<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ELTCafe.Net - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.eltcafe.net/</link>
		<description><![CDATA[ELTCafe.Net - http://www.eltcafe.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 08:38:17 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Hadisler Peygamberimizin emaneti.]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5315</link>
			<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 12:00:41 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5315</guid>
			<description><![CDATA[Hadis-i şerifler hakkında söz söyleyen birtakım müsteşrikler ve onların İslâm dünyasındaki takipçileri, hadislerin sayısının çok yüksek olduğunu ve bilhassa bazı sahabilerin çok fazla hadis rivayet ettiklerini ileri sürmektedirler. Bu şekilde sahih hadislere ve sünnet-i sahihaya gölge düşürmeye çalışmakta ve bu kadar çok sayıda hadisin Efendimiz'den (sallallâhu aleyhi ve sellem) sâdır olmasının imkânsızlığını iddia etmektedirler.<br />
<br />
Benzeri iddialar gibi böyle bir iddianın da mesnetsizliği ve tutarsızlığı ortadadır. Bir defa, hadisin İslâm dinindeki yeri ve Müslüman'ın hayatındaki ehemmiyeti çok büyüktür. Sahabe-i kiram hazerâtı (aleyhimürrahmetü ve'r-rıdvan) her zaman bunun şuurundaydı. Dünya ve ukbâ saadetini O'nun söz ve davranışlarının deşifre edilip hayata geçirilmesinde gören sahabi-nâm kudsîler topluluğu, O zâtın mübarek dudaklarından dökülecek her incinin en harîs talibiydiler. Bu itibarla da O'nun mübarek sözlerinin, fiil ve takrîrlerinin bir tekini bile kaçırmıyor, belliyor, müzakere ediyor ve hafızalarına nakşettikten sonra hayatlarına düstur ediniyorlardı.<br />
<br />
Onlar, tam yirmi üç yıl aralarında kalan Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) her hareketini yakından takip ediyor, O'nu hayatlarının her safhasında, her faslında, her dönemecinde aynen taklit ediyorlardı. O da, hayatları ve ukbâları için her şeyi, hem onlara hem de kıyamete kadar gelecek bütün mü'minlere, anlayacakları şekilde ve bir bir anlatıyordu. Ebû Zeyd Amr b. Ahtab'ın ifadesiyle:<br />
<br />
"Bazen, sabah namazını kıldırıp minbere çıkıyor ve öğleye kadar konuşuyordu. Öğle ezanı okununca, minberden inip öğle namazını kıldırıyor, tekrar minbere çıkıyor ve ikindi vaktine kadar konuşuyordu. İkindi ezanı okununca, inip ikindi namazını kıldırıyor; ardından tekrar minbere çıkıyor ve akşama kadar konuşuyordu. O, bütün bu konuşmalarında, kâinatın var edildiği andan kıyamete, ondan haşr ü neşrin meydana geleceği âna, ondan da Cennet ve Cehennem'in sergileneceği, teşhir edileceği âna kadar gelip geçen ve ileride meydana gelecek olan her şeyi şerhediyor ve gözler önüne seriyordu." (Müslim, fiten 25; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/341; Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr, 17/28)<br />
<br />
Ve bir mânâda 23 yıl O'nunla beraber bulunan sahabe, bütün bunları belliyor ve yine O'nun ifadesiyle, bunlara âdeta "dişleriyle tutunuyordu." Sahabenin önünde namaz kıldırıyor, sonra dönüp, "Beni nasıl kılıyor görüyorsanız, siz de öyle kılın." (Buhârî, ezan 18; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/53) buyuruyordu. Ashabının önünde haccediyor ve, "Menâsikinizi benden alın." buyuruyordu. (Nesâî, menâsik 220; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/318)<br />
<br />
Hatırası bile ipeklere sarılıp saklanırsa...<br />
<br />
Bu durumda, elbette sahabe, O'nun her adımını, her sözünü takip edip belleyecek, hıfzedip hayatına hayat yapacak ve tabiî ki onları aynı zamanda gelecek nesillere de nakledecekti. Çünkü onlar, Allah Resûlü'ne çok bağlıydılar. O'nun her söz ve davranışının, Cennet'e açılan birer kapı olduğuna inanıyor -Biz de yürekten onun öyle olduğunu kabul ediyoruz- O'nu içten seviyor ve değil hadisini, saçının, sakalının mübarek bir telini bile kapıp kaçırıyor ve muhafaza mevzuunda âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı. O'ndan intikal eden her şey mübarek bir hatıra ve sonsuzdan gelmiş bir emanet gibi telakki ediliyordu.<br />
<br />
Ben şahsen, gözümde büyüttüğüm bazı zatların benimle alâkalı, iltifatkâr veya ırgalayıcı sözlerini, terğîb ve terhîbe dair ifadelerini hiç unutmamış ve değirmen taşları gibi beni defaatle aralarında öğüten hâdiselere rağmen, onları hafızamda hep muhafaza etmişimdir. İhtimal, her Müslüman için de durum aynıdır.<br />
<br />
Şimdi, her bir mü'min, gözünde büyüttüğü zatların, hem de Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) kapısının ancak kıtmîri olabilecek zatların, kendisiyle alâkalı sözlerini unutmaz ve hele onlardan kalan bazı hatıraları mukaddes birer emanet gibi ipeklere sarıp saklarsa, kendilerini birden vahşetten medeniyete, cehaletten insanların mürebbileri olmaya çıkaran Allah Resûlü'nün, her biri birer lâl ü güher olan sözlerini, davranışlarını hem de sahabe gibi temiz ve mert fıtratların unutmalarına imkân var mıdır? Yoktur ve unutmadılar da.<br />
<br />
Siz, Ramazanlarda lihye-i saadeti (Efendimiz'in mübarek sakalları) görmek için camilere koşuşur, tabir caizse, kıran kırana mücadele verirsiniz; O'nu bu kadar yakından tanıyanların, O'nun hatıralarına hürmetsizlik edeceklerine nasıl ihtimal verebilirsiniz?<br />
<br />
Enes, O'ndan kalan mestleri göğsüne bastırırken, biri kapıverir diye ödü kopuyordu. Şam'da, Mü'minlerin Emîri Muaviye'nin, birisinde Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ait bir cübbe bulunduğunu duyunca o cübbeyi almak için o kişinin ağırlığınca altın teklif etmesi tabiî değil miydi? O'nun matarasını bile senelerce muhafaza ettiler. Oku, yayı ve daha bazı hatıraları bugün hâlâ Topkapı Sarayı'nda gözlerimize neş'e ve sevinç saçıyor. Yavuz, getirip Topkapı Sarayı'na yerleştirdiği o mukaddes emanetlerin başında, bir lâhza ara vermeden gece gündüz Kur'ân okuttu ve bu müstahsen âdet bugün hâlâ devam ediyor. Yedi değil, belki yetmiş düvele hükmeden ve üç kıt'ada hükümran olan Devlet-i Osmaniye'nin sultanı, Sultan Ahmed, O'nun mübarek ayağının bastığı çamur kalıbını tacına sorguç yapmayı düşünüyor ve, "N'ola tâcım gibi başımda gezdirsem kadem-i pâkini" diyerek tebcilde bulunuyordu.<br />
<br />
Şimdi, asırlarca sonra gelenler O'nun mübarek hatıralarına böyle saygı gösterir de, O'nunla birlikte yaşamış sahabe-i kiram, O'na hiç hürmetsizlik eder mi? Asla! Kaldı ki, hatıra dediğimiz şeylerden hiçbirinin, mü'minin hayatı noktasında sünnetin bir meselesine denk olamayacağı açıktır. O'nun hatıraları böyle korunur ve temcid edilirken, hadisleri, sünneti elbette daha bir dikkatle korunacaktı ve öyle de oldu.<br />
<br />
Hazreti Ömer'in Hassasiyeti<br />
<br />
Ahmed İbn Hanbel naklediyor: Hz. Ömer Efendimiz (radıyallâhu anh), cuma namazına giderken, Hz. Abbas'ın evinin duvarının dibinden geçiyordu ki, o esnada, damdaki suyu savan oluktan iki damla kan Hz. Ömer'in cübbesine damladı. Emîrü'l-mü'minînin canı sıkıldı ve, "Kim bu damın üstünde hayvan boğazlıyor da, kanı oluktan aşağı damlayıp, üstümü kirletiyor!" diye, elinin ucuyla dokunup, oluğu aşağı düşürdü. Sonra da cübbesini değiştirip mescide geldi.. hutbesini irad buyurdu.. ardından, gördüğü yanlışlıklar mevzuunda her zaman yaptığı gibi, cemaati ikaz sadedinde: "Cemaat, yanlış şeyler yapıyorsunuz. Gelirken, falan duvarın dibinden geçiyordum. Bir oluktan üzerime kan damladı; ben de elimin tersiyle itip, o oluğu düşürdüm." dedi. Onun sözü henüz bitmişti ki, Hz. Abbas, beyninden vurulmuş gibi yerinden fırladı ve, "Yâ Ömer, sen ne yaptın? Ben bu gözlerimle gördüm; o oluğu oraya bizzat Resûl-i Ekrem kendi elleriyle koymuştu." dedi ve durdu.<br />
<br />
Bu sözler Ömer'in ayaklarının bağını çözmeye yetmişti.. develerin boynunu büküp altına alan koca Ömer, minbere yıkılıverdi ve Hz. Abbas'a (radıyallâhu anh) and verdirdi:<br />
<br />
"Vallahi, ben başımı o duvarın dibine koyacağım. Sen de, ayağınla başımın şurasına basacak ve çıkıp, elinle o oluğu yerine koyacaksın. Koyacağın âna kadar da başımı yerden kaldırmayacağım!"<br />
<br />
... Ve gittiler.. dev halife, cihanın başına taç o mübarek başını Hz. Abbas'ın ayaklarının altına koydu; bir tarafta Allah Resûlü'nün koyduğu oluk, diğer tarafta, en yakın arkadaşı, Mü'minlerin Emîri, Halife-i Rûy-i Zemin, mülhemûndan büyük bir velinin başına basma arasında kalan Hz. Abbas. Bastı halifenin başına ve Allah Resûlü'nden geriye kalan oluğu yerine koydu. (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/210; İbnü'l-Cevzî, Sıfatü's-safve, 1/285)<br />
<br />
Evet, O'ndan kalan en küçük hatıraya bile bu denli duyarlı, bu denli titiz olan bir cemaatin ve bu denli uyanık bir neslin, O'nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) hadislerine gözlerini kapaması herhâlde düşünülemez. Çünkü hadis, din demektir; hayat demektir; Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) hakikati, sufîlerin ifadesiyle "Hakikat-i Ahmediye" ve bizim de "dünya-ukbâ saadet köprümüz" demektir. Bu konuya inşaallah önümüzdeki hafta da devam edeceğiz.<br />
<br />
ÖZETLE<br />
<br />
1- Dünya ve ukbâ saadetini Efendimiz'in söz ve davranışlarının deşifre edilip hayata geçirilmesinde gören sahabi-nâm kudsîler topluluğu, O zâtın mübarek dudaklarından dökülecek her incinin en harîs talibiydiler.<br />
<br />
2- Sahabe, Efendimiz'in değil hadisini, saçının, sakalının mübarek bir telini bile kapıp kaçırıyor ve muhafaza mevzuunda âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı. O'ndan intikal eden her şey sonsuzdan gelmiş bir emanet telakki ediliyordu.<br />
<br />
3- Hatıra dediğimiz şeylerden hiçbiri, mü'minin hayatı noktasında sünnetin herhangi bir meselesine denk değildir. O'nun hatıraları bile böyle titizlikle korunurken, sünneti elbette daha bir dikkatle korunacaktı ve öyle de oldu.ZAMAN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hadis-i şerifler hakkında söz söyleyen birtakım müsteşrikler ve onların İslâm dünyasındaki takipçileri, hadislerin sayısının çok yüksek olduğunu ve bilhassa bazı sahabilerin çok fazla hadis rivayet ettiklerini ileri sürmektedirler. Bu şekilde sahih hadislere ve sünnet-i sahihaya gölge düşürmeye çalışmakta ve bu kadar çok sayıda hadisin Efendimiz'den (sallallâhu aleyhi ve sellem) sâdır olmasının imkânsızlığını iddia etmektedirler.<br />
