanabileceğinizi inceleyelim:<br />
<br />
Önce Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... adresine girin; ancak siteye bu şekilde girişinizde bu hizmetten faydalanabilmeniz mümkün değil; çünkü sizden kayıtlı kullanıcı olmanız bekleniyor. Ancak merak etmeyin, kayıtlı üye olmak için herhangi bir ücret ödemesi yapmıyorsunuz.<br />
<br />
Kayıtlı kullanıcı olmak için anasayfada yer alan 'sign up' butonuna tıklayın. Bir sonraki pencerede ise resimde de göreceğiniz üzere sizden beklenilen bazı bilgileri girmeniz gerekiyor. Username kısmına kullanıcı adınızı, Valid email kısmına ise geçerli email adresinizi yazın. Ardından confirm email ile bu adresinizi doğruladıktan sonra ShareMino.com'da kullanacağınız şifreyi de belirleyin ve confirm password kısmında bu şifreyi doğrulayın.<br />
<br />
Son olarak da 'Package' kısmına girerek FreeUSD0/month'u seçin ve 'Agree to the Terms...' ile başlayan yazının başındaki kutucuğu işaretlemek suretiyle sayfanın altında yer alan Signup butonuna tıklayın.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Kayıt işlemi tamamlandıktan sonra siteye hesabınızla girebilmek için anasayfaya dönün ve Username kısmına belirlediğiniz kullanıcı adını  ve Password kısmına ise şifrenizi girin; ardından tekrar tekrar siteye şifrenizi yazmamak için 'remember'  kutucuğunu da işaretleyebilirsiniz. Sonraki adımda ise login  butonuna tıklamanız yeterli.<br />
<br />
Şimdi de bu sunucuya nasıl dosya gönderileceğini görelim: Önce bilgisayarınızdan upload etmek istediğiniz dosyayı seçmek için ana sayfada yer alan Upload Form'dan 'Browse' butonuna tıklayın ve dosyanızı seçin.<br />
<br />
Ardından Upload butonuna tıklamanız yeterli; upload işlemi hemen başlayacaktır; ancak seçtiğiniz dosyanın büyüklüğüne göre upload işleminin süresi de değişiklik gösterecektir.<br />
<br />
Eğer yanlış dosyayı seçmişseniz 'Reset' butonunu kullanarak işlemi yeni baştan gerçekleştirebilirsiniz.<br />
<br />
ShareMino'da dosyaların indirilmesi ve silinmesi<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Upload  işlemi devam ederken upload hızınız başta olmak üzere işlemin tahminen bitme süresini ve geçen zaman gibi ayrıntılı bilgileri de görebiliyorsunuz.<br />
<br />
Dosya gönderme işlemi tamamlandıktan sonra ise size iki farklı link sunulacak: Download Link ve Delete Link.<br />
<br />
Download Link: Bu linki saklamanız gerekiyor; zira yüklemiş olduğunuz dosyaya ancak bu adresle ulaşabilirsiniz.<br />
<br />
Delete Link: Bu linki de upload ettiğiniz dosyayı bu sunucudan tamamen silmek istediğinizde kullanabilirsiniz. Bunun için Delete Link kısmında yer alan adresin yanındaki kırmızı X butonuna tıklamanız yeterli.<br />
<br />
ShareMino'ya son bakış<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Şimdi de ShareMino'nun diğer ayarlarına bakalım:<br />
<br />
ShareMino'nun hangi sayfasında olursanız olun her sayfanın yukarısında göreceğiniz Home, Contact, My Files, My Account, FAQ ve Logout seçeneklerini istediğiniz anda kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Home tahmin edeceğiniz gibi sizi anasayfaya yönlendirecektir. Contact bölümünde ise bu sunucuyla ilgili karşılaştığınız problemleri buradaki uzmanlara danışmanız mümkün.<br />
<br />
My Account ise üzerinde durulması gereken bir diğer önemli nokta. Bu kısma girdiğinizde hesabınızda yer alan dosyalarınızın bir listesini görebilirsiniz. Buradan dilerseniz dosyanızı silebilir, ya da dosyanızın ilgili linkini kolayca bulabilirsiniz.<br />
<br />
Code bölümüne tıkladığınızda ise dosyanızın URL adresinden HTML formatındaki haline kadar bazı ayrıntılı bilgilere de ulaşabilmeniz mümkün.<br />
<br />
<br />
<br />
     Chip]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2 saniyede açılan bilgisayar]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3642</link>
			<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 23:16:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3642</guid>
			<description><![CDATA[İki saniyede açılan PC size imkansız mı geliyor? Şaka gibi ama gerçek..<br />
<br />
Intel, Atom işlemcisi ile sabırsız kullanıcıların çok ilgisini çekebilecek bir netbook kullanıma sunmak için oldukça yoğun bir çalışma içerisinde. Gerçekten de bilgisayarının açma düğmesine bastıktan sonra bundan çok daha uzun süre beklemeye alışmış olan kullanıcılar için 2 saniyede açılan netbook'tan bahsetmek bile heyecan verici geliyor.<br />
<br />
Fakat Intel'in bu girişiminin önemini arttıran diğer bir unsur daha var. Sizlere önceden de aktarmış olduğumuz gibi Intel bu yeni laptop için Linux tabanlı olarak geliştirdiği Moblin adlı işletim sistemini kullanıyor. Geçtiğimiz günlerde Intel'den Mhad Sousou, San Fransisco'da düzenlenen bir Linux etkinliğine katılarak Intel Atom için özel olarak optimize edilmiş Moblin'i ve yeni netbook projelerini anlattı.<br />
<br />
Şu anda Intel cephesinde çalışmalar henüz tamamlanmış değil ama denemeler oldukça iyi gidiyor. Görnüşe göre çok geçmeden Moblin yüklü, Intel Atom destekli, 2 saniyede tamamen açılacak netbook'lara şahit olacağız.<br />
<br />
haberkapisi.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İki saniyede açılan PC size imkansız mı geliyor? Şaka gibi ama gerçek..<br />
<br />
Intel, Atom işlemcisi ile sabırsız kullanıcıların çok ilgisini çekebilecek bir netbook kullanıma sunmak için oldukça yoğun bir çalışma içerisinde. Gerçekten de bilgisayarının açma düğmesine bastıktan sonra bundan çok daha uzun süre beklemeye alışmış olan kullanıcılar için 2 saniyede açılan netbook'tan bahsetmek bile heyecan verici geliyor.<br />
<br />
Fakat Intel'in bu girişiminin önemini arttıran diğer bir unsur daha var. Sizlere önceden de aktarmış olduğumuz gibi Intel bu yeni laptop için Linux tabanlı olarak geliştirdiği Moblin adlı işletim sistemini kullanıyor. Geçtiğimiz günlerde Intel'den Mhad Sousou, San Fransisco'da düzenlenen bir Linux etkinliğine katılarak Intel Atom için özel olarak optimize edilmiş Moblin'i ve yeni netbook projelerini anlattı.<br />
<br />
Şu anda Intel cephesinde çalışmalar henüz tamamlanmış değil ama denemeler oldukça iyi gidiyor. Görnüşe göre çok geçmeden Moblin yüklü, Intel Atom destekli, 2 saniyede tamamen açılacak netbook'lara şahit olacağız.<br />
<br />
haberkapisi.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hackerler MSN Şifrenizi Böyle Çalıyor]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3623</link>
			<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 19:08:48 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3623</guid>
			<description><![CDATA[İnterneti kullanıp da anında mesajlaşma yazılımı (MSN, Yahoo Messenger, Skype) kullanmayan yok denecek kadar azdır. Birçok kişi hatta ufak çaplı şirketlerin çoğu iletişim ihtiyaçlarını MSN gibi anında mesajlaşma programları veya mail hesapları aracılığıyla gidermeye çalışıyor<br />
<br />
Kimimiz eş-dost, akraba ile iletişim kurmak kimimiz de işyerindeki iletişim giderlerini azaltmak için MSN kullanıyoruz. İnternet teknolojisinin en çok kullanılan programlarından MSN&#8217;e internetin kötü çocukları da büyük bir ilgi ile yaklaşıyor. Çeşitli yöntemler kullanarak MSN kullanıcılarının şifrelerini çalıp tehdit ve şantajda bulunuyorlar ya da isimlerini kullanarak onlar adına MSN adresindeki kişilerden kontör çalıyorlar. Eğer ele geçirilen mail adresinizde internet bankacılığı kullanıcı adı ve şifreleriniz saklıysa, tüm paranız kısa sürede buharlaştırılabiliyor. <br />
<br />
