<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ELTCafe.Net - Bilim &amp;#x26; Teknik ]]></title>
		<link>http://www.eltcafe.net/</link>
		<description><![CDATA[ELTCafe.Net - http://www.eltcafe.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 15:06:41 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Elektrikle çekilmiş fotoğraflar]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4637</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 13:58:02 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4637</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Bir fotoğraf sanatçısı öyle bir işe imza attı ki, bitkiler dünyasına bambaşka bir bakış kazandırdı: Bitkilerin fotoğrafını elektrik verek çekiyor<br />
<br />
İNTERNETHABER/DIŞ HABERLER <br />
<br />
Fotoğrafçı Robert Buelteman, 80,000 vat elektrik vererek bitkilerin inanılmaz fotoğraflarını çekiyor ama bunu yaparken fotoğraf makinası kullanmıyor.<br />
<br />
Tam on yıldır çalışmalarını sürdüren Buelteman, haftada 60 saat çalıştı bu çekimleri elde edebilmek için ve bu süre boyunca 80 adet özel teknikli inanılmaz fotoğraflar elde etti.<br />
<br />
80 fotoğraf, 10 yıl için kulağa çok az geliyor ama kullandığı tekniği öğrenince, bu rakamın bile fazla olduğunu düşünenler çıkıyor.<br />
<br />
Robert Buelteman, önce topladığı bitki örneklerini şeffaf olana kadar inceltiyor. Sonra ince bir fotoğraf filmiyle metal levhaların arasına yerleştirilen bitki 80.000 volt elektriğe maruz kalıyor.<br />
<br />
Bir levhadan diğerine atlayan elektronlar, bitkinin etrafındaki gazı yoğunlaştırarak, fotoğraf filminin üzerinde haleler oluşmasını sağlıyor. Daha sonra Buelteman filmi, fiber-optik bir kablodan gelen beyaz ışıkla boyuyor.<br />
<br />
Tamamen karanlık bir odada gerçekleştiren bu işlemlerle alınan görüntüler, ışığı kıran ve değiştiren bir lens kullanılmadığı için, normal fotoğraflardan çok daha doğal renklere sahip oluyor.<br />
<br />
California'da yaşayan Buelteman, 'bu imgeleri elde edebilmek için önünde bir meyve tabağı duran bir ressam gibi' düşündüğünü söylüyor. Yaptığı şeyin boya ve fırçaları değil de, metal levhalar ve fiber-optik kablolar yardımıyla meydana geldiğini belirtiyor.<br />
<br />
Robert Buelteman, kulladığı tekniği, hayata ve sanata bakış açısını ABD'de yayınlanan kitabı 'Signs of Life'da (Yaşamın İşaretleri) ayrıntılı olarak anlatıyor.<br />
<br />
BİTKİLERİN MUHTEŞEM FOTOĞRAFLARI HABERİN DEVAMINDA...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
-----alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Bir fotoğraf sanatçısı öyle bir işe imza attı ki, bitkiler dünyasına bambaşka bir bakış kazandırdı: Bitkilerin fotoğrafını elektrik verek çekiyor<br />
<br />
İNTERNETHABER/DIŞ HABERLER <br />
<br />
Fotoğrafçı Robert Buelteman, 80,000 vat elektrik vererek bitkilerin inanılmaz fotoğraflarını çekiyor ama bunu yaparken fotoğraf makinası kullanmıyor.<br />
<br />
Tam on yıldır çalışmalarını sürdüren Buelteman, haftada 60 saat çalıştı bu çekimleri elde edebilmek için ve bu süre boyunca 80 adet özel teknikli inanılmaz fotoğraflar elde etti.<br />
<br />
80 fotoğraf, 10 yıl için kulağa çok az geliyor ama kullandığı tekniği öğrenince, bu rakamın bile fazla olduğunu düşünenler çıkıyor.<br />
<br />
Robert Buelteman, önce topladığı bitki örneklerini şeffaf olana kadar inceltiyor. Sonra ince bir fotoğraf filmiyle metal levhaların arasına yerleştirilen bitki 80.000 volt elektriğe maruz kalıyor.<br />
<br />
Bir levhadan diğerine atlayan elektronlar, bitkinin etrafındaki gazı yoğunlaştırarak, fotoğraf filminin üzerinde haleler oluşmasını sağlıyor. Daha sonra Buelteman filmi, fiber-optik bir kablodan gelen beyaz ışıkla boyuyor.<br />
<br />
Tamamen karanlık bir odada gerçekleştiren bu işlemlerle alınan görüntüler, ışığı kıran ve değiştiren bir lens kullanılmadığı için, normal fotoğraflardan çok daha doğal renklere sahip oluyor.<br />
<br />
California'da yaşayan Buelteman, 'bu imgeleri elde edebilmek için önünde bir meyve tabağı duran bir ressam gibi' düşündüğünü söylüyor. Yaptığı şeyin boya ve fırçaları değil de, metal levhalar ve fiber-optik kablolar yardımıyla meydana geldiğini belirtiyor.<br />
<br />
Robert Buelteman, kulladığı tekniği, hayata ve sanata bakış açısını ABD'de yayınlanan kitabı 'Signs of Life'da (Yaşamın İşaretleri) ayrıntılı olarak anlatıyor.<br />
<br />
BİTKİLERİN MUHTEŞEM FOTOĞRAFLARI HABERİN DEVAMINDA...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
-----alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Blackberry kullanıcılarının dikkatine!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4634</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 12:30:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4634</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Telefonun pilini çabuk bitirdiği için şikayetlere neden olan yamanın daha büyük bir riski ortaya çıktı...<br />
<br />
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki telekomünikasyon şirketi Etisalat tarafından 100 bin kadar Blackberry kullanıcısına gönderilen ve telefonun pilini çabuk bitirdiği için şikayetlere neden olan yamanın, önemli bir güvenlik açığı oluşturduğu bildirildi.<br />
<br />
Arabianbusiness.com'da yer alan habere göre, Katar merkezli ve Sun sertifikalı Java programcısı Nigel Gourlay, yamayı kendisinin de indirip analiz ettiğini, telefonuna kurduğunda Etisalat kullanıcılarının telefonlarından gönderilen tüm e-posta ve SMS'leri izleyebileceğini söyledi.<br />
<br />