<br />
Benzeri iddialar gibi böyle bir iddianın da mesnetsizliği ve tutarsızlığı ortadadır. Bir defa, hadisin İslâm dinindeki yeri ve Müslüman'ın hayatındaki ehemmiyeti çok büyüktür. Sahabe-i kiram hazerâtı (aleyhimürrahmetü ve'r-rıdvan) her zaman bunun şuurundaydı. Dünya ve ukbâ saadetini O'nun söz ve davranışlarının deşifre edilip hayata geçirilmesinde gören sahabi-nâm kudsîler topluluğu, O zâtın mübarek dudaklarından dökülecek her incinin en harîs talibiydiler. Bu itibarla da O'nun mübarek sözlerinin, fiil ve takrîrlerinin bir tekini bile kaçırmıyor, belliyor, müzakere ediyor ve hafızalarına nakşettikten sonra hayatlarına düstur ediniyorlardı.<br />
<br />
Onlar, tam yirmi üç yıl aralarında kalan Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) her hareketini yakından takip ediyor, O'nu hayatlarının her safhasında, her faslında, her dönemecinde aynen taklit ediyorlardı. O da, hayatları ve ukbâları için her şeyi, hem onlara hem de kıyamete kadar gelecek bütün mü'minlere, anlayacakları şekilde ve bir bir anlatıyordu. Ebû Zeyd Amr b. Ahtab'ın ifadesiyle:<br />
<br />
"Bazen, sabah namazını kıldırıp minbere çıkıyor ve öğleye kadar konuşuyordu. Öğle ezanı okununca, minberden inip öğle namazını kıldırıyor, tekrar minbere çıkıyor ve ikindi vaktine kadar konuşuyordu. İkindi ezanı okununca, inip ikindi namazını kıldırıyor; ardından tekrar minbere çıkıyor ve akşama kadar konuşuyordu. O, bütün bu konuşmalarında, kâinatın var edildiği andan kıyamete, ondan haşr ü neşrin meydana geleceği âna, ondan da Cennet ve Cehennem'in sergileneceği, teşhir edileceği âna kadar gelip geçen ve ileride meydana gelecek olan her şeyi şerhediyor ve gözler önüne seriyordu." (Müslim, fiten 25; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/341; Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr, 17/28)<br />
<br />
Ve bir mânâda 23 yıl O'nunla beraber bulunan sahabe, bütün bunları belliyor ve yine O'nun ifadesiyle, bunlara âdeta "dişleriyle tutunuyordu." Sahabenin önünde namaz kıldırıyor, sonra dönüp, "Beni nasıl kılıyor görüyorsanız, siz de öyle kılın." (Buhârî, ezan 18; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/53) buyuruyordu. Ashabının önünde haccediyor ve, "Menâsikinizi benden alın." buyuruyordu. (Nesâî, menâsik 220; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/318)<br />
<br />
Hatırası bile ipeklere sarılıp saklanırsa...<br />
<br />
Bu durumda, elbette sahabe, O'nun her adımını, her sözünü takip edip belleyecek, hıfzedip hayatına hayat yapacak ve tabiî ki onları aynı zamanda gelecek nesillere de nakledecekti. Çünkü onlar, Allah Resûlü'ne çok bağlıydılar. O'nun her söz ve davranışının, Cennet'e açılan birer kapı olduğuna inanıyor -Biz de yürekten onun öyle olduğunu kabul ediyoruz- O'nu içten seviyor ve değil hadisini, saçının, sakalının mübarek bir telini bile kapıp kaçırıyor ve muhafaza mevzuunda âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı. O'ndan intikal eden her şey mübarek bir hatıra ve sonsuzdan gelmiş bir emanet gibi telakki ediliyordu.<br />
<br />
Ben şahsen, gözümde büyüttüğüm bazı zatların benimle alâkalı, iltifatkâr veya ırgalayıcı sözlerini, terğîb ve terhîbe dair ifadelerini hiç unutmamış ve değirmen taşları gibi beni defaatle aralarında öğüten hâdiselere rağmen, onları hafızamda hep muhafaza etmişimdir. İhtimal, her Müslüman için de durum aynıdır.<br />
<br />
Şimdi, her bir mü'min, gözünde büyüttüğü zatların, hem de Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) kapısının ancak kıtmîri olabilecek zatların, kendisiyle alâkalı sözlerini unutmaz ve hele onlardan kalan bazı hatıraları mukaddes birer emanet gibi ipeklere sarıp saklarsa, kendilerini birden vahşetten medeniyete, cehaletten insanların mürebbileri olmaya çıkaran Allah Resûlü'nün, her biri birer lâl ü güher olan sözlerini, davranışlarını hem de sahabe gibi temiz ve mert fıtratların unutmalarına imkân var mıdır? Yoktur ve unutmadılar da.<br />
<br />
Siz, Ramazanlarda lihye-i saadeti (Efendimiz'in mübarek sakalları) görmek için camilere koşuşur, tabir caizse, kıran kırana mücadele verirsiniz; O'nu bu kadar yakından tanıyanların, O'nun hatıralarına hürmetsizlik edeceklerine nasıl ihtimal verebilirsiniz?<br />
<br />
Enes, O'ndan kalan mestleri göğsüne bastırırken, biri kapıverir diye ödü kopuyordu. Şam'da, Mü'minlerin Emîri Muaviye'nin, birisinde Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ait bir cübbe bulunduğunu duyunca o cübbeyi almak için o kişinin ağırlığınca altın teklif etmesi tabiî değil miydi? O'nun matarasını bile senelerce muhafaza ettiler. Oku, yayı ve daha bazı hatıraları bugün hâlâ Topkapı Sarayı'nda gözlerimize neş'e ve sevinç saçıyor. Yavuz, getirip Topkapı Sarayı'na yerleştirdiği o mukaddes emanetlerin başında, bir lâhza ara vermeden gece gündüz Kur'ân okuttu ve bu müstahsen âdet bugün hâlâ devam ediyor. Yedi değil, belki yetmiş düvele hükmeden ve üç kıt'ada hükümran olan Devlet-i Osmaniye'nin sultanı, Sultan Ahmed, O'nun mübarek ayağının bastığı çamur kalıbını tacına sorguç yapmayı düşünüyor ve, "N'ola tâcım gibi başımda gezdirsem kadem-i pâkini" diyerek tebcilde bulunuyordu.<br />
<br />
Şimdi, asırlarca sonra gelenler O'nun mübarek hatıralarına böyle saygı gösterir de, O'nunla birlikte yaşamış sahabe-i kiram, O'na hiç hürmetsizlik eder mi? Asla! Kaldı ki, hatıra dediğimiz şeylerden hiçbirinin, mü'minin hayatı noktasında sünnetin bir meselesine denk olamayacağı açıktır. O'nun hatıraları böyle korunur ve temcid edilirken, hadisleri, sünneti elbette daha bir dikkatle korunacaktı ve öyle de oldu.<br />
<br />
Hazreti Ömer'in Hassasiyeti<br />
<br />
Ahmed İbn Hanbel naklediyor: Hz. Ömer Efendimiz (radıyallâhu anh), cuma namazına giderken, Hz. Abbas'ın evinin duvarının dibinden geçiyordu ki, o esnada, damdaki suyu savan oluktan iki damla kan Hz. Ömer'in cübbesine damladı. Emîrü'l-mü'minînin canı sıkıldı ve, "Kim bu damın üstünde hayvan boğazlıyor da, kanı oluktan aşağı damlayıp, üstümü kirletiyor!" diye, elinin ucuyla dokunup, oluğu aşağı düşürdü. Sonra da cübbesini değiştirip mescide geldi.. hutbesini irad buyurdu.. ardından, gördüğü yanlışlıklar mevzuunda her zaman yaptığı gibi, cemaati ikaz sadedinde: "Cemaat, yanlış şeyler yapıyorsunuz. Gelirken, falan duvarın dibinden geçiyordum. Bir oluktan üzerime kan damladı; ben de elimin tersiyle itip, o oluğu düşürdüm." dedi. Onun sözü henüz bitmişti ki, Hz. Abbas, beyninden vurulmuş gibi yerinden fırladı ve, "Yâ Ömer, sen ne yaptın? Ben bu gözlerimle gördüm; o oluğu oraya bizzat Resûl-i Ekrem kendi elleriyle koymuştu." dedi ve durdu.<br />
<br />
Bu sözler Ömer'in ayaklarının bağını çözmeye yetmişti.. develerin boynunu büküp altına alan koca Ömer, minbere yıkılıverdi ve Hz. Abbas'a (radıyallâhu anh) and verdirdi:<br />
<br />
"Vallahi, ben başımı o duvarın dibine koyacağım. Sen de, ayağınla başımın şurasına basacak ve çıkıp, elinle o oluğu yerine koyacaksın. Koyacağın âna kadar da başımı yerden kaldırmayacağım!"<br />
<br />
... Ve gittiler.. dev halife, cihanın başına taç o mübarek başını Hz. Abbas'ın ayaklarının altına koydu; bir tarafta Allah Resûlü'nün koyduğu oluk, diğer tarafta, en yakın arkadaşı, Mü'minlerin Emîri, Halife-i Rûy-i Zemin, mülhemûndan büyük bir velinin başına basma arasında kalan Hz. Abbas. Bastı halifenin başına ve Allah Resûlü'nden geriye kalan oluğu yerine koydu. (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/210; İbnü'l-Cevzî, Sıfatü's-safve, 1/285)<br />
<br />
Evet, O'ndan kalan en küçük hatıraya bile bu denli duyarlı, bu denli titiz olan bir cemaatin ve bu denli uyanık bir neslin, O'nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) hadislerine gözlerini kapaması herhâlde düşünülemez. Çünkü hadis, din demektir; hayat demektir; Allah Resûlü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) hakikati, sufîlerin ifadesiyle "Hakikat-i Ahmediye" ve bizim de "dünya-ukbâ saadet köprümüz" demektir. Bu konuya inşaallah önümüzdeki hafta da devam edeceğiz.<br />
<br />
ÖZETLE<br />
<br />
1- Dünya ve ukbâ saadetini Efendimiz'in söz ve davranışlarının deşifre edilip hayata geçirilmesinde gören sahabi-nâm kudsîler topluluğu, O zâtın mübarek dudaklarından dökülecek her incinin en harîs talibiydiler.<br />
<br />
2- Sahabe, Efendimiz'in değil hadisini, saçının, sakalının mübarek bir telini bile kapıp kaçırıyor ve muhafaza mevzuunda âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı. O'ndan intikal eden her şey sonsuzdan gelmiş bir emanet telakki ediliyordu.<br />
<br />
3- Hatıra dediğimiz şeylerden hiçbiri, mü'minin hayatı noktasında sünnetin herhangi bir meselesine denk değildir. O'nun hatıraları bile böyle titizlikle korunurken, sünneti elbette daha bir dikkatle korunacaktı ve öyle de oldu.ZAMAN]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kareler 76]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5314</link>
			<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 01:05:31 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5314</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2009-2010 ingilizce 2. dönem zümre toplantı tutanağı]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5313</link>
			<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 11:19:01 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5313</guid>
			<description><![CDATA[ZÜMRE<br />
 <br />
2009-2010<br />
2. Dönemi için hazırlanmış 5 farklı İlköğretim İNGİLİZCE Zümre Toplantı Tutanakları.<br />
 <br />
Zümre tutanaklarını indirebileceğiniz alternatif linkler<br />
 <br />
(Linkler bir süre sonra öldüğü için alternatif linkler koydum. Uygun olan birisinden indirirsiniz.)<br />
 <br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ZÜMRE<br />
 <br />
2009-2010<br />
2. Dönemi için hazırlanmış 5 farklı İlköğretim İNGİLİZCE Zümre Toplantı Tutanakları.<br />
 <br />
Zümre tutanaklarını indirebileceğiniz alternatif linkler<br />
 <br />
(Linkler bir süre sonra öldüğü için alternatif linkler koydum. Uygun olan birisinden indirirsiniz.)<br />
 <br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[O dünyanın en büyüğü]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5312</link>