MSN şifresi nasıl çalınıyor? <br />
<br />
Genelde dikkatsiz veya güvenlik konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan kişileri hedef seçen MSN hırsızları, şifreleri ele geçirmek için birçok yöntem kullanıyor. Bu yöntemler arasında kurban bilgisayarlara Fake Mail (sahte mail) göndermek ilk sırada geliyor. Fake Mail yöntemi uygulayan kişiler gönderdikleri maile Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... sitesinden gelmiş gibi bir izlenim verip "Hesabınızın iptal olmaması için gönderilen linke tıklayarak şifrenizi değiştirmeniz gerekiyor, aksi takdirde 10 gün içerisinde hesabınız kapatılacaktır" yalanını sıralıyorlar. Bu yemi yutan güvenlik bilgisi yetersiz internet kullanıcıları hemen linke tıklayıp şifrelerini değiştirmek için eski ve yeni şifrelerini giriyorlar. Bütün bu bilgiler, hırsızın mail hesabına gönderiliyor. Şifreniz artık kötü çocuğun elinde! <br />
<br />
İkinci yöntem ise internet kafe gibi bilgisayarların ortak kullanıldığı yerlerdeki kullanıcıların sık karşılaştığı bir yöntem: Keylogger yerleştirme. Keylogger programları ile bastığınız bütün tuşlar bir dosyaya kaydediliyor ve şifre bilgileri yine kötü çocuğa ulaştırılıyor. <br />
<br />
Brute Force atağı olarak adlandırılan bir başka yöntemde amaç basit şifrelerin programlar vasıtasıyla tek tek denenerek bulunması. &#8217;123456&#8217;, &#8217;deneme&#8217;, &#8217;doğum tarihi&#8217; gibi basit şifreler vermek hepimizin kolayına gider. Haliyle kötü çocuğun da kolayına gideceği açıktır. Bir diğer şifre verme hatası ise unutulan şifreleri kurtarmak için belirlediğimiz gizli sorularda yatıyor. "Hangi takımı tutuyorsunuz?", "Mezun olduğunuz üniversite?" gibi sorulara kaç farklı şekilde cevap verilebilir ki? Kötü çocuk bunları tahmin edemeyecek kadar beceriksiz olamaz. <br />
<br />
Son bir yöntem MSN&#8217;e ek özellikler kazandırmak için kullanılan MSN Plus gibi programlara trojan ekleyip kullanıcı bilgisayarlarına yükletmek. Bu tip uygulamalar ne olduğu belirsiz web sitelerinden indirilerek yüklendiğinde bilgisayardaki şifreleri hırsızlara iletiyor. <br />
<br />
MSN adresim çalındı ne yapmalıyım? <br />
<br />
Öncelikle en yakın Cumhuriyet savcılığına dilekçe ile başvurun. Dilekçenize çalınan MSN adresiniz, IP numaranız, tarih ve saat gibi bilgileri eklemeyi unutmayın. Sonra MSN adres defterinizdeki tüm kişilere adresinizin çalındığı hakkında bilgi verin. Eğer MSN şifrenizi çalan kişi bir kontör hırsızı ise onu yakalamak daha kolay. Yüklenilen kontörün numarası kayıtlıysa savcılık vasıtasıyla GSM şirketinden bu kontörlerin hangi telefon numaralarına yüklendiği tespit edilip hırsızı yakalamak için kullanılabilir. <br />
<br />
MSN hırsızını yakalamak için savcılık, MSN adresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarını tarih ve saat detayları ile birlikte Microsoft&#8217;un İstanbul&#8217;daki Türkiye temsilciliğinden ister. Microsoft firması en son hangi IP adresinden MSN ya da hotmail hesabına giriş yapıldığına dair bilgileri savcılığa iletir. Savcılık, Türk Telekom yardımıyla ilgili tarih ve saatte bu IP&#8217;leri kullanan kişilerin kimlik tespitini yapar. Tabii tüm bu süreçler içerisinde emniyet güçleri de üstüne düşen görevi yerine getirir. Örneğin sahte IP numarası ile şifre ele geçirilmesi ihtimaline karşı emniyetin bilişim uzmanları, kimliği tespit edilmiş suçluların bilgisayarlarını inceleyerek doğru sonuca ulaşılmasında yardımcı olur. Suçun kesinleşmesinden sonra da mahkeme süreci başlar. <br />
<br />
Eğer suç yurtdışından veya internet kafe ortamından işlenmişse suçluyu bulmak bayağı zor oluyor. Ancak bilişim suçları ile mücadele eden polisimiz suçun boyutu arttıkça suçluları yakalamak için elindeki tüm imkânları kullanarak kısa sürede sonuca ulaşabiliyor. <br />
<br />
*** <br />
<br />
<br />
MSN ya da e-posta hacklemenin cezaları<br />
Yeni Türk Ceza Kanunu&#8217;na göre iki yıla kadar hapis veya adli para cezası istemiyle karşı karşıya kalınması mümkün. Maili hacklenen kişinin bilgilerinde bir değişiklik veya eksiklik meydana geldiğinde bu ceza iki yıldan dört yıla çıkıyor. Maili hacklenen kişi bir kamu kuruluşunda çalışıyor ve bu mail adresini kurum işi için kullanıyor ve bu mailinde işini sürdürmesi için gerekli birtakım belgeler bulunduruyorsa, bunun cezası 1-3 yıl arasında değişiyor. <br />
<br />
Ayrıca TCK 124. maddesine göre haberleşmenin engellenmesi suçu sübut bulduğundan, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. (Önceki cezalara ek olarak) Bunun yanında mail hackleyen kişi, haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği için de TCK&#8217;nın 132. maddesi gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. (Önceki cezalara ek olarak) Eğer kişisel verileri ele geçiren kişi bunu başkalarına yayarsa TCK 136. maddesinin, "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmüyle de yargılanıyor. Bu cezalara rağmen yine de mailler hackleniyor; çünkü kimse bu konuların hukuk sistemi tarafından düzenlendiğini bilmiyor. Bilmediği gibi bunu yapanların üzerine gitmiyor. <br />
<br />
*** <br />
<br />
<br />
MSN&#8217;i güvenli kullanma kılavuzu<br />
Kullandığınız hiçbir bilgisayarda MSN parolamı hatırla ve otomatik aç seçeneğini kullanmayın. <br />
<br />
Maille gelen ek dosyaları mümkün olduğunca açmayın. Eğer illa açmanız gereken bir dosya varsa antivirüs taramasından geçirin. <br />
<br />
Gelen mail içerisindeki linkleri tıklayarak değil, linki kopyalayıp başka bir sayfada mümkünse Explorer dışındaki başka bir browser ile (Firefox veya Opera gibi) açın. <br />
<br />
Mailinizi okuduktan sonra mail hesabınızın oturumunu kapatmadan direkt Explorer&#8217;ı kapatmayın. <br />
<br />
Mümkünse internet kafe gibi ortak bilgisayarların kullanıldığı ortamlarda MSN oturumunuzu açmayın. Açmak mecbur kalırsanız da işiniz bitince MSN oturumunuzu mutlaka kapatın ve en kısa sürede hemen MSN şifrenizi değiştirin. <br />
<br />
MSN yolu ile önemli kişisel bilgilerinizi, her türlü parola ve kredi kartı bilgilerinizi en yakın arkadaşınıza dahi göndermeyin. <br />
<br />
Hiçbir banka veya kurum kesinlikle e-posta veya anlık ileti veya açılır pencere üzerinden parola, hesap veya kredi kartı numarası ya da diğer gizli bilgileri istemez. Size gelen bu tür mesajlara kanmayın. <br />
<br />
MSN şifrenizi mutlaka belirli bir uzunlukta ve kolay tahmin edilemeyecek şekilde belirleyin. Şifrelerinizi kimseyle paylaşmayın. Başka e-posta hesaplarınız, üye olduğunuz forumlar, bloglar ve başka interaktif siteler için aynı şifreyi kesinlikle kullanmayın. <br />
<br />
Bilgisayarınıza MSN programını sadece Microsoft&#8217;un kendi sitesinden indirip yükleyin. <br />
<br />
MSN veya Windows Live Hotmail Müşteri Hizmetleri, Microsoft Destek Hizmetleri adı altında gelen e-postalar içinde yer alan linkleri tıklayarak şifrenizi, özel güvenlik bilgilerinizi talep eden sorulara cevap vermeyin. MSN destek hizmeti ücretsizdir, para karşılığı veya talep etmediğiniz halde size ulaşan destek mesajlarına itibar etmeyin. <br />
<br />
Windows Live Messenger listenize eklenmek için tanımadığınız biri tarafından davet alırsanız asla kabul etmeyin. <br />
<br />
Bilgisayarınızda yüklü olan işletim sistemi, antivirüs ve güvenlik duvarı programlarınızı sürekli güncelleyin. <br />
<br />
Zaman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İnterneti kullanıp da anında mesajlaşma yazılımı (MSN, Yahoo Messenger, Skype) kullanmayan yok denecek kadar azdır. Birçok kişi hatta ufak çaplı şirketlerin çoğu iletişim ihtiyaçlarını MSN gibi anında mesajlaşma programları veya mail hesapları aracılığıyla gidermeye çalışıyor<br />