15 yıldır açık kaynak (open source) yazılımları üzerine çalışan Gourlay, aslında yamanın tüm ülkedeki aboneler tarafından indirilecek düzeyde dizayn edilmediğini ve herkesin aynı anda indirmek istemesi nedeniyle sistemin buna cevap veremediğini belirtti. Sistemden yamayı indiremeyen Blackberry telefonlarının da otomatik olarak devamlı indirme girişiminde bulunduğu ve bunun da telefonun pilini tükettiği vurgulandı.<br />
<br />
Yazılım uzmanı, bu yama kurulduktan sonra telefona gönderilebilecek komutlardan birisinin 'Start - Başlat' olabileceğini ve bunun neticesinde tüm mesajların kopyasının Etisalat'a gönderileceğini ifade etti. Yamada 'SS8.com' mührü bulunduğunu söyleyen Gourlay, bunun ABD'de elektronik takip çözümleri hizmeti sunan bir şirketin adı olduğunu dile getirdi. Bu şirketin, istihbarat teşkilatlarına suç oluşturacak faaliyetleri tanıma, takip etme, araştırma ve engelleme amacıyla ürünler ürettiği öğrenildi.<br />
<br />
SS8'in ürünleri de dünyadaki başlıca telekomünikasyon şirketleri tarafından kullanılıyor. SS8, Birleşik Arap Emirlikleri piyasasına geçen Şubat ayında devlet birimlerine gözetleme ürünleri sağlayan OCI Mobile şirketini satın alarak girmişti.<br />
<br />
Etisalat ise, Pazar günü 'basamaklı yazılım güncellemesi'nin ekstra pil harcamasına neden olduğunu ve bundan dolayı özür dilediğini belirten bir açıklama yaptı.<br />
----alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Telefonun pilini çabuk bitirdiği için şikayetlere neden olan yamanın daha büyük bir riski ortaya çıktı...<br />
<br />
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki telekomünikasyon şirketi Etisalat tarafından 100 bin kadar Blackberry kullanıcısına gönderilen ve telefonun pilini çabuk bitirdiği için şikayetlere neden olan yamanın, önemli bir güvenlik açığı oluşturduğu bildirildi.<br />
<br />
Arabianbusiness.com'da yer alan habere göre, Katar merkezli ve Sun sertifikalı Java programcısı Nigel Gourlay, yamayı kendisinin de indirip analiz ettiğini, telefonuna kurduğunda Etisalat kullanıcılarının telefonlarından gönderilen tüm e-posta ve SMS'leri izleyebileceğini söyledi.<br />
<br />
15 yıldır açık kaynak (open source) yazılımları üzerine çalışan Gourlay, aslında yamanın tüm ülkedeki aboneler tarafından indirilecek düzeyde dizayn edilmediğini ve herkesin aynı anda indirmek istemesi nedeniyle sistemin buna cevap veremediğini belirtti. Sistemden yamayı indiremeyen Blackberry telefonlarının da otomatik olarak devamlı indirme girişiminde bulunduğu ve bunun da telefonun pilini tükettiği vurgulandı.<br />
<br />
Yazılım uzmanı, bu yama kurulduktan sonra telefona gönderilebilecek komutlardan birisinin 'Start - Başlat' olabileceğini ve bunun neticesinde tüm mesajların kopyasının Etisalat'a gönderileceğini ifade etti. Yamada 'SS8.com' mührü bulunduğunu söyleyen Gourlay, bunun ABD'de elektronik takip çözümleri hizmeti sunan bir şirketin adı olduğunu dile getirdi. Bu şirketin, istihbarat teşkilatlarına suç oluşturacak faaliyetleri tanıma, takip etme, araştırma ve engelleme amacıyla ürünler ürettiği öğrenildi.<br />
<br />
SS8'in ürünleri de dünyadaki başlıca telekomünikasyon şirketleri tarafından kullanılıyor. SS8, Birleşik Arap Emirlikleri piyasasına geçen Şubat ayında devlet birimlerine gözetleme ürünleri sağlayan OCI Mobile şirketini satın alarak girmişti.<br />
<br />
Etisalat ise, Pazar günü 'basamaklı yazılım güncellemesi'nin ekstra pil harcamasına neden olduğunu ve bundan dolayı özür dilediğini belirten bir açıklama yaptı.<br />
----alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tarihin en başarısız buluşları derlendi]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4633</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 12:26:14 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4633</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Tarihin En Kötü İcatları diye bir kitap çıktı. Kitapta neler yok ki, uçan arabalar, anti-tank köpekleri, sandalyeden mekikler...<br />
<br />
&#8220;History&#8217;s Worst Inventions&#8221; (Tarihin En Kötü İcatları) adlı kitap şimdiye kadar yapılan en başarısız icatları bir araya topladı. İngiltere'de piyasaya çıkarılan kitap, şimdiden meraklıları tarafından deli gibi alınıyor.<br />
<br />
Kitapta yer alan başarısız icatlardan bazıları amatör mucitlerin eseri, bazıları ise büyük şirketleri milyonlarca dolarlık zarara sokan yenilikler.<br />
İşte bu icatlardan bazıları:<br />
<br />
Paraşüt Ceket<br />
<br />
Uçan Terzi lakabı takılan Fransız Franz Reichelt, kendi tasarımı olan paraşüt ceketin ilk denemesi için 1912 yılında Eiffel Kulesi&#8217;ne çıktı.<br />
<br />
İşler planladığı gibi gitmeyince, toplanan büyük kalabalık mucidin büyük başarısına değil ölümüne tanık oldular.<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Diğer Başarısız Buluşlar İçin:<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
----alıntdır----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Tarihin En Kötü İcatları diye bir kitap çıktı. Kitapta neler yok ki, uçan arabalar, anti-tank köpekleri, sandalyeden mekikler...<br />
<br />
&#8220;History&#8217;s Worst Inventions&#8221; (Tarihin En Kötü İcatları) adlı kitap şimdiye kadar yapılan en başarısız icatları bir araya topladı. İngiltere'de piyasaya çıkarılan kitap, şimdiden meraklıları tarafından deli gibi alınıyor.<br />
<br />
Kitapta yer alan başarısız icatlardan bazıları amatör mucitlerin eseri, bazıları ise büyük şirketleri milyonlarca dolarlık zarara sokan yenilikler.<br />
İşte bu icatlardan bazıları:<br />
<br />
Paraşüt Ceket<br />
<br />
Uçan Terzi lakabı takılan Fransız Franz Reichelt, kendi tasarımı olan paraşüt ceketin ilk denemesi için 1912 yılında Eiffel Kulesi&#8217;ne çıktı.<br />
<br />
İşler planladığı gibi gitmeyince, toplanan büyük kalabalık mucidin büyük başarısına değil ölümüne tanık oldular.<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Diğer Başarısız Buluşlar İçin:<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
