21-03-2009, 04:57 PM
GEREKENLER
- İyi bir grammar kitabı (Temel ders kitabı)
- Çok çok iyi bir sözlük (Eğer küçük sarı bir sözlüğünüz varsa onu unutun gitsin.)
Biraz grammar öğrendikten sonra English-English kullanılması önerilir
- Cümle kitabı (Değişik cümlelerle dolu konuşma kitabı)
- Güncel ve kendi ilgi alanınıza uygun dergiler ve gazeteler(Abone
olabilirsen daha iyi)
- Okuma kitabı (Yine ilgi alanına uygun kitaplar, hikaye vs. türlerde / Zor kitaplardan başlarsanız daha iyi.)
- Walkman veya CD-Player
- Kurs kasetleri/CD'leri (Aksan için)
Kurs kaseti/CD çeşitleri;
1. Yabacı dildeki cümlenin ardından bir defa kendi dilinde tercümesi gelen kasetler(Düz tek kayıt)
2. Tek kayıt kasetlerine benzeyen fakat yabancı kelimenin bir defa yerine iki defa tekrarlanır.
3. Pimslevl yöntemi: Bu program, öğrendiğiniz kelimeleri sorularla ya da farklı yollarla yerine oturmasını sağlar.
4. Kültürel kasetler: Ana yemeğin yanında bu kasetler bir tür çeşni gibidir. Şiirler, hikayeler, şarkılar felan.
- Boş CD/kasetler: Kendi sesinizle cümle kurmak ve bunu tekrar dinlemek için kullanılır. Bu kendinizi geliştirmeniz açısından çok yararlıdır.
- Kelime kartları: Kelimelerin yabancı ve kendi dilindeki anlamı vardır. Kelime ezberlemenin en iyi yöntemlerindendir. Diğer bir yöntem ise sesli ve görsel araclardır. Türkçe kelimeyi kartın üst kısmına yaz. Kağıdın arka alt kısmına da yabancı kelimeyi yaz. Şekle, zamana, şahsa ve yere göre manası değişen kelimelerin diğer anlamlarını da yaz. Bununla birlikte ne tür bir kelime olduğunu yaz (adverb,verb vs..). Kağıdı fazla karışık halde doldurmamaya çalışın.
- Boş bilgi kartları: Genel olarak iki amaç ile kullanılır. Daha fazla amaç için de kullanılır. Zorlandığıniz yerde daha sonra öğrenmek için soru niteliğinde yazmak için ve bulduğumuz gördüğümüz kelimeleri, cümleleri veya kalıplaşmış deyimleri/cumleleri yazmak için kullanılır.
- Renkli işaretleme kalemi: Bilmediğimiz kelime yada cümlelerin üstünü renklendirmek, çizmek için kullanılır.
ÖĞRENMEYE BAŞLANGIÇ
İlk önce grammar kitabının ilk 5 ana konusunu iyi bir şekilde öğren ve sonra gazete ve dergilere geç.
Anlamadığınız kelimeleri boş bilgi kartlarına yazın, ya da gramer sorununuz varsa aynı şekilde yazın. Daha sonra bunları çözmeye çalışın.
Eğer gramerde sıkışırsan gramerin temelini incele veya bazen grameri kullanma, cümleyi, kelimelere bakarak anlamaya çalış. Cümleyi çöz. Kelimeler cümleyi çözmek için ipucudur . Eğer cümleyi çözemiyorsan, komple bir kağıda yaz ve sonra bu cümle içinde geçen gramer olaylarına ve kelime anlamlarına bir yardımcı (öğretmen ya da bir kitap olabilir) ile beraber bak. Gramer kitabındaki ilk beş konuyu öğrendiğinizden dolayı gramer sorun olabilir. Ama bu konuyu bir kenara bırak bunu düşünme. Grameri nasıl olsa zaman içinde öğreneceksin. Eğlenmeye bak İngilizce ile. Bu yazdığın kelimler (bilgi kartları), sizi hem grammar konusunda bir fikir sahibi yapacak hem de kelime ezberlemene yardımcı olacaktir. Gazete ve dergi gerçek dünya olduğu için kelime ezberlemesi daha kolay olur. Belki gramer kitabında bunu çoğu zaman görürsün ama kavraman zor olur. Ancak gazete ve dergide daha kolay öğrenirsin. Eğer gazete veya dergideki konu ilginizi çekmiyorsa yine de ilerleyin. Unutmayin, bir kelime sizin her şeyiniz olabilir. Tüm bunların sonucunda elinizde bir sürü bilgi kartı olacaktır. Günden güne düzenli bir şekilde birkaçını yanında taşı.