			<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 18:43:39 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5312</guid>
			<description><![CDATA[ Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... - Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... - Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['Karım beni çamaşır suyuyla yıkıyor']]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5311</link>
			<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 10:18:32 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5311</guid>
			<description><![CDATA[Ankara'da bir polis memuru, eşinin aşırı titiz olduğunu gerekçe göstererek boşanma davası açtı. Örnek olarak da beş yıllık eşinin kendisini çamaşır suyuyla yıkadığını gösterdi. Suçlamaları reddeden eş, 'Şiddete uğruyorum' dedi.<br />
<br />
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan bir çocuk babası F.K., temizlik hastası olduğunu söylediği eşi N.K.'nin, kendisini leke çıkarıcı Domestos'la yıkamasını gerekçe göstererek, boşanma davası açtı. F.K., beş yıllık eşinin, yiyecekleri elmayı bile çamaşır suyu ile yıkamasını da boşanma gerekçesi olarak gösterdi.<br />
<br />
Üniformamı ve silahımı çöpe attı<br />
<br />
Eşinin kendisini eve almadığını ve ölümle tehdit ettiğini belirten F.K., şunları söyledi: "Eşim temizlik hastasıdır, sabahlara kadar evde temizlik yapar. Komşularımız da şikâyetçi. Bu yüzden tedavi görüyordu ama yarıda bıraktı. Sudan bahanelerle kavga çıkarıyor, beni ölümle tehdit ediyor. Son tartışmamızın ardından kavga etmemek için evden ayrıldım. Kardeşimde kaldım, kardeşimi bile arayıp hakaret etti. Diğer gün gittiğimde beni eve almadı. Meslektaşlarımla eve giderek resmi üniformamı ve silahımı almak istedim. Bizi saatlerce kapıda beklettikten sonra üniformamı ve silahımı çöp kutusunun içerisinde kapının önüne koyarak teslim etti. Bu olaya meslektaşlarım şahittir." Yengem bizi koltuğa bile oturtmaz Ankara 5'inci Aile Mahkemesi'nde geçen hafta görülen duruşmada tanıklar dinlendi. F.K.'nin kız kardeşi G.K., "Bir gün ağabeyim bize geldiğinde gözleri kızarmıştı. Ne olduğunu sorduğumda, 'Banyo yaparken karım başımdan aşağıya bir şey döktü, gözlerim ve vücudum yandı. Ne olduğunu sorduğumda karım, 'Domestos'la yıkıyorum mikropları öldürüyor' dedi' yanıtını verdi. Yengem temizlik hastasıdır, bu yüzden evine kimse gitmez. Gittiğimizde sürekli temizlik yapar koltuklara kimseleri oturtmaz" dedi. Duruşma karar için ertelendi.<br />
<br />
Ben normal bir kadınım N.K. ise mahkemeye avukatı aracılığıyla sunduğu cevap dilekçesinde suçlamaları kabul etmedi. Eşinin kendisine şiddet uyguladığını iddia eden N.K. şunları söyledi: "Silah eğitimi almış, savunma eğitimi almış bir erkeği ben nasıl tehdit edeyim, istemediği şeyleri nasıl yapayım? Ben normal bir kadın gibi sadece evimi temizliyorum. Beni dövdüğü için bir keresinde 155 polis imdatı arayıp eve polis çağırdım."<br />
alıntı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ankara'da bir polis memuru, eşinin aşırı titiz olduğunu gerekçe göstererek boşanma davası açtı. Örnek olarak da beş yıllık eşinin kendisini çamaşır suyuyla yıkadığını gösterdi. Suçlamaları reddeden eş, 'Şiddete uğruyorum' dedi.<br />
<br />
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan bir çocuk babası F.K., temizlik hastası olduğunu söylediği eşi N.K.'nin, kendisini leke çıkarıcı Domestos'la yıkamasını gerekçe göstererek, boşanma davası açtı. F.K., beş yıllık eşinin, yiyecekleri elmayı bile çamaşır suyu ile yıkamasını da boşanma gerekçesi olarak gösterdi.<br />
<br />
Üniformamı ve silahımı çöpe attı<br />
<br />
Eşinin kendisini eve almadığını ve ölümle tehdit ettiğini belirten F.K., şunları söyledi: "Eşim temizlik hastasıdır, sabahlara kadar evde temizlik yapar. Komşularımız da şikâyetçi. Bu yüzden tedavi görüyordu ama yarıda bıraktı. Sudan bahanelerle kavga çıkarıyor, beni ölümle tehdit ediyor. Son tartışmamızın ardından kavga etmemek için evden ayrıldım. Kardeşimde kaldım, kardeşimi bile arayıp hakaret etti. Diğer gün gittiğimde beni eve almadı. Meslektaşlarımla eve giderek resmi üniformamı ve silahımı almak istedim. Bizi saatlerce kapıda beklettikten sonra üniformamı ve silahımı çöp kutusunun içerisinde kapının önüne koyarak teslim etti. Bu olaya meslektaşlarım şahittir." Yengem bizi koltuğa bile oturtmaz Ankara 5'inci Aile Mahkemesi'nde geçen hafta görülen duruşmada tanıklar dinlendi. F.K.'nin kız kardeşi G.K., "Bir gün ağabeyim bize geldiğinde gözleri kızarmıştı. Ne olduğunu sorduğumda, 'Banyo yaparken karım başımdan aşağıya bir şey döktü, gözlerim ve vücudum yandı. Ne olduğunu sorduğumda karım, 'Domestos'la yıkıyorum mikropları öldürüyor' dedi' yanıtını verdi. Yengem temizlik hastasıdır, bu yüzden evine kimse gitmez. Gittiğimizde sürekli temizlik yapar koltuklara kimseleri oturtmaz" dedi. Duruşma karar için ertelendi.<br />
<br />
Ben normal bir kadınım N.K. ise mahkemeye avukatı aracılığıyla sunduğu cevap dilekçesinde suçlamaları kabul etmedi. Eşinin kendisine şiddet uyguladığını iddia eden N.K. şunları söyledi: "Silah eğitimi almış, savunma eğitimi almış bir erkeği ben nasıl tehdit edeyim, istemediği şeyleri nasıl yapayım? Ben normal bir kadın gibi sadece evimi temizliyorum. Beni dövdüğü için bir keresinde 155 polis imdatı arayıp eve polis çağırdım."<br />
alıntı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&quot;50 soruluk SBS müfredatına uygun kaliteli Deneme sınavları mutlaka inceleyin.&quot;]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5310</link>
			<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 00:56:57 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5310</guid>
			<description><![CDATA[6-7-8 sınıflar için 50 soruluk deneme sınavlarını aşağıdaki linklerin birisinden indirebilirsiniz.<br />
 <br />
Altefnatif linkler;<br />
 <br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[6-7-8 sınıflar için 50 soruluk deneme sınavlarını aşağıdaki linklerin birisinden indirebilirsiniz.<br />
 <br />
Altefnatif linkler;<br />
 <br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[“Spot On” ve “My English” uyumlu testler]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5309</link>
			<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 00:52:58 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5309</guid>
			<description><![CDATA[“Spot On” ve “My English” kitaplarının üniteleri ve bu ünitelerin kelimeleriyle uyumlu testler.<br />
<br />
<br />
<br />
YAPRAK TESTLER<br />
<br />
6. SINIF<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
.<br />
.<br />
<br />
7. SINIF<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
.<br />
.<br />
8. SINIF<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
.<br />
.<br />
.<br />
<br />
<br />
Örneklerin tamamını incelemek için alternatif linkler;<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[“Spot On” ve “My English” kitaplarının üniteleri ve bu ünitelerin kelimeleriyle uyumlu testler.<br />
<br />
<br />
<br />
YAPRAK TESTLER<br />
<br />
6. SINIF<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
.<br />
.<br />
<br />
7. SINIF<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
.<br />
.<br />
8. SINIF<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
.<br />
.<br />
.<br />
<br />
<br />
Örneklerin tamamını incelemek için alternatif linkler;<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gözün içine dövme yaptırdılar.]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5308</link>
			<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 22:00:32 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5308</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Görüntü olmasa gerçek zannederiz]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5307</link>
			<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 21:51:21 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5307</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... | Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap... | Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İri ve ince]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5306</link>
			<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 16:01:45 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5306</guid>
			<description><![CDATA[Biri olmadan, öbürü olmazmış. Bu böylece yazılsınmış. Bir Rus köyü'nde iki balık yaşarmış. Biri turuncu ve İri, öbürü korkak ve İnce. Bütün çiftler de böyledir biraz düşününce.<br />
<br />
İri sormuş birgün. 'Madem bütün bu denizler birbirine bağlı, niye biz seninle sadece bu kıyıdan ötekine yüzüp duruyoruz? Kendimizi bir akıntıya bıraksak, yeni sularda yüzsek, başka balıklar yesek daha mutlu olmaz mıydık?' Hak verdi İnce. İnceliğinden sırf. Çünkü onun mutluluğu için, İri ve o kıyı yeterlidir. Gerisi hava su değişikliğidir ki, insan bundan beslenemez. Balıklar hiç...<br />
<br />
Katıldı yine de, düştü İri'nin peşine. Akıntıya bıraktı kendini. Bunlar beraberce, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçtiler. Geçerken eğlendiler. Fakat bir balıkçı, akşam yavrularına balık götürmek için suya ağ atmıştı. Ve bizimkiler farkına varmadan  bu ağa takıldılar. Daha doğrusu İri takıldı. İri ya. İnce de sıyrılıp çıktı. İnce ya, bırakıp gitmedi. Hem inceydi hem aşık. Kemirip ağları, kurtardı İri'yi. 'E, tabi, ben bu ağlara takılacak kadar güçlü kuvvetli değilim, eriyip gidecek gibiyim' diyerek, onun gururunu da okşadı. Aşkta, en yanlış şeyler bile mantıklı gelir insana. Tabi balıklara da... Çünkü aşk, suyun içinde de aşktır.<br />
<br />
Derken, bizimkiler soğuk denizlere kavuştular. Fakat İnce, alışık değildi bu serin sulara ve hastalandı. Pulları dökülüyordu hergün ve gün geçtikçe daha da yavaşladı. Hatta durdu birgün. Atlantiğin ortasında. Ya döneceklerdi ve İnce kurtulacaktı. Ya da tek bedene düşeceklerdi. Çünkü herkesin Küba'ya kadar yüzecek nefesi kalmayabilir. Hele hastaysa. İri, Küba'ya gitmeyi seçmeden önce, biraz düşündü. O düşündüğü süre kadardı sevgisi, ki o da çok sayılmazdı. En başta sıkılan oydu köyün kıyısından. Demek aslında gitmek istiyordu İnce'sinin yanından. Ama bizimki bu durumu anlamadı. Ve onunla Küba'ya varmak için son çabalarla yüzdü. İnsan, sevdiğiyle geçen zamana doyamadığı kadar aşıktır. Balıklar da...<br />