----alıntdır----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tırnağa Takılabilen Saatler]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4412</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 09:57:46 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4412</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Tırnağın üzerine takılan saatler normal kol saatinin yapabildiği özelliklerle aynı özelliklere sahip.Saatin ekran rengini kendi isteğinize göre ayarlayabiliyorsunuz.TX54 adınındaki tırnak saati,Amerikalı tasarımcılar tarafından geliştirildi.Napoleon Merana, Steffen Schubert ve David Takacs tarafından tasarlanan saat,tırnak şekline göre tasarlanmıştır.Ayrıca tırnağın ucuna basarakta gece saati görebilmeniz mümkün.Saat sadece tek kullanımlık olarak tasarlanmıştır.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Tırnağın üzerine takılan saatler normal kol saatinin yapabildiği özelliklerle aynı özelliklere sahip.Saatin ekran rengini kendi isteğinize göre ayarlayabiliyorsunuz.TX54 adınındaki tırnak saati,Amerikalı tasarımcılar tarafından geliştirildi.Napoleon Merana, Steffen Schubert ve David Takacs tarafından tasarlanan saat,tırnak şekline göre tasarlanmıştır.Ayrıca tırnağın ucuna basarakta gece saati görebilmeniz mümkün.Saat sadece tek kullanımlık olarak tasarlanmıştır.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[O-ring]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4411</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 09:54:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4411</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Amerikada çalışan Florent Lefevre&#8217;nin tasarımı olan O-ring  baş parmağınıza ve işaret parmağına takılıyor ve iki parmak birleştirildiğinde, iki parmak arasında kalan kısımda projeksiyon cihazı ve yansıtıcı oluşuyor ve bir saat görünümünü alıyor.<br />
----alıntıdır----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Amerikada çalışan Florent Lefevre&#8217;nin tasarımı olan O-ring  baş parmağınıza ve işaret parmağına takılıyor ve iki parmak birleştirildiğinde, iki parmak arasında kalan kısımda projeksiyon cihazı ve yansıtıcı oluşuyor ve bir saat görünümünü alıyor.<br />
----alıntıdır----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sbulimex]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4409</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 09:50:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4409</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sbulimex Portekizde öğrencilik yapan Peter Martins&#8217;in tasarımı olan sublimex.Lens gibi göze takılıyor ve periyodik aralıklarla çok hızlı bir şekilde saat gösteriliyor.Göz algılamasa bile beyin algıladığı için saatin kaç olduğunu biliyorsunuz.<br />
----Alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sbulimex Portekizde öğrencilik yapan Peter Martins&#8217;in tasarımı olan sublimex.Lens gibi göze takılıyor ve periyodik aralıklarla çok hızlı bir şekilde saat gösteriliyor.Göz algılamasa bile beyin algıladığı için saatin kaç olduğunu biliyorsunuz.<br />
----Alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ayda Çok Tehlikeli Buluş!!!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4382</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 09:53:40 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4382</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Ayda sondaj yapan Kaguya müthiş bir buluşa imza attı. Ama bulunan şey tehlikeli ellerde bir o kadar da ölümcül...<br />
<br />
Ay'a gönderilen Kaguya tarafından yapılan analizler sonucunda Ay'da, tüm dünyanın peşinde olduğu nükleer enerji ve bomba yapımının temel taşı, en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi.<br />
<br />
Ria Novosti ajansının haberine göre, bir grup Amerikalı ve Japon bilim adamının çalışmalarının sunulduğu ve Teksas'ta yapılan Ay ve gezegenlerin incelenmesine ilişkin 40. konferansta, Kaguya'nın gama ışınlı spektrometresi ile edinilen verileri değerlendirildi.<br />
<br />
NÜKLEER ENERJİ VE NÜKLEER BOMBANIN TEMELİNDEKİ MADDE<br />
<br />
Konferansta, en modern gama ışınlı spektrometre ile donatılan Kaguya'nın Ay'da uranyum dışında toryum, potasyum, oksijen, magnezyum, silisyum, kalsiyum, titanyum ve demir gibi elementlerin de izine rastladığı belirtildi. Uranyum, nükleer bomba ve barışçı nükleer enerji elde etmek için hayati önem taşıyan madde.<br />
<br />
Daha önce, Apollo Projesi ve "Lunar Prospector" (Ay Madencisi) uzay aracı vasıtasıyla Ay haritasının oluşturulması denemesinde Ay yüzeyindeki maddeler tespit edilmeye çalışılmış ve çok az element belirlenmişti.<br />
<br />
Ay araştırmaları projesindeki Gezegen Bilimleri Enstitüsü bilim adamlarından Robert Reedy, edinilen son bulguların Ay'ın kökeni, evrimi ve madde yapısının daha iyi anlaşılması için yararlı olacağını ve sonraki projelerde yüzeydeki maddelerin araştırılmasına da yardımcı olacağını vurguluyor.<br />
<br />
AY TOPRAĞINDAKİ ELEMENTLERİ BELİRLEYECEK<br />
<br />
İsmini geleneksel bir Japon hikayesindeki bir prensesten alan ve ana uzay modülüne bağlı iki uydudan oluşan Kaguya sondası, Ay'ın ayrıntılı haritasını çıkarmak, Ay toprağındaki mineral ve diğer elementlerin dağılımını belirlemek, toprak yüzeyi ve alt katmanların yapısını incelemek için fırlatılmıştı.<br />
<br />
Japonya Uzay Keşif Ajansı (JAXA) tarafından Japonya'nın güneyindeki Tanegaşima adasındaki uzay merkezinden 14 Eylül 2007'de H-2A adı verilen füzeyle fırlatılan Kaguya sondası, Ay'ın yörüngesindeki görevinden sonra, 10 Haziran 2009 tarihinde paralele yakın bir açıyla kontrollü olarak Ay yüzeyine indirildi.<br />