<br />
Kimimiz eş-dost, akraba ile iletişim kurmak kimimiz de işyerindeki iletişim giderlerini azaltmak için MSN kullanıyoruz. İnternet teknolojisinin en çok kullanılan programlarından MSN&#8217;e internetin kötü çocukları da büyük bir ilgi ile yaklaşıyor. Çeşitli yöntemler kullanarak MSN kullanıcılarının şifrelerini çalıp tehdit ve şantajda bulunuyorlar ya da isimlerini kullanarak onlar adına MSN adresindeki kişilerden kontör çalıyorlar. Eğer ele geçirilen mail adresinizde internet bankacılığı kullanıcı adı ve şifreleriniz saklıysa, tüm paranız kısa sürede buharlaştırılabiliyor. <br />
<br />
MSN şifresi nasıl çalınıyor? <br />
<br />
Genelde dikkatsiz veya güvenlik konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan kişileri hedef seçen MSN hırsızları, şifreleri ele geçirmek için birçok yöntem kullanıyor. Bu yöntemler arasında kurban bilgisayarlara Fake Mail (sahte mail) göndermek ilk sırada geliyor. Fake Mail yöntemi uygulayan kişiler gönderdikleri maile Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... sitesinden gelmiş gibi bir izlenim verip "Hesabınızın iptal olmaması için gönderilen linke tıklayarak şifrenizi değiştirmeniz gerekiyor, aksi takdirde 10 gün içerisinde hesabınız kapatılacaktır" yalanını sıralıyorlar. Bu yemi yutan güvenlik bilgisi yetersiz internet kullanıcıları hemen linke tıklayıp şifrelerini değiştirmek için eski ve yeni şifrelerini giriyorlar. Bütün bu bilgiler, hırsızın mail hesabına gönderiliyor. Şifreniz artık kötü çocuğun elinde! <br />
<br />
İkinci yöntem ise internet kafe gibi bilgisayarların ortak kullanıldığı yerlerdeki kullanıcıların sık karşılaştığı bir yöntem: Keylogger yerleştirme. Keylogger programları ile bastığınız bütün tuşlar bir dosyaya kaydediliyor ve şifre bilgileri yine kötü çocuğa ulaştırılıyor. <br />
<br />
Brute Force atağı olarak adlandırılan bir başka yöntemde amaç basit şifrelerin programlar vasıtasıyla tek tek denenerek bulunması. &#8217;123456&#8217;, &#8217;deneme&#8217;, &#8217;doğum tarihi&#8217; gibi basit şifreler vermek hepimizin kolayına gider. Haliyle kötü çocuğun da kolayına gideceği açıktır. Bir diğer şifre verme hatası ise unutulan şifreleri kurtarmak için belirlediğimiz gizli sorularda yatıyor. "Hangi takımı tutuyorsunuz?", "Mezun olduğunuz üniversite?" gibi sorulara kaç farklı şekilde cevap verilebilir ki? Kötü çocuk bunları tahmin edemeyecek kadar beceriksiz olamaz. <br />
<br />
Son bir yöntem MSN&#8217;e ek özellikler kazandırmak için kullanılan MSN Plus gibi programlara trojan ekleyip kullanıcı bilgisayarlarına yükletmek. Bu tip uygulamalar ne olduğu belirsiz web sitelerinden indirilerek yüklendiğinde bilgisayardaki şifreleri hırsızlara iletiyor. <br />
<br />
MSN adresim çalındı ne yapmalıyım? <br />
<br />
Öncelikle en yakın Cumhuriyet savcılığına dilekçe ile başvurun. Dilekçenize çalınan MSN adresiniz, IP numaranız, tarih ve saat gibi bilgileri eklemeyi unutmayın. Sonra MSN adres defterinizdeki tüm kişilere adresinizin çalındığı hakkında bilgi verin. Eğer MSN şifrenizi çalan kişi bir kontör hırsızı ise onu yakalamak daha kolay. Yüklenilen kontörün numarası kayıtlıysa savcılık vasıtasıyla GSM şirketinden bu kontörlerin hangi telefon numaralarına yüklendiği tespit edilip hırsızı yakalamak için kullanılabilir. <br />
<br />
MSN hırsızını yakalamak için savcılık, MSN adresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarını tarih ve saat detayları ile birlikte Microsoft&#8217;un İstanbul&#8217;daki Türkiye temsilciliğinden ister. Microsoft firması en son hangi IP adresinden MSN ya da hotmail hesabına giriş yapıldığına dair bilgileri savcılığa iletir. Savcılık, Türk Telekom yardımıyla ilgili tarih ve saatte bu IP&#8217;leri kullanan kişilerin kimlik tespitini yapar. Tabii tüm bu süreçler içerisinde emniyet güçleri de üstüne düşen görevi yerine getirir. Örneğin sahte IP numarası ile şifre ele geçirilmesi ihtimaline karşı emniyetin bilişim uzmanları, kimliği tespit edilmiş suçluların bilgisayarlarını inceleyerek doğru sonuca ulaşılmasında yardımcı olur. Suçun kesinleşmesinden sonra da mahkeme süreci başlar. <br />
<br />
Eğer suç yurtdışından veya internet kafe ortamından işlenmişse suçluyu bulmak bayağı zor oluyor. Ancak bilişim suçları ile mücadele eden polisimiz suçun boyutu arttıkça suçluları yakalamak için elindeki tüm imkânları kullanarak kısa sürede sonuca ulaşabiliyor. <br />
<br />
*** <br />
<br />
<br />
MSN ya da e-posta hacklemenin cezaları<br />
Yeni Türk Ceza Kanunu&#8217;na göre iki yıla kadar hapis veya adli para cezası istemiyle karşı karşıya kalınması mümkün. Maili hacklenen kişinin bilgilerinde bir değişiklik veya eksiklik meydana geldiğinde bu ceza iki yıldan dört yıla çıkıyor. Maili hacklenen kişi bir kamu kuruluşunda çalışıyor ve bu mail adresini kurum işi için kullanıyor ve bu mailinde işini sürdürmesi için gerekli birtakım belgeler bulunduruyorsa, bunun cezası 1-3 yıl arasında değişiyor. <br />
<br />
Ayrıca TCK 124. maddesine göre haberleşmenin engellenmesi suçu sübut bulduğundan, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. (Önceki cezalara ek olarak) Bunun yanında mail hackleyen kişi, haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği için de TCK&#8217;nın 132. maddesi gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. (Önceki cezalara ek olarak) Eğer kişisel verileri ele geçiren kişi bunu başkalarına yayarsa TCK 136. maddesinin, "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmüyle de yargılanıyor. Bu cezalara rağmen yine de mailler hackleniyor; çünkü kimse bu konuların hukuk sistemi tarafından düzenlendiğini bilmiyor. Bilmediği gibi bunu yapanların üzerine gitmiyor. <br />
<br />
*** <br />
<br />
<br />
MSN&#8217;i güvenli kullanma kılavuzu<br />
Kullandığınız hiçbir bilgisayarda MSN parolamı hatırla ve otomatik aç seçeneğini kullanmayın. <br />
<br />
Maille gelen ek dosyaları mümkün olduğunca açmayın. Eğer illa açmanız gereken bir dosya varsa antivirüs taramasından geçirin. <br />
<br />
Gelen mail içerisindeki linkleri tıklayarak değil, linki kopyalayıp başka bir sayfada mümkünse Explorer dışındaki başka bir browser ile (Firefox veya Opera gibi) açın. <br />
<br />
Mailinizi okuduktan sonra mail hesabınızın oturumunu kapatmadan direkt Explorer&#8217;ı kapatmayın. <br />
<br />
Mümkünse internet kafe gibi ortak bilgisayarların kullanıldığı ortamlarda MSN oturumunuzu açmayın. Açmak mecbur kalırsanız da işiniz bitince MSN oturumunuzu mutlaka kapatın ve en kısa sürede hemen MSN şifrenizi değiştirin. <br />
<br />
MSN yolu ile önemli kişisel bilgilerinizi, her türlü parola ve kredi kartı bilgilerinizi en yakın arkadaşınıza dahi göndermeyin. <br />
<br />
Hiçbir banka veya kurum kesinlikle e-posta veya anlık ileti veya açılır pencere üzerinden parola, hesap veya kredi kartı numarası ya da diğer gizli bilgileri istemez. Size gelen bu tür mesajlara kanmayın. <br />
<br />
MSN şifrenizi mutlaka belirli bir uzunlukta ve kolay tahmin edilemeyecek şekilde belirleyin. Şifrelerinizi kimseyle paylaşmayın. Başka e-posta hesaplarınız, üye olduğunuz forumlar, bloglar ve başka interaktif siteler için aynı şifreyi kesinlikle kullanmayın. <br />
<br />
Bilgisayarınıza MSN programını sadece Microsoft&#8217;un kendi sitesinden indirip yükleyin. <br />
<br />
