26-05-2009, 05:43 PM
- Yabancı dilde yazılmış bir metni okumak ve okuduğumuzu doğru anlayabilmek, okurken zihinsel çeviriyi yapabilmek, satır aralarındaki anahtar terimler aracılığı ile metnin özünü yakalayabilmek..... kısacası okunanı anlayabilmek..
Birçoğumuzun, hatta en iyi bilenlerin bile yapması olası; okuma - algılama - anlama hatalarını düzeltmemizde yardımcı teknikleri içermesi açısından bu yazının faydalı olacağını düşünerek paylaştım..
METİN SEÇİMİ
Bir yabancı dilde okuma-anlamasını geliştirmek isteyen bir kişi için önerilen yöntemlerin çoğunda ilk adım, uygun metin (okuma parçası) seçimidir. Size uygun bir okuma parçasını aşağıdaki ölçütlerle belirleyebilirsiniz. Bu amaçla kullanılacak olan bir metin,
a) Yabancı dil seviyenize uygun olmalıdır. Arada bir tekrar niteliğinde basit metinler okumanızın bir zararı yoktur; ancak kendinizi geliştirebilmeniz için sizi birazcık zorlayacak içerikleri tercih edebilirsiniz. Dikkat! Bir önceki cümlede geçen “birazcık” kelimesi özellikle seçilmiştir. Okuyacağınız metin seviyenizin çok üzerindeyse bıkkınlık, yorgunluk, motivasyon kaybı gibi yan etkilere sebep olabilir. Biraz düşünürsek, Türkçe okumalarımızda da bilmediğimiz kelime ve kavramların bol olduğu yazılardan uzak duruyor oluğumuzu farkedebiliriz. Kısacası, “ne çok zor ne de çok kolay” formülü burada da işe yarar.
b) İlgi alanlarınıza hitap etmeli ya da en azından o sırada ilginizi çekmelidir. Burada amaçlanan çok açık olarak, okuma için gerekli olan güdü/ motivasyonu önce yaratmak ve sonrasında egzersiz bitene kadar kalıcı kılmaktır. Kendi dilinizde borsa haberleri, tarih, felsefe, veya mekanik okumaktan hoşlanmıyorsanız bunu ikinci, üçüncü dillerde gerçekleştirmek zorunda değilsiniz. Günümüzde çok çeşitli konulara ulaşmak eskisine göre çok daha kolay olduğu için bu gerçekten de işin en basit kısmı sayılabilir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta, geniş halk kitleleri tarafından tüketilmeleri için çok sık tekrarların yapıldığı, en basit cümle yapılarının kullanıldığı (ve insanları düşünmekten alıkoydukları iddia edilen) spor, alışveriş, dedikodu haberleri gibi okuma parçalarına nadiren yer verilmesi gerektiğidir. Farkındalığa sebep olmayan ve geliştirici katkıda bulunmayan aktiviteler yeni kuşak eğitim bilimciler tarafından pek önerilmemektedirler.
c) Mümkünse açıklayıcı resimler ve iyi bir başlıkla desteklenmelidir. Bu ikisi, okumaya başlamadan önce size içerik hakkında bilgi verirler ve spor faaliyetlerindeki gibi, çalışmadan önce ısınmanızı sağlarlar. (Basının kullandığı taktiklerden biri de budur değil mi?)
d) Uygun uzunlukta olmalıdır. Yabancı dil seviyeniz, bu iş için ayırabileceğiniz süre, bulunduğunuz ortam ve azminiz uygun uzunluğa sizin yerinize karar verecektir. (Üniversiteyi bitirdikten sonra roman okumayı neden bırakırız?) Eğer başlangıç seviyelerinin birindeyseniz, elinizdeki çalışmayı bir defada sonlandırabilmelisiniz. Dil öğrenimi için hazırlanan seviyeli hikaye kitaplar ise, en geç bir-iki haftada bitirilebilecek uzunlukta olmalıdır. Deneme yanılma ile okuma hızınızı kendiniz hesaplayabilirsiniz.