<br />
Bilim adamları, sondanın Ay ile çarpıştığı andaki etkilerini de araştırdı.<br />
-----Alıntıdır------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Ayda sondaj yapan Kaguya müthiş bir buluşa imza attı. Ama bulunan şey tehlikeli ellerde bir o kadar da ölümcül...<br />
<br />
Ay'a gönderilen Kaguya tarafından yapılan analizler sonucunda Ay'da, tüm dünyanın peşinde olduğu nükleer enerji ve bomba yapımının temel taşı, en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi.<br />
<br />
Ria Novosti ajansının haberine göre, bir grup Amerikalı ve Japon bilim adamının çalışmalarının sunulduğu ve Teksas'ta yapılan Ay ve gezegenlerin incelenmesine ilişkin 40. konferansta, Kaguya'nın gama ışınlı spektrometresi ile edinilen verileri değerlendirildi.<br />
<br />
NÜKLEER ENERJİ VE NÜKLEER BOMBANIN TEMELİNDEKİ MADDE<br />
<br />
Konferansta, en modern gama ışınlı spektrometre ile donatılan Kaguya'nın Ay'da uranyum dışında toryum, potasyum, oksijen, magnezyum, silisyum, kalsiyum, titanyum ve demir gibi elementlerin de izine rastladığı belirtildi. Uranyum, nükleer bomba ve barışçı nükleer enerji elde etmek için hayati önem taşıyan madde.<br />
<br />
Daha önce, Apollo Projesi ve "Lunar Prospector" (Ay Madencisi) uzay aracı vasıtasıyla Ay haritasının oluşturulması denemesinde Ay yüzeyindeki maddeler tespit edilmeye çalışılmış ve çok az element belirlenmişti.<br />
<br />
Ay araştırmaları projesindeki Gezegen Bilimleri Enstitüsü bilim adamlarından Robert Reedy, edinilen son bulguların Ay'ın kökeni, evrimi ve madde yapısının daha iyi anlaşılması için yararlı olacağını ve sonraki projelerde yüzeydeki maddelerin araştırılmasına da yardımcı olacağını vurguluyor.<br />
<br />
AY TOPRAĞINDAKİ ELEMENTLERİ BELİRLEYECEK<br />
<br />
İsmini geleneksel bir Japon hikayesindeki bir prensesten alan ve ana uzay modülüne bağlı iki uydudan oluşan Kaguya sondası, Ay'ın ayrıntılı haritasını çıkarmak, Ay toprağındaki mineral ve diğer elementlerin dağılımını belirlemek, toprak yüzeyi ve alt katmanların yapısını incelemek için fırlatılmıştı.<br />
<br />
Japonya Uzay Keşif Ajansı (JAXA) tarafından Japonya'nın güneyindeki Tanegaşima adasındaki uzay merkezinden 14 Eylül 2007'de H-2A adı verilen füzeyle fırlatılan Kaguya sondası, Ay'ın yörüngesindeki görevinden sonra, 10 Haziran 2009 tarihinde paralele yakın bir açıyla kontrollü olarak Ay yüzeyine indirildi.<br />
<br />
Bilim adamları, sondanın Ay ile çarpıştığı andaki etkilerini de araştırdı.<br />
-----Alıntıdır------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Üzerinden fil geçse de çalışıyor!!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4381</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 09:28:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4381</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Land Rover&#8217;ın Sonim'le birilikte geliştirdiği cep telefonu, üzerinden fil de geçse çalışmaya devam ediyor.<br />
<br />
Arazi aracı üreticisi Land Rover, zorlu koşullarda çalışanlar ve macera tutkunları için dünyanın en dayanıklı cep telefonunu üretti.<br />
<br />
Telefon üreticisi Sonim'le birlikte üretilen S1 adı verilen modelin &#8216;en dayanıklı telefon&#8217; ünvanını alaması uygulanan zorlu testlerden sonra mümkün olabildi.<br />
<br />
Dayanıklılık testlerinde telefonun üzerinden bir Land Rover geçti, telefon bir fil tarafından ezildi ve çamura batırıldı. Testler bunlarla sınırlı kalmadı. Fırında 150 derece sıcaklığa maruz bırakılan, yarım litrelik bira içinde bekletildi ve bir binanın ikinci katından aşağı fırlatılan S1 çalışmaya devam etti.<br />
<br />
Telefonun tek özelliği sağlamlığı değil. Dışarıda kullanıma uygun olarak tasarlanan S1&#8217;in bin 500 saat batarya ömrü var ve telefon sesli ortamlarda duyulabilmesi için çok yüksek tonda ses çıkarabilen özel zil seslerine sahip.<br />
<br />
2 megapiksel kameraya da sahip olan telefon 415 dolara satışa çıkarıldı. Şimidilik sadece İngiltere&#8217;de satışa sunulan S1&#8217;e Vodafone'un ezeli rakibi Orange Telekom abonesi olarak ayda 40 dolara sahip olunabiliyor.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
-----Alıntıdır-----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Land Rover&#8217;ın Sonim'le birilikte geliştirdiği cep telefonu, üzerinden fil de geçse çalışmaya devam ediyor.<br />
<br />
Arazi aracı üreticisi Land Rover, zorlu koşullarda çalışanlar ve macera tutkunları için dünyanın en dayanıklı cep telefonunu üretti.<br />
<br />
Telefon üreticisi Sonim'le birlikte üretilen S1 adı verilen modelin &#8216;en dayanıklı telefon&#8217; ünvanını alaması uygulanan zorlu testlerden sonra mümkün olabildi.<br />
<br />
Dayanıklılık testlerinde telefonun üzerinden bir Land Rover geçti, telefon bir fil tarafından ezildi ve çamura batırıldı. Testler bunlarla sınırlı kalmadı. Fırında 150 derece sıcaklığa maruz bırakılan, yarım litrelik bira içinde bekletildi ve bir binanın ikinci katından aşağı fırlatılan S1 çalışmaya devam etti.<br />
<br />
Telefonun tek özelliği sağlamlığı değil. Dışarıda kullanıma uygun olarak tasarlanan S1&#8217;in bin 500 saat batarya ömrü var ve telefon sesli ortamlarda duyulabilmesi için çok yüksek tonda ses çıkarabilen özel zil seslerine sahip.<br />
<br />
2 megapiksel kameraya da sahip olan telefon 415 dolara satışa çıkarıldı. Şimidilik sadece İngiltere&#8217;de satışa sunulan S1&#8217;e Vodafone'un ezeli rakibi Orange Telekom abonesi olarak ayda 40 dolara sahip olunabiliyor.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