<br />
'İki dakika daha beraber yüzmek, tek başına sağlığına kavuşmaktan iyidir' bile dedirtir aşk insana. Dedirttiği gibi İnce'ye. İki dakika kadar yüzdü ve öldü. Yukarı doğru çıkarken zayıf gövdesi, kılçıklarına kadar mutluydu ve gülüyordu. Koca bir balina onu yuttu, bunu da biliyordu. İri, tek kaldı ama, suyun ucunda Küba vardı. Var gücüyle yüzdü. İnce'yi unuttu. İnce'yi unuttuğu kötü oldu. Çünkü onlar birbirlerine 5 saniyede bir, nereye gittiklerini hatırlatıyorlardı ve şimdi 10 saniye geçmişti ve katiyen hatırlamıyordu. Ne İnce'yi, ne Küba'yı ne de adının İri olduğunu. İnsana adını başkaları hatırlatır, balıklara da...<br />
<br />
O yüzden kayboldu derin sularında Atlantiğin. Ve koca bir balina onu da yuttu. Fakat mucize bu ya, balinanın midesinde İnce'yi buldu. Meğer onları yutan aynı balinaymış, İnce ölmemişmiş, tam tersi midenin sıcaklığında dirilmişmiş. Ama oradan çıkarsa ölecek. İri de oradan giderse, nereye gittiğini ve adını unutucak. O yüzden, artık ikisi de buradalar. Ne fark eder. İnsana sevdiğinin yanı cennettir. Sevmeden hiçbir şeyin tadı olmadığını, bu hikayeyi bilen bütün balıklar bilir.<br />
Ya insanlar?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Biri olmadan, öbürü olmazmış. Bu böylece yazılsınmış. Bir Rus köyü'nde iki balık yaşarmış. Biri turuncu ve İri, öbürü korkak ve İnce. Bütün çiftler de böyledir biraz düşününce.<br />
<br />
İri sormuş birgün. 'Madem bütün bu denizler birbirine bağlı, niye biz seninle sadece bu kıyıdan ötekine yüzüp duruyoruz? Kendimizi bir akıntıya bıraksak, yeni sularda yüzsek, başka balıklar yesek daha mutlu olmaz mıydık?' Hak verdi İnce. İnceliğinden sırf. Çünkü onun mutluluğu için, İri ve o kıyı yeterlidir. Gerisi hava su değişikliğidir ki, insan bundan beslenemez. Balıklar hiç...<br />
<br />
Katıldı yine de, düştü İri'nin peşine. Akıntıya bıraktı kendini. Bunlar beraberce, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçtiler. Geçerken eğlendiler. Fakat bir balıkçı, akşam yavrularına balık götürmek için suya ağ atmıştı. Ve bizimkiler farkına varmadan  bu ağa takıldılar. Daha doğrusu İri takıldı. İri ya. İnce de sıyrılıp çıktı. İnce ya, bırakıp gitmedi. Hem inceydi hem aşık. Kemirip ağları, kurtardı İri'yi. 'E, tabi, ben bu ağlara takılacak kadar güçlü kuvvetli değilim, eriyip gidecek gibiyim' diyerek, onun gururunu da okşadı. Aşkta, en yanlış şeyler bile mantıklı gelir insana. Tabi balıklara da... Çünkü aşk, suyun içinde de aşktır.<br />
<br />
Derken, bizimkiler soğuk denizlere kavuştular. Fakat İnce, alışık değildi bu serin sulara ve hastalandı. Pulları dökülüyordu hergün ve gün geçtikçe daha da yavaşladı. Hatta durdu birgün. Atlantiğin ortasında. Ya döneceklerdi ve İnce kurtulacaktı. Ya da tek bedene düşeceklerdi. Çünkü herkesin Küba'ya kadar yüzecek nefesi kalmayabilir. Hele hastaysa. İri, Küba'ya gitmeyi seçmeden önce, biraz düşündü. O düşündüğü süre kadardı sevgisi, ki o da çok sayılmazdı. En başta sıkılan oydu köyün kıyısından. Demek aslında gitmek istiyordu İnce'sinin yanından. Ama bizimki bu durumu anlamadı. Ve onunla Küba'ya varmak için son çabalarla yüzdü. İnsan, sevdiğiyle geçen zamana doyamadığı kadar aşıktır. Balıklar da...<br />
<br />
'İki dakika daha beraber yüzmek, tek başına sağlığına kavuşmaktan iyidir' bile dedirtir aşk insana. Dedirttiği gibi İnce'ye. İki dakika kadar yüzdü ve öldü. Yukarı doğru çıkarken zayıf gövdesi, kılçıklarına kadar mutluydu ve gülüyordu. Koca bir balina onu yuttu, bunu da biliyordu. İri, tek kaldı ama, suyun ucunda Küba vardı. Var gücüyle yüzdü. İnce'yi unuttu. İnce'yi unuttuğu kötü oldu. Çünkü onlar birbirlerine 5 saniyede bir, nereye gittiklerini hatırlatıyorlardı ve şimdi 10 saniye geçmişti ve katiyen hatırlamıyordu. Ne İnce'yi, ne Küba'yı ne de adının İri olduğunu. İnsana adını başkaları hatırlatır, balıklara da...<br />
<br />
O yüzden kayboldu derin sularında Atlantiğin. Ve koca bir balina onu da yuttu. Fakat mucize bu ya, balinanın midesinde İnce'yi buldu. Meğer onları yutan aynı balinaymış, İnce ölmemişmiş, tam tersi midenin sıcaklığında dirilmişmiş. Ama oradan çıkarsa ölecek. İri de oradan giderse, nereye gittiğini ve adını unutucak. O yüzden, artık ikisi de buradalar. Ne fark eder. İnsana sevdiğinin yanı cennettir. Sevmeden hiçbir şeyin tadı olmadığını, bu hikayeyi bilen bütün balıklar bilir.<br />
Ya insanlar?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İf you think ...]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5305</link>
			<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:28:15 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5305</guid>
			<description><![CDATA[If you think setting up dominoes takes talent,<br />
take a look at this... <br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[If you think setting up dominoes takes talent,<br />
take a look at this... <br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevgi çiçeği gül,kanseri iyileştiriyor.]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5304</link>
			<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 08:38:58 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5304</guid>
			<description><![CDATA[Kadınlar için vazgeçilmez sevgi ifadesi 'gül'ün, duyguların yanı sıra sağlığa da katkısı ortaya çıktı. Gül çiçeği ve yağının radyasyona maruz kalan hastaların parçalanan hücrelerinin onarılmasında olumlu etki sağladığı tespit edildi.<br />
<br />
Isparta gülünün sağlık alanındaki etkileri üzerinde araştırma yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, gül çiçeği ve gül yağının cilt kanseri başta olmak üzere radyasyona maruz kalan hastaların parçalanan hücrelerinin onarılmasında olumlu etki sağladığının tespit edildiğini bildirdi.<br />
<br />
Altıntaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren gülün şifa dağıtan bir bitki olarak görüldüğünü ve bu şekilde işlendiğini belirterek, kendilerinin de bu bilgilere dayanarak, yeni araştırmalar üzerinde çalıştıklarını ifade etti.<br />
<br />
Gülün kanser üzerindeki etkilerini incelediklerini vurgulayan Altıntaş, gül çiçeği ve gül yağının kanser tedavisinde kullanılabileceğini söyledi.<br />
<br />
Kanser hastalarında oluşan tahribatın giderilmesi konusunda gülün etkin rol oynadığını belirlediklerini anlatan Altıntaş, ''Bilimsel araştırma kapsamında gül çiçeği ve türevlerinin antioksidan etkisinin olduğu ve kanserli dokuların onarılmasında olumlu sonuç elde edildiği tespit edildi'' dedi.<br />
<br />
Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde dört yıl önce kanser teşhisi konulan hastaların kan hücrelerinde gül çiçeği ve gül yağının etkisi üzerinde laboratuvar ortamında çalışma yaptıklarını anlatan Altıntaş, ''Bu çalışmanın ardından bir de deri hücreleri üzerinde çalışma gerçekleştirdik. Kanser teşhisi konulan hastanın derisinden alınan parça üzerindeki hücreler üzerinde çalıştık ve onarıcı özelliğinin olduğunu tespit ettik'' diye konuştu.<br />
<br />
Altıntaş, bu araştırmanın, cilt kanserleri başta olmak üzere, kanser hastalığı yüzünden tahrip olan derinin onarılmasında gül çiçeği ve gül yağının kullanılabileceğini ortaya çıkardığını, gülün ruh sağlığı, kas, sinir gevşetici özellikleriyle de ön plana çıktığını vurguladı.<br />
<br />
Son çalışmanın henüz yayınlanmadığını ifade eden Altıntaş, en kısa zamanda bu çalışmanın da yayınlanacağını da bildirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kadınlar için vazgeçilmez sevgi ifadesi 'gül'ün, duyguların yanı sıra sağlığa da katkısı ortaya çıktı. Gül çiçeği ve yağının radyasyona maruz kalan hastaların parçalanan hücrelerinin onarılmasında olumlu etki sağladığı tespit edildi.<br />
<br />
Isparta gülünün sağlık alanındaki etkileri üzerinde araştırma yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, gül çiçeği ve gül yağının cilt kanseri başta olmak üzere radyasyona maruz kalan hastaların parçalanan hücrelerinin onarılmasında olumlu etki sağladığının tespit edildiğini bildirdi.<br />
<br />
Altıntaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren gülün şifa dağıtan bir bitki olarak görüldüğünü ve bu şekilde işlendiğini belirterek, kendilerinin de bu bilgilere dayanarak, yeni araştırmalar üzerinde çalıştıklarını ifade etti.<br />
<br />
Gülün kanser üzerindeki etkilerini incelediklerini vurgulayan Altıntaş, gül çiçeği ve gül yağının kanser tedavisinde kullanılabileceğini söyledi.<br />
<br />
Kanser hastalarında oluşan tahribatın giderilmesi konusunda gülün etkin rol oynadığını belirlediklerini anlatan Altıntaş, ''Bilimsel araştırma kapsamında gül çiçeği ve türevlerinin antioksidan etkisinin olduğu ve kanserli dokuların onarılmasında olumlu sonuç elde edildiği tespit edildi'' dedi.<br />
<br />
Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde dört yıl önce kanser teşhisi konulan hastaların kan hücrelerinde gül çiçeği ve gül yağının etkisi üzerinde laboratuvar ortamında çalışma yaptıklarını anlatan Altıntaş, ''Bu çalışmanın ardından bir de deri hücreleri üzerinde çalışma gerçekleştirdik. Kanser teşhisi konulan hastanın derisinden alınan parça üzerindeki hücreler üzerinde çalıştık ve onarıcı özelliğinin olduğunu tespit ettik'' diye konuştu.<br />
<br />
Altıntaş, bu araştırmanın, cilt kanserleri başta olmak üzere, kanser hastalığı yüzünden tahrip olan derinin onarılmasında gül çiçeği ve gül yağının kullanılabileceğini ortaya çıkardığını, gülün ruh sağlığı, kas, sinir gevşetici özellikleriyle de ön plana çıktığını vurguladı.<br />
<br />
Son çalışmanın henüz yayınlanmadığını ifade eden Altıntaş, en kısa zamanda bu çalışmanın da yayınlanacağını da bildirdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kareler 75]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5303</link>
			<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 19:50:37 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5303</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kışın kilo vermek değil kilo almamak önemli]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5302</link>
			<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 11:40:19 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5302</guid>