OKUMA ÖNCESİ
Özellikle başlangıç seviyelerinden birinde olan bir öğrencinin, okunacak metnin içeriği hakkında baştan fikir yürütme çalışmasında bulunması sıklıkla önerilir. Bu genellikle 5-10 dakikadan fazla sürmez. Bir kaç okumadan sonra ise bir-iki dakikaya kadar kısalır. Çünkü amacınız okumaktır. Bunu yaparak konu hakkındaki eski bilgilerinizi bilincinize geri çağırır, metinle aranızdaki engelleri kaldırır, zihninizi yeni içeriğe açar ve en önemlisi konsantrasyonunuzu yüksek bir üzeye çıkarırsınız.
Aşağıdakiler size bu konuda fikir verebilir. Tek bir okuma çalışması için bunlardan herhangi birini uygulamak yeterli olmaktadır.
a) Beyin fırtınası: Başlık ve resimlere bakıp, size çağrıştırdıkları kelime ve kelime gruplarını bir yere not edin. Bunların konu ile doğrudan ilgili olması gerekmez. Örneğin, bir marina gördüğünüzde aklınıza bir tatil anısı gelebilir ve “holiday” diyebilirsiniz.
b) Metnin içeriği ile ilgili fikir yürütme: Başlık, resimler, metnin sunuluş yer ve biçimine bakarak ne olduğunu tahmin etmeye çalışın, vaktiniz varsa gözünüzde canlandırmaya çalışın. Grup çalışması yaparken kendi tahminlerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
c) Metin türü hakkında fikir yürütme: Metnin başlığı, biçimi, giriş cümlelerine bakarak metnin türünü (şiir, haber yazısı, makale, hikaye gibi) tahmin etmeye çalışmak. Bu tür bir hazırlık, beraberinde metinde kullanılması olası dil ve yapılarla ilgili beklenti yaratır ve genellikle bu beklenti doğrudur. Gerçek yaşamda yapacağınız yazışmalarda kullanacağınız kalıplarla ilgili de size yardımcı olabilir.
d) Hazırlık/Uyum egzersizleri: Dil öğretimi için tasarlanmış metinlerde bulunan hazırlık sorularını yanıtlamak.
ÖN OKUMA
İlk okuma çok çeşitli şekillerde yapılabilir. Önerilen yöntemler arasında işe yarayan ve fazla zaman almayanlardan birisi çabuk okumadır.
Kendinize uygun bir hazırlık yaptıktan sonra SÖZLÜK KULLANMADAN gerçekleştirdiğiniz okumadır. Amaç, metnin size ne söylediğini anlamaya çalışmaktır. Bu çalışma kelime bilgisini geliştirmek için uygun bir ortam yaratır. Pek çoğumuz bir yazı okurken sözlüklere gömülür, bir süre sonra ne okuduğumuzu bile unuturuz. Bağlamdan yola çıkıp öğrendiğiniz bir kelimeyi daha uzun süre hatırlayacaksınızdır. Bununla birlikte, çalışmanız esnasında ortaya çıkabilecek olan bir kesintiye karşı önleminizi almış olur ve en azından bir kez okuma yapmayı garantilersiniz. Bir kez ve anlayabileceğiniz bir hızda okumayı yaptıktan sonra, kendinize metnin kabaca ne anlattığını, içerisinde geçen kişilerin adları, yerler, büyük olaylar gibi bilgileri hatırlatmanızda fayda vardır. Yalnız, bu bölümü kısa tutmak gerekir.
Varsa resimler ile paragraf ve cümleleri eşleştirebilirsiniz.
ASIL OKUMA
Bu bölüm kişisel ihtiyaçlarınıza göre çok çeşitli şekillerde yapılabilir. SÖZLÜK, DİLBİLGİSİ KİTABI, ÖĞRETMEN DESTEĞİ GEREKLİ GÖRÜLDÜKLERİNDE KULLANILABİR. Aşağıdakilerden biri veya birkaçı, aynı çalışmada uygulanabilir. Bu aşamada uygulanacak aktiviteler, kendinizi ölçmenizi, zayıf ve güçlü yönlerinizi keşfetmenizi, o dilde üretimde bulunmanızı ve hatta ilk okumada farkında olmadığınız veya anlamadığınız kısımları anlamanızı sağlarlar.