-----Alıntıdır-----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Telefon kodları tamamen değişiyor!!]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4380</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 09:25:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=4380</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Şehir içinde numara taşıma uygulaması telefon kodlarını da değiştiriyor. Yapılacak uygulama ise aslında çok basit.<br />
<br />
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu mevcut kodlara her ilin koduna +1 rakamı ekleyerek 82 yeni kod oluşturdu...<br />
<br />
Şehir içinde numara taşıma uygulamasını başlatacak olan yönetmeliklerin yayınlanmasının ardından numaralandırma işlemleri için de gerekli düzenlemeler yapıldı. Buna göre yeni abone kaydı yapacak olan, Türk Telekom (TT) dışındaki alternatif işletmeciler, abonelerine o ilin alan kodunun +1 fazlası olan alan kodu ile üretilmiş numara blokları verecek. Yani Ankara'da TT dışında bir operatörden hizmet almak isteyen abonenin numarası 312 ile değil 313 ile başlayacak.<br />
<br />
Düzenlemeyi BTK yaptı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) söz konusu uygulama ile ilgili gerekli düzenlemeleri yaptı. Buna göre pazara girecek olan alternatif şirketlerin de kendilerine ait numara bloklarının yanı sıra, onların aboneleri için de yeni alan kodları olacak. Gerekli durumlarda Türk Telekom'un bir ildeki numara bloğu tükenirse, TT de bu numara bloklarından yararlanabilecek.<br />
<br />
10XY'lere gerek kalmayacak Alternatif operatörler tarafından sağlanan ve daha önce şehirlerarası aramalarda kullanılan 10XY numaraları ile yapılan aramalara da gerek kalmadı. Söz konusu düzenlemeye göre aboneler, artık bu numaraları çevirmek zorunda kalmadan alan kodu ile normal arama yapacak. İşletmeciler abonelerinden farklı işletmenin abonelerine yapılan aramaları, GSM'de olduğu gibi direk sağlamakla yükümlü olacak.<br />
<br />
ŞEHiR İÇİ UCUZLAYACAK<br />
<br />
GSM'de Kasım 2008'de başlayan numara taşıma uygulaması sabit telefonlarda da önümüzdeki günlerde fiili olarak başlayacak. Uygulama kapsamında ulusal numaralandırma planında yer alan coğrafi numaralar, coğrafi olmayan numaralar ile mobil numaralar, numara taşınabilirliği kapsamında olacak. Sabit telefonlarda numara taşıma uygulaması rekabeti ve beraberinde görüşme ücretlerinde ucuzluğu getirecek.<br />
<br />
İSTANBUL'DA NUMARALAR TÜKENİYOR<br />
<br />
Söz konusu uygulama numara taşınabilirliği uygulaması için getirildi. Ancak 12.6 milyon nüfusa sahip İstanbul için numaraların tükenmesi sorunu da ortaya çıktı. BTK Başkanı Tayfun Acarer Türk Telekom yetkilileri ile yaptıkları bir görüşmede İstanbul'da 212 ve 216 alan kodları ile üretilen numara bloklarının tükenmeye yaklaştığının gündeme geldiğini söyledi.<br />
<br />
Acarer "Türk Telekom yetkilileri şifaen bize bu durumdan söz ettiler. Ancak resmi bir başvuru olmadı. Numaraları tükenirse 213 ve 217 bloklarından onlara da sağlanacaktır" diye konuştu.<br />
----Alıntıdır----]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Şehir içinde numara taşıma uygulaması telefon kodlarını da değiştiriyor. Yapılacak uygulama ise aslında çok basit.<br />
<br />
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu mevcut kodlara her ilin koduna +1 rakamı ekleyerek 82 yeni kod oluşturdu...<br />
<br />
Şehir içinde numara taşıma uygulamasını başlatacak olan yönetmeliklerin yayınlanmasının ardından numaralandırma işlemleri için de gerekli düzenlemeler yapıldı. Buna göre yeni abone kaydı yapacak olan, Türk Telekom (TT) dışındaki alternatif işletmeciler, abonelerine o ilin alan kodunun +1 fazlası olan alan kodu ile üretilmiş numara blokları verecek. Yani Ankara'da TT dışında bir operatörden hizmet almak isteyen abonenin numarası 312 ile değil 313 ile başlayacak.<br />
<br />
Düzenlemeyi BTK yaptı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) söz konusu uygulama ile ilgili gerekli düzenlemeleri yaptı. Buna göre pazara girecek olan alternatif şirketlerin de kendilerine ait numara bloklarının yanı sıra, onların aboneleri için de yeni alan kodları olacak. Gerekli durumlarda Türk Telekom'un bir ildeki numara bloğu tükenirse, TT de bu numara bloklarından yararlanabilecek.<br />
<br />
10XY'lere gerek kalmayacak Alternatif operatörler tarafından sağlanan ve daha önce şehirlerarası aramalarda kullanılan 10XY numaraları ile yapılan aramalara da gerek kalmadı. Söz konusu düzenlemeye göre aboneler, artık bu numaraları çevirmek zorunda kalmadan alan kodu ile normal arama yapacak. İşletmeciler abonelerinden farklı işletmenin abonelerine yapılan aramaları, GSM'de olduğu gibi direk sağlamakla yükümlü olacak.<br />
<br />
ŞEHiR İÇİ UCUZLAYACAK<br />
<br />
GSM'de Kasım 2008'de başlayan numara taşıma uygulaması sabit telefonlarda da önümüzdeki günlerde fiili olarak başlayacak. Uygulama kapsamında ulusal numaralandırma planında yer alan coğrafi numaralar, coğrafi olmayan numaralar ile mobil numaralar, numara taşınabilirliği kapsamında olacak. Sabit telefonlarda numara taşıma uygulaması rekabeti ve beraberinde görüşme ücretlerinde ucuzluğu getirecek.<br />
<br />
İSTANBUL'DA NUMARALAR TÜKENİYOR<br />
<br />
Söz konusu uygulama numara taşınabilirliği uygulaması için getirildi. Ancak 12.6 milyon nüfusa sahip İstanbul için numaraların tükenmesi sorunu da ortaya çıktı. BTK Başkanı Tayfun Acarer Türk Telekom yetkilileri ile yaptıkları bir görüşmede İstanbul'da 212 ve 216 alan kodları ile üretilen numara bloklarının tükenmeye yaklaştığının gündeme geldiğini söyledi.<br />
<br />
Acarer "Türk Telekom yetkilileri şifaen bize bu durumdan söz ettiler. Ancak resmi bir başvuru olmadı. Numaraları tükenirse 213 ve 217 bloklarından onlara da sağlanacaktır" diye konuştu.<br />