MSN veya Windows Live Hotmail Müşteri Hizmetleri, Microsoft Destek Hizmetleri adı altında gelen e-postalar içinde yer alan linkleri tıklayarak şifrenizi, özel güvenlik bilgilerinizi talep eden sorulara cevap vermeyin. MSN destek hizmeti ücretsizdir, para karşılığı veya talep etmediğiniz halde size ulaşan destek mesajlarına itibar etmeyin. <br />
<br />
Windows Live Messenger listenize eklenmek için tanımadığınız biri tarafından davet alırsanız asla kabul etmeyin. <br />
<br />
Bilgisayarınızda yüklü olan işletim sistemi, antivirüs ve güvenlik duvarı programlarınızı sürekli güncelleyin. <br />
<br />
Zaman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hızlı internet 1 Temmuz'da]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3255</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 22:51:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3255</guid>
			<description><![CDATA[1 Temmuzda hızlı internet Türkiye'de...<br />
<br />
Türkiye, yeni nesil hızlı internet ile 1 Temmuzda tanışacak. İnternet hızının 8 kat artarak 4 megabitten 32 megabite çıkaracak VDSL2'nin (Very High Speed Digital Subscriber Line-Yüksek Hızlı Sayısal Abone Hattı) aylık ücreti 169 YTL olarak belirlendi<br />
AA muhabirinin, Türk Telekom yetkililerinden edindiği bilgiye göre, VDSL2 teknolojisinin hizmete girmesi ile birlikte şu anda 4 megabit olan internet hızı 8 kat artarak 32 megabite çıkacak. Hızın artması ile kullanıcılar internet üzerinden film veya müzikleri daha kısa sürede indirebilecek, interaktif oyunlar daha hızlı oynanabilecek. VDSL2 ile birlikte IPTV'nin de altyapısı hazırlanmış olacak.<br />
<br />
VDSL2'nin 32 megabitlik hızı ile 700 megabyte büyüklüğündeki bir filmin internetten indirilmesi sadece 4 dakika sürecek.<br />
<br />
-AYDA 169 YTL-<br />
<br />
VDSL2 için altyapısını geliştiren ve yenileyen Türk Telekom, çalışmalar kapsamında kablo ve kutu yenilemeleri de gerçekleştirdi.<br />
<br />
Türk Telekom VDSL2'yi İnternet Servis Sağlayıcıları aracılığıyla hizmete sunacak. İnternet kullanıcıları VDSL2'ye aylık 16 megabit için 129 YTL, 32 megabit için 169 YTL ödeyecek.<br />
<br />
-73 İLDE-<br />
<br />
İlk etapta VDSL2 hizmeti 73 ilde 450 lokasyonda verilecek. Talebe göre VDSL2 kapasitesini artırmayı hedefleyen Türk Telekom, VDSL2'yi 1 Temmuzda hizmete sokacak.<br />
<br />
ADSL için kullanılan modemler VDSL2 için kullanılamayacak. İnternet servis sağlayıcıların bu nedenle kullanıcılara ücretsiz modem veren kampanyalar üzerinde çalıştıkları öğrenildi.<br />
<br />
Türkiye, 32 megabit internet hızı ile Avrupa'da Almanya ve Fransa'nın ardından, DSL ile en hızlı internet kullanan 3. ülke olacak.<br />
<br />
zaman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1 Temmuzda hızlı internet Türkiye'de...<br />
<br />
Türkiye, yeni nesil hızlı internet ile 1 Temmuzda tanışacak. İnternet hızının 8 kat artarak 4 megabitten 32 megabite çıkaracak VDSL2'nin (Very High Speed Digital Subscriber Line-Yüksek Hızlı Sayısal Abone Hattı) aylık ücreti 169 YTL olarak belirlendi<br />
AA muhabirinin, Türk Telekom yetkililerinden edindiği bilgiye göre, VDSL2 teknolojisinin hizmete girmesi ile birlikte şu anda 4 megabit olan internet hızı 8 kat artarak 32 megabite çıkacak. Hızın artması ile kullanıcılar internet üzerinden film veya müzikleri daha kısa sürede indirebilecek, interaktif oyunlar daha hızlı oynanabilecek. VDSL2 ile birlikte IPTV'nin de altyapısı hazırlanmış olacak.<br />
<br />
VDSL2'nin 32 megabitlik hızı ile 700 megabyte büyüklüğündeki bir filmin internetten indirilmesi sadece 4 dakika sürecek.<br />
<br />
-AYDA 169 YTL-<br />
<br />
VDSL2 için altyapısını geliştiren ve yenileyen Türk Telekom, çalışmalar kapsamında kablo ve kutu yenilemeleri de gerçekleştirdi.<br />
<br />
Türk Telekom VDSL2'yi İnternet Servis Sağlayıcıları aracılığıyla hizmete sunacak. İnternet kullanıcıları VDSL2'ye aylık 16 megabit için 129 YTL, 32 megabit için 169 YTL ödeyecek.<br />
<br />
-73 İLDE-<br />
<br />
İlk etapta VDSL2 hizmeti 73 ilde 450 lokasyonda verilecek. Talebe göre VDSL2 kapasitesini artırmayı hedefleyen Türk Telekom, VDSL2'yi 1 Temmuzda hizmete sokacak.<br />
<br />
ADSL için kullanılan modemler VDSL2 için kullanılamayacak. İnternet servis sağlayıcıların bu nedenle kullanıcılara ücretsiz modem veren kampanyalar üzerinde çalıştıkları öğrenildi.<br />
<br />
Türkiye, 32 megabit internet hızı ile Avrupa'da Almanya ve Fransa'nın ardından, DSL ile en hızlı internet kullanan 3. ülke olacak.<br />
<br />
zaman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlk yerli bilgisayar teknolojisi kuruluyor]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3163</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 13:01:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3163</guid>
			<description><![CDATA[TageM adlı Ar&Ge firması, Türkiye'nin ilk yerli bilgisayar üretimine olanak tanıyacak know-how'ı üretmeyi başardı. Şirket şimdi üretim yapacak yatırımcı arıyor.<br />
<br />
İzmir'de kurulu TageM Teknoloji Ar&Ge şirketi, informasyon-bilgisayar teknolojileri alanında geliştirdiği Türkiye'nin ilk yerli ''know-how''ı ile üretim yapacak yatırımcı arıyor. <br />
<br />
Gelişmiş ülkeler arasında yer almanın en temel koşulu olarak gösterilen araştırma ve geliştirme alanında çalışan TageM adlı Ar&Ge firması, Türkiye'nin ilk yerli bilgisayar üretimine olanak tanıyacak know-how'ı üretmeyi başardı.<br />
<br />
TageM Teknoloji Ar&Ge Genel Müdürü Rahmi Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2002 yılında İzmir'de bir yerli öz sermaye şirketi olarak kurulan TageM'in, temel olarak, ülkeye ithalatı yapılan teknoloji ürünlerinin üretimini, sadece montaj sanayi olarak değil, bilgisine de sahip olarak yurt içinde yapılabilmesini sağlamayı amaçladığını söyledi.<br />
<br />
Teknoloji ürünlerini yerli olarak üretebilmenin temelinde araştırma ve geliştirme faaliyetleri bulunduğuna işaret eden Deniz, kendilerinin de bu alanda çalışan bir firma olarak iletişim ve bilgisayar teknolojileri ile tıp sektöründe biomedikal ürünler tasarladıklarını bildirdi.<br />
<br />
-İLK YERLİ BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ-<br />
Rahmi Deniz, halen yoğun olarak informasyon teknolojileri (IT) olarak adlandırılan bilgisayar teknolojileri üzerinde çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:<br />
<br />
''İnformasyon teknolojilerinde kullanılan ürünlerin büyük bir kısmının Türkiye'de üretiliyor olması için çaba harcadık ve şu anda elimizde bu alanda çeşitli modellerimiz var. Bu konuda yatırımcıları bekliyoruz. Halen bu alanda, tasarımı, üzerindeki işletim sistemleri ve protokolleri bize ait olan system on chip (gömülü sistem) bilgisayarlarımız var. Buradaki hedefimiz, endüstrinin bilgisayar kullanılan bütün alanlarında yerli ürünlerin kullanılmasını sağlamak.''<br />
<br />
Bilgisayar teknolojileri alanında Türkiye'nin henüz üretici konumda olmadığını, halen Türkiye'de bu alanda yapılan üretimin sadece parçaları bir araya getirerek bir tümleştirme işi olduğunu dile getiren Deniz, ürettikleri know-how'ın bu anlamda, Türkiye'nin gerçekten bilgi teknolojisi üretir hale gelmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.<br />
<br />
-''BİZİM İŞİMİZ AR&GE, ÜRETİM SANAYİCİNİN İŞİ''-<br />
Rahmi Deniz, ürettikleri know-how'ın mamul ürün olarak hayata geçirilmesi için öncelikli hedef sektörler olarak endüstri, eğitim teknolojileri ve Telekom'u belirlediklerini belirtti.<br />
<br />