Okuduğunu anlamayı ölçmeye yönelik egzersizler: Dil eğitimi için tasarlanmış olan metinlerin çoğunda bu amaca yönelik hazırlanmış soruları çözmek ve aktiviteleri kullanmaktır. Bunlar oldukça güvenli yönlendiricilerdir çünkü ya eğitim programlama komiteleri tarafından uzun yılların (hatta yüzyılların) birikimi kullanılarak hazırlanmışlardır ya da en azından iyi örneklerin taklitleridir.
Yeni ya da baskın olan sözcük, deyim, cümle yapılarının incelenmesi, gruplanması, metnin türüyle olan bağlantısının analizi: Kendinize, “Neden?”, “Nasıl?”, “Metnin neresinde?”, “Hangi okuyucu için?” “Hangi ortamda?” “Bir önceki, bir sonraki cümleler ve metnin tamamıyla ne gibi bir ilişkisi var?” gibi sorular sorabilirsiniz. Sınıfta öğrencilerin kendilerini çok kötü hissettiren bu alıştırma biçimi, aslında öğrenciyi sınamaya değil, metne ilişkin farkındalığı arttırmaya yöneliktir. Aynı zamanda çok popüler olan “söylem analizi” kavramının dil öğrenimindeki uygulamalarından biridir. Bütün seviyeler için çok etkili bir çalışma biçimidir.
Özet çıkarmak: Metnin çok kısa bir özeti yazılı ya da sözlü olarak anlatılabilir. Yalnız tüm metinler özet çıkarmaya elverişli olmayabilir. Çok sayıda olayın birbirinin üstüne bindiği, bir çok hikayenin ardı ardına anlatıldığı yazılarda, özetiniz hikayenizle aynı uzunlukta olabilir. Bu durum hem öğreten hem de öğrenen için can sıkıcıdır.
Metnin bir parçasını anlatmak, betimlemek, bu konuyla ilgili yorumlarda bulunmak: Metnin, olay, olayın geçtiği yer, karakterler gibi küçük parçalarından birinin anlatılmasıdır. Bu konudaki yorumlarınızı belirtebilirsiniz.
Edin Ecealp
(ingilizceciniz.eu)
Birçoğumuzun, hatta en iyi bilenlerin bile yapması olası; okuma - algılama - anlama hatalarını düzeltmemizde yardımcı teknikleri içermesi açısından bu yazının faydalı olacağını düşünerek paylaştım..
METİN SEÇİMİ
Bir yabancı dilde okuma-anlamasını geliştirmek isteyen bir kişi için önerilen yöntemlerin çoğunda ilk adım, uygun metin (okuma parçası) seçimidir. Size uygun bir okuma parçasını aşağıdaki ölçütlerle belirleyebilirsiniz. Bu amaçla kullanılacak olan bir metin,
a) Yabancı dil seviyenize uygun olmalıdır. Arada bir tekrar niteliğinde basit metinler okumanızın bir zararı yoktur; ancak kendinizi geliştirebilmeniz için sizi birazcık zorlayacak içerikleri tercih edebilirsiniz. Dikkat! Bir önceki cümlede geçen “birazcık” kelimesi özellikle seçilmiştir. Okuyacağınız metin seviyenizin çok üzerindeyse bıkkınlık, yorgunluk, motivasyon kaybı gibi yan etkilere sebep olabilir. Biraz düşünürsek, Türkçe okumalarımızda da bilmediğimiz kelime ve kavramların bol olduğu yazılardan uzak duruyor oluğumuzu farkedebiliriz. Kısacası, “ne çok zor ne de çok kolay” formülü burada da işe yarar.