Bunlara devam ederken cümle kitabınızı açın ve özellikle transkripsiyon (telaffuz ve okunuş) kurallarını çok iyi öğrenin. İngilizce'ye alışkanlık kazanmaya başladığınızda buna ihtiyaç duymayacaksınız. Fakat başlangıçta buna çalışın ve bilin ki standart bir transkripsiyon sistemi yok. Bunun için uluslararası fonetik alfabe kullanılabilir. Bu aşamada genel manada "nasılsın iyi misin adın ne" gibi kalıpları öğrenin. Bunların teşvik edici bir özelliği vardır ve basittirler.
Eğer bir yabancı ile konuşuyor ve bir şey anlamıyorsan hecelemesini veya tekrarlamasını veya yazmasını isteyin. Eğer bir süreden sonra akıcı birkaç cümle kurmayı başarırsanız gramer kitabını ve dergi/gazeteyi unutmayın sakın.
Çalışmaya son sürat devam edin.
Sahneye CD/kasetleri çıkarın. Bunlar, öğrenmeye çalıştığınız İngilizce cümlelerinin doğru bir aksanla öğretilmesine yardımcı olur. Her çeşit konudaki kasetlerden alabilirsiniz. Ama aynı anda beraberinde kitabı da olan kasetleri alın. Dinlerken kitaptan takip etmek daha iyi anlamanızı sağlar. Bu kasetleri peş peşe tekrar dinleyin.
Bu arada tekrar gramer de bir yerde takılırsan, orayı atla ve geç yoluna devam et, onun canını sıkmana izin verme. Sonra oraya tekrar dönersin.
Her boş anında bilgi kağıtlarına, gramere çalış, gazete kitap dergi oku. İngilizce ve İngilizce altyazılı film izlemeyi de ihmal etme.
Yanında mutlaka İngilizce ile ilgili bir şeyler taşı. Bu herhangi bir şey olabilir. Bilgi kağıtları ile çalışırken ilk önce Türkçe manasına baktığın kelimeye tekrar rastgeldiğinde onu anımsamaya çalış. Ona meyden oku. Anımsayamadığında korkma ve çaba harca.. Bu çok iyi sistemdir.
Hem okuyabileceğiniz, hem de dinleyebileceğiniz anlarda okumayı seçin. Dinlemeyi ise, yalnızca dinleyebileceğiniz anlara saklayın. Devamlı kaset dinleyin. Koşarken, kalktığınızda kahvaltı yaparken, otobüste...
Bu başlı başına bir dil kursudur, ancak kendini çok iyi vermen lazım.
Konuş. Öne çık ve konuş, öğrendiğin tüm kelimeleri cümle içinde kullanmaya calis. Konuşurken yazmayı dene. Yazmak çok iyi bir pratik olabilir. Bol bol yazın. Mektup yazın. Mailleşin, chat yapın. Tüm imkanları kullanın. Kendi kendinizin dublajını yapın, kendi kendinize konuşun. Eğer bir yabancı ile konuşuyorsan mutlaka her anını çok iyi kullan, onun canını sıkmadan devamlı sorular sorun. Bilin ki, yabanci bir dili en iyi kültürü ile öğrenirsin. Ayrıca dilin dile değmesi ile İngilizce öğrenmenin faydası da büyüktür.