----Alıntıdır----]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kablosuz elektrik çok yakınımızda]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3238</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 22:03:35 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3238</guid>
			<description><![CDATA[Intel kablosuz elektrik iletimi konusunda başarı sağladı.<br />
<br />
Kablosuz elektrik devri. Uzun zamandan beri bir çok firmanın üzerinde çalıştığı ve ticari anlamda kullanılmaya başlanması bir ütopya olarak görülen kablosuz elektrik aktarımı konusunda Intel'in de çalışmalar yaptığından daha önce burada bahsetmiştik..<br />
<br />
Intel geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada kablosuz elektrik aktarımı konusunda yeni bir ilerleme kat ettiğinin altını çizdi. Firmanın "Wireless Energy Resonant Link" (WREL) adını verdiği teknoloji ile ortalama bir laptop bilgisayardan daha fazla elektrik harcayan 60 watt'lık bir ampul kablosuz olarak yakılabiliyor..<br />
<br />
Kablosuz elektrik iletim teknolojisinin orta vadede masa, tezgah gibi ortamlara entegre edilmesi ve aygıtların bu zeminlere konarak şarj edilmesi veya elektrikle beslenmesi hedefleniyor. Teknoloji manyetik alanın gücünü kullanarak 60 watt elektrik gücünü bir metre uzaklığa gönderebiliyor, ancak bu esnada enerjinin yüzde 25 gibi bir kısmı yok oluyor. Bu teknoloji konusunda en çok tartışma, manyetik alanda kalan insanların sağlığının etkilenip etkilenmeyeceği. Şu anda Intel'in geliştirdiği sistemin bir yan etkisinin olmadığı iddia ediliyor...<br />
<br />
<br />
teknolojitasarim.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Intel kablosuz elektrik iletimi konusunda başarı sağladı.<br />
<br />
Kablosuz elektrik devri. Uzun zamandan beri bir çok firmanın üzerinde çalıştığı ve ticari anlamda kullanılmaya başlanması bir ütopya olarak görülen kablosuz elektrik aktarımı konusunda Intel'in de çalışmalar yaptığından daha önce burada bahsetmiştik..<br />
<br />
Intel geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada kablosuz elektrik aktarımı konusunda yeni bir ilerleme kat ettiğinin altını çizdi. Firmanın "Wireless Energy Resonant Link" (WREL) adını verdiği teknoloji ile ortalama bir laptop bilgisayardan daha fazla elektrik harcayan 60 watt'lık bir ampul kablosuz olarak yakılabiliyor..<br />
<br />
Kablosuz elektrik iletim teknolojisinin orta vadede masa, tezgah gibi ortamlara entegre edilmesi ve aygıtların bu zeminlere konarak şarj edilmesi veya elektrikle beslenmesi hedefleniyor. Teknoloji manyetik alanın gücünü kullanarak 60 watt elektrik gücünü bir metre uzaklığa gönderebiliyor, ancak bu esnada enerjinin yüzde 25 gibi bir kısmı yok oluyor. Bu teknoloji konusunda en çok tartışma, manyetik alanda kalan insanların sağlığının etkilenip etkilenmeyeceği. Şu anda Intel'in geliştirdiği sistemin bir yan etkisinin olmadığı iddia ediliyor...<br />
<br />
<br />
teknolojitasarim.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Havadan su yapmak]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3237</link>
			<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 22:00:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=3237</guid>
			<description><![CDATA[İki doktora öğrencisi, havadan su elde etmeyi sağladıkları son derece basit bir düzenek geliştirerek uluslararası ödül kazandılar.<br />
<br />
Katlanabilir hafif panellerden yapılmış ters bir piramitten başka bir şey olmayan düzenek, havadaki nemin yoğuşturarak altındaki depoya akmasını sağlıyor. Mimarlık doktorası yapan Joseph Cory ve Eyal Malka&#8217;nın &#8220;WatAir&#8221; adını verdikleri, toplam 30 metrekarelik yüzeye sahip piramit huni, her gün havadan 48 litreye kadar su sağlıyor. Kullanılan kolektör sayısına bağlı olarak buluşun su sıkıntısı çekilen kırsal ve kentsel bölgelerde kolaylıkla kullanılabileceği düşünülüyor. &#8220;WatAir&#8221;in tasarımcıları Arup adlı tanınmış bir mühendislik ve inovasyon firmasınca düzenlenen &#8220;Su Eldesi Yarışması&#8221;na katılan 100 proje ekibi arasından birincilik ödülünü aldılar.<br />
<br />
<br />
teknolojitasarim.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İki doktora öğrencisi, havadan su elde etmeyi sağladıkları son derece basit bir düzenek geliştirerek uluslararası ödül kazandılar.<br />
<br />
Katlanabilir hafif panellerden yapılmış ters bir piramitten başka bir şey olmayan düzenek, havadaki nemin yoğuşturarak altındaki depoya akmasını sağlıyor. Mimarlık doktorası yapan Joseph Cory ve Eyal Malka&#8217;nın &#8220;WatAir&#8221; adını verdikleri, toplam 30 metrekarelik yüzeye sahip piramit huni, her gün havadan 48 litreye kadar su sağlıyor. Kullanılan kolektör sayısına bağlı olarak buluşun su sıkıntısı çekilen kırsal ve kentsel bölgelerde kolaylıkla kullanılabileceği düşünülüyor. &#8220;WatAir&#8221;in tasarımcıları Arup adlı tanınmış bir mühendislik ve inovasyon firmasınca düzenlenen &#8220;Su Eldesi Yarışması&#8221;na katılan 100 proje ekibi arasından birincilik ödülünü aldılar.<br />
<br />
<br />
teknolojitasarim.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beyni okuyan makine geliştirildi]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2891</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 20:55:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2891</guid>
			<description><![CDATA[Bilim adamları, beyin faaliyetlerini tarayarak insanların zihnindeki imgeleri okuyabilecek bir bilgisayar tekniği geliştirdi. Araştırma, gelecekte insanların hayalleri ya da anılarını görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi ihtimalini doğuruyor.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