			<description><![CDATA[Kışın telaşına ve rehavetine düşmeye gerek yok. Sağlıklı ve bilinçli beslenerek hastalıklardan korunabiliriz. Bunun için de doğru besini doğru zamanda almak lazım.<br />
 <br />
Örneğin, tam da mevsimi gelmişken brokoli ile ilk adımı atmalı, havuç ile devam etmeliyiz. Kışın kendinizi brokoli ile yeniden canlandırın. <br />
<br />
Kış aylarında doğru beslenerek kilo almamak için işe bağışıklık sisteminizi güçlendirerek başlayın. Bunun için de önce brokoli kürü ile havuç rendesini salatalardan eksik etmeyin. Günde en az bir bardak kuşburnu çayı için ve haftada 3 kere balık yemeyi de unutmayın. <br />
<br />
Soğuk havalarla birlikte hepimizde 'Aman hastalığa yakalanmayayım.' telaşı başlar. Enerji ihtiyacının artması, evde geçirilen zamanın daha fazla olması ve yüksek enerjili besin seçiminin artışıyla birlikte atıştırma isteği de giderek yükselir. Medical Park Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Gizem Keservuran, hasta olmama telaşına düşmek yerine bilinçlenip sağlıklı ve zayıf bir kış geçirmenin yollarını anlattı. <br />
<br />
Hastalanmamak önce bağışıklık sistemimizi güçlendirerek işe başlamamız gerektiğini söyleyen Keservuran, "Kışın telaşına ve rehavetine düşmeye gerek yok. Sağlıklı ve bilinçli beslenerek, hastalıklardan korunabiliriz. Bunun için de doğru besini doğru zamanda almak lazım. Örneğin, tam da mevsimi gelmişken brokoli ile ilk adımı atmalı, havuç ile devam etmeliyiz. Kışın kendinizi brokoli ile yeniden canlandırın. İster yoğurtlu sarımsaklı brokoli salatası, ister çiğ bademli, balsamik sirkeli brokoli salatası, isterseniz cevizli, nar ekşili brokoli salatası ile sofranızı renklendirin, isterseniz mevsim sebzeleri ile bol baharatlı brokoli çorbanızı tüketin. Brokoli, yüksek antioksidan içeriği ile vücut direncini artırır ve daha rahat bir kış dönemi geçirmenizi sağlar." diyor. <br />
<br />
Kışın sebzeler sofradan eksik olmasın <br />
<br />
Bahar ve kış ayları boyunca salatalarınızdan havuç rendesini eksik etmeyin, yüksek antioksidan içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Şeker hastalığınız veya karaciğer rahatsızlığınız yok ise gün aşırı 1 bardak havuç suyu içerek antioksidan alımını daha da artırabilirsiniz. Şeker hastalığınız yok ise kış ayları boyunca hem artan enerji ihtiyacını karşılamak hem de güne güçlü başlamak adına kahvaltıda 1 tatlı kaşığı çiçek balı veya 1 yemek kaşığı kara üzüm pekmezi tüketebilirsiniz. <br />
<br />
Tükettiğiniz her lokmanın kaliteli olmasına özen gösterin <br />
<br />
Her gün 1 kupa kuşburnu çayınızı içmeyi ihmal etmeyin, kan şekerini dengelemek adına içtiğiniz tüm çaylara çubuk tarçın eklemeyi de unutmayın. Güneşten mahrum kaldığımız kış aylarında D vitamini ihtiyacınızı karşılayabilmek için haftada en az 3 kere balık eti tüketmeye çalışın. Av yasağının da kalkmasıyla çeşitlenen balık reyonlarında tercihinizi hamsi, istavrit, çinekop, ithal somondan yana kullanın. Diğer günlerde ise sofranızda hindi etine yer verin. Hindi eti hem demir minerali açısından zengin hem kolesterol içeriği düşük hem de zengin protein kaynağıdır. Et grubu besininizi pişirirken ızgara, buğulama, fırın gibi sağlıklı pişirme tekniklerini tercih edin. <br />
<br />
*** <br />
<br />
Kışın bağışıklık sistemini güçlendirerek ince kalmanın püf noktaları <br />
<br />
Yaşlılar haftada 2 gün 1 tam yumurta tüketebilir, haftanın 7 günü ise 1 katı yumurta beyazı mutlaka tüketilmeli. <br />
<br />
Yetişkinler haftada 3 gün, çocuklar ise haftada 4-5 gün 1 tam yumurta tüketebilir. <br />
<br />
Yine zengin omega 3 kaynağı olan cevize günlük beslenmemizde yer vermeliyiz. <br />
<br />
Kilo alımını engellemek, kan şekerimizi dengelemek adına ara öğün tüketimi adeta bir kanun. <br />
<br />
Ara öğünde; 1 tam ceviz içi yanında sevdiğiniz, antioksidan ve C vitamini içeriği yüksek olan bir meyve tüketmeniz oldukça zevkli bir tercih olabilir. Örnek: 1 tam ceviz içi + 1 adet kivi / 1 orta dilim ananas / 4 adet günkurusu + çubuk tarçınlı kuşburnu çayı, adeta hastalıklardan korunma kalkanınız hazır. <br />
<br />
Ara öğünlerde kek, kurabiye yerine, 1 küçük kâse yoğurdu toz tarçın ile renklendirip tüketebilirsiniz. <br />
<br />
Meyve tercihlerimizde turunçgillere&#8211;portakal, limon, mandaline özellikle yer vermeliyiz. Portakal, limon, mandalini kabuğunu soyup tüketiyoruz, bu meyvelerin kabuklarının da antioksidan ve C vitamini açısından bir cevher olduğunu unutmamalıyız. <br />
<br />
Yoğurdunuzun içine rendeleyeceğiniz portakal veya mandalin kabuğu bu cevherden faydalanmanın bir yolu olabilir. Demlediğiniz bitki çayınızın içine 1 dilim portakal kabuğu ekleyebilirsiniz. <br />
<br />
Çocuklarınıza sadece portakal suyu sıkmayın, portakal + havuç + elma + ananas suyunu karıştırın, böylece C vitamini deposunu antioksidanlarla da zenginleştirmiş olacaksınız. <br />
<br />
Yemeklerde bol baharat kullanın, acıbiberin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini unutmayın.<br />
<br />
B grubu vitaminlerden zengin tam buğday ve çavdar ekmeğini mutfağınızdan eksik etmeyin. <br />
<br />
Son olarak haftada 1-2 gün sofranızda zengin protein ve demir kaynağı olan yeşil mercimeğe yer verin.<br />
alıntı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kışın telaşına ve rehavetine düşmeye gerek yok. Sağlıklı ve bilinçli beslenerek hastalıklardan korunabiliriz. Bunun için de doğru besini doğru zamanda almak lazım.<br />
 <br />
Örneğin, tam da mevsimi gelmişken brokoli ile ilk adımı atmalı, havuç ile devam etmeliyiz. Kışın kendinizi brokoli ile yeniden canlandırın. <br />
<br />
Kış aylarında doğru beslenerek kilo almamak için işe bağışıklık sisteminizi güçlendirerek başlayın. Bunun için de önce brokoli kürü ile havuç rendesini salatalardan eksik etmeyin. Günde en az bir bardak kuşburnu çayı için ve haftada 3 kere balık yemeyi de unutmayın. <br />
<br />
Soğuk havalarla birlikte hepimizde 'Aman hastalığa yakalanmayayım.' telaşı başlar. Enerji ihtiyacının artması, evde geçirilen zamanın daha fazla olması ve yüksek enerjili besin seçiminin artışıyla birlikte atıştırma isteği de giderek yükselir. Medical Park Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Gizem Keservuran, hasta olmama telaşına düşmek yerine bilinçlenip sağlıklı ve zayıf bir kış geçirmenin yollarını anlattı. <br />
<br />
Hastalanmamak önce bağışıklık sistemimizi güçlendirerek işe başlamamız gerektiğini söyleyen Keservuran, "Kışın telaşına ve rehavetine düşmeye gerek yok. Sağlıklı ve bilinçli beslenerek, hastalıklardan korunabiliriz. Bunun için de doğru besini doğru zamanda almak lazım. Örneğin, tam da mevsimi gelmişken brokoli ile ilk adımı atmalı, havuç ile devam etmeliyiz. Kışın kendinizi brokoli ile yeniden canlandırın. İster yoğurtlu sarımsaklı brokoli salatası, ister çiğ bademli, balsamik sirkeli brokoli salatası, isterseniz cevizli, nar ekşili brokoli salatası ile sofranızı renklendirin, isterseniz mevsim sebzeleri ile bol baharatlı brokoli çorbanızı tüketin. Brokoli, yüksek antioksidan içeriği ile vücut direncini artırır ve daha rahat bir kış dönemi geçirmenizi sağlar." diyor. <br />
<br />
Kışın sebzeler sofradan eksik olmasın <br />
<br />
Bahar ve kış ayları boyunca salatalarınızdan havuç rendesini eksik etmeyin, yüksek antioksidan içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Şeker hastalığınız veya karaciğer rahatsızlığınız yok ise gün aşırı 1 bardak havuç suyu içerek antioksidan alımını daha da artırabilirsiniz. Şeker hastalığınız yok ise kış ayları boyunca hem artan enerji ihtiyacını karşılamak hem de güne güçlü başlamak adına kahvaltıda 1 tatlı kaşığı çiçek balı veya 1 yemek kaşığı kara üzüm pekmezi tüketebilirsiniz. <br />
<br />
Tükettiğiniz her lokmanın kaliteli olmasına özen gösterin <br />
<br />
Her gün 1 kupa kuşburnu çayınızı içmeyi ihmal etmeyin, kan şekerini dengelemek adına içtiğiniz tüm çaylara çubuk tarçın eklemeyi de unutmayın. Güneşten mahrum kaldığımız kış aylarında D vitamini ihtiyacınızı karşılayabilmek için haftada en az 3 kere balık eti tüketmeye çalışın. Av yasağının da kalkmasıyla çeşitlenen balık reyonlarında tercihinizi hamsi, istavrit, çinekop, ithal somondan yana kullanın. Diğer günlerde ise sofranızda hindi etine yer verin. Hindi eti hem demir minerali açısından zengin hem kolesterol içeriği düşük hem de zengin protein kaynağıdır. Et grubu besininizi pişirirken ızgara, buğulama, fırın gibi sağlıklı pişirme tekniklerini tercih edin. <br />
<br />
*** <br />
<br />
Kışın bağışıklık sistemini güçlendirerek ince kalmanın püf noktaları <br />
<br />
Yaşlılar haftada 2 gün 1 tam yumurta tüketebilir, haftanın 7 günü ise 1 katı yumurta beyazı mutlaka tüketilmeli. <br />
<br />
Yetişkinler haftada 3 gün, çocuklar ise haftada 4-5 gün 1 tam yumurta tüketebilir. <br />
<br />
Yine zengin omega 3 kaynağı olan cevize günlük beslenmemizde yer vermeliyiz. <br />
<br />
Kilo alımını engellemek, kan şekerimizi dengelemek adına ara öğün tüketimi adeta bir kanun. <br />
<br />
Ara öğünde; 1 tam ceviz içi yanında sevdiğiniz, antioksidan ve C vitamini içeriği yüksek olan bir meyve tüketmeniz oldukça zevkli bir tercih olabilir. Örnek: 1 tam ceviz içi + 1 adet kivi / 1 orta dilim ananas / 4 adet günkurusu + çubuk tarçınlı kuşburnu çayı, adeta hastalıklardan korunma kalkanınız hazır. <br />
<br />
Ara öğünlerde kek, kurabiye yerine, 1 küçük kâse yoğurdu toz tarçın ile renklendirip tüketebilirsiniz. <br />
<br />
Meyve tercihlerimizde turunçgillere&#8211;portakal, limon, mandaline özellikle yer vermeliyiz. Portakal, limon, mandalini kabuğunu soyup tüketiyoruz, bu meyvelerin kabuklarının da antioksidan ve C vitamini açısından bir cevher olduğunu unutmamalıyız. <br />
<br />
Yoğurdunuzun içine rendeleyeceğiniz portakal veya mandalin kabuğu bu cevherden faydalanmanın bir yolu olabilir. Demlediğiniz bitki çayınızın içine 1 dilim portakal kabuğu ekleyebilirsiniz. <br />
<br />
Çocuklarınıza sadece portakal suyu sıkmayın, portakal + havuç + elma + ananas suyunu karıştırın, böylece C vitamini deposunu antioksidanlarla da zenginleştirmiş olacaksınız. <br />
<br />
Yemeklerde bol baharat kullanın, acıbiberin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini unutmayın.<br />
<br />