b) İlgi alanlarınıza hitap etmeli ya da en azından o sırada ilginizi çekmelidir. Burada amaçlanan çok açık olarak, okuma için gerekli olan güdü/ motivasyonu önce yaratmak ve sonrasında egzersiz bitene kadar kalıcı kılmaktır. Kendi dilinizde borsa haberleri, tarih, felsefe, veya mekanik okumaktan hoşlanmıyorsanız bunu ikinci, üçüncü dillerde gerçekleştirmek zorunda değilsiniz. Günümüzde çok çeşitli konulara ulaşmak eskisine göre çok daha kolay olduğu için bu gerçekten de işin en basit kısmı sayılabilir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta, geniş halk kitleleri tarafından tüketilmeleri için çok sık tekrarların yapıldığı, en basit cümle yapılarının kullanıldığı (ve insanları düşünmekten alıkoydukları iddia edilen) spor, alışveriş, dedikodu haberleri gibi okuma parçalarına nadiren yer verilmesi gerektiğidir. Farkındalığa sebep olmayan ve geliştirici katkıda bulunmayan aktiviteler yeni kuşak eğitim bilimciler tarafından pek önerilmemektedirler.
c) Mümkünse açıklayıcı resimler ve iyi bir başlıkla desteklenmelidir. Bu ikisi, okumaya başlamadan önce size içerik hakkında bilgi verirler ve spor faaliyetlerindeki gibi, çalışmadan önce ısınmanızı sağlarlar. (Basının kullandığı taktiklerden biri de budur değil mi?)
d) Uygun uzunlukta olmalıdır. Yabancı dil seviyeniz, bu iş için ayırabileceğiniz süre, bulunduğunuz ortam ve azminiz uygun uzunluğa sizin yerinize karar verecektir. (Üniversiteyi bitirdikten sonra roman okumayı neden bırakırız?) Eğer başlangıç seviyelerinin birindeyseniz, elinizdeki çalışmayı bir defada sonlandırabilmelisiniz. Dil öğrenimi için hazırlanan seviyeli hikaye kitaplar ise, en geç bir-iki haftada bitirilebilecek uzunlukta olmalıdır. Deneme yanılma ile okuma hızınızı kendiniz hesaplayabilirsiniz.
OKUMA ÖNCESİ
Özellikle başlangıç seviyelerinden birinde olan bir öğrencinin, okunacak metnin içeriği hakkında baştan fikir yürütme çalışmasında bulunması sıklıkla önerilir. Bu genellikle 5-10 dakikadan fazla sürmez. Bir kaç okumadan sonra ise bir-iki dakikaya kadar kısalır. Çünkü amacınız okumaktır. Bunu yaparak konu hakkındaki eski bilgilerinizi bilincinize geri çağırır, metinle aranızdaki engelleri kaldırır, zihninizi yeni içeriğe açar ve en önemlisi konsantrasyonunuzu yüksek bir üzeye çıkarırsınız.
Aşağıdakiler size bu konuda fikir verebilir. Tek bir okuma çalışması için bunlardan herhangi birini uygulamak yeterli olmaktadır.
a) Beyin fırtınası: Başlık ve resimlere bakıp, size çağrıştırdıkları kelime ve kelime gruplarını bir yere not edin. Bunların konu ile doğrudan ilgili olması gerekmez. Örneğin, bir marina gördüğünüzde aklınıza bir tatil anısı gelebilir ve “holiday” diyebilirsiniz.
b) Metnin içeriği ile ilgili fikir yürütme: Başlık, resimler, metnin sunuluş yer ve biçimine bakarak ne olduğunu tahmin etmeye çalışın, vaktiniz varsa gözünüzde canlandırmaya çalışın. Grup çalışması yaparken kendi tahminlerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
c) Metin türü hakkında fikir yürütme: Metnin başlığı, biçimi, giriş cümlelerine bakarak metnin türünü (şiir, haber yazısı, makale, hikaye gibi) tahmin etmeye çalışmak. Bu tür bir hazırlık, beraberinde metinde kullanılması olası dil ve yapılarla ilgili beklenti yaratır ve genellikle bu beklenti doğrudur. Gerçek yaşamda yapacağınız yazışmalarda kullanacağınız kalıplarla ilgili de size yardımcı olabilir.
d) Hazırlık/Uyum egzersizleri: Dil öğretimi için tasarlanmış metinlerde bulunan hazırlık sorularını yanıtlamak.
ÖN OKUMA
İlk okuma çok çeşitli şekillerde yapılabilir. Önerilen yöntemler arasında işe yarayan ve fazla zaman almayanlardan birisi çabuk okumadır.