 NEW YORK - Bu büyük buluş, ABD&#8217;li bilimadamlarının, hastanelerde teşhis sürecinde sıkça kullanılan MRI yani manyetik çözünürlük görüntüleme tekniğiyle, bir dizi siyah beyaz fotoğraf gösterdikleri deneklerin beyinlerini incelemeleri sonucunda geldi.<br />
<br />
Uzmanlar, daha sonra bir bilgisayar yoluyla yaptıkları her 10 tahminden 9&#8217;unda, deneğin ne tür bir imgeye odaklandığını tespit etmeyi başardılar.<br />
<br />
Araştırma, gelecekte insanların hayalleri ya da anılarını görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi ihtimalini doğurdu.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bilim adamları, beyin faaliyetlerini tarayarak insanların zihnindeki imgeleri okuyabilecek bir bilgisayar tekniği geliştirdi. Araştırma, gelecekte insanların hayalleri ya da anılarını görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi ihtimalini doğuruyor.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
<br />
 NEW YORK - Bu büyük buluş, ABD&#8217;li bilimadamlarının, hastanelerde teşhis sürecinde sıkça kullanılan MRI yani manyetik çözünürlük görüntüleme tekniğiyle, bir dizi siyah beyaz fotoğraf gösterdikleri deneklerin beyinlerini incelemeleri sonucunda geldi.<br />
<br />
Uzmanlar, daha sonra bir bilgisayar yoluyla yaptıkları her 10 tahminden 9&#8217;unda, deneğin ne tür bir imgeye odaklandığını tespit etmeyi başardılar.<br />
<br />
Araştırma, gelecekte insanların hayalleri ya da anılarını görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi ihtimalini doğurdu.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[IQ seviyesi genlerde gizli]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2665</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 17:14:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2665</guid>
			<description><![CDATA[<br />
 Zeka ile genetik ararsındaki ilişki uzun süredir biliniyordu. 2001 yılında yapılan bir araştırma ile, beyindeki &#8216;işlemci hücreler&#8217;in yapıldığı bölüm olan &#8216;gri madde&#8217;nin hacminin zeka ile ilişkili ve kalıtımsal olduğu bulunmuştu. Daha sonraki araştırmalar da &#8216;işlemci hücreler' arasındaki bağlantıyı sağlayan &#8216;beyaz madde&#8217;nin kalıtımsal olduğunu gösterdi.<br />
<br />
Yapılan son araştırma ise, &#8216;işlemci hücreler&#8217; arasındaki bağlantının, bir başka değişle zihinsel faaliyetlerin kalitesinin de kalıtımsal olduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, &#8216;işlemci hücreleri&#8217; örterek bu hücreleri yöneten ve çoğaltan miyelin kılıfın özellikleri de kalıtımsal ve IQ ile bağlantılı.<br />
<br />
California Üniversitesi&#8217;nden Paul Thompson öncülüğünde yürütülen araştırma 23 tek yumurta ikizi ve aynı sayıdaki çift yuumutrat ikizi ile gerçekleştirildi. HARDI adı verilen özel bir MR cihazı ile ikizlerin beyinsel faaliyetleri incelendi ve miyelin kılıfdaki toplam aktivitenin görülebilmesini olanaklı kılan, beyaz maddedeki su difüzyonu ölçüldü. Thompson bunu &#8220;zihinsel hızın resmi&#8221; olarak tanımlıyor.<br />
<br />
Ntvmnbc ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
 Zeka ile genetik ararsındaki ilişki uzun süredir biliniyordu. 2001 yılında yapılan bir araştırma ile, beyindeki &#8216;işlemci hücreler&#8217;in yapıldığı bölüm olan &#8216;gri madde&#8217;nin hacminin zeka ile ilişkili ve kalıtımsal olduğu bulunmuştu. Daha sonraki araştırmalar da &#8216;işlemci hücreler' arasındaki bağlantıyı sağlayan &#8216;beyaz madde&#8217;nin kalıtımsal olduğunu gösterdi.<br />
<br />
Yapılan son araştırma ise, &#8216;işlemci hücreler&#8217; arasındaki bağlantının, bir başka değişle zihinsel faaliyetlerin kalitesinin de kalıtımsal olduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, &#8216;işlemci hücreleri&#8217; örterek bu hücreleri yöneten ve çoğaltan miyelin kılıfın özellikleri de kalıtımsal ve IQ ile bağlantılı.<br />
<br />
California Üniversitesi&#8217;nden Paul Thompson öncülüğünde yürütülen araştırma 23 tek yumurta ikizi ve aynı sayıdaki çift yuumutrat ikizi ile gerçekleştirildi. HARDI adı verilen özel bir MR cihazı ile ikizlerin beyinsel faaliyetleri incelendi ve miyelin kılıfdaki toplam aktivitenin görülebilmesini olanaklı kılan, beyaz maddedeki su difüzyonu ölçüldü. Thompson bunu &#8220;zihinsel hızın resmi&#8221; olarak tanımlıyor.<br />
<br />
Ntvmnbc ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Okyanus dalgalarından elektrik ...]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2664</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 17:13:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2664</guid>
			<description><![CDATA[<br />
 Amerikalı ve Portekizli bilim adamları, okyanus dalgalarından elektrik elde etmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Yeni projede dalgaların sıkıştırdığı havanın bir değirmeni çalıştırarak elektrik üretmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
Massachusetts Instute of Tecnology (MIT) ve Lizbon Teknik Üniversitesi&#8217;nde birlikte geliştirilen projede, sahile kurulacak ve karadan denize kadar uzanacak bir kapalı bölmeye, güçlü okyanus dalgaları ulaştığı zaman içeride sıkışan hava bir değirmene yönlendirilecek ve basıncın da etkisiyle dönen değirmen elektrik üretecek.<br />
<br />
Enerji üretiminde dalga kullanımına yönelik çalışmalar uzun süredir devam ediyor. Çevreciler ise bir kilometrelik sahil şeridini kapatıp 100 ile 200 megawatt arasında elektrik üretecek tesislerin deniz yaşamına zarar vereceği uyarısında bulunuyorlar.<br />
<br />
Dalgalardan elde edilecek enerjiye büyük umut bağlayan bilim adamları ise &#8220;Güneşten enerji üretimi gözde çünkü uzun zamandır üzerinde çalışılıyor ancak dalgadan elde edilecek enerjinin potansiyeli çok fazla ancak bununla ilgili mühendislik bilimi çok genç, daha çok zamana ihtiyacı var&#8221; şeklinde görüş belirtiyorlar.  <br />