Bunun için görüşmelerinin sürdüğünü, ancak sanayicileri bu alanda yerli know-how kullanarak üretim yapma noktasında ikna etmekte güçlük çektiklerini dile getiren Deniz, şöyle devam etti:<br />
<br />
''Özellikle sanayi odaları ve ticaret odalarından gelen talepler oldu. Üniversitelerde, fuarlarda görüştüğümüz firmalar oldu. Ama maalesef alışkanlıklarımızı değiştiremiyoruz, yani hazırdan vazgeçemediğimiz için, bilginin burada olması ya da yapılabiliyor olması düşünülmediği için, sanayicimiz bunu bir türlü anlayamıyor ve hala da anlamak istemiyor. Ama, biz bu alışkanlığı değiştirmek istiyoruz.<br />
<br />
Bir de sanayicilerimiz bize genelde, 'Bu işler çok karlı, neden siz kendiniz yapmıyorsunuz?' şeklinde yaklaşıyor. Oysa biz bir araştırma-geliştirme şirketiyiz, know-how üretiyoruz ve ürettiğimiz bu bilgiyi de çeşitli zamanlarda çeşitli ülkelere, çeşitli şirketlere sattık. Kendi ülkemizde de bizim ürettiğimiz know-how'ı kullanan işletmeler var. Biz, Türkiye'de know-how üreten ve Ar&Ge pazarında büyümek isteyen bir şirketiz. Bundan da sapmak istemiyoruz, üretim bizim işimiz değil.''<br />
<br />
-''150 MİLYAR DOLAR KAYNAK YURT DIŞINA ÇIKTI''-<br />
Deniz, dünyada know-how pazarının çok büyük bir pazar olduğunu ve Türkiye'nin bu alanda hiçbir şey üretmediğini belirtti. Türkiye'nin gelişmesi için mutlaka kendi know-how'ını üretir ve bunu dünyaya satar hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Deniz, şöyle konuştu:<br />
<br />
''İnformasyon teknolojilerinde dünya pazarına know-how ürünü veren firma ve ülkelerin sayısı çok azdır aslında ve bunlar da bildik Batılı ülkelerdir. Bizim ülkemizde de bunun başlamasını istiyoruz, yani bizim gibi şirketlerin çoğalmasını istiyoruz. Pekala burada üretilen bir know-how bütün dünyaya satılabilir. Bu çok büyük ekonomik bir iddia. IT sektörü olarak sadece GSM'i de içine katarak bilgisayardan bahsedersek, ülkemizde 1990'lı yılların başından bu yana yaklaşık 150 milyar dolar civarında bir kaynak akışı söz konusu. Bu kaynağın ülkemizden akıp gittiğini görürüz. İşte bunu biraz tersine çevirmek gerekiyor. Araştırma geliştirme ciddi bir yatırımdır, ama siz bunu pahalı diye yapmazsanız birisi yapar, size getirir, o kazanır. Bu durumda siz hiçbir şey kazanmıyorsunuz. İşte biz bunu tersine çevirmek, Türkiye'nin IT sektöründe de sadece kendi içinde değil, dünyaya ürün vermesini istiyoruz.''<br />
<br />
Ar&Ge'nin kesinlikle pahalı bir yatırım olduğuna inanmadıklarını ve gerçek anlamda her alanda buna önem verilmesi gerektiğini ifade eden Deniz, ''Üretim yapmadığınız her şey pahalıdır. Biz know-how üretmenin pahalı bir iş olduğuna katılmıyoruz. Öncelikle üretim yapanımız gerekiyor. Evet, biz şu anda bir üründen bir tane üretiyoruz ve bu bir tane üretim için 300 bin, 500 bin dolar harcıyoruz. Ama, 1 milyon adet ürettiğinizde, o know-how maliyetini 1 milyona böldüğünüzde bunun maliyeti düşüyor'' dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TageM adlı Ar&Ge firması, Türkiye'nin ilk yerli bilgisayar üretimine olanak tanıyacak know-how'ı üretmeyi başardı. Şirket şimdi üretim yapacak yatırımcı arıyor.<br />
<br />
İzmir'de kurulu TageM Teknoloji Ar&Ge şirketi, informasyon-bilgisayar teknolojileri alanında geliştirdiği Türkiye'nin ilk yerli ''know-how''ı ile üretim yapacak yatırımcı arıyor. <br />
<br />
Gelişmiş ülkeler arasında yer almanın en temel koşulu olarak gösterilen araştırma ve geliştirme alanında çalışan TageM adlı Ar&Ge firması, Türkiye'nin ilk yerli bilgisayar üretimine olanak tanıyacak know-how'ı üretmeyi başardı.<br />
<br />
TageM Teknoloji Ar&Ge Genel Müdürü Rahmi Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2002 yılında İzmir'de bir yerli öz sermaye şirketi olarak kurulan TageM'in, temel olarak, ülkeye ithalatı yapılan teknoloji ürünlerinin üretimini, sadece montaj sanayi olarak değil, bilgisine de sahip olarak yurt içinde yapılabilmesini sağlamayı amaçladığını söyledi.<br />
<br />
Teknoloji ürünlerini yerli olarak üretebilmenin temelinde araştırma ve geliştirme faaliyetleri bulunduğuna işaret eden Deniz, kendilerinin de bu alanda çalışan bir firma olarak iletişim ve bilgisayar teknolojileri ile tıp sektöründe biomedikal ürünler tasarladıklarını bildirdi.<br />
<br />
-İLK YERLİ BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ-<br />
Rahmi Deniz, halen yoğun olarak informasyon teknolojileri (IT) olarak adlandırılan bilgisayar teknolojileri üzerinde çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:<br />
<br />
''İnformasyon teknolojilerinde kullanılan ürünlerin büyük bir kısmının Türkiye'de üretiliyor olması için çaba harcadık ve şu anda elimizde bu alanda çeşitli modellerimiz var. Bu konuda yatırımcıları bekliyoruz. Halen bu alanda, tasarımı, üzerindeki işletim sistemleri ve protokolleri bize ait olan system on chip (gömülü sistem) bilgisayarlarımız var. Buradaki hedefimiz, endüstrinin bilgisayar kullanılan bütün alanlarında yerli ürünlerin kullanılmasını sağlamak.''<br />
<br />
Bilgisayar teknolojileri alanında Türkiye'nin henüz üretici konumda olmadığını, halen Türkiye'de bu alanda yapılan üretimin sadece parçaları bir araya getirerek bir tümleştirme işi olduğunu dile getiren Deniz, ürettikleri know-how'ın bu anlamda, Türkiye'nin gerçekten bilgi teknolojisi üretir hale gelmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.<br />
<br />
-''BİZİM İŞİMİZ AR&GE, ÜRETİM SANAYİCİNİN İŞİ''-<br />
Rahmi Deniz, ürettikleri know-how'ın mamul ürün olarak hayata geçirilmesi için öncelikli hedef sektörler olarak endüstri, eğitim teknolojileri ve Telekom'u belirlediklerini belirtti.<br />
<br />
Bunun için görüşmelerinin sürdüğünü, ancak sanayicileri bu alanda yerli know-how kullanarak üretim yapma noktasında ikna etmekte güçlük çektiklerini dile getiren Deniz, şöyle devam etti:<br />
<br />
''Özellikle sanayi odaları ve ticaret odalarından gelen talepler oldu. Üniversitelerde, fuarlarda görüştüğümüz firmalar oldu. Ama maalesef alışkanlıklarımızı değiştiremiyoruz, yani hazırdan vazgeçemediğimiz için, bilginin burada olması ya da yapılabiliyor olması düşünülmediği için, sanayicimiz bunu bir türlü anlayamıyor ve hala da anlamak istemiyor. Ama, biz bu alışkanlığı değiştirmek istiyoruz.<br />
<br />
Bir de sanayicilerimiz bize genelde, 'Bu işler çok karlı, neden siz kendiniz yapmıyorsunuz?' şeklinde yaklaşıyor. Oysa biz bir araştırma-geliştirme şirketiyiz, know-how üretiyoruz ve ürettiğimiz bu bilgiyi de çeşitli zamanlarda çeşitli ülkelere, çeşitli şirketlere sattık. Kendi ülkemizde de bizim ürettiğimiz know-how'ı kullanan işletmeler var. Biz, Türkiye'de know-how üreten ve Ar&Ge pazarında büyümek isteyen bir şirketiz. Bundan da sapmak istemiyoruz, üretim bizim işimiz değil.''<br />
<br />
-''150 MİLYAR DOLAR KAYNAK YURT DIŞINA ÇIKTI''-<br />
Deniz, dünyada know-how pazarının çok büyük bir pazar olduğunu ve Türkiye'nin bu alanda hiçbir şey üretmediğini belirtti. Türkiye'nin gelişmesi için mutlaka kendi know-how'ını üretir ve bunu dünyaya satar hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Deniz, şöyle konuştu:<br />
<br />
''İnformasyon teknolojilerinde dünya pazarına know-how ürünü veren firma ve ülkelerin sayısı çok azdır aslında ve bunlar da bildik Batılı ülkelerdir. Bizim ülkemizde de bunun başlamasını istiyoruz, yani bizim gibi şirketlerin çoğalmasını istiyoruz. Pekala burada üretilen bir know-how bütün dünyaya satılabilir. Bu çok büyük ekonomik bir iddia. IT sektörü olarak sadece GSM'i de içine katarak bilgisayardan bahsedersek, ülkemizde 1990'lı yılların başından bu yana yaklaşık 150 milyar dolar civarında bir kaynak akışı söz konusu. Bu kaynağın ülkemizden akıp gittiğini görürüz. İşte bunu biraz tersine çevirmek gerekiyor. Araştırma geliştirme ciddi bir yatırımdır, ama siz bunu pahalı diye yapmazsanız birisi yapar, size getirir, o kazanır. Bu durumda siz hiçbir şey kazanmıyorsunuz. İşte biz bunu tersine çevirmek, Türkiye'nin IT sektöründe de sadece kendi içinde değil, dünyaya ürün vermesini istiyoruz.''<br />