B grubu vitaminlerden zengin tam buğday ve çavdar ekmeğini mutfağınızdan eksik etmeyin. <br />
<br />
Son olarak haftada 1-2 gün sofranızda zengin protein ve demir kaynağı olan yeşil mercimeğe yer verin.<br />
alıntı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[5 HDTV efsanesi]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5301</link>
			<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 11:32:15 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5301</guid>
			<description><![CDATA[HDTV hakkında ne kadar bilginiz var? Elektronik mağazada dolaşan insanlar neden yanlış bilgilendirilmiş oluyorlar. HDTV alışverişine gitmeden önce gerçekten tüm özellikleri okumaya ihtiyacınız var mı? Öğrenmeniz gereken en önemli şeyler neler?<br />
<br />
Howstuffworks.com isimli sitede yer alan habere göre, işte HDTV hakkında doğru bilinen yanlışlar;<br />
<br />
1. Daha büyük ekran ve daha yüksek çözünürlük her zaman HDTV için iyidir: Daha büyük rakamlar her zaman görüntüyü daha iyi yapmaz. Aynı çözünürlüğe sahip iki televizyona aynı uzaklıktan bakarsanız, daha geniş görüntü daha küçük olana göre daha keskin değildir. DVD ya da dijital kablo üzerindeki HDTV yayınları için, dijital sinyal ölçeklendirilebilir. Eğer analog sinyal alıyorsanız, bir kanalı ya da gösteriyi orijinal dijital kalitesinde izleyemezsiniz. <br />
<br />
2. HTDV için HDMI kabloları gerekiyor: Satıcılar HDTV ile birlikte satın almanız gerekenler listesine çok pahalı olan HDMI kabloları da ekler. Eğer gerçekten HDTV için bu kablolara ihtiyacınız varsa satın alın. <br />
<br />
Yüksek çözünürlüklü Multimedya arayüzü (HDMI), cihazlar arasında dijital ses ve görüntüyü gönderen standarttır. Panasonic, Sony and Toshiba gibi ev sinema sisteminde HDMI standarttır. 2008 yılında 800'den fazla üretici standartlaşma kararı aldı ve 229 milyon HDMI içeren cihazları piyasaya sundu. Bu listede HDTV'ler, BlueRay oynatıcılar, kişisel bilgisayarlar, oyun konsolları ve dijital video kameralar var. Kısaca, HDTV'niz için HDMI kablo almanız zorunlu değil, ancak HD video izlediğinizde diğer bağlantı teknolojilerinden daha iyi kalite sunacaktır. <br />
<br />
3. HDTV satın alarak, otomatik olarak HD televizyon sahibi oluyorsunuz: Oturma odanız için HDTV satın aldığınızda tüm televizyon görüntülerinde HDTV kalitesine sahip olduğunuz anlamına gelmiyor. Kontrol etmeniz gereken iki konu var: aldığınız sinyalin türü ve bu sinyali televizyonuza nasıl geldiğidir. <br />
<br />
Öncelikle, orijinal videonun yüksek çözünürlükte olduğundan emin olun. Bazı kanallar dijital yayın sunduklarını söylerler. Fakat, bu konuda uyanık olun. Bİrçok HDTV kanalı HDTV broadcast'e sahiptir. Ancak, aynı standart çözünürlükte gösteriyor. Blu-ray oynatıcılar aynı zamanda yüksek çözünürlüklü videolar sunuyor. <br />
<br />
İkincisi, dijital sinyal gibi aldığiniz videoyu da kontrol edin. Bu blu-ray oynatıcılar için otomatiktir. Broadcast televizyon için bu dijital anten, dijital kablolu televizyon ya da dijital uydulu televizyon kullanma anlamına geliyor. <br />
<br />
Son ekstra adım ise, DVI ya da HDMI gibi dijital bağlantı kullanmak. Eğer analog bağlantı kullanırsanız kalitedeki iyileşmeyi farkedebilir ya da farketmeyebilirsiniz. <br />
<br />
4. Tüm düz panel televizyonlar HDTV'dir: HDTV sadece düz panel değildir. Düz panel televizyonlar ince-profil ekrana sahiptir ve birçok plazma ya da LCD televizyonda aynı şekildedir. Bu düz panel teknolojilerin her biri daha yüksek çözünürlüklü görüntü sağlıyor. Ancak, bu düz panellerin hepsinin HDTV olduğu anlamına gelmiyor. HDTV'lerde uygun ekran ölçüleri gerekiyor. Örneğin, Amerika 16/9 oranını kullanıyor. <br />
<br />
5. DTV, HDTV'dir: Hiçbir zaman dijital göstergeli televizyonunuz ya da dijital kablonuz veya uydu televizyonunuz olmadıysa, muhtemelen hiçbir fark göremezsiniz. Fakat, DTV, HDTV ile aynı şey değildir. Dijital televizyon HDTV desteklerken, tüm kanallar yüksek çözünürlükte yayın yapmıyor ya da tüm programlar HD olarak üretilmiyor.<br />
alıntı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HDTV hakkında ne kadar bilginiz var? Elektronik mağazada dolaşan insanlar neden yanlış bilgilendirilmiş oluyorlar. HDTV alışverişine gitmeden önce gerçekten tüm özellikleri okumaya ihtiyacınız var mı? Öğrenmeniz gereken en önemli şeyler neler?<br />
<br />
Howstuffworks.com isimli sitede yer alan habere göre, işte HDTV hakkında doğru bilinen yanlışlar;<br />
<br />
1. Daha büyük ekran ve daha yüksek çözünürlük her zaman HDTV için iyidir: Daha büyük rakamlar her zaman görüntüyü daha iyi yapmaz. Aynı çözünürlüğe sahip iki televizyona aynı uzaklıktan bakarsanız, daha geniş görüntü daha küçük olana göre daha keskin değildir. DVD ya da dijital kablo üzerindeki HDTV yayınları için, dijital sinyal ölçeklendirilebilir. Eğer analog sinyal alıyorsanız, bir kanalı ya da gösteriyi orijinal dijital kalitesinde izleyemezsiniz. <br />
<br />
2. HTDV için HDMI kabloları gerekiyor: Satıcılar HDTV ile birlikte satın almanız gerekenler listesine çok pahalı olan HDMI kabloları da ekler. Eğer gerçekten HDTV için bu kablolara ihtiyacınız varsa satın alın. <br />
<br />
Yüksek çözünürlüklü Multimedya arayüzü (HDMI), cihazlar arasında dijital ses ve görüntüyü gönderen standarttır. Panasonic, Sony and Toshiba gibi ev sinema sisteminde HDMI standarttır. 2008 yılında 800'den fazla üretici standartlaşma kararı aldı ve 229 milyon HDMI içeren cihazları piyasaya sundu. Bu listede HDTV'ler, BlueRay oynatıcılar, kişisel bilgisayarlar, oyun konsolları ve dijital video kameralar var. Kısaca, HDTV'niz için HDMI kablo almanız zorunlu değil, ancak HD video izlediğinizde diğer bağlantı teknolojilerinden daha iyi kalite sunacaktır. <br />
<br />
3. HDTV satın alarak, otomatik olarak HD televizyon sahibi oluyorsunuz: Oturma odanız için HDTV satın aldığınızda tüm televizyon görüntülerinde HDTV kalitesine sahip olduğunuz anlamına gelmiyor. Kontrol etmeniz gereken iki konu var: aldığınız sinyalin türü ve bu sinyali televizyonuza nasıl geldiğidir. <br />
<br />
Öncelikle, orijinal videonun yüksek çözünürlükte olduğundan emin olun. Bazı kanallar dijital yayın sunduklarını söylerler. Fakat, bu konuda uyanık olun. Bİrçok HDTV kanalı HDTV broadcast'e sahiptir. Ancak, aynı standart çözünürlükte gösteriyor. Blu-ray oynatıcılar aynı zamanda yüksek çözünürlüklü videolar sunuyor. <br />
<br />
İkincisi, dijital sinyal gibi aldığiniz videoyu da kontrol edin. Bu blu-ray oynatıcılar için otomatiktir. Broadcast televizyon için bu dijital anten, dijital kablolu televizyon ya da dijital uydulu televizyon kullanma anlamına geliyor. <br />
<br />
Son ekstra adım ise, DVI ya da HDMI gibi dijital bağlantı kullanmak. Eğer analog bağlantı kullanırsanız kalitedeki iyileşmeyi farkedebilir ya da farketmeyebilirsiniz. <br />
<br />
4. Tüm düz panel televizyonlar HDTV'dir: HDTV sadece düz panel değildir. Düz panel televizyonlar ince-profil ekrana sahiptir ve birçok plazma ya da LCD televizyonda aynı şekildedir. Bu düz panel teknolojilerin her biri daha yüksek çözünürlüklü görüntü sağlıyor. Ancak, bu düz panellerin hepsinin HDTV olduğu anlamına gelmiyor. HDTV'lerde uygun ekran ölçüleri gerekiyor. Örneğin, Amerika 16/9 oranını kullanıyor. <br />
<br />
5. DTV, HDTV'dir: Hiçbir zaman dijital göstergeli televizyonunuz ya da dijital kablonuz veya uydu televizyonunuz olmadıysa, muhtemelen hiçbir fark göremezsiniz. Fakat, DTV, HDTV ile aynı şey değildir. Dijital televizyon HDTV desteklerken, tüm kanallar yüksek çözünürlükte yayın yapmıyor ya da tüm programlar HD olarak üretilmiyor.<br />
alıntı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allah'ı seven, Peygamber'e itaat eder.]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5300</link>
			<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 08:24:53 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5300</guid>
			<description><![CDATA[Sünnet, hayatımızın hayatı ve ruhumuz içre de bir ruhtur. Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan da sünneti desteklemekte, desteklemekten de öte, onun İslâm'daki esaslı ve vazgeçilmez yerini tesbit ve tasrih buyurmaktadır. İşte, bu tesbit ve tasrihle alâkalı âyetler: <br />
<br />
1. Kur'ân-ı Kerim'de birkaç yerde, birbirinin aynı veya çok az değişiği lafızlarla şöyle buyrulur: "O (Allah) ki, ümmîler içinde kendilerinden bir Resûl ba's buyurdu. (O Resûl), onlara Allah'ın âyetlerini okuyor, onları temizliyor ve onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor..." Cuma sûresi, 62/2. <br />
<br />
Hemen hemen büyük çoğunluğu itibarıyla muhaddisîn ve müfessirîn-i kiram, âyette geçen 'hikmet' kelimesinden 'sünnet'i anlamışlardır. Çünkü mucize olan Kur'ân-ı Kerim'in içinde gelişigüzel sıkıştırılmış kelimeler, maksada kapalı ifadeler ve gereksiz itnab, yani yok yere kelime dökme ve sözü uzatma olamayacağından, söz konusu âyet-i kerimede, hikmetten kasıt, kitap veya kitabın bir kısmı olamaz; zira o zaman, hikmet, kitap üzerine atıf yapılmazdı. Evet, burada kitaptan maksat, çok âyetlerde de geçtiği üzere Kur'ân-ı Kerim'dir. Hikmet ise kitabın icmâlini tafsîl, mübhemini tefsîr, umumî olanını tahsîs ve mutlakını takyîd bâbında, Allah Resûlü'nden şerefsüdûr olan sünnet-i seniyyedir. <br />
<br />
2. Bir başka âyet-i kerimede, Allah (celle celâluhu), peygamberlerini onlara itaat edilsin diye gönderdiğini ifade buyurur: "Biz gönderdiğimiz her peygamberi, başka değil, ancak -Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesi için gönderdik." (Nisâ Sûresi, 4/64) <br />
<br />
Allah, kendisine itaat edilsin diye peygamber gönderir. Peygambere itaat ise onun zatından dolayı değil, ferdî-içtimaî, maddî-mânevî aydınlığa vasıta ve vesile olması hasebiyle, Allah'ın memuru bulunması itibarıyladır. <br />
<br />
Evet: "Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve O'ndan yüz çevirmeyin." (Enfâl Sûresi, 8/20) <br />
<br />
"Allah'a itaat edin; Resûl'e itaat edin." (Nisâ Sûresi, 4/59) <br />
<br />