Bu arada bazı günler gelir bir selam bile veremezsin öğrendiğin dil ile, ama bazı günler kendini aştığını da görürsün. İyi günlerde veya kötü günlerde daha iyi olacak, sakın çalışmayı bırakma.
ÖĞRENME ve DİL ÖĞRENİMİ
Öğrenme olayında en önemli etken, merak ve gereksinim duygusudur. Çoğu insan yaşamda ihtiyacı olan şeyleri sağlamak ve diğer insanlarla iletişim kurmak için dil öğrenmek zorundadır. Öncelikle aileden edinilen dil miras gibidir. Doğru olarak eğitimle ve ona paralel okuma- yazma gibi etkinliklerle pekişmezse cılız kalır. Bunu da insanlar konuşurken kendilerini açık ve akıcı bir şekilde ifade edebilirlerken diğerleri konuşurken sözcük bulmada sıkıntı çekmelerinden anlarız. Dil sadece bilgiyle orantılı bir etkinlik değildir. Kişisel özellikler de dilin kullanımında önemlidir. Örneğin: utangaç veya içe dönük kişiler dilde zorlanırlar. Toplumsal ayıplanma veya korku kişilerin doğru ve güzel konuşmasını engeller.
Ana dil edinilirken ortam gereken her şeyi hazırlar doğal olarak dinleme, dinlerkende konuşmayı deneme dönemi başlar. Eğer ailede dil doğru kullanılıyorsa öğrenen açısından bir sorun yok demektir. Zaman zaman düzeltmeler, hatırlatmalar yapılarak dili düzgün kullanıma öğrenici yönlendirilebilir.
Kitap okuma , farklı yaş ve meslek gruplarından insanlarla konuşma ve onaylanma kişinin sahip olduğu dili geliştirmesinde büyük rol oynar. Bilinçli olarak bir dili kullanmak ise, dilin nasıl bir dil olduğunun farkında olmakla başlar. Bu da diğer yabancı dil öğrenimlerinin temelidir.
Türkçenin 2. bir dil öğrenmede faydası çoktur. Hiç Türkçe konuşmadan İngilizce öğretildiğinde insanlar her an Türkçe düşünürler.
Örneğin: Masaya bakarak “This is a table.” cümlesini kuran bir öğretmen öğrenciyi “Masaya table diyorlarmış. Ya da masanın Türkçesi table” düşüncesinden engelleyemez. Bu sadece sözcük öğrenmeye girer. Oysa İngilizce de bulunan ön sözcüklerden ve herhangi bir anlamına gelen “a veya an” ön sözcüklerin öğrenilmesi dilbilgisi olayına girer. Bu doğru olarak kavranılmazsa dil içinde nerede kullanılacağı konusunda bir boşluk yaratır.
Kafayı karıştırmak yerine, dil içinde önemli görevleri olan sözcükleri yerine oturtmak ve korkmadan diğer bir deyişle kendinden emin bir şekilde bunu kullanmak herkesin hayali. Kitaplarda ezberletilen cümlelerin yaşamla ne kadar ilintili olduğu da bir gerçek. Bunu göz önüne aldığınızda “neyi ne kadar anlatabilirim “ kaygısı başlıyor. Biraz olsun dil bilenlerde bile “Acaba anlamadığım bir şey sorarsa nasıl cevap verebilirim, bu işte mahcup olma falan var.” gibi gereksiz tereddütler yaşıyorlar, oysa bir şekilde karşınızdaki de boş durmuyor ve sizi anlayabilme yolları arıyor veya çalışıyor. Öğrenmenin fiziksel yaşla ilgisi olduğu düşünlse bile istek bunun önüne geçer. Çünkü öğrenmenin zeka yaşı yoktur, duygusal yaşı vardır. Duygusal yaşı da isteklerimiz belirler.