<br />
Ar&Ge'nin kesinlikle pahalı bir yatırım olduğuna inanmadıklarını ve gerçek anlamda her alanda buna önem verilmesi gerektiğini ifade eden Deniz, ''Üretim yapmadığınız her şey pahalıdır. Biz know-how üretmenin pahalı bir iş olduğuna katılmıyoruz. Öncelikle üretim yapanımız gerekiyor. Evet, biz şu anda bir üründen bir tane üretiyoruz ve bu bir tane üretim için 300 bin, 500 bin dolar harcıyoruz. Ama, 1 milyon adet ürettiğinizde, o know-how maliyetini 1 milyona böldüğünüzde bunun maliyeti düşüyor'' dedi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bilgisayarınızın Sorunlarını Çözecek İpuçları]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3132</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 10:48:35 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3132</guid>
			<description><![CDATA[Bilgisayarınız bunları yapıyorsa DİKKAT !<br />
Bilgisayarınızdan sürekli bip sesleri mi geliyor? Uğultulu gürültüler mi duyuyorsunuz? Hemen telaş etmeyin... İşte yapmanız gerekenler...<br />
<br />
1- Kasa, elinizden daha sıcak<br />
PC'nizin kasasına bir dokunun. Eğer elinizden hissedilebilir derecede daha sıcaksa belki de daha iyi bir soğutma sistemi almayı düşünmelisiniz.<br />
<br />
2- PC'nin açıldığı belli ama görüntü yok<br />
Bunun sebebi çoğu durumda ekran kartıdır. PC'yi kapattıktan sonra ekran kartını hassas bir şekilde bastırarak olması gerektiği yere oturtabilirsiniz. Bu sefer kartın kasaya tamamen oturduğundan emin olun. Ya da kartınız bozulmuş olabilir.<br />
<br />
3- Mavi ekran (Bluescreen)<br />
PC aniden durur ve mavi arka plan üzerinde pek de anlaşılır olmayan beyaz renkli uyarı mesajları belirir. Bir mavi ekran çoğu durumda bozuk donanım veya doğru çalışmayan donanım sürücüleri yüzünden ortaya çıkar.<br />
<br />
4- Güç ışığı yanmıyor<br />
Tüm fişleri çekin ve dört sabitleme-vidasını sökün. Yeni bir güç kaynağı alırken performansının yeterli seviyede olmasına dikkat edin. Normal bir multimedya sistem için 400 Watt'lık güç kaynağı tamamen yeterli olacaktır.<br />
<br />
5- Başlangıç sırasında gizemli bir şekilde bipliyor<br />
Bu durumda yüksek bir ihtimalle BIOS size bir şeyler anlatmaya çalışıyordur. BIOS, işletim sistemi devreye girip kontrolü eline alana dek bilgisayarın temel fonksiyonlarını denetler. Sistem başlangıcında problem varsa bip sinyalleri ile uyarır.<br />
<br />
6- LED'ler yanıp sönüyor<br />
Eğer RAM modüllerinden biri yerine tam oturmadığı için PC'niz önyükleme yapamıyorsa monitöre görüntü gelmeyecektir. Bu sebeple kullanıcıya belli kodlar ile hata mesajlarını ileten LED ışıklarına sahip anakartlar üretilmiştir.<br />
<br />
7- Gizemli uğultular<br />
Eğer PC'niz birden alışılmadık şekilde sesler çıkarıyorsa bunun peşinden gitmelisiniz, zira bu (tehlikeli) bir hatanın işareti olabilir.<br />
<br />
8- CD/DVD sürücü anormal derecede gürültülü<br />
Bazı CD'ler ve DVD'ler oynatılırken sıra dışı sesler çıkması çok sinir bozucudur ama paniklemeye gerek yok. Bazen bu veri taşıyıcıları hafif bir dengesizliğe sahip olabilir ki, bu da rahatsız edici titreşimlere yol açar.<br />
<br />
9-  CD/DVD sürücü sürekli çalışıyor<br />
DVD oynatımı sırasında çıkan normal ses birden kesilir ve sürücü sessizleşmeye başlar, fakat sonra tekrar "gaza basmaya" başlar ve sonrasında tekrar frene basar. Bu tip sesler duyduğunuzda CD veya DVD'yi sürücüden çıkarın ve temizleyin.<br />
<br />
10- Sabit disk sürekli klik sesleri çıkarıyor<br />
CD/DVD sürücülerden farklı olarak sabit diskten çıkan sesler genellikle tehlikeli bir çökme durumuna işaret eder. Bu durumda her göze çarpan değişikliği uyarı sinyali olarak algılamalısınız.<br />
<br />
11- Dikkat çekici derece yüksek fan sesleri<br />
Bunun sebebi sadece kirlenmiş bir kasa bile olabilir. Bu toz yumakları havanın soğutucu gövdeye ulaşmasını engeller. Sonuç olarak fanlar çaresizce tam hızda çalışırlar.<br />
<br />
12- Laptop fanları sürekli çalışıyor<br />
Bunun sebebi genellikler kirlenmiş havalandırma ızgaralarıdır. Zira ancak bu ızgaralar üzerinden içeriye ve dışarıya doğru hava akışı olduğu zaman fanlar gerçek anlamda soğutma sağlar.<br />
<br />
13- Yüksek frekanslı ses<br />
Sebebi ise genellikle zarar görmüş bir rulmandır. Bu durumda sadece değişim yapmanız size yardımcı olabilir. Anakart yonga setlerinin fanları pek büyük bir sorun teşkil etmez ve yenisi hemen bulunabilir.<br />
<br />
14- Derin homurdanma veya vızıltılar<br />
Eğer PC'niz normalden daha fazla homurdanıyor veya vızıldıyorsa PC'nizin büyük fanlarını gözden geçirmelisiniz. Birçok elektronik sarf malzemesi satan mağazada yedeğini bulabilirsiniz<br />
<br />
15- Gizemli fan sesleri<br />
Eğer CPU fanınız sizi sinir ediyorsa en kısa zamanda bununla ilgilenmelisiniz, zira işlemci ateş kaynağıdır ve kötü soğutma sebebiyle çabucak bozulabilir. Ama bu durumda kesinlikle herhangi bir soğutma satın alınmamalıdır.<br />
<br />
16- Hafif bir yanık kokusu var<br />
Eğer PC'nizden yanık kokusu geliyorsa bu ciddi bir şey ifade edebilir ama ille de öyle olması gerekmiyor. Mesela toz parçacıklarının PC'nizde yanması gibi zararsız bir açıklama söz konusu olabilir.<br />
<br />
17-Yoğun yanık kokusu var, duman çıkıyor<br />
Kasayı açıp burnunuzla kokunun kaynağını bulun. Burada öncelikle her şeyin yerli yerinde olup olmadığı ve erimiş bir fiş veya kablo olup olmadığına bakılmalıdır. Bastırılmış fanlar da bu duruma sebep olabilir.<br />
<br />
bilisimruzgari.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bilgisayarınız bunları yapıyorsa DİKKAT !<br />
Bilgisayarınızdan sürekli bip sesleri mi geliyor? Uğultulu gürültüler mi duyuyorsunuz? Hemen telaş etmeyin... İşte yapmanız gerekenler...<br />
<br />
1- Kasa, elinizden daha sıcak<br />
PC'nizin kasasına bir dokunun. Eğer elinizden hissedilebilir derecede daha sıcaksa belki de daha iyi bir soğutma sistemi almayı düşünmelisiniz.<br />
<br />
2- PC'nin açıldığı belli ama görüntü yok<br />
Bunun sebebi çoğu durumda ekran kartıdır. PC'yi kapattıktan sonra ekran kartını hassas bir şekilde bastırarak olması gerektiği yere oturtabilirsiniz. Bu sefer kartın kasaya tamamen oturduğundan emin olun. Ya da kartınız bozulmuş olabilir.<br />
<br />
3- Mavi ekran (Bluescreen)<br />
PC aniden durur ve mavi arka plan üzerinde pek de anlaşılır olmayan beyaz renkli uyarı mesajları belirir. Bir mavi ekran çoğu durumda bozuk donanım veya doğru çalışmayan donanım sürücüleri yüzünden ortaya çıkar.<br />
<br />
4- Güç ışığı yanmıyor<br />
Tüm fişleri çekin ve dört sabitleme-vidasını sökün. Yeni bir güç kaynağı alırken performansının yeterli seviyede olmasına dikkat edin. Normal bir multimedya sistem için 400 Watt'lık güç kaynağı tamamen yeterli olacaktır.<br />
<br />
5- Başlangıç sırasında gizemli bir şekilde bipliyor<br />
Bu durumda yüksek bir ihtimalle BIOS size bir şeyler anlatmaya çalışıyordur. BIOS, işletim sistemi devreye girip kontrolü eline alana dek bilgisayarın temel fonksiyonlarını denetler. Sistem başlangıcında problem varsa bip sinyalleri ile uyarır.<br />
<br />
6- LED'ler yanıp sönüyor<br />