 <br />
ntvmsnbc.com ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
 Amerikalı ve Portekizli bilim adamları, okyanus dalgalarından elektrik elde etmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Yeni projede dalgaların sıkıştırdığı havanın bir değirmeni çalıştırarak elektrik üretmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
Massachusetts Instute of Tecnology (MIT) ve Lizbon Teknik Üniversitesi&#8217;nde birlikte geliştirilen projede, sahile kurulacak ve karadan denize kadar uzanacak bir kapalı bölmeye, güçlü okyanus dalgaları ulaştığı zaman içeride sıkışan hava bir değirmene yönlendirilecek ve basıncın da etkisiyle dönen değirmen elektrik üretecek.<br />
<br />
Enerji üretiminde dalga kullanımına yönelik çalışmalar uzun süredir devam ediyor. Çevreciler ise bir kilometrelik sahil şeridini kapatıp 100 ile 200 megawatt arasında elektrik üretecek tesislerin deniz yaşamına zarar vereceği uyarısında bulunuyorlar.<br />
<br />
Dalgalardan elde edilecek enerjiye büyük umut bağlayan bilim adamları ise &#8220;Güneşten enerji üretimi gözde çünkü uzun zamandır üzerinde çalışılıyor ancak dalgadan elde edilecek enerjinin potansiyeli çok fazla ancak bununla ilgili mühendislik bilimi çok genç, daha çok zamana ihtiyacı var&#8221; şeklinde görüş belirtiyorlar.  <br />
 <br />
ntvmsnbc.com ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ses ışığa çevrildi]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2663</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 17:11:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2663</guid>
			<description><![CDATA[<br />
 Bilim insanları ilk kez yüksek frekanslı sesleri ışığa çevirmeyi başardı.<br />
Amerikalı bilim adamları, elektrik sinyallerini sese dönüştüren bir prosesi tersine çevirerek ilk kez yüksek frekanslı sesleri ışığa çevirmeyi başardıklarını açıkladılar.<br />
<br />
Nature Physics dergisinde yayımlanan makalede, Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'ndan araştırmacılar, geliştirdikleri yeni teknolojinin, bilgisayar yongaları, LED'ler ve transistörlerin daha da geliştirilmesini sağlayacağını belirttiler.<br />
<br />
Cep telefonları gibi cihazlarda bulunan piezo-elektrikli hoparlörlerin insan kulağının duyabileceği düşük frekanslarda çalıştığını kaydeden araştırmacılar, bu prosesi tersine çevirerek, ışığı üretmek için, insan kulağının duyabileceğinden 100 milyon kez daha yüksek frekanslı ses dalgaları kullandıklarını ifade ettiler.Bu karmaşık araştırmanın başında yer alan Michael Armstrong, geliştirdikleri prosesin, yüksek frekanslı seslerin ışığa çevrilmesini çok doğru bir şekilde görmeyi sağladığını söyledi.<br />
<br />
güncel.net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
 Bilim insanları ilk kez yüksek frekanslı sesleri ışığa çevirmeyi başardı.<br />
Amerikalı bilim adamları, elektrik sinyallerini sese dönüştüren bir prosesi tersine çevirerek ilk kez yüksek frekanslı sesleri ışığa çevirmeyi başardıklarını açıkladılar.<br />
<br />
Nature Physics dergisinde yayımlanan makalede, Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'ndan araştırmacılar, geliştirdikleri yeni teknolojinin, bilgisayar yongaları, LED'ler ve transistörlerin daha da geliştirilmesini sağlayacağını belirttiler.<br />
<br />
Cep telefonları gibi cihazlarda bulunan piezo-elektrikli hoparlörlerin insan kulağının duyabileceği düşük frekanslarda çalıştığını kaydeden araştırmacılar, bu prosesi tersine çevirerek, ışığı üretmek için, insan kulağının duyabileceğinden 100 milyon kez daha yüksek frekanslı ses dalgaları kullandıklarını ifade ettiler.Bu karmaşık araştırmanın başında yer alan Michael Armstrong, geliştirdikleri prosesin, yüksek frekanslı seslerin ışığa çevrilmesini çok doğru bir şekilde görmeyi sağladığını söyledi.<br />
<br />
güncel.net]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlginç bir geri dönüşüm lamba]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2465</link>
			<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 18:09:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=2465</guid>
			<description><![CDATA[Eski kitaplarınızı atmayın yada bu kış gününde yakmayın güzel bir gece lambası yapa bilirsiniz .öncelikle bir ampül ve kullanmadığınız bir kitap bulun ve video yu seyredin.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
;)<br />
<br />
teknolojivebilim.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eski kitaplarınızı atmayın yada bu kış gününde yakmayın güzel bir gece lambası yapa bilirsiniz .öncelikle bir ampül ve kullanmadığınız bir kitap bulun ve video yu seyredin.<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
;)<br />
<br />
teknolojivebilim.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pilsiz Hesap Makinesi]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=1093</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 16:09:51 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=1093</guid>
			<description><![CDATA[    Enerjisini, bobin ve mıknatıs çiftinden oluşan manyetik bir mekanizmadan sağlayan hesap makinesi. Dahili bataryayı şarj etmek için makineyi 5-10 saniye süresince sağa-sola sallamak yetiyor. Böylece cihaz 10 dakika boyunca kullanılabiliyor.<br />
<br />
Detaylı bilgi için.:down:<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[    Enerjisini, bobin ve mıknatıs çiftinden oluşan manyetik bir mekanizmadan sağlayan hesap makinesi. Dahili bataryayı şarj etmek için makineyi 5-10 saniye süresince sağa-sola sallamak yetiyor. Böylece cihaz 10 dakika boyunca kullanılabiliyor.<br />
<br />
Detaylı bilgi için.:down:<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>