(Alıntı)
- İyi bir grammar kitabı (Temel ders kitabı)
- Çok çok iyi bir sözlük (Eğer küçük sarı bir sözlüğünüz varsa onu unutun gitsin.)
Biraz grammar öğrendikten sonra English-English kullanılması önerilir
- Cümle kitabı (Değişik cümlelerle dolu konuşma kitabı)
- Güncel ve kendi ilgi alanınıza uygun dergiler ve gazeteler(Abone
olabilirsen daha iyi)
- Okuma kitabı (Yine ilgi alanına uygun kitaplar, hikaye vs. türlerde / Zor kitaplardan başlarsanız daha iyi.)
- Walkman veya CD-Player
- Kurs kasetleri/CD'leri (Aksan için)
Kurs kaseti/CD çeşitleri;
1. Yabacı dildeki cümlenin ardından bir defa kendi dilinde tercümesi gelen kasetler(Düz tek kayıt)
2. Tek kayıt kasetlerine benzeyen fakat yabancı kelimenin bir defa yerine iki defa tekrarlanır.
3. Pimslevl yöntemi: Bu program, öğrendiğiniz kelimeleri sorularla ya da farklı yollarla yerine oturmasını sağlar.
4. Kültürel kasetler: Ana yemeğin yanında bu kasetler bir tür çeşni gibidir. Şiirler, hikayeler, şarkılar felan.
- Boş CD/kasetler: Kendi sesinizle cümle kurmak ve bunu tekrar dinlemek için kullanılır. Bu kendinizi geliştirmeniz açısından çok yararlıdır.
- Kelime kartları: Kelimelerin yabancı ve kendi dilindeki anlamı vardır. Kelime ezberlemenin en iyi yöntemlerindendir. Diğer bir yöntem ise sesli ve görsel araclardır. Türkçe kelimeyi kartın üst kısmına yaz. Kağıdın arka alt kısmına da yabancı kelimeyi yaz. Şekle, zamana, şahsa ve yere göre manası değişen kelimelerin diğer anlamlarını da yaz. Bununla birlikte ne tür bir kelime olduğunu yaz (adverb,verb vs..). Kağıdı fazla karışık halde doldurmamaya çalışın.
- Boş bilgi kartları: Genel olarak iki amaç ile kullanılır. Daha fazla amaç için de kullanılır. Zorlandığıniz yerde daha sonra öğrenmek için soru niteliğinde yazmak için ve bulduğumuz gördüğümüz kelimeleri, cümleleri veya kalıplaşmış deyimleri/cumleleri yazmak için kullanılır.
- Renkli işaretleme kalemi: Bilmediğimiz kelime yada cümlelerin üstünü renklendirmek, çizmek için kullanılır.
ÖĞRENMEYE BAŞLANGIÇ
İlk önce grammar kitabının ilk 5 ana konusunu iyi bir şekilde öğren ve sonra gazete ve dergilere geç.
Anlamadığınız kelimeleri boş bilgi kartlarına yazın, ya da gramer sorununuz varsa aynı şekilde yazın. Daha sonra bunları çözmeye çalışın.
Eğer gramerde sıkışırsan gramerin temelini incele veya bazen grameri kullanma, cümleyi, kelimelere bakarak anlamaya çalış. Cümleyi çöz. Kelimeler cümleyi çözmek için ipucudur . Eğer cümleyi çözemiyorsan, komple bir kağıda yaz ve sonra bu cümle içinde geçen gramer olaylarına ve kelime anlamlarına bir yardımcı (öğretmen ya da bir kitap olabilir) ile beraber bak. Gramer kitabındaki ilk beş konuyu öğrendiğinizden dolayı gramer sorun olabilir. Ama bu konuyu bir kenara bırak bunu düşünme. Grameri nasıl olsa zaman içinde öğreneceksin. Eğlenmeye bak İngilizce ile. Bu yazdığın kelimler (bilgi kartları), sizi hem grammar konusunda bir fikir sahibi yapacak hem de kelime ezberlemene yardımcı olacaktir. Gazete ve dergi gerçek dünya olduğu için kelime ezberlemesi daha kolay olur. Belki gramer kitabında bunu çoğu zaman görürsün ama kavraman zor olur. Ancak gazete ve dergide daha kolay öğrenirsin. Eğer gazete veya dergideki konu ilginizi çekmiyorsa yine de ilerleyin. Unutmayin, bir kelime sizin her şeyiniz olabilir. Tüm bunların sonucunda elinizde bir sürü bilgi kartı olacaktır. Günden güne düzenli bir şekilde birkaçını yanında taşı.