Eğer RAM modüllerinden biri yerine tam oturmadığı için PC'niz önyükleme yapamıyorsa monitöre görüntü gelmeyecektir. Bu sebeple kullanıcıya belli kodlar ile hata mesajlarını ileten LED ışıklarına sahip anakartlar üretilmiştir.<br />
<br />
7- Gizemli uğultular<br />
Eğer PC'niz birden alışılmadık şekilde sesler çıkarıyorsa bunun peşinden gitmelisiniz, zira bu (tehlikeli) bir hatanın işareti olabilir.<br />
<br />
8- CD/DVD sürücü anormal derecede gürültülü<br />
Bazı CD'ler ve DVD'ler oynatılırken sıra dışı sesler çıkması çok sinir bozucudur ama paniklemeye gerek yok. Bazen bu veri taşıyıcıları hafif bir dengesizliğe sahip olabilir ki, bu da rahatsız edici titreşimlere yol açar.<br />
<br />
9-  CD/DVD sürücü sürekli çalışıyor<br />
DVD oynatımı sırasında çıkan normal ses birden kesilir ve sürücü sessizleşmeye başlar, fakat sonra tekrar "gaza basmaya" başlar ve sonrasında tekrar frene basar. Bu tip sesler duyduğunuzda CD veya DVD'yi sürücüden çıkarın ve temizleyin.<br />
<br />
10- Sabit disk sürekli klik sesleri çıkarıyor<br />
CD/DVD sürücülerden farklı olarak sabit diskten çıkan sesler genellikle tehlikeli bir çökme durumuna işaret eder. Bu durumda her göze çarpan değişikliği uyarı sinyali olarak algılamalısınız.<br />
<br />
11- Dikkat çekici derece yüksek fan sesleri<br />
Bunun sebebi sadece kirlenmiş bir kasa bile olabilir. Bu toz yumakları havanın soğutucu gövdeye ulaşmasını engeller. Sonuç olarak fanlar çaresizce tam hızda çalışırlar.<br />
<br />
12- Laptop fanları sürekli çalışıyor<br />
Bunun sebebi genellikler kirlenmiş havalandırma ızgaralarıdır. Zira ancak bu ızgaralar üzerinden içeriye ve dışarıya doğru hava akışı olduğu zaman fanlar gerçek anlamda soğutma sağlar.<br />
<br />
13- Yüksek frekanslı ses<br />
Sebebi ise genellikle zarar görmüş bir rulmandır. Bu durumda sadece değişim yapmanız size yardımcı olabilir. Anakart yonga setlerinin fanları pek büyük bir sorun teşkil etmez ve yenisi hemen bulunabilir.<br />
<br />
14- Derin homurdanma veya vızıltılar<br />
Eğer PC'niz normalden daha fazla homurdanıyor veya vızıldıyorsa PC'nizin büyük fanlarını gözden geçirmelisiniz. Birçok elektronik sarf malzemesi satan mağazada yedeğini bulabilirsiniz<br />
<br />
15- Gizemli fan sesleri<br />
Eğer CPU fanınız sizi sinir ediyorsa en kısa zamanda bununla ilgilenmelisiniz, zira işlemci ateş kaynağıdır ve kötü soğutma sebebiyle çabucak bozulabilir. Ama bu durumda kesinlikle herhangi bir soğutma satın alınmamalıdır.<br />
<br />
16- Hafif bir yanık kokusu var<br />
Eğer PC'nizden yanık kokusu geliyorsa bu ciddi bir şey ifade edebilir ama ille de öyle olması gerekmiyor. Mesela toz parçacıklarının PC'nizde yanması gibi zararsız bir açıklama söz konusu olabilir.<br />
<br />
17-Yoğun yanık kokusu var, duman çıkıyor<br />
Kasayı açıp burnunuzla kokunun kaynağını bulun. Burada öncelikle her şeyin yerli yerinde olup olmadığı ve erimiş bir fiş veya kablo olup olmadığına bakılmalıdır. Bastırılmış fanlar da bu duruma sebep olabilir.<br />
<br />
bilisimruzgari.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Uzayıın Kapısı Nereden Başlıyor?]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2832</link>
			<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 22:47:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2832</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Gökyüzüne bakıyoruz. Orası uzay diyoruz da bu uzay nereden başlıyor? Bilim adamları uzayın nerede başladığını hesapladı. "Uzay sınırı" açıklandı.<br />
<br />
<br />
Kanadalı bilim adamları, uzayın sınırının deniz seviyesinin 118 kilometre yukarısında başladığını hesapladı.<br />
<br />
Journal of Geophysical Research dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Kanada'nın Calgary Üniversitesi tarafından tasırımı yapılan ve Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA) tarafından iki yıl önce fırlatılan Supra-Thermal Ion Imager adı verilen cihaz, 200 km irtifadan topladığı verilerle uzayın sınırının hesaplanmasına yardımcı oldu.<br />
<br />
Araştırmada, uzayın sınırı atmosferin göreli yumuşak rüzgarları ve hızı saatte bin kilometreyi aşan uzaydaki parçacık yüklü daha şiddetli akıntıların izi takip edilerek hesaplandı.<br />
<br />
Calgary Fizik ve Astronomi Bölümü Doçenti David Knudsen, uzayın sınırın hesaplanması için daha önce de ölçümler yapıldığını, ancak üst atmosferin rüzgarları da dahil olmak üzere, tüm bileşenleriyle ilk kez incelendiğini belirtti.<br />
<br />
İnternet Haber]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Gökyüzüne bakıyoruz. Orası uzay diyoruz da bu uzay nereden başlıyor? Bilim adamları uzayın nerede başladığını hesapladı. "Uzay sınırı" açıklandı.<br />
<br />
<br />
Kanadalı bilim adamları, uzayın sınırının deniz seviyesinin 118 kilometre yukarısında başladığını hesapladı.<br />
<br />
Journal of Geophysical Research dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Kanada'nın Calgary Üniversitesi tarafından tasırımı yapılan ve Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA) tarafından iki yıl önce fırlatılan Supra-Thermal Ion Imager adı verilen cihaz, 200 km irtifadan topladığı verilerle uzayın sınırının hesaplanmasına yardımcı oldu.<br />
<br />
Araştırmada, uzayın sınırı atmosferin göreli yumuşak rüzgarları ve hızı saatte bin kilometreyi aşan uzaydaki parçacık yüklü daha şiddetli akıntıların izi takip edilerek hesaplandı.<br />
<br />
Calgary Fizik ve Astronomi Bölümü Doçenti David Knudsen, uzayın sınırın hesaplanması için daha önce de ölçümler yapıldığını, ancak üst atmosferin rüzgarları da dahil olmak üzere, tüm bileşenleriyle ilk kez incelendiğini belirtti.<br />
<br />
İnternet Haber]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dvd'de Büyük Türk Buluşu]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2831</link>
			<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 22:46:04 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2831</guid>
			<description><![CDATA[İkisi de Bilkentli! Daha çok gençler ve henüz doktora eğitimlerini sürdürüyorlar. Buluşları ise bir devri resmen kapatacak!<br />
<br />
Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde (NANOTAM), görüntü veren ve kayıt yapan DVD'lerin kapasitelerini günümüzdekinden binlerce kat arttıracak yeni bir teknoloji geliştirildi.<br />
<br />
Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Attila Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknoloji tabanlı meta malzemeler, yeni nesil DVD'lere uygulanırsa, bir DVD'ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak.<br />
<br />
Yeni teknoloji, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden ''Physical Review Letters'' dergisinde yayımlandı.<br />
<br />
Prof. Dr. Özbay, çalışmayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, DVD teknolojisinde kullanılan temel prensibin DVD yüzeyine uygulanan ışığın bilgiyi yazmasına ve okumasına bağlı olduğunu ve bu durumda bir DVD'ye daha fazla bilgi yazmak için ışığın mümkün olduğunca küçük bir noktaya odaklanması gerektiğini anlattı.<br />
<br />
Fizik kurallarına göre ışığın dalga boyundan daha küçük boyutlarda odaklanamadığını belirten Özbay, bu nedenle günümüzün en yüksek kapasiteli Blu-Ray DVD'lerinde bile elde edilebilecek en yüksek saklama kapasitesinin bu ''doğa kanunu'' ile sınırlı olduğunu belirtti.<br />
<br />
Bilkent Üniversitesi NANOTAM'da geliştirilen metamalzemelerin doğada rastlanmayan özelliklere sahip olduklarını dile getiren Özbay, şöyle konuştu:<br />