Kendinize uygun bir hazırlık yaptıktan sonra SÖZLÜK KULLANMADAN gerçekleştirdiğiniz okumadır. Amaç, metnin size ne söylediğini anlamaya çalışmaktır. Bu çalışma kelime bilgisini geliştirmek için uygun bir ortam yaratır. Pek çoğumuz bir yazı okurken sözlüklere gömülür, bir süre sonra ne okuduğumuzu bile unuturuz. Bağlamdan yola çıkıp öğrendiğiniz bir kelimeyi daha uzun süre hatırlayacaksınızdır. Bununla birlikte, çalışmanız esnasında ortaya çıkabilecek olan bir kesintiye karşı önleminizi almış olur ve en azından bir kez okuma yapmayı garantilersiniz. Bir kez ve anlayabileceğiniz bir hızda okumayı yaptıktan sonra, kendinize metnin kabaca ne anlattığını, içerisinde geçen kişilerin adları, yerler, büyük olaylar gibi bilgileri hatırlatmanızda fayda vardır. Yalnız, bu bölümü kısa tutmak gerekir.
Varsa resimler ile paragraf ve cümleleri eşleştirebilirsiniz.
ASIL OKUMA
Bu bölüm kişisel ihtiyaçlarınıza göre çok çeşitli şekillerde yapılabilir. SÖZLÜK, DİLBİLGİSİ KİTABI, ÖĞRETMEN DESTEĞİ GEREKLİ GÖRÜLDÜKLERİNDE KULLANILABİR. Aşağıdakilerden biri veya birkaçı, aynı çalışmada uygulanabilir. Bu aşamada uygulanacak aktiviteler, kendinizi ölçmenizi, zayıf ve güçlü yönlerinizi keşfetmenizi, o dilde üretimde bulunmanızı ve hatta ilk okumada farkında olmadığınız veya anlamadığınız kısımları anlamanızı sağlarlar.
Okuduğunu anlamayı ölçmeye yönelik egzersizler: Dil eğitimi için tasarlanmış olan metinlerin çoğunda bu amaca yönelik hazırlanmış soruları çözmek ve aktiviteleri kullanmaktır. Bunlar oldukça güvenli yönlendiricilerdir çünkü ya eğitim programlama komiteleri tarafından uzun yılların (hatta yüzyılların) birikimi kullanılarak hazırlanmışlardır ya da en azından iyi örneklerin taklitleridir.
Yeni ya da baskın olan sözcük, deyim, cümle yapılarının incelenmesi, gruplanması, metnin türüyle olan bağlantısının analizi: Kendinize, “Neden?”, “Nasıl?”, “Metnin neresinde?”, “Hangi okuyucu için?” “Hangi ortamda?” “Bir önceki, bir sonraki cümleler ve metnin tamamıyla ne gibi bir ilişkisi var?” gibi sorular sorabilirsiniz. Sınıfta öğrencilerin kendilerini çok kötü hissettiren bu alıştırma biçimi, aslında öğrenciyi sınamaya değil, metne ilişkin farkındalığı arttırmaya yöneliktir. Aynı zamanda çok popüler olan “söylem analizi” kavramının dil öğrenimindeki uygulamalarından biridir. Bütün seviyeler için çok etkili bir çalışma biçimidir.
Özet çıkarmak: Metnin çok kısa bir özeti yazılı ya da sözlü olarak anlatılabilir. Yalnız tüm metinler özet çıkarmaya elverişli olmayabilir. Çok sayıda olayın birbirinin üstüne bindiği, bir çok hikayenin ardı ardına anlatıldığı yazılarda, özetiniz hikayenizle aynı uzunlukta olabilir. Bu durum hem öğreten hem de öğrenen için can sıkıcıdır.
Metnin bir parçasını anlatmak, betimlemek, bu konuyla ilgili yorumlarda bulunmak: Metnin, olay, olayın geçtiği yer, karakterler gibi küçük parçalarından birinin anlatılmasıdır. Bu konudaki yorumlarınızı belirtebilirsiniz.
Edin Ecealp
(ingilizceciniz.eu)