Bunlara devam ederken cümle kitabınızı açın ve özellikle transkripsiyon (telaffuz ve okunuş) kurallarını çok iyi öğrenin. İngilizce'ye alışkanlık kazanmaya başladığınızda buna ihtiyaç duymayacaksınız. Fakat başlangıçta buna çalışın ve bilin ki standart bir transkripsiyon sistemi yok. Bunun için uluslararası fonetik alfabe kullanılabilir. Bu aşamada genel manada "nasılsın iyi misin adın ne" gibi kalıpları öğrenin. Bunların teşvik edici bir özelliği vardır ve basittirler.
Eğer bir yabancı ile konuşuyor ve bir şey anlamıyorsan hecelemesini veya tekrarlamasını veya yazmasını isteyin. Eğer bir süreden sonra akıcı birkaç cümle kurmayı başarırsanız gramer kitabını ve dergi/gazeteyi unutmayın sakın.
Çalışmaya son sürat devam edin.
Sahneye CD/kasetleri çıkarın. Bunlar, öğrenmeye çalıştığınız İngilizce cümlelerinin doğru bir aksanla öğretilmesine yardımcı olur. Her çeşit konudaki kasetlerden alabilirsiniz. Ama aynı anda beraberinde kitabı da olan kasetleri alın. Dinlerken kitaptan takip etmek daha iyi anlamanızı sağlar. Bu kasetleri peş peşe tekrar dinleyin.
Bu arada tekrar gramer de bir yerde takılırsan, orayı atla ve geç yoluna devam et, onun canını sıkmana izin verme. Sonra oraya tekrar dönersin.
Her boş anında bilgi kağıtlarına, gramere çalış, gazete kitap dergi oku. İngilizce ve İngilizce altyazılı film izlemeyi de ihmal etme.
Yanında mutlaka İngilizce ile ilgili bir şeyler taşı. Bu herhangi bir şey olabilir. Bilgi kağıtları ile çalışırken ilk önce Türkçe manasına baktığın kelimeye tekrar rastgeldiğinde onu anımsamaya çalış. Ona meyden oku. Anımsayamadığında korkma ve çaba harca.. Bu çok iyi sistemdir.
Hem okuyabileceğiniz, hem de dinleyebileceğiniz anlarda okumayı seçin. Dinlemeyi ise, yalnızca dinleyebileceğiniz anlara saklayın. Devamlı kaset dinleyin. Koşarken, kalktığınızda kahvaltı yaparken, otobüste...
Bu başlı başına bir dil kursudur, ancak kendini çok iyi vermen lazım.
Konuş. Öne çık ve konuş, öğrendiğin tüm kelimeleri cümle içinde kullanmaya calis. Konuşurken yazmayı dene. Yazmak çok iyi bir pratik olabilir. Bol bol yazın. Mektup yazın. Mailleşin, chat yapın. Tüm imkanları kullanın. Kendi kendinizin dublajını yapın, kendi kendinize konuşun. Eğer bir yabancı ile konuşuyorsan mutlaka her anını çok iyi kullan, onun canını sıkmadan devamlı sorular sorun. Bilin ki, yabanci bir dili en iyi kültürü ile öğrenirsin. Ayrıca dilin dile değmesi ile İngilizce öğrenmenin faydası da büyüktür.