<br />
''Bu anlamda 'sihirli' olarak da nitelendirilen metamalzemeleri kullanarak dalgaboyundan çok daha küçük bir alandan geçen ışık miktarını binlerce kat arttırabilen yeni bir teknoloji geliştirdik. Bu yeni teknoloji sayesinde dijital bilgiler DVD'lere çok daha küçük alanlara yazılabilecek ve var olan bilgi depolama kapasiteleri binlerce kat arttılabilecek.''<br />
<br />
TEKNOLOJİ BÜYÜK YANKI UYANDIRDI<br />
<br />
Günümüzde 50-100 Gbyte ile sınırlı olan DVD kapasitelerinin en az bin kat arttırılabilecek bir teknolojiyi geliştirdiklerini bildiren Özbay, ''Yaptığımız bilimsel araştırmalar sonucunda ışığın doğadaki davranışını değiştirdik. Yani sihirli özelliklere sahip yeni bir nanomalzeme geliştirdik ve bu malzemeyi kullanarak ışığın çok küçük bir alandan geçebileceğini gösterdik. Dünyanın önemli dergileri arasında bulunan 'Physical Review Letters'da yayımlanan bu çalışmamız bu konuda büyük yankı uyandırdı'' diye konuştu.<br />
<br />
Türkiye'de kullanılan tüm DVD'lerin okuyucu ve kayıt teknolojilerinin yurt dışı kaynaklı olduğunu anımsatan Özbay, ''Ne yazık ki şu aşamada geliştirdiğimiz bu teknolojiyi Türkiye'de değerlendirebilecek bir şirket bulunmuyor'' dedi.<br />
<br />
Prof. Dr. Ekmel Özbay, çalışmalarıyla süper DVD'lerin üretim yolunun açıldığını, böylelikle bir DVD'ye binlerce filmin aynı anda kaydedilebileceğini bildirdi.<br />
<br />
İnternet Haber]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İkisi de Bilkentli! Daha çok gençler ve henüz doktora eğitimlerini sürdürüyorlar. Buluşları ise bir devri resmen kapatacak!<br />
<br />
Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde (NANOTAM), görüntü veren ve kayıt yapan DVD'lerin kapasitelerini günümüzdekinden binlerce kat arttıracak yeni bir teknoloji geliştirildi.<br />
<br />
Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Attila Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknoloji tabanlı meta malzemeler, yeni nesil DVD'lere uygulanırsa, bir DVD'ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak.<br />
<br />
Yeni teknoloji, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden ''Physical Review Letters'' dergisinde yayımlandı.<br />
<br />
Prof. Dr. Özbay, çalışmayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, DVD teknolojisinde kullanılan temel prensibin DVD yüzeyine uygulanan ışığın bilgiyi yazmasına ve okumasına bağlı olduğunu ve bu durumda bir DVD'ye daha fazla bilgi yazmak için ışığın mümkün olduğunca küçük bir noktaya odaklanması gerektiğini anlattı.<br />
<br />
Fizik kurallarına göre ışığın dalga boyundan daha küçük boyutlarda odaklanamadığını belirten Özbay, bu nedenle günümüzün en yüksek kapasiteli Blu-Ray DVD'lerinde bile elde edilebilecek en yüksek saklama kapasitesinin bu ''doğa kanunu'' ile sınırlı olduğunu belirtti.<br />
<br />
Bilkent Üniversitesi NANOTAM'da geliştirilen metamalzemelerin doğada rastlanmayan özelliklere sahip olduklarını dile getiren Özbay, şöyle konuştu:<br />
<br />
''Bu anlamda 'sihirli' olarak da nitelendirilen metamalzemeleri kullanarak dalgaboyundan çok daha küçük bir alandan geçen ışık miktarını binlerce kat arttırabilen yeni bir teknoloji geliştirdik. Bu yeni teknoloji sayesinde dijital bilgiler DVD'lere çok daha küçük alanlara yazılabilecek ve var olan bilgi depolama kapasiteleri binlerce kat arttılabilecek.''<br />
<br />
TEKNOLOJİ BÜYÜK YANKI UYANDIRDI<br />
<br />
Günümüzde 50-100 Gbyte ile sınırlı olan DVD kapasitelerinin en az bin kat arttırılabilecek bir teknolojiyi geliştirdiklerini bildiren Özbay, ''Yaptığımız bilimsel araştırmalar sonucunda ışığın doğadaki davranışını değiştirdik. Yani sihirli özelliklere sahip yeni bir nanomalzeme geliştirdik ve bu malzemeyi kullanarak ışığın çok küçük bir alandan geçebileceğini gösterdik. Dünyanın önemli dergileri arasında bulunan 'Physical Review Letters'da yayımlanan bu çalışmamız bu konuda büyük yankı uyandırdı'' diye konuştu.<br />
<br />
Türkiye'de kullanılan tüm DVD'lerin okuyucu ve kayıt teknolojilerinin yurt dışı kaynaklı olduğunu anımsatan Özbay, ''Ne yazık ki şu aşamada geliştirdiğimiz bu teknolojiyi Türkiye'de değerlendirebilecek bir şirket bulunmuyor'' dedi.<br />
<br />
Prof. Dr. Ekmel Özbay, çalışmalarıyla süper DVD'lerin üretim yolunun açıldığını, böylelikle bir DVD'ye binlerce filmin aynı anda kaydedilebileceğini bildirdi.<br />
<br />
İnternet Haber]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[USB Bileklik]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2662</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 16:55:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2662</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
USB bellekler artık gençliğin hayatında farklı şekillerde yer alacağa benziyor.Özel olarak üretilen bu USB bellek ilginç ve aynı zamanda kullanımı kolay bir ürün olarak dikkat çekiyor. Bileklik şeklinde tasarlanan USB bellek, 1 GB hafızaya sahip. Su geçirmez ve neme dayanıklı olarak üretilen USB bellek, hafif olmasının yanı sıra tasarımı sayesinde kolay taşınma imkanı da sunuyor.<br />
<br />
Özellikleri<br />
Hafıza:1 GB<br />
Yazma Hızı :8 MB/sn<br />
Okuma Hızı :10 MB/sn<br />
Çalışma Voltajı : USB portundan Bus gücü<br />
Çalışma sıcaklığı : 0 &#8211; 60 C<br />
Depolama Sıcaklığı Isısı : -20 &#8211; 85 C<br />
Çalışma&Saklama Nemi : 5 &#8211; 95 göreli nem<br />
Uzunluk:22 cmA<br />
<br />
Uyumlu PC Modelleri : U3&#8482;: Windows® 2000sp4 ve sonrası veya Windows &reg; XP ile Windows® Vista<br />
Çıkartılabilir disk olarak: Windows® 2000, Windows® XP veya Windows® Vista<br />
<br />
<br />
Fiyatı: 	15,00 YTL+ KDV <br />
<br />
Alıntıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
USB bellekler artık gençliğin hayatında farklı şekillerde yer alacağa benziyor.Özel olarak üretilen bu USB bellek ilginç ve aynı zamanda kullanımı kolay bir ürün olarak dikkat çekiyor. Bileklik şeklinde tasarlanan USB bellek, 1 GB hafızaya sahip. Su geçirmez ve neme dayanıklı olarak üretilen USB bellek, hafif olmasının yanı sıra tasarımı sayesinde kolay taşınma imkanı da sunuyor.<br />
<br />
Özellikleri<br />
Hafıza:1 GB<br />
Yazma Hızı :8 MB/sn<br />
Okuma Hızı :10 MB/sn<br />
Çalışma Voltajı : USB portundan Bus gücü<br />
Çalışma sıcaklığı : 0 &#8211; 60 C<br />
Depolama Sıcaklığı Isısı : -20 &#8211; 85 C<br />
Çalışma&Saklama Nemi : 5 &#8211; 95 göreli nem<br />
Uzunluk:22 cmA<br />
<br />
Uyumlu PC Modelleri : U3&#8482;: Windows® 2000sp4 ve sonrası veya Windows &reg; XP ile Windows® Vista<br />
Çıkartılabilir disk olarak: Windows® 2000, Windows® XP veya Windows® Vista<br />
<br />
<br />
Fiyatı: 	15,00 YTL+ KDV <br />
<br />
Alıntıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Limonlu saat]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2661</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 16:50:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2661</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
 Anna Gram tarafından tasarlanan bu saat, limonu enerji kaynağı olarak kullanarak 1 hafta kadar çalışabiliyor. ilkokullarda ufak lambaları yakmak için bunun deneyleri yapılırdı... <br />
<br />
Alıntıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
 Anna Gram tarafından tasarlanan bu saat, limonu enerji kaynağı olarak kullanarak 1 hafta kadar çalışabiliyor. ilkokullarda ufak lambaları yakmak için bunun deneyleri yapılırdı... <br />
<br />
Alıntıdır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>