Âyetlerde ifade olunan Allah'a itaatle, Resûlullah'a itaat aynı şeyler değildir. Allah'ın emir ve nehiylerinde Allah'a, Resûlullah'ın emir ve nehiylerinde, yani O'nun sözlerinde, fiillerinde ve takrîrlerinde de O'na itaat açıkça Kur'ân-ı Kerim'in emridir. Çünkü Allah'a itaat adına Kur'ân-ı Kerim'in ortaya koyup ve Resûlullah'ın (sallallâhu aleyhi ve sellem); tebliğ buyurdukları emir ve nehiylerin dışında, bir de, müstakillen sünnet eksenli emirler-yasaklar, terğibler-terhibler, teşvikler-tavsiyeler var ki, bütün bunları ifade sadedinde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem); "Şüphesiz, bana kitab ve onunla birlikte bir benzeri, bir misli verildi." (Ebû Dâvûd, sünnet 5; Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, 4/130) buyurmaktadır. <br />
<br />
Ayrıca yukarıda misal olarak getirdiğimiz âyet-i kerimelerde, Allah'a ve Resûlü'ne ayrı ayrı itaat emredildikten sonra: "Resûlullah'tan yüz çevirmeyin!" deniliyor ki, bu da, sünnete ittiba etmemenin, hatta onu hafife almanın ve sorgulamanın bir nevi irtidat olduğunu ifham etmektedir. <br />
<br />
3. Bu mevzuyla alâkalı olarak, Kur'ân-ı Kerim'de geçen âyetlerden bazıları da şunlardır: <br />
<br />
a. "Ey iman edenler; Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin ve sizden olan ulü'l-emre de (içinizden çıkan, inanç, duygu ve düşüncelerinizi paylaşan, acıda, sevinçte, kederde sizinle beraber olan büyüklerinize de) itaat edin."(Nisâ Sûresi, 4/59) <br />
<br />
Âyet, Resûlullah'tan sonra gelen emir sahiplerine ve büyüklere itaati bile emrederken, insanlık adına büyükler büyüğü, kendilerine itaat edilmesi emrolunan büyüklerin de büyüğü, melcei, mencei Resûlullah'a itaat etmemek.. Kur'ân dışında O'nun sünnetini, yani mübarek sözlerini, fiillerini kâle almamak ve O'na ayrı bir emretme, yasaklama hakkı ve salahiyetini vermemek, acaba hangi insafla telif edilir? <br />
<br />
b. "Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve nizâa düşmeyin. Aksi hâlde gevşer, zaafa dûçâr olursunuz; kuvvetiniz, nusretiniz, devletiniz gider; sabredin ha!" (Enfâl Sûresi, 8/46) <br />
<br />
Bu İlâhî beyan, Allah'a ve Resûlullah'a itaati, nusretin, kuvvetin, birliğin ve devletin kaynağı saymaktadır. Resûlullah'a itaatten uzaklaşıldığı zaman, yani imam bilinmediği veya kâle alınmadığı zaman, tıpkı namaz imamında olduğu gibi, kimin hangi kıbleye döneceği belli olmaz; o hâlde, nizâa düşmemenin yolu, Resûlullah'a itaat ve iktidadır; nitekim bir başka âyette: "Kendi aranızda nizâa düştüğünüz zaman, Allah'a ve Resûlü'ne götürün!" (Nisâ Sûresi, 4/59) buyrulmaktadır. <br />
<br />
Hakikat bu iken ve bizi birleştirecek, içtimaî vahdetimizi sağlayacak mercî O ve O'nun sünneti iken, O'nun kudsî âsârını sorgulamanın neye müncer olacağı, acaba hiç düşünülmüş müdür? <br />
<br />
c. "De ki: 'Allah'ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin.'" (Âl-i İmrân Sûresi, 3/31) <br />
<br />
Allah'ı sevmek, Resûlullah'ı sevmek; Resûlullah'ı sevmek de Allah'ı sevmek demektir. Resûlullah sevilmeden Allah sevilemez ve O'nun sünnetine ittiba etmeden, Allah'ı sevme davasında bulunmak, boş bir iddiadır.<br />
<br />
ç. "Allah'ı ve ahiret gününü uman ve Allah'ı çok zikredip, Allah'la irtibatını kavî tutan ehl-i iman için, doğrusu Resûlullah misal alınacak insandır; O'nda, misal edinme adına çok güzel şeyler vardır." (Ahzâb Sûresi, 33/21) <br />
<br />
Değişik yönlere giden yollarda istikameti bulabilmek ve sırat-ı müstakîmde istikamet üzere yürüyebilmek için, istikameti temsil eden insana ittiba etmek, O'nun sünnetine uymak, yapılması gerekli olan biricik iştir.ZAMAN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sünnet, hayatımızın hayatı ve ruhumuz içre de bir ruhtur. Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan da sünneti desteklemekte, desteklemekten de öte, onun İslâm'daki esaslı ve vazgeçilmez yerini tesbit ve tasrih buyurmaktadır. İşte, bu tesbit ve tasrihle alâkalı âyetler: <br />
<br />
1. Kur'ân-ı Kerim'de birkaç yerde, birbirinin aynı veya çok az değişiği lafızlarla şöyle buyrulur: "O (Allah) ki, ümmîler içinde kendilerinden bir Resûl ba's buyurdu. (O Resûl), onlara Allah'ın âyetlerini okuyor, onları temizliyor ve onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor..." Cuma sûresi, 62/2. <br />
<br />
Hemen hemen büyük çoğunluğu itibarıyla muhaddisîn ve müfessirîn-i kiram, âyette geçen 'hikmet' kelimesinden 'sünnet'i anlamışlardır. Çünkü mucize olan Kur'ân-ı Kerim'in içinde gelişigüzel sıkıştırılmış kelimeler, maksada kapalı ifadeler ve gereksiz itnab, yani yok yere kelime dökme ve sözü uzatma olamayacağından, söz konusu âyet-i kerimede, hikmetten kasıt, kitap veya kitabın bir kısmı olamaz; zira o zaman, hikmet, kitap üzerine atıf yapılmazdı. Evet, burada kitaptan maksat, çok âyetlerde de geçtiği üzere Kur'ân-ı Kerim'dir. Hikmet ise kitabın icmâlini tafsîl, mübhemini tefsîr, umumî olanını tahsîs ve mutlakını takyîd bâbında, Allah Resûlü'nden şerefsüdûr olan sünnet-i seniyyedir. <br />
<br />
2. Bir başka âyet-i kerimede, Allah (celle celâluhu), peygamberlerini onlara itaat edilsin diye gönderdiğini ifade buyurur: "Biz gönderdiğimiz her peygamberi, başka değil, ancak -Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesi için gönderdik." (Nisâ Sûresi, 4/64) <br />
<br />
Allah, kendisine itaat edilsin diye peygamber gönderir. Peygambere itaat ise onun zatından dolayı değil, ferdî-içtimaî, maddî-mânevî aydınlığa vasıta ve vesile olması hasebiyle, Allah'ın memuru bulunması itibarıyladır. <br />
<br />
Evet: "Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve O'ndan yüz çevirmeyin." (Enfâl Sûresi, 8/20) <br />
<br />
"Allah'a itaat edin; Resûl'e itaat edin." (Nisâ Sûresi, 4/59) <br />
<br />
Âyetlerde ifade olunan Allah'a itaatle, Resûlullah'a itaat aynı şeyler değildir. Allah'ın emir ve nehiylerinde Allah'a, Resûlullah'ın emir ve nehiylerinde, yani O'nun sözlerinde, fiillerinde ve takrîrlerinde de O'na itaat açıkça Kur'ân-ı Kerim'in emridir. Çünkü Allah'a itaat adına Kur'ân-ı Kerim'in ortaya koyup ve Resûlullah'ın (sallallâhu aleyhi ve sellem); tebliğ buyurdukları emir ve nehiylerin dışında, bir de, müstakillen sünnet eksenli emirler-yasaklar, terğibler-terhibler, teşvikler-tavsiyeler var ki, bütün bunları ifade sadedinde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem); "Şüphesiz, bana kitab ve onunla birlikte bir benzeri, bir misli verildi." (Ebû Dâvûd, sünnet 5; Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, 4/130) buyurmaktadır. <br />
<br />
Ayrıca yukarıda misal olarak getirdiğimiz âyet-i kerimelerde, Allah'a ve Resûlü'ne ayrı ayrı itaat emredildikten sonra: "Resûlullah'tan yüz çevirmeyin!" deniliyor ki, bu da, sünnete ittiba etmemenin, hatta onu hafife almanın ve sorgulamanın bir nevi irtidat olduğunu ifham etmektedir. <br />
<br />
3. Bu mevzuyla alâkalı olarak, Kur'ân-ı Kerim'de geçen âyetlerden bazıları da şunlardır: <br />
<br />
a. "Ey iman edenler; Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin ve sizden olan ulü'l-emre de (içinizden çıkan, inanç, duygu ve düşüncelerinizi paylaşan, acıda, sevinçte, kederde sizinle beraber olan büyüklerinize de) itaat edin."(Nisâ Sûresi, 4/59) <br />
<br />
Âyet, Resûlullah'tan sonra gelen emir sahiplerine ve büyüklere itaati bile emrederken, insanlık adına büyükler büyüğü, kendilerine itaat edilmesi emrolunan büyüklerin de büyüğü, melcei, mencei Resûlullah'a itaat etmemek.. Kur'ân dışında O'nun sünnetini, yani mübarek sözlerini, fiillerini kâle almamak ve O'na ayrı bir emretme, yasaklama hakkı ve salahiyetini vermemek, acaba hangi insafla telif edilir? <br />
<br />
b. "Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve nizâa düşmeyin. Aksi hâlde gevşer, zaafa dûçâr olursunuz; kuvvetiniz, nusretiniz, devletiniz gider; sabredin ha!" (Enfâl Sûresi, 8/46) <br />
<br />
Bu İlâhî beyan, Allah'a ve Resûlullah'a itaati, nusretin, kuvvetin, birliğin ve devletin kaynağı saymaktadır. Resûlullah'a itaatten uzaklaşıldığı zaman, yani imam bilinmediği veya kâle alınmadığı zaman, tıpkı namaz imamında olduğu gibi, kimin hangi kıbleye döneceği belli olmaz; o hâlde, nizâa düşmemenin yolu, Resûlullah'a itaat ve iktidadır; nitekim bir başka âyette: "Kendi aranızda nizâa düştüğünüz zaman, Allah'a ve Resûlü'ne götürün!" (Nisâ Sûresi, 4/59) buyrulmaktadır. <br />
<br />
Hakikat bu iken ve bizi birleştirecek, içtimaî vahdetimizi sağlayacak mercî O ve O'nun sünneti iken, O'nun kudsî âsârını sorgulamanın neye müncer olacağı, acaba hiç düşünülmüş müdür? <br />
<br />
c. "De ki: 'Allah'ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin.'" (Âl-i İmrân Sûresi, 3/31) <br />
<br />
Allah'ı sevmek, Resûlullah'ı sevmek; Resûlullah'ı sevmek de Allah'ı sevmek demektir. Resûlullah sevilmeden Allah sevilemez ve O'nun sünnetine ittiba etmeden, Allah'ı sevme davasında bulunmak, boş bir iddiadır.<br />
<br />
ç. "Allah'ı ve ahiret gününü uman ve Allah'ı çok zikredip, Allah'la irtibatını kavî tutan ehl-i iman için, doğrusu Resûlullah misal alınacak insandır; O'nda, misal edinme adına çok güzel şeyler vardır." (Ahzâb Sûresi, 33/21) <br />
<br />
Değişik yönlere giden yollarda istikameti bulabilmek ve sırat-ı müstakîmde istikamet üzere yürüyebilmek için, istikameti temsil eden insana ittiba etmek, O'nun sünnetine uymak, yapılması gerekli olan biricik iştir.ZAMAN]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Writing Academic English, Fourth Edition (with key)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5299</link>
			<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 23:36:17 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5299</guid>
			<description><![CDATA[The authors' straightforward writing style is reflected in the book as their personal teaching philosophy. The book has numerous attributes, the first one of which is the exclusion of double page organisational charts at the beginning of the book. These well-meaning charts dividing the book into sections, categories, or chapters have hopefully been relegated to the far flung corners of publishing houses for all eternity. Instead, the contents of Writing Academic English are clearly stated and spaciously arranged. It is crucial that books of this type are effectively organised with the important components taught in small step-by-step units. The authors' commitment to concision and clarity is again reinforced with clear illustrations and examples.<br />
<br />
 <br />
<br />
