04-09-2007, 01:30 AM
Mustafa Kemal Gibi Düşünmek!..
Tarih, 18 Mayıs 2002... Yer, İtalya'nın Perugia kenti... Genç Türk işadamı Utku Oğuz, bilgisayarında kayitli son Atatürk fotoğrafini projeksiyon makinesinin aydinlattigi duvara yansitip sözlerini tamamladi:
- İşte, Anadolu aydinlanmasinin temeli olan Türk Devrimi budur... Perugia'nin önde gelen kisilerinin olusturdugu Felsefe ve Tarih Kulübü'nün üyeleri ve konuklar büyük bir coskuyla alkisladilar genç adami. Genç adam da bir saatlik ''1918 - 1939 arasi Türkiye ve Atatürk Reformlari konferansinin gördügü ilgiden mutlu, biraz da şaşkındı!.. Kulübün başkan yardimcisi İtalyan dostu bir süre önce, "Şu hayrani oldugun ve her karsilasmamizda bana anlatip durdugun Atatürk'ü bizim kulüp üyelerine de anlatir misin?'' dediginde hiç tereddütsüz kabul etmis, ama böylesine yoğun bir ilgi ve heyecanla karsilanacagini düsünmemisti... Ama Utku Oğuz için o 18 Mayis gecesini asla unutulmayacak kılan yorum,orada konuk olarak bulunan yaşlı bir Norveçliden geldi:
- Norveç dilinde ''Mustafa Kemal gibi düşünmek'' diye bir deyim vardir... Herhangi bir problem karsisinda, çözümü imkansiz oldugu düsüncesiyle hemen kestirmeden teslim olma eğiliminde olan, ne yapip edip bir çözüm üretmek için yaraticiligini zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin tembeli kisilere söylenir bu söz... Bu tip insanlara derhal, ''Hayir, yaniliyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmali, biraz da Mustafa Kemal gibi düşün'' deriz... Ancak sizin bu geceki sunuşunuzdan sonra bu sözün arkasindaki anlami çok daha derin bir sekilde kavramis durumdayim; bu güzel fotoğraflar eşliğinde yaptiğiniz sunuşunuz bana bu yaşımda bir şey daha öğretti; yani benim anadilim olan Norveçce'ye yerlesmis olan eski bir deyimin arkasindaki gerçek ve derin anlami!.. Size bunun için minnettarim...
Genç Türk'ün gözleri yasardi... Dünyanin bir baska ucundaki ülkenin anadiline bir deyim olarak yerlesmis büyük devrimciyi bir kez daha minnet ve özlemle andi... Yalnizca bir saatlik bir konferans olarak planlanan gece ancak 19 Mayisin ilk saatlerinde sona erebildi. Saatlerce süren tartisma ve yorumlar ise şu ortak yargiyla sonuçlandi:
- Atatürk Devrimleri bütün ulkelere uygulanabilecek evrensel bir reçetedir... Zira din ve etnik ayrim temellerine dayanmayan çagdas devlet modeli ne kadar çok ülkede uygulanirsa, dünya o kadar daha huzur ve baris içinde bir yer olacaktir...
Genç adam gecenin sessizliginde yürürken büyük bir sizisiyla ''Türk Devrimi'ni yikmak için yola çikan karsi devrimciligin ülkeyi sürükledigi batakligi, 'baska çare yok' diyerek IMF'nin önünde boyun büken siyasetcileri'' düsündü. Sonra büyük bir heyecan ve coskuyla yaşlı Norveçlinin bu kölelik zincirini kirmak için müthis bir formül sundugunu animsadi:
- Mustafa Kemal gibi düşünmek!..
Tarih, 18 Mayıs 2002... Yer, İtalya'nın Perugia kenti... Genç Türk işadamı Utku Oğuz, bilgisayarında kayitli son Atatürk fotoğrafini projeksiyon makinesinin aydinlattigi duvara yansitip sözlerini tamamladi:
- İşte, Anadolu aydinlanmasinin temeli olan Türk Devrimi budur... Perugia'nin önde gelen kisilerinin olusturdugu Felsefe ve Tarih Kulübü'nün üyeleri ve konuklar büyük bir coskuyla alkisladilar genç adami. Genç adam da bir saatlik ''1918 - 1939 arasi Türkiye ve Atatürk Reformlari konferansinin gördügü ilgiden mutlu, biraz da şaşkındı!.. Kulübün başkan yardimcisi İtalyan dostu bir süre önce, "Şu hayrani oldugun ve her karsilasmamizda bana anlatip durdugun Atatürk'ü bizim kulüp üyelerine de anlatir misin?'' dediginde hiç tereddütsüz kabul etmis, ama böylesine yoğun bir ilgi ve heyecanla karsilanacagini düsünmemisti... Ama Utku Oğuz için o 18 Mayis gecesini asla unutulmayacak kılan yorum,orada konuk olarak bulunan yaşlı bir Norveçliden geldi:
- Norveç dilinde ''Mustafa Kemal gibi düşünmek'' diye bir deyim vardir... Herhangi bir problem karsisinda, çözümü imkansiz oldugu düsüncesiyle hemen kestirmeden teslim olma eğiliminde olan, ne yapip edip bir çözüm üretmek için yaraticiligini zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin tembeli kisilere söylenir bu söz... Bu tip insanlara derhal, ''Hayir, yaniliyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmali, biraz da Mustafa Kemal gibi düşün'' deriz... Ancak sizin bu geceki sunuşunuzdan sonra bu sözün arkasindaki anlami çok daha derin bir sekilde kavramis durumdayim; bu güzel fotoğraflar eşliğinde yaptiğiniz sunuşunuz bana bu yaşımda bir şey daha öğretti; yani benim anadilim olan Norveçce'ye yerlesmis olan eski bir deyimin arkasindaki gerçek ve derin anlami!.. Size bunun için minnettarim...
Genç Türk'ün gözleri yasardi... Dünyanin bir baska ucundaki ülkenin anadiline bir deyim olarak yerlesmis büyük devrimciyi bir kez daha minnet ve özlemle andi... Yalnizca bir saatlik bir konferans olarak planlanan gece ancak 19 Mayisin ilk saatlerinde sona erebildi. Saatlerce süren tartisma ve yorumlar ise şu ortak yargiyla sonuçlandi:
- Atatürk Devrimleri bütün ulkelere uygulanabilecek evrensel bir reçetedir... Zira din ve etnik ayrim temellerine dayanmayan çagdas devlet modeli ne kadar çok ülkede uygulanirsa, dünya o kadar daha huzur ve baris içinde bir yer olacaktir...
Genç adam gecenin sessizliginde yürürken büyük bir sizisiyla ''Türk Devrimi'ni yikmak için yola çikan karsi devrimciligin ülkeyi sürükledigi batakligi, 'baska çare yok' diyerek IMF'nin önünde boyun büken siyasetcileri'' düsündü. Sonra büyük bir heyecan ve coskuyla yaşlı Norveçlinin bu kölelik zincirini kirmak için müthis bir formül sundugunu animsadi:
- Mustafa Kemal gibi düşünmek!..