Bu arada bazı günler gelir bir selam bile veremezsin öğrendiğin dil ile, ama bazı günler kendini aştığını da görürsün. İyi günlerde veya kötü günlerde daha iyi olacak, sakın çalışmayı bırakma.
ÖĞRENME ve DİL ÖĞRENİMİ
Öğrenme olayında en önemli etken, merak ve gereksinim duygusudur. Çoğu insan yaşamda ihtiyacı olan şeyleri sağlamak ve diğer insanlarla iletişim kurmak için dil öğrenmek zorundadır. Öncelikle aileden edinilen dil miras gibidir. Doğru olarak eğitimle ve ona paralel okuma- yazma gibi etkinliklerle pekişmezse cılız kalır. Bunu da insanlar konuşurken kendilerini açık ve akıcı bir şekilde ifade edebilirlerken diğerleri konuşurken sözcük bulmada sıkıntı çekmelerinden anlarız. Dil sadece bilgiyle orantılı bir etkinlik değildir. Kişisel özellikler de dilin kullanımında önemlidir. Örneğin: utangaç veya içe dönük kişiler dilde zorlanırlar. Toplumsal ayıplanma veya korku kişilerin doğru ve güzel konuşmasını engeller.
Ana dil edinilirken ortam gereken her şeyi hazırlar doğal olarak dinleme, dinlerkende konuşmayı deneme dönemi başlar. Eğer ailede dil doğru kullanılıyorsa öğrenen açısından bir sorun yok demektir. Zaman zaman düzeltmeler, hatırlatmalar yapılarak dili düzgün kullanıma öğrenici yönlendirilebilir.
Kitap okuma , farklı yaş ve meslek gruplarından insanlarla konuşma ve onaylanma kişinin sahip olduğu dili geliştirmesinde büyük rol oynar. Bilinçli olarak bir dili kullanmak ise, dilin nasıl bir dil olduğunun farkında olmakla başlar. Bu da diğer yabancı dil öğrenimlerinin temelidir.
Türkçenin 2. bir dil öğrenmede faydası çoktur. Hiç Türkçe konuşmadan İngilizce öğretildiğinde insanlar her an Türkçe düşünürler.
Örneğin: Masaya bakarak “This is a table.” cümlesini kuran bir öğretmen öğrenciyi “Masaya table diyorlarmış. Ya da masanın Türkçesi table” düşüncesinden engelleyemez. Bu sadece sözcük öğrenmeye girer. Oysa İngilizce de bulunan ön sözcüklerden ve herhangi bir anlamına gelen “a veya an” ön sözcüklerin öğrenilmesi dilbilgisi olayına girer. Bu doğru olarak kavranılmazsa dil içinde nerede kullanılacağı konusunda bir boşluk yaratır.
Kafayı karıştırmak yerine, dil içinde önemli görevleri olan sözcükleri yerine oturtmak ve korkmadan diğer bir deyişle kendinden emin bir şekilde bunu kullanmak herkesin hayali. Kitaplarda ezberletilen cümlelerin yaşamla ne kadar ilintili olduğu da bir gerçek. Bunu göz önüne aldığınızda “neyi ne kadar anlatabilirim “ kaygısı başlıyor. Biraz olsun dil bilenlerde bile “Acaba anlamadığım bir şey sorarsa nasıl cevap verebilirim, bu işte mahcup olma falan var.” gibi gereksiz tereddütler yaşıyorlar, oysa bir şekilde karşınızdaki de boş durmuyor ve sizi anlayabilme yolları arıyor veya çalışıyor. Öğrenmenin fiziksel yaşla ilgisi olduğu düşünlse bile istek bunun önüne geçer. Çünkü öğrenmenin zeka yaşı yoktur, duygusal yaşı vardır. Duygusal yaşı da isteklerimiz belirler.
(Alıntı)

...
teşekkürler