The book is divided into three parts and fourteen chapters with no less than four appendices. Intelligent use has been made of a word processor, the charts, diagrams, shading around boxes, and highlighted headings add character to the presentation without overdoing it. At all times the presentation remains clear and focused. The charming pictographic inclusion of artifacts from academies and museums, for example, the Native American symbols from Alaska on page two, add a welcome degree of relief and interest from the rigorous textual demands. Other attractive features of this book include the practice lessons and culturally appropriate model paragraphs, tips and tricks on how you can use your computer to support your essay writing, thoughtful annotations at the base of each page explaining tricky vocabulary for the non-native speaker, and a sprinkling of cross references to guide the student painlessly through.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Keys and missing pages added to "mirror box" by hanh_vn (see comments for details)<br />
<br />
File size: 36 MB <br />
File type: Scanned PDF<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[The authors' straightforward writing style is reflected in the book as their personal teaching philosophy. The book has numerous attributes, the first one of which is the exclusion of double page organisational charts at the beginning of the book. These well-meaning charts dividing the book into sections, categories, or chapters have hopefully been relegated to the far flung corners of publishing houses for all eternity. Instead, the contents of Writing Academic English are clearly stated and spaciously arranged. It is crucial that books of this type are effectively organised with the important components taught in small step-by-step units. The authors' commitment to concision and clarity is again reinforced with clear illustrations and examples.<br />
<br />
 <br />
<br />
The book is divided into three parts and fourteen chapters with no less than four appendices. Intelligent use has been made of a word processor, the charts, diagrams, shading around boxes, and highlighted headings add character to the presentation without overdoing it. At all times the presentation remains clear and focused. The charming pictographic inclusion of artifacts from academies and museums, for example, the Native American symbols from Alaska on page two, add a welcome degree of relief and interest from the rigorous textual demands. Other attractive features of this book include the practice lessons and culturally appropriate model paragraphs, tips and tricks on how you can use your computer to support your essay writing, thoughtful annotations at the base of each page explaining tricky vocabulary for the non-native speaker, and a sprinkling of cross references to guide the student painlessly through.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Keys and missing pages added to "mirror box" by hanh_vn (see comments for details)<br />
<br />
File size: 36 MB <br />
File type: Scanned PDF<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&quot;Top Galatasaray'da!'&quot;]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5298</link>
			<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 22:18:47 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5298</guid>
			<description><![CDATA[Kayserispor'un yeni basın sözcüsü Oğuz Ortaköylüoğlu, Ali Turan için pazarlığa hazır olduklarını belirtti.<br />
<br />
Önce &#8220;Ali Turan&#8217;ı Galatasaray&#8217;a verdik&#8221; diyen, sonra da Galatasaray&#8217;la dalga geçtiğini iddia eden Kayserispor Basın Sözcüsü Yücel Şahin&#8217;in işine son veren Anadolu kulübü, Oğuz Ortaköylüoğlu&#8217;nu göreve getirmişti. Yeni basın sözcüsü de ilginç açıklamalarda bulundu. Ortaköylüoğlu, &#8220;Galatasaray&#8217;a Ali Turan konusunda geçtiğimiz günlerde bir teklif yaptık. Top artık onlarda. Biz cevap bekliyoruz&#8221; diye görüş bildirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kayserispor'un yeni basın sözcüsü Oğuz Ortaköylüoğlu, Ali Turan için pazarlığa hazır olduklarını belirtti.<br />
<br />
Önce &#8220;Ali Turan&#8217;ı Galatasaray&#8217;a verdik&#8221; diyen, sonra da Galatasaray&#8217;la dalga geçtiğini iddia eden Kayserispor Basın Sözcüsü Yücel Şahin&#8217;in işine son veren Anadolu kulübü, Oğuz Ortaköylüoğlu&#8217;nu göreve getirmişti. Yeni basın sözcüsü de ilginç açıklamalarda bulundu. Ortaköylüoğlu, &#8220;Galatasaray&#8217;a Ali Turan konusunda geçtiğimiz günlerde bir teklif yaptık. Top artık onlarda. Biz cevap bekliyoruz&#8221; diye görüş bildirdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Young Learners English Tests (Starters, Updated for the revised exam)]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5297</link>
			<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 22:15:50 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5297</guid>
			<description><![CDATA[The book is intended for young English Learners. It is updated for the revised exam. The book includes 4 Tests, object cards for speaking papers and Starters Vocabulary list. There are many colourful, bright pictures in the book.<br />
<br />
File size: 91.1 mb <br />
File type: PDF/rar<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
I have just dowlanded it,it's useful for my sister..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[The book is intended for young English Learners. It is updated for the revised exam. The book includes 4 Tests, object cards for speaking papers and Starters Vocabulary list. There are many colourful, bright pictures in the book.<br />
<br />
File size: 91.1 mb <br />
File type: PDF/rar<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
I have just dowlanded it,it's useful for my sister..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Preparing for college]]></title>
			<link>http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5296</link>
			<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 20:34:41 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.eltcafe.net/showthread.php?tid=5296</guid>
			<description><![CDATA[The ideal guide for students looking for the best college to suit their needs, Preparing for College helps students evaluate their strengths, interests, and goals in order to find the right educational fit. This accessible, all-in-one resource guides students with everything from choosing a college and undergoing the application process to uncovering the financial resources to pay tuition and expenses and adjusting to the academic and personal challenges that first-year students face. The authors use their decades of college experience&#8212;both as students and as professors&#8212;to offer illuminating and reassuring advice to prospective college students and their families. With an emphasis on successfully navigating the high-pressure college application process and dealing with the stress of balancing college and family life, Preparing for College explores practical techniques to help students identify and concentrate on their most important considerations.<br />
<br />
A handy Appendix of Online Sources for College Planning provides links to up-to-the-minute information on the many facets of college planning as well as listings of the organizations mentioned throughout this comprehensive book.<br />
<br />
Topics covered include:<br />
<br />
Choosing a school that best fits a student&#8217;s strengths and needs <br />
Avoiding common mistakes when choosing a college <br />
College applications, essays, and interviews <br />
Taking PSAT/NMSQT, SAT, and ACT exams <br />
Applying for financial aid <br />
Choosing a major <br />
Adjusting to campus life <br />
Preparing for academic success at college <br />
Staying healthy and safe at college. <br />
File size: 650kb <br />
File type: pdf<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Alternative Link<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
If it wants password,password is englishtips.org ;)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[The ideal guide for students looking for the best college to suit their needs, Preparing for College helps students evaluate their strengths, interests, and goals in order to find the right educational fit. This accessible, all-in-one resource guides students with everything from choosing a college and undergoing the application process to uncovering the financial resources to pay tuition and expenses and adjusting to the academic and personal challenges that first-year students face. The authors use their decades of college experience&#8212;both as students and as professors&#8212;to offer illuminating and reassuring advice to prospective college students and their families. With an emphasis on successfully navigating the high-pressure college application process and dealing with the stress of balancing college and family life, Preparing for College explores practical techniques to help students identify and concentrate on their most important considerations.<br />
<br />
A handy Appendix of Online Sources for College Planning provides links to up-to-the-minute information on the many facets of college planning as well as listings of the organizations mentioned throughout this comprehensive book.<br />
<br />
Topics covered include:<br />
<br />
Choosing a school that best fits a student&#8217;s strengths and needs <br />
Avoiding common mistakes when choosing a college <br />
College applications, essays, and interviews <br />
Taking PSAT/NMSQT, SAT, and ACT exams <br />
Applying for financial aid <br />
Choosing a major <br />
Adjusting to campus life <br />
Preparing for academic success at college <br />
Staying healthy and safe at college. <br />
File size: 650kb <br />
File type: pdf<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
Alternative Link<br />
<br />
Sitemize üye olmadan linkleri göremezsiniz. Kayıt olmak sadece 30 saniyenizi alacak... <br />
Kayıt Ol! - <br />
Giriş Yap...<br />
<br />
If it wants password,password is englishtips.org ;